mehmet_karaca


Özgür Seyrek  

TEKNOLOJİ
DANIŞMANI

Sessizce hayatımıza giren Bitcoin ve Blockchain; bugün devletlerin, büyük banka, finans ve teknoloji şirketlerinin gündeminde olan ve üzerinde geliştirilen çeşitli iş fikirlerine 2015 yılı içinde 500 milyon dolar yatırım alan bir boyuta geldi. Görünen o ki kimsenin sözünü dinlemeyen bu teknoloji, algılarımızı ve etki ettiği sistemleri değişime zorlayacak.

Günümüz kağıt para, bankacılık ve muhasebe sistemlerinin temelleri 16. yüzyılda İngiliz kuyumcularının altın karşılığı kağıt belge vermeye başlamasıyla atıldı. zaman içinde bu kuyumcuların (bankaların) çeşitlenmesi ve ticaret yapanların farklı bankalar kullanması, bankalar arasındaki para transferlerinin kayıt altına alınması zorunluluğunu getirdi ve tüm diğer bankaların hesap hareketlerinin tutulduğu merkez bankalarını yarattı.

Dijital Para İhtiyacı

bilginin artık sınır tanımadan ışık hızında hareket etmesi bireyi ve toplumları temelinden değiştirerek içinde bulunduğumuz informasyon çağını yaratmışken, aradan geçen dört asır boyunca her ne kadar artık ödemeler ve para transferleri elektronik ortamda yapılsa bile hesaplar arası uyuşmanın sağlanması için tutulan kayıt sistemi hiçbir değişiklik göstermedi.

Avrupa Merkez Bankası, FED ve diğer kuruluşların yaptığı araştırmalar sonucunda, bu değişikliğin henüz gerçekleşmemesi ve internet üzerinden yapılan ticaretin sadece güvenilir aracılar olan bankalar üzerinden yapılması, işlem maliyeti ve güvenlik problemlerini beraberinde getirmekte, global seviyede büyüme potansiyelin önüne kesmekteydi. Bu probleme çözüm bulmak için Amerika Birleşik Devletleri kurumlarıyla ve akademisyenleriyle seksenli yılların başından beri dijital para sistemleri üzerinde çalışmaktaydı. Yapılan araştırmalar paranın kopyalanıp çoğaltılamaması için matematiksel şifreleme teknikleri (kriptoloji) ve teknolojileri kullanıyordu. bu araştırmalar neticesinde doksanlı yılların ortasında Bitcoin’in temelini oluşturan hashcash, b-money gibi teknolojiler gelişti.

2008 senesinin ekim ayında gerçek kimliği belki hiç bilinemeyecek Satasho Nakomoto bu mevcut teknolojileri çok zekice birleştirerek matematik temelli kopyalanamaz para basan, aracısı ve sahibi olmayan para transfer ağı olan blockchain’i yarattı. Aslında Satoshi, kopyalanamaz para transfer ağından daha büyük bir yenilik getirmişti. İster para olsun ister tapu veya doğum kaydı, herhangi bir gerçeğin değiştirilemez tek bir versiyonunu sunan bir güven makinesi sunmuştu.

Blockchain bir şeyin değiştirilemez gerçek olduğunu ve buna olan güveni nasıl sağlıyor?

Teknik detayına çok fazla girmemek için blockchain’i global bir ağ üzerinde herkesin içeriğini görebileceği bir muhasebe defteri olarak düşünebiliriz. bu muhasebe defterinin birebir kopyası ağa istediği gibi bağlanıp çıkabilen bilgisayarlar üzerinde dağıtılmış durumda. Madenci olarak adlandırılan bu bilgisayarların basit olarak yaptığı iş 10 dakika arayla ağ üzerinde yapılan her bir işlemi kronolojik olarak bir sayfaya yazmak ve iş bittiğinde bu sayfayı muhasebe defterine kriptoloji tekniklerini kullanarak zincirleme bir şekilde şifreleyerek eklemek. Her yeni işlem bloğu bir önceki kayıtlarla harmanlandığı ve bu işlem çok büyük işlemci gücü (800 petahash/sn üzeri) gerektirdiğinden bir saldırganın herhangi bir kaydı değiştirmesi için muhasebe defterini oluşturan tüm sayfaları tekrardan oluşturması gerekiyor. bunu yapabilmesi için Bitcoin ağının hesaplama hızının çok daha üstünde bir işlemci gücü kullanması lazım. Bitcoin ağının işlem gücü dünya üzerindeki 500 süper bilgisayarın hızlarının toplamından 8 kat daha fazla olduğu düşünüldüğünde bunun gerçekleşmesi günümüz teknolojisi için de olası, şu zamana kadar da tüm saldırılara karşı olmuş bir şey değil.

Blockchain Güven Gerektirmeyen Para Transfer Ağı – Değişim Başladı

Bitcoin ve altındaki blockchain teknolojisi, dört asırdır değişmeden günümüze gelen paranın gerçek anlamda dijitalleşmesinin ve değişiminin önünü açıyor. Blockchain, ayrı ayrı tutulan bankalar arası uzlaşma için kullanılan mevcut muhasebe kayıt sistemlerini beraberinde getirdiği maliyetlerle beraber tamamen rafa kaldırabilecek güçte. bunu gören bankalar şimdiden kendi blockchain teknolojilerini geliştirmeye başlamış durumda. otuz global bankanın blockchain çözümleri üreten r3CeV ile işbirliği, Bank of England’ın blockchain’i anahtar teknoloji olarak lanse etmesi, Visa’nın blockchain üzerindeki yoğun çalışmaları, kısa zaman içinde finans sektöründe büyük değişimlerin olacağının göstergesi olarak algılanabilir.

Blockchain Sadece Parayla İlgili Değil – Akıllı Sözleşmeler

Para günümüzde bir değerin en saf hali. Blockchain bu değerin kopyalanamaz tek versiyonunu ve sınır tanımadan ve aracı gerektirmeden el değiştirmesini sağlıyor. bu bağlamda tapu senedinden müzik, resim, kitap, patent gibi fikri değerler blockchain teknolojisi içinde işlenebilir. örneğin, bir müzisyen hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan eserini blockchain üzerinde kayıt edebilir ve bu eserinin çoğaltılamaz kayıtlarını, network üzerinden satabilir. İstediğinde eserin tüm haklarını sadece tek bir tuşla başkasına devredebilir.
Blockchain teknolojisi ‘Akıllı Sözleşmeler’ adında yeni bir kavram yarattı. akıllı sözleşmeler, sözleşme şartlarının bir kod bloğu olarak tanımlanması ve bu kodun şartlar oluştuğunda kendiliğinden çalışarak sözleşmenin kendiliğinden çözülmesini sağlayan ve blockchain teknolojisini kullanan bir teknoloji. örneğin, kişi blockchain e-kayıt ettiği bir tapu senedine bağlı olarak bir vasiyet yazabilir. Yine bir blockchain ağına kaydedilen sözleşme kişinin ölümüyle beraber otomatik olarak çözülerek tapu senedinin el değiştirmesi sağlanabilir.

Adaptasyona Etki Eden En Önemli Unsur – Mevcut Düzenlemeler

Blockchain ve akıllı sözleşmeler sosyal alanda ilişkileri düzenleyecek en etkili teknolojilerden biri olmaya aday. ne var ki, ticari ve beşeri ilişkileri düzenleyen hukuk sistemleri genellikle teknolojik değişimlerin arkasından geldiği için, bitcoin ve blockchain temelli ürün ve hizmetlerin sosyal hayata yansıması uzun ve sancılı olabilir. Bitcoin ve blockchain temelli iş kirlerinin önündeki en büyük engel mevcut hukuk sistemlerinin bu devrimsel teknolojiyi ön görememiş dolayısıyla tanımlamamış olması. zamanla, yasa yapıcıların bu teknolojiyi anlaması ve faydalarını görmesiyle beraber hukuk sistemleri de kendilerini değiştirerek şu anda mevcut olmayan dengenin bulunmasında önemli faktör olacak.

Son zamanlardaki gelişmeler gösteriyor ki uzun bir süredir gerçek dünyada denenen ve kendini ispat eden blockchain teknolojisi finans teknolojilerinde de en önemli oyuncu. blockchain teknolojisi bize geleceğin nasıl değişeceğine dair bir vizyon sunuyor. düzenleyici kuralların değişimin her zaman arkasından geldiği gerçeğini bilerek bu teknolojinin getirdiği fırsatları önceden görüp değerlendirebilen donanımlı girişimciler sayesinde Türkiye de global finansal teknoloji alanında söz sahibi olacak ürün ve servisleri geliştirebilir.