Adform Türkiye Ticari Direktörü Ekrem Ekicigil, Fintechtime için kaleme aldı “Fintekler İçin Kutunun Dışında Dijital Reklam Stratejileri”.

Fintek sektöründe dijital reklamcılık, kurallar ve kısıtlı ölçümleme alanlarıyla mücadele ediyor. Peki, bu zorlu ortamda bankalar ve finans kurumları, yüksek potansiyelli müşteri segmentlerine ulaşarak dijital yatırımlarından azami seviyede verim elde edebilir mi?

 

Fintekler İçin Kutunun Dışında Dijital Reklam Stratejileri

Finans teknolojileri sektöründe dijital pazarlama, hızla büyüyen ancak bir o kadar da karmaşıklaşan bir alan. Yasal düzenlemelerin ve hızla değişen tüketici davranışlarının çizdiği sınırlar içinde, reklamverenler kampanyalarını optimize etmekte ve gerçek performansı ölçümlemekte zorlanabiliyor. Özellikle yerel sunucu zorunlulukları gibi düzenlemeler, dönüşüm optimizasyonunu belirli yazılım geliştirme kitleri (SDK) ile sınırlayarak, geniş kapsamlı ölçümleme ve aktivasyon fırsatlarını kısıtlıyor.

Günümüzde bankacılık ve fintek sektöründeki reklamverenler, dönüşüm optimizasyonu için yapılan yayınları sunucusu Türkiye’de bulunan oyuncular üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Bir bankanın mobil uygulamasındaki başvuru formlarının doldurulmasına yönelik yayınlar optimize edilebilirken, bu optimizasyonun sayfa kodları aracılığıyla sadece mobil uygulama içinde, belirli SDK’lar kapsamında hayata geçirilmesi mümkün oluyor. Bu kısıtlamalar, markaların pazarlama stratejilerinde esnekliği azaltırken, doğru teknoloji partnerleriyle bu sınırlamaların üstesinden gelmenin yollarını da beraberinde getiriyor.

Bu dinamik ortamda finteklerin hedeflerine ulaşmasının ve dijital reklam yatırımlarından en yüksek verimi almasının ipuçlarını bir araya getirdik.

 

Programatik aktivasyonun kritik rolü

Düzenlemelerin yarattığı zorluklara rağmen, programatik reklamcılık fintek sektöründe kilit bir rol oynamaya devam ediyor. Gelişmiş talep tarafı platformları (DSP’ler), mevcut SDK’lara entegre olarak, kısıtlı ölçümleme ortamında bile optimizasyon imkanı sunabiliyor.

Günümüzde bankalar ve finans kurumları, özellikle bazı sosyal platformlardan yüksek adetli ve düşük maliyetli dönüşümler yakalayabiliyor. Ancak bu kanallardan edinilen kullanıcıların kalitesi dikkatle incelenmesi gereken bir konu. Elde edilen hacimli dönüşümlerin, uzun vadede kurum için aynı oranda karlılık ve değer yaratıp yaratmadığı titiz bir değerlendirme gerektiriyor. Örneğin, faizsiz kredi gibi kısa vadeli cazip avantajlarla edinilen kullanıcıların, geri ödeme performansı veya bankaya mevduat katkısı gibi metriklerde beklentileri karşılamayabileceği unutulmaması gereken bir konu. İşte bu noktada programatik aktivasyon, kaliteli kullanıcılara ulaşımı kolaylaştırarak önemli bir fark yaratıyor. Edinme maliyetleri yüksek hacimli ancak niteliği soru işareti kullanıcılardan daha yüksek olabilen bu kitle, kritik performans metriklerinde daha somut ve kalıcı getiriler sunma potansiyeli taşıyor ve bu nedenle asıl hedeflenmesi gereken grup olarak öne çıkıyor.

 

Tüketici davranışlarını segmentlere ayırmak

Finansal ürün ve hizmetlerde tüketici davranışlarını anlamak için doğru segmentasyona ve kişiselleştirilmiş iletişime ihtiyaç var. Bu bağlamda, hedef kitleyi en az iki ana demografik gruba (örneğin AB ve CD sosyo-ekonomik statü grupları gibi) ayırmak, bankaların stratejilerini belirlemede kritik öneme sahip:

  • Banka müşterisi olmayanlar: Bankalar, yeni müşteri edinimi için genellikle kısa süreli faizsiz krediler veya cazip avantajlarla yoğun bir rekabetin içine girdiler. Emekliler veya banka dışı kullanıcılara sunulan bu ciddi avantajlar, bankanın portföyünü genişletme amacı taşıyor.
  • Banka müşterisi olanlar: Bu grup, genellikle göz ardı edilen ancak çok ciddi bir potansiyel barındıran kitle. Örneğin, bir bankanın müşterisi olmasına rağmen belirli servislerini kullanmayan kişiler (örneğin X markanın müşterisiyim fakat ABC servislerini kullanmıyorum diyen bir müşteri), mevduat hacmini artıracak veya çapraz satış yapmayı sağlayacak iletişimler için büyük fırsatlar sunabilir.

 

Görünmeyeni yakalama gücü

Geleneksel dijital pazarlama yöntemlerinin yetersiz kaldığı sektörde, ‘görünmez’ kalan yüksek değerli kitlelere ulaşmak, fintek sektörünün en büyük meydan okumalarından birisi.

Fintek sektöründe dijital reklamcılığın geleceği, en güncel teknolojik yetkinlikleri kullanarak tüketici davranışlarının derinlemesine analiziyle şekilleniyor. Bu yeni dönemde, pazarlama yatırımlarından azami verim elde etmek ve rekabet avantajını sürekli kılmak ancak görünmeyeni yakalayan, kısıtlı veriden bile anlam çıkaran ve zorlu ortamlarda dahi performansı optimize eden stratejilerle mümkün. Bu karmaşık arenada gerçek rekabet avantajı, gelenekselin ötesine geçebilen ve her veriyi performansa dönüştürebilen platformlarda saklı. Finans sektörünün dijital geleceği, bu vizyonu benimseyen ve görünmeyeni performansa dönüştürenlerin liderliğinde şekillenecek.