Erciyes Anadolu Holding Bilgi Teknolojileri Operasyon Direktörü Mert Çakar, Fintechtime Şubat Sayısı için yazdı “API Hizmet Sunumu Modelleri ve Gelir Yaratma Metodolojisi”.

Bu ay kaleme almış olduğum yazım, aslında FintechTime için 2024 Aralık ayındaki “API Ekonomisi ve Birbirine Bağlanan Sektörel Uygulamalar” başlıklı yazımın devamı niteliğinde. Zira, konu bütünlüğünün tam olarak anlaşılması için API ekonomisini, sektörel düzenlemeleri, ivmelendiren sektörleri, API’ler sayesinde oluşturulabilecek yeni hizmet ve ürün fırsatlarını genel olarak bilmek gerekiyor.

 

Günümüzde her geçen gün artan mobilite yaklaşımı beraberinde hızlı yaşam kültürünü yerleştirmektedir. Bu yaşam kültürünün bizlerde sorun yaratmaması için ise sade, basit ve hatasız kullanılabilecek ve birçok şeyin tek bir yerden yapılmasına olanak sağlayabilecek SuperApp ihtiyaçlarını tetiklemektedir. Öyle ki, birçoğumuz artık tek bir uygulama üzerinden aslında farklı olan sektörel işlemlerimizi zahmetsizce yapmanın yollarını arıyoruz. İşte bu noktada entegre olmuş servisleri, iyi bir müşteri deneyimi ile birleştiren uygulamalar karşımıza çıkıyor. İyi ama bu uygulamalar nasıl oluyor da temel işi olmayan servisleri bizlere hizmet olarak sunabiliyor, bunu hiç düşündünüz mü? İşte bu noktada karşımıza API’ler (Application Programming Interface/Uygulama Programlama Arabirimi) çıkıyor. Peki bu API’ler firmalar tarafından nasıl ve ne amaçla sunuluyor! İşte bu ayki yazımda aktarmaya çalışacağım temel husus bu olacak, keyifli okumalar…

Öncelikle bu ay kaleme almış olduğum yazımın aslında FintechTime için 2024 Aralık ayındaki “API Ekonomisi ve Birbirine Bağlanan Sektörel Uygulamalar” başlıklı yazımın devamı niteliğinde olduğunu ifade etmeliyim. Zira, konu bütünlüğünün tam olarak anlaşılması için API ekonomisini, sektörel düzenlemeleri, ivmelendiren sektörleri, API’ler sayesinde oluşturulabilecek yeni hizmet ve ürün fırsatlarını genel olarak bilmek gerekecektir.

 

Entegre Olan Yaşam Döngüsü Katmanı : API

Entegrasyon katmanı seçimi aslında bir değer zincirinin tasarımı ile başlamalıdır. Çünkü her ihtiyaç halinde sürekli bir entegrasyon fazına plansızca gömülmek bir değerden çok tam olarak nereye varılmak istendiğini bütünleştiremeyen bir kargaşaya sebep olur. Yazının girizgahında da dile getirmiş olduğumuz müşteri aslında her daim basit, yalın ve birbirinin tamamlayıcısı rolünde bir hizmet sunumu istemektedir. İşte tam da bu sebeple öncelikle müşteriye sunulacak tamamlayıcı niteliğindeki servisleri belirleyip, bu servisleri mümkün olduğunca parametrelere indirgeyen ve farklılaştırmaya olanak sağlayan iş ortaklarını seçerek tasarım sürecine başlamak son derece elzemdir.

 

API Servis Sağlayıcı Seçim Kriterleri

API sunanların seçimi müşterilerinize verilecek hizmetin kalitesini ve sürekliliği sağlayacağı düşünüldüğünde bu seçim sürecinin doğru şekilde işletilmesi oldukça önemlidir.

Tasarım sürecinde uygulamanız üzerinde sunulacak hizmetleri olması gerektiği şekilde netleştirdiyseniz artık konu aynı kapsamda hizmet verenler arasında doğru iş ortağı seçimi için baz alınacak kriterlerin belirlenmesidir. İşte bu noktada iş ortaklarının seçimi aşamasında aşağıdaki temel seçim kriterleri kullanılabilecektir. Tabi bunların temel seçim kriterleri olduğunu, alt detaylardaki kriterlerin gerekli olması durumunda ek olarak belirlenmesi gerekebilecek olup, yazının bir sınırı olması gerektiği için bu aşamada temel kriterleri belirteceğimizi ifade etmeliyim.

  • Hazır API Seti
  • API Dokümantasyon Olgunluğu
  • Entegrasyon Tarafında Kullanılacak Metotların Geliştirilme Eğilimi
  • Servis & Parametre Olgunluğu
  • Kod Sürüm Kontrolü ve Kod Kalitesi Yönetimi
  • Kararlı Sürüm Çıkma Takvimi
  • Güvenlik Metotları & Yaklaşımları (Zafiyet Yönetimi, Dış Paydaş Taraması, Risk Skorlama vb.)
  • Servislerin Hizmet Sürekliliği
  • Belirlenmiş Fraud Senaryoları
  • Kural Setlerinin Kurumsallık Boyutunda Sürdürülebilirliği
  • Kurumsal Çalışma Prensipleri (Personel Yedekliliği, Hizmet Sunum Platformları, Kullanılan Araçlar vb.)

 

API Gelir Yaratma Metodolojisi

API’leri kullanarak servis sunan firmaların, layıkıyla yapıldığında (ki olgun olmayan hizmet sunumlarının zaman içerisinde artan talepler ile yönetilemeyerek büyük oranda servis sunumlarının sonlandırıldığı bilinmelidir) bu zahmetli sürecin hem oluşturulmasında hem de sürdürülmesinde bir motivasyona ihtiyaç duyacağı bilinmelidir. Bu motivasyon doğrudan net ve maddi olabileceği gibi dolaylı bir kar güdüsü de içerebilecektir. Başka bir ifade ile bu iş ilişkisi tüketilen API sayısı, tutarı vb. bir metrikle karşılanabileceği gibi müşteri kazanımı, müşteri tutundurma, çapraz satış algoritmaları, müşteri dijital trafik ayak izi ekosisteminden pay alma, sektörel yerleşme, markalaşma, şirket değerini arttırma, yatırımcı ilgisi yaratma vb. gibi birçok dolaylı kazanım ile de karşılanabilir.

API servis sunumları her ne kadar son dönemde sektörel düzenleyici olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun proaktif yaklaşımı ile bankacılık eksenli olarak öne çıksa da zaman içerisinde çok farklı sektörel dikeylerde katma değerli hizmet sunumu gereksinimleri doğrultusunda SuperApp’lere hizmet eden API servislerinin çoğalacağına şahitlik edeceğiz.

Bu servislerin sektörel dikeylerde birer ekosistem oluşturmasıyla bir anlamda sektörler dahilinde hizmet sunumlarının farklılaşmaya başlayacağını göreceğiz. Zira dijital verilerin paylaşılmasındaki önemli sektörel düzenleyiciler olan Avrupa Veri Koruma Kurulu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun da bu süreci kolaylaştırıcı yönde düzenlemelerinin mevcut olduğunu ve yakın zamanda uluslararası sektörel birliklerin de oluşabileceğini söyleyebiliriz.

İşte bu noktada önemli iş ilişkilerinin kurgulanmasına hizmet edebilecek API ekosistemleri sayesinde paydaşların her geçen gün zenginleşen dijital verilere erişim sağlayabilmeleri ile birlikte yeni iş modelleri ve hizmet sunumları sergilenebilecektir. Bu sayede SuperApp’lerin, çeşitli bileşenler üzerinden bütünleyici hizmet sunumlarında bulunulmasıyla birlikte yeni gelir kaynakları yaratabilmelerine imkan verilecektir. Günümüz dijital rekabet ortamında var olabilmek adına SuperApp’lere dönüşen bu uygulamaların, temel stratejilerinden ayrılmadan sürekli gelişim göstermesiyle birlikte yenilikçi bir gelişim ortamı kendiliğinden oluşacaktır.

 

API Değer Zinciri ve Değer Belirleme Yaklaşımları

Ülkemizde halihazırda her ne kadar API’lar üzerinden doğrudan gelir yaratma modellerinin henüz oluştuğuna çok fazla şahitlik etmesek te (çeşitli sektörel dikeylerde bir miktar model oluşmuş olsa da sayıları oldukça azdır), önümüzdeki dönemde bu yaklaşımın artacağı, hatta bazı ülkelerde hizmet veren API sağlayıcıların şeffaf şekilde tarifelerini oluşturduğunu/oluşturacağını biliyoruz. Gelinen noktada doğrudan tekil hizmet sunanlar ya da bir anlamda API Platformu olan Hub’lar üzerinden Lokasyon, Harita, SMS, Çeviri, Ödeme gibi temel başlıklarda fiyat modeli belirlenen API’ları görülmektedir.

API’ların değerlerinin belirlenmesi hususu her ne kadar henüz tam olarak olgunlaşmasa da genel anlamda aşağıdaki metriklerin kullanıldığı görülmektedir. Tabi sektörel olarak zaman içerisinde yeterli sayıda arz ve talep dengesi ile birlikte daha anlamlı olmasını beklediğimiz “Market Price” yaklaşımına geçiş için henüz erken olduğunu ve bu fiyatlama metriklerinin bir süre daha servis sunan ile servisi tüketen arasındaki özel sözleşmeler ile ilerleneceğini dile getirmek doğru olacaktır.

  • Veri veya Hizmetlerin Değeri
  • API Bakım Maliyeti
  • Rakip Fiyatlandırması
  • Kullanıma Dayalı Fiyatlandırma

Bunlar ile birlikte API’ların ücretlendirme şekilleri de kullanım senaryolarında oldukça önemli olup, bu senaryoların doğru şekillendirilmesi API’ların bir anlamda sektörel yaygınlığına etki edebilecektir. Zira API tüketimlerinin en baştan ücretsiz sağlanıp (adetsel ya da süresel bir sınır ile konumlandırma) akabinde bir kullanım baremi ile ücretlendirildiği bir model genellikle tutundurmada anlamlı sonuçlar verebilecektir. Zira API geliştiricilerin yaptığı denemeler için bu yaklaşımın doğru sonuçlar verdiği görülmektedir. Bu noktada servis olarak sunulan dijital verilerin değerinden hareketlenen API ücretlendirme yaklaşımlarında aşağıdaki alternatifler kullanılabilir.

Freemium Modeli : Bu modelde, temel API işlevselliği ücretsiz olarak sunulur ve bu da geliştiricilerin platforma çekilmesine yardımcı olur. Kullanıcıların ihtiyaçları arttıkça, daha yüksek oran limitleri veya gelişmiş hizmetlere erişim gibi premium, ücretli özellikleri tercih edebilirler. Dahası, API kullanıcıları platforma çekerek etkili bir şekilde bir müşteri çekme mıknatısı görevi görür, potansiyel olarak diğer ilişkili hizmetlerle etkileşimi artırır ve API’nin kendisinin ötesinde daha fazla gelir fırsatına yol açar.

Katma Değerli Bir Hizmet Olarak API : Şirketler API’yi doğrudan paraya çevirmek yerine, mevcut ürün veya hizmetlerinin değer teklifini geliştirmek için kullanabilirler. Örneğin, bir SaaS şirketi, teklifine başka bir fayda katmanı ekleyerek, API erişimini premium paketinin bir parçası olarak sağlayabilir.

Ortaklık Stratejisi : Şirketler, API’lerinin hizmetler, kaynaklar veya görünürlük karşılığında kullanıldığı stratejik ortaklıklar kurabilirler. Bu yöntem, API ortağın hizmetini geliştirdiğinde ve her iki tarafa da değer kattığında genellikle iyi çalışır.[1]

 

 

[1] https://www.oyova.com/blog/companies-charge-api-access-2/#alternatives-charging