Signify Türkiye ve Maghreb Bölge CEO’su Eran Görgen ile Fintechtime Dergisi Sonbahar 2020 Eylül & Ekim sayısı için özel bir röportaj yaptık.

Philips Aydınlatma olan isminizi 2016’da halka arz sürecinin bir parçası olarak Mayıs 2018’de Signify olarak değiştirdiniz. Şu anda bambaşka bir vizyonunuz var. İki yılda neler değişti, vizyonunuzu nasıl yenilediniz?

129 yıldır dünyada, 90 yıldır ise Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirket olarak, Philips Aydınlatma ismiyle başladığımız serüvende 2016 yılında Royal Philips’ten ayrılarak kendi ayakları üzerinde duran bağımsız bir şirket konumunda halka arz sürecimizi gerçekleştirdik. İsmimizi Mayıs 2018’de Signify olarak değiştirdik.  En büyük markamız olan Philips’i de Interact, Trulifi, Color Kinetics ve UV-C dezenfeksiyon çözümlerinde engin bir uzmanlığa sahip olan Hollanda merkezli Germicidal Lamps & Applications (GLA) markalarını bünyemize katarak büyümeye devam ediyoruz. Şirketimiz, ışığı aydınlatmanın ötesine taşımayı hedefler; buradan hareketle de LED, bağlantılı aydınlatma, servis ve sistemleri konusunda açık ara sektör lideridir.

Aydınlatma sektörü, şehirlerdeki nüfus artışı ve artan enerji ihtiyacı gibi global trendlere paralel olarak, etkin bir büyüme gerçekleştiriyor. Signify ise gittikçe akıllılaşan nesnelerin interneti dünyasında aydınlatmaya olan bakış açısına yepyeni bir vizyon getiriyor. Doğru ışığı; yani enerji ve kaynak tasarrufu sağlayan, insanların rahatlığını, verimliliğini ve güvenliğini artıran ışığı sunuyoruz. Philips ürünlerimiz ile birlikte Interact bağlantılı aydınlatma sistemleri ve veri etkin hizmetler bir taraftan ticari değer yaratırken bir taraftan da evlerde, binalarda ve şehirsel alanlarda yaşam kalitesinin arttırılmasına yardımcı oluyoruz. 2019 yılında 6,2 milyar Euro değerinde satışlarımız, 70’ten fazla ülkede yaklaşık 32.000 çalışanımız ile Yazılım, kontroller, armatürler, aydınlatma kaynakları ve modüller de dâhil olmak üzere tedarik zinciri boyunca çözümler sunan dünyadaki en büyük aydınlatma şirketiyiz. 

 

Türkiye globalde nasıl konumlanıyor? Türkiye hedefleriniz konusunda neler söylemek istersiniz. 

1930 senesinden beri Türkiye’de faaliyet gösteren şirketimiz, normal zamanlarda olduğu gibi, zor zamanlarda da çalışanları ve partnerleriyle omuz omuza ilerlemeyi sürdürmüştür, bu konudaki hassasiyetimiz bundan sonra da devam edecektir.  Hem fonksiyonel açıdan önem arz eden, hem de insan psikolojisini etkileyen doğru aydınlatmanın önemi gereği, ürünlerimizin mümkün olduğunca ulaşılabilir olmasına da ayrıca gayret gösteriyoruz. Global ölçekte Türkiye’nin hem kendisi hem çevre ülkeler açısından artan önemi ve pozisyonu itibariyle ülkede ürün ve çözümlerimizi güçlendirerek, ürün odaklı yatırımlarımızı planlayarak ilerliyoruz. Bir diğer yatırımımızı ise insan kaynakları alanında, iş gücümüzü çeşitlendirmek için yapıyoruz. Kısaca Signify olarak, 2020 yılında da tüm alanlardaki liderliğimize devam etmeyi hedefliyoruz. 

 

 

UV-C ürününüz dünyanın gündeminde. Tüm sanayi ve hizmet sektörü bu teknolojiden bahsediyor.  Covid 19 virüsünü etkisiz hale getiren Signify UV-C’lerini sizden dinleyebilir miyiz? Bunu nasıl yapıyor, nerelerde kullanılıyor ve resmi onay sürecini nasıl tamamladınız? 

35 yılı aşkın süredir UV-C ışık kaynakları teknolojisi, tasarımı ve üretimi üzerine göstermekte olduğumuz faaliyetler ile beraber UV-C’nin bilinçli ve güvenilir kullanımı konusunda da bilimsel araştırmalar ve uluslararası kuruluşlar ile birlikte faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde virüsle mücadele edebilme gücünün Boston Üniversitesi tarafından onaylanmış olmasının verdiği güvenle süpermarketlerde, okullara, hastanelere, perakende sektörüne, hatta servis araçlarına kadar farklı alanlarda kullanımına dikkat çekiyoruz.  

Artan dezenfeksiyon talebini karşılamak için, profesyonel uygulamalara özel son teknoloji ürünlerle portföyümüzü genişleterek UV-C aydınlatma konusundaki çalışmalarımıza hız kazandırdık. Ürünlerimiz arasında hava, yüzey ve nesneleri dezenfekte etmek için kullanılabilen ışık panelleri, armatürler, trolley dediğimiz raylı sistemler ve kabinler yer alıyor. UV-C aydınlatma armatürleri aynı zamanda ofis, okul, spor salonu, mağaza, depo ve toplu taşıma gibi pek çok farklı alanda kullanılabiliyor.

ABD’de bulunan Boston Üniversitesi’ndeki Ulusal Yeni Görülen Bulaşıcı Hastalıklar Laboratuvarları, Signify’ın UV-C ışık kaynaklarının COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünü etkisiz hale getirmedeki etkinliğini doğrulayan bir araştırma yayınladı. Uzun yıllardır bu teknolojiye öncülük eden bir kurum olarak, UV-C aydınlatması alanında başarısı kanıtlanmış bir geçmişe sahibiz. Dolayısıyla bu alandaki tecrübemizi bu süreçte daha faydalı şekilde kullanarak toplumlara katkı sunmaya odaklandık.  

COVID-19 sebebi ile UV-C ışıklarının hava, su ve yüzeylerdeki dezenfeksiyon gücü gündeme geldi ve ürüne talep arttı. Fakat Türkiye pazarında yerli ve yabancı menşeili pek çok risk taşıyan ve güvenilir olmayan ürün satışı devam ediyor. Özellikle UV-C ışıkları doğru tasarlanmadığı ve kullanılmadığı durumlarda canlıların cilt, retina ve solunum yolu ile sağlıklarında ciddi tahribatlara sebep olduğunun altını çizmek isteriz.  

UV-C ışık kaynağı sadece insansız ve hayvansız ortamlarda kullanılmalı. Kullanım sırasında ışınlar zarar verebileceği için gözler ve cilt örtülmelidir. Dolayısıyla canlının olmadığı ortamlarda kullanılması uygundur.

 

Küresel iklim değişikliklerinin geleneksel tarım koşullarını giderek zorlaştırıyor. Sizin bu alanda da alternatif çözümleriniz var. Güncel veriler eşliğinde Philips GrowWise Kentsel Tarım sisteminizi sizden dinleyebilir miyiz? Hangi sorunlara çözüm üretiyor, nasıl bir fark yaratıyor ve bizi nasıl bir geleceğe hazırlıyor?

2050 itibariyle küresel nüfusun 10 milyara ulaşması ile yerleşim yerlerinin fazlalaşması söz konusu olacağı için tarım alanlarının azalacağı öngörülüyor. Küresel iklim değişikliklerinin geleneksel tarım koşullarını giderek zorlaştırması, su sorununun gündemde olması ve dünya nüfusunun büyük bir hızla artmasıyla kırsal bölgelerin boşalması bizleri alternatif çözümler aramaya yönlendirdi. Signify olarak bitki yetiştiricileri için tarıma yönelik özel aydınlatma sistemi içeren Horticulture’ı geliştirdik. Bununla beraber büyük tarım arazilerine ihtiyaç duymadan, suyu verimli kullanarak dikey tarım alanları geliştirilebiliyor. Philips, 1936 yılından bu yana profesyonel bitki yetiştiricileri için bahçeciliğe yönelik özel aydınlatma çözümleri sunuyor.

 

Yapay ışık yıllardır seralarda doğal ışıkla birlikte kullanılıyor ve yetiştirme sezonunu uzatıyor. Bu amaçla Eindhoven’da GrowWise Kentsel Tarım Araştırma Merkezini hayata geçirdik. Philips GrowWise kapalı Kentsel Tarım sistemiyle fırtınalardan, aşırı yüksek ve düşük sıcaklıklardan, kuraklıktan, mevsimsel değişimlerden ve en önemlisi haşereden etkilenmiyor. Dolayısıyla tarım ilaçlarına ihtiyaç kalmıyor. Ürünleri yetiştirmek ve yıkamak için çok az miktarda su gerekiyor. Aynı şekilde kullanılan gübre oranı da iyice azalıyor. Benzer bir sistemi Türkiye’de ilk kez ‘Ek Biç Ye İç’ restoranında yeşillik yetiştirilmesinde kullanıyoruz. Yerel gıda üretimine imkân tanıyan, gıda kilometresini ve atıkları azaltan bu yöntemle Türkiye’de kentsel tarımın daha da geliştirilmesi için Signify Türkiye olarak projelere açığız. Bunun gibi daha birçok ürünümüz ile sürdürülebilir dünyaya katkı sağlamaya devam ediyoruz.

 

LED aydınlatmadan güç alan bir IoT ekosistemi sunuyorsunuz, bu ekosistemi de anlatmanızı çok isterim.  Bireysel kullanıcıların haricinde daha geniş bir pencereden baktığımızda; endüstriyel kullanım, şehir yönetimi, perakende sektörü, ofis yönetimi gibi farklı farklı alanlarda Interact IoT platformunuz nasıl bir ekosistem kuruyor, ne tür avantajlar sunuyor? Mevcut projelerinizden örnek verebilir misiniz? 

Türkiye’deki aydınlatma sektörü özelinde bakıldığında yurtdışındaki teknolojik gelişmelere paralel olarak son 10-15 yıldan beri bir büyüme trendi söz konusu. Sektör, şehirlerdeki nüfus artışı ve artan enerji ihtiyacı gibi global trendlere paralel olarak, etkin bir büyüme gerçekleştiriyor. Signify ise gittikçe akıllılaşan nesnelerin interneti dünyasında aydınlatmaya olan bakış açısına yepyeni bir vizyon getiriyor. Doğru ışığı; yani enerji ve kaynak tasarrufu sağlayan ve insanların rahatlığını, verimliliğini ve güvenliğini artıran ışığı sunuyoruz. Philips ürünlerimiz ile birlikte Interact bağlantılı aydınlatma sistemleri ve veri etkin hizmetler bir taraftan ticari değer yaratırken bir taraftan da evlerde, binalarda ve şehirsel alanlarda yaşam kalitesinin arttırılmasına yardımcı oluyoruz. Yazılım, kontroller, armatürler, aydınlatma kaynakları ve modüller de dâhil olmak üzere tedarik zinciri boyunca çözümler sunan dünyadaki en büyük aydınlatma şirketiyiz. 

Tüketiciler için aydınlatma satın alırken en belirleyici iki özellik, maliyetlerin düşürülmesi ve enerji verimliliğine sahip olması. Ürünlerimizden Interact Pro’yu ofisler, depolar ve otoparklarda kullanıyoruz. Aydınlatma sensörleri sayesinde birinin geldiğini otomatik olarak algılıyor ve aydınlatma sistemini harekete geçirerek ışıkların açılmasını sağlıyor, aynı şekilde boş olduğu anda ise ışığı kısıyor; böylece enerji kullanımını ve masraflarını azaltıyor. Ayrıca gün ışığı seviyesini de otomatik olarak algılayarak ışığı buna göre ayarlayabilen sensörler sayesinde işletmelerin enerji verimliliği de artıyor. Bağlantılı aydınlatma sisteminden gelen veriler, Interact Pro gösterge panelinde ve uygulamasında görülebiliyor. Böylece işletme sahipleri, enerji kullanımı yönetiminde aldıkları bilinçli kararlarla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabiliyor. Bu bizim işletmelere sunduğumuz çok özel bir ürün. 

Interact Pro, şirketlere daha fazla veri ve daha yüksek yapay zekâ sunarak, onların daha efektif kararlar almalarını; bu sayede işletmelerini daha verimli hale getirmelerini ve çalışanlara daha keyifli bir iş ortamı sunmalarını sağlıyor. Her zaman altını çizdiğimiz gibi, iyi aydınlatma koşulları, insanların ruh durumunu ve konforunu iyileştirebiliyor; öte yandan, bulundukları ortamı kontrol etme imkânı verildiğinden dolayı çalışan memnuniyeti ve verimliliği artırıyor. Interact Pro sistemi sayesinde küçük ve orta boy işletme sahipleri ve çalışanlar akıllı telefonları aracılığı ile Interact Pro uygulamasını kullanarak ofis içi verimliliği artırırken, gereksiz ışık kullanımının da önüne geçerek %90’a varan oranda tasarruf sağlamış olacaklar.

Akıllı aydınlatma özelliklerini şehir yönetimleri için kurguladığımız bir sistemimiz daha var; Interact City. Kablosuz, internet bağlantılı aydınlatma sistemi olan Interact City, Şehir Yönetim Sistemlerine bağlanabiliyor. Böylece sokak aydınlatmasını, sensörler ve diğer IoT özellikli cihazları barındırabilen, internet bağlantılı bir ağa dönüştürebiliyor. 

Interact City, sadece birkaç tıklamayla sokak lambalarını kontrol etmeyi ve ömür boyu izlemeyi mümkün kılan sokak aydınlatma altyapısının uzaktan yönetimini sağlıyor. Bu sayede operatörler işlemleri optimize ederken, enerji tüketimini en aza indiriyor ve önleyici bakım programları hazırlayarak, bağlantılı tüm ışıkları kontrol altında tutabiliyor.

Tarihi eser, ikon aydınlatmaları gibi şehir güzelleştirmeye ve turizmi canlandırmaya yönelik aydınlatma sistemlerimizi de büyük bir oranda kullanıyoruz. Şimdiye kadar Adana, Ankara, Bursa, Çanakkale, Edirne, Gaziantep, İzmir, İstanbul, Kahramanmaraş, Konya, Kırklareli, Kırıkkale ve Lüleburgaz başta olmak üzere 50’den fazla ikonik şehir projesine imza atıldı.  Bu projeler sadece aydınlatma olarak görülmemeli. Yapılar, korunmalarının yanı sıra akşam karanlıkta da yaşatılıyor, böylelikle turizme şehir sakinlerinin katılımı sağlanıyor.

Yol ve tünel aydınlatması projelerinden bazıları; 

  • 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
  • Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
  • Sinan Erdem Spor Salonu,
  • Galata Kulesi,
  • Kırıkkale Nur Camii,
  • Edirne Tunca Köprüsü,
  • Osman Gazi Köprüsü,
  • Çamlıca Camii
  • Konya Kelebekler Vadisi
  • Başakşehir Fatih Terim Stadyumu

 

Geri dönüşüm çalışmalarınızı da sormak isterim. 3D yazıcı teknolojilerine yatırım yaptınız. 3D yazıcı teknolojileri Signify’da nasıl konumlanıyor? Bu alandaki çalışmalarınız müşterilerinize ve tüketicilerinize nasıl yansıyacak? 

Kasım 2019 itibariyle geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak 3D Yazıcı ile armatür üretmeye başladık. Üretilen armatürlerin temel malzemesi; güçlü, kaliteli ve %100 geri dönüştürülebilir bir materyal olan polikarbonattır. Geri dönüştürülmüş plastik kullanmaya yeni başlanıyor. Teorik olarak, çok benzer veya aynı polikarbonat bir malzeme kullanılırsa, %100 geri dönüştürülmüş malzemeden baskı yapabiliyor.

Örneğin, CD’lerden baskı yapılırsa, %70 oranında geri dönüştürülmüş malzeme kullanılabilir. Bu yöntemle üretilen tipik bir armatür (elektronik ve optik bileşenler hariç), geleneksel yöntemlerle imal edilen metal bir armatüre nazaran %47 daha az karbon ayak izine sahip oluyor. Kullanıcıların internet üzerinden diledikleri armatürü tasarlayıp, üç boyutlu yazıcı teknolojisiyle üreterek adreslerine yollamalarına izin veren, türünün ilk örneği olan online hizmetimizi kullanıcılarımızın beğenisine sunduk.

Sistem sayesinde tüketiciler internet üzerinden, üç boyutlu yazıcı ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak diledikleri armatürü (abajur ve lamba) tasarlayabilecekler. Kullanıcılar üretmiş oldukları armatürleri iki hafta içerisinde teslim alabilecekler. Marks&Spencer, bu teknolojiyle ürettiğimiz ürünleri kullanan ilk büyük şirket oldu ve ürünleri 2020 yılı sonuna kadar İngiltere’de bulunan mağazalarına yerleştireceğini açıkladı.

 

 

Sürdürülebilirlik alanında liderlik yapıyor, benzersiz teknoloji ve çözümler üretiyorsunuz. 2021’in sonuna kadar ambalajlarınızdaki tüm plastikleri kaldıracağınızı açıklamıştınız. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde iki yıl üst üste Endüstri Lideri seçildiniz. 2020 için belirlediğiniz sürdürülebilirlik hedeflerinizde şu an ne durumdasınız? Deneyimleriniz ve yol göstericiliğiniz çok önemli.  Bu yolda işletmelere ve bireylere neler önerirsiniz? Neler yapılmalı, hangi adımlar atılmalı? 

2019 yılında 6,2 milyar Euro değerinde satışımız ile Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde (DJSI) Elektrik Bileşen ve Ekipmanları kategorisinde üç yıl üst üste Endüstri Lideri seçildik. Ekonomi, Çevre ve Sosyal kategorilerinde sınıfının en iyisi seçilen Signify; Kalite, Yenilik Yönetimi, Çevresel Raporlama, Operasyonel Eko-Verimlilik ve İşgücü Uygulamaları göstergelerinde en yüksek puanı aldı.

Biz, insanın bireysel olarak iyi olmasının yanı sıra, toplumsal olarak da iyi olmasını sağlamak ve ışığın olağanüstü potansiyelini ortaya çıkarmak amacı ile çalışarak insan hayatına sunduğumuz çözümlerle anlam katmaya devam ediyoruz. Bunun için de “Daha Aydınlık Yaşamlar, Daha İyi Bir Dünya” sürdürülebilirlik programı kapsamında ‘hem dünyayı iyileştirme hem de insanların hayatını iyileştirme’ misyonu edindik. Sürdürülebilirlik programımız kapsamında 2019 Yılında 2020 için belirlediğimiz sürdürülebilirlik hedeflerimizde önemli bir ilerleme kaydettik. Karbon ayak izini %9,5 oranında azaltarak, faaliyet gösterdiğimiz 19 pazar içerisinde karbon nötr olduğumuz pazar sayısını 15’e çıkardık. Bu da şirketimizi bu yıl karbon nötr olmaya bir adım daha yaklaştırdı. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik alanında çok ciddi AR-GE içeren ürünlerimiz ve çalışmalarımız bulunuyor.

Genel olarak dünyadaki durumu özetlemek gerekirse dünyanın daha fazla enerji tasarruflu aydınlatmaya ve bağlantılı dijital aydınlatmaya ihtiyacı var. 2050 itibariyle küresel nüfusun 10 milyara ulaşması ve dünya nüfusunun üçte ikisinin şehirlerde yaşaması ile önümüzdeki yıllarda aydınlatmaya duyulan talep önemli ölçüde artacak.  Artan refahla birleştiğinde bu durum, özellikle yeni gelişen pazarlarda, aydınlatmaya duyulan ihtiyacın artması anlamına gelecek. Şu an dünyada 50 milyar aydınlatma noktası bulunuyor bu sayının 2030 yılında 60 milyar, 2050 yılında ise 70 milyara ulaşması bekleniyor.