Sompo Japan Sigorta’nın ‘Yerküreye Saygı’ Projesi kapsamında yapılan araştırma sonuçları açıklandı. 

Sompo Japan Sigorta, dünyanın farklı bölgelerinde, farklı şekillerde kendini gösteren ve tüm canlılar için tehdit unsuru oluşturan iklim değişikliği konusunda toplumsal sorumluluk üstlenerek Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadıoğlu ve TEMA Vakfı iş birliği ile ’Yerküreye Saygı’ projesine imza atıyor.

İstanbul Üniversitesi İstatistik Uygulama ve Araştırma Merkezi ile hayata geçirilen ‘Yerküreye Saygı İklim Değişikliği Araştırması’ ile projenin başlama vuruşunu yapan Sompo Japan Sigorta; araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Araştırma; İstanbul Üniversitesi İstatistik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Haluk Zülfikâr’ın liderliğinde, Türkiye’yi temsil eden 18-54 yaş aralığında toplam 1261 kişi üzerinde ve 6 odak grup çalışması ile gerçekleştirildi.

Sompo International Perakende Platformu ve Sompo Japan Sigorta A.Ş. CEO’su Recai Dalaş, “İklim değişikliği yaşanan doğal afetler dolayısıyla artık sürekli gündemimizde önemli bir yer tutuyor. Global bir sigorta grubu olarak, bu konuya dikkat çekmek adına ortaya koyduğumuz projede toplumdan aldığını yine topluma vermek amacı kadar, yerküreye olan saygımızı da göstermeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Sompo Japan Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özer Şimşek yaptığı açıklamada Japonların en büyük değerlerinden biri olan ‘Saygı’yı yerküre için de pusula yaptıklarını belirterek; “Küresel iklim değişikliği konusunda toplumsal ve bireysel farkındalık oluşturmak, bilinç düzeyini artırmak amacıyla Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadıoğlu ve TEMA Vakfı ile yaptığımız eğitim iş birliği ile ‘Yerküreye Saygı’ projesini hayata geçirmenin heyecan ve gururunu yaşıyoruz. ‘Dünya’nın Sigortası Sensin’ kampanyasıyla kamuoyu ile buluşturduğumuz projemizi İstanbul Üniversitesi tarafından yapılan ‘Küresel İklim Değişikliği Araştırması’ ile başlatıyoruz. Bu araştırmada ülkemizdeki mevcut durumu ortaya koyduk. Sevindirici olan şu ki; toplumumuzda küresel ısınma ile ilgili ciddi bir farkındalık var. Ayrıca herkes bu konuda ne yapılması gerektiğini biliyor. Ancak nasıl yapılacağı konusunda büyük bir boşluk bulunuyor. İşte burada da biz devreye giriyoruz. Değerli proje ortaklarımızla afetlerden korunma, iklim değişikliği ile mücadelede hem toplumsal hem de bireysel olarak neler yapabileceği konusunda yol gösterici olacağız. Bu projede bizimle olan, bilgi ve tecrübesiyle bizlere ışık tutan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’na ve Deniz Ataç nezdinde TEMA Vakfı’na bir kez daha huzurlarınızda teşekkürlerimizi sunmak istiyorum” dedi.

Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadıoğlu; Küresel ısınmanın atmosfere salınan gazların neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artış olarak tanımlandığını belirterek; “Aynı yaşam biçimiyle devam edilirse 2100 yılına kadar dünyada 7 derece sıcaklık artışı bekleniyor. İnsanların iklime verdiği zararları azaltacak önlemlerin alınması büyük önem taşıyor. Burada kritik başarı faktörü; toplumu oluşturan en küçük yapının, yani bireyin, konuyu sahiplenmesi… İşte, Yerküreye Saygı projesi, bireylere afetlerle başa çıkmada, doğru bilinen yanlışları düzeltmede ve günlük hayatta alınabilecek küçüklü büyüklü önlemlere dair rehberlik edecek” açıklamasında bulundu.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise; “TEMA Vakfı olarak; geleceğimizi tehlikeye sokan iklim değişikliğine karşın Sompo Japan ile birlikte bu projeyi hayata geçirdiğimiz için büyük mutluluk duyuyoruz. Proje kapsamında bir eğitim programı geliştiriyoruz. Bu yıl ilk okullarda başlayacağımız eğitim programını her geçen yıl genişleterek sürdüreceğiz. Hedefimiz 2019 yılında minimum 5 bin öğrenciye ulaşmak. Proje sonunda da yaklaşık 31 bin kişide iklim değişikliği konusunda farkındalık sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

 

 

 

ARAŞTIRMADAN ÖNE ÇIKAN BULGULAR:

Her dört kişiden üçü iklim değişikliği konusunda endişe duyuyor

Araştırmaya katılan her dört kişiden üçü küresel iklim değişikliği konusunda endişe duyarken bu oran kadınlarda erkeklere göre % 8 daha fazla… X, Y ve Z kuşağında ise bu oran sırasıyla %77, %81 ve %65 olarak ortaya çıkıyor. Diğer yandan her dört kişiden üçü iklim değişikliği ile mücadele etmek için bireysel fedakârlık yapmayı düşündüğünü belirtiyor.

 

İklim değişikliğinin sonu: Kuraklık ve çölleşme

Araştırmaya göre; küresel iklim değişikliği sonucunda dünyada kuraklık ve çölleşmenin artacağını düşünenlerin oranı %17 olurken, %13’ü su kaynaklarının azalacağını, %8’i tek mevsim yaşanacağını ve aşırı hava olaylarının artacağını, salgın hastalıkların artacağını öngörüyor.

 

Türkiye’de aşırı hava olaylarında artış olduğunu düşünenlerin oranı %84

Araştırmaya katılanların %84’ü Türkiye’de sel, fırtına, aşırı sıcaklık, kuraklık gibi aşırı hava olaylarının arttığını düşünürken, %61’i bunu iklim değişikliği ile ilişkilendiriyor. Her üç kişiden biri de iklim değişikliğinin temel nedeni olarak insan kaynaklı sera gazlarının artışını görüyor. Türkiye’de iklim değişikliği yaşandığını düşünenlerin oranı ise %63…

 

İklim değişikliği en önemli küresel sorun olarak görülüyor

Araştırmaya göre; günümüzde dünyamızın karşı karşıya kaldığı en önemli sorun %40 oranı ile iklim değişikliği-küresel ısınma olarak tanımlanıyor. Onu; %13 ile çevre kirliliği, %10 ile hava kirliliği takip ediyor.

İklim değişikliği dendiğinde ise akla ilk olarak %57 oranıyla sıcaklık, kuraklık ve küresel ısınma gelirken; buzulların erimesi, çevre-hava kirliliği, ozon tabakasının delinmesi, doğal afetler ve ağaçların yok olması sırasıyla diğer akla gelenler oldu.

 

Küresel iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada toplumsal bilinç ilk sırada

Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasında etkili olacağına inanılan adımların başında %31 ile toplumu bilinçlendirmek gelirken, onu %20 ile ağaçlandırma yapılması, %12 ile de toprağa önem verilmesi geliyor.

 

‘Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni en az bilenler Z kuşağı

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni bilenlerin oranı %19 olurken, hiç bilmediğini belirtenlerin oranı % 55…Bu oran Z kuşağında %64, Y kuşağında %52, X kuşağında ise %54 olarak gerçekleşiyor.

 

Politikalar iklim değişikliği ile mücadelede yetersiz

Araştırmaya göre, iklim değişikliğinin zararlarının azaltılmasında dünya genelindeki politikaların yeterli olduğunu düşünenlerin oranı sadece %6 olurken, %7’si Türkiye’deki politikaları yeterli buluyor. Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadelede gerekli önlemlerin alındığına inanların oranı ise %8…