Midas Kurucusu ve CEO’su Egem Eraslan ile Fintechtime Eylül sayısı için gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

“Türkiye’nin finansal teknoloji ekosisteminde son yılların en dikkat çeken girişimlerinden biri Midas. Bireysel yatırımcıya ABD borsalarının kapılarını açarak büyük bir boşluğu dolduran şirket, kısa sürede yüz binlerce kullanıcıya ulaştı. 2024 yılında aldığı erken aşama yatırımla adını duyuran Midas, Ağustos 2025’te gerçekleştirdiği 80 milyon dolarlık Seri B yatırımıyla Türkiye fintek tarihinin en büyük yatırımına imza attı.

Hem yabancı yatırımcıların ilgisi hem de kullanıcıların güçlü bağlılığı sayesinde Midas, artık sadece bir yatırım uygulaması değil, finansal hizmetlerin geleceğini şekillendiren öncü platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Biz de Midas’ın kurucusu ile bu yolculuğu, yeni yatırımın stratejik etkilerini ve şirketin gelecek vizyonunu konuştuk.”

 

Midas, Nisan 2024’te Türkiye tarihinin en büyük erken aşama yatırımlarından birini almıştı. Bu finansman, yol haritanızda hangi stratejik adımları öne çıkardı? Ayrıca, B serisi yatırım turunda 80 milyon dolar alarak yeni bir rekor kırdınız. Bu tur sizin için ne ifade ediyor?

“Bu yatırımın büyüklüğü, geçtiğimiz dört yılda yaptığımız işlerin doğal bir sonucu. Kullanıcılarımız bize güveniyor, bu güven de yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor.”

Bu yatırımın büyüklüğü, geçtiğimiz dört yılda yaptığımız işlerin doğal bir sonucu. Yabancı yatırımcıların en çok güvendiği unsur, Türkiye’de kullanıcılarımızın bize duyduğu güven. Biz, kullanıcılarımız için gerçekten onların parası için çalışan bir platform kurduğumuzda ve tasarruflarını büyütebildiğimizde, onlar bize güveniyor. Kullanıcıların güveni de yabancı yatırımcıların bize duyduğu güveni destekliyor. Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye geldiklerinde yalnızca Midas’ın bugünkü rakamlarına ve performansına bakarak yatırım yapmadılar; daha çok uzun vadeli vizyonumuza ve kullanıcıların Midas’a bağlılığına odaklandılar. Bu nedenle bizim için çok anlamlı bir yatırım oldu. Türkiye’ye Seri A turunda yabancı yatırımcıları ilk kez biz getirmiştik, Seri B’de de aynı durum tekrarlandı. Yatırım yapan fonların neredeyse tamamı için Midas, Türkiye’deki ilk yatırım oldu. Bu açıdan çok önemli çünkü bu fonlar, Midas’a yatırım yaptıktan sonra Türkiye’deki diğer girişimlere de yatırım yapmaya başlıyor. Dolayısıyla biz aslında bu fonlara Türkiye’nin kapısını açmış olduk.

 

Yatırımcılarınızın arasında kimler var?

Seri B yatırım turu, fintech dünyasının en saygın fonlarından QED Investors liderliğinde gerçekleşti. QED, Capital One’ın kurucu ortağı Nigel Morris tarafından kuruldu. Bu tura; Dünya Bankası’nın yatırım kolu International Finance Corporation (IFC), HSG (eski adıyla Sequoia China), Revolut CEO’su Nik Storonsky’nin kurucusu olduğu QuantumLight, Spice Expeditions LP ve George Rzepecki yeni yatırımcı olarak katıldı. Daha önce yatırımcımız olan Spark Capital, Portage Ventures, Bek Ventures ve Nigel Morris de bu turda yer alarak Midas’a olan güvenlerini bir kez daha gösterdi.

 

 

Yeni yatırım turuyla birlikte şirketin öncelik vereceği stratejik alanlar neler olacak?

“100 milyon dolarlık nakit rezerv bize çok güçlü bir dayanıklılık sağlıyor. Bu güvenin temeli. Diğer yandan biz bir ürün şirketiyiz, en iyi yaptığımız iş ürün geliştirmek. Avrupa borsaları, kripto tarafındaki genişleme ve profesyonel kullanıcılar için yeni çözümler bu yatırımla öncelikli hedeflerimiz.”

Bu yatırımın bizim için iki ana kullanım alanı var. İlki güvenlik. Bugün milyonlarca kullanıcıya hizmet eden bir yatırım platformuyuz ve güvenlik artık bizim için sadece bir özellik değil, işimizin merkezinde yer alıyor. Finans sektöründe bilançonuz ne kadar kuvvetli, nakdiniz ne kadar yüksekse o kadar dayanıklı olursunuz. Bu 100 milyon dolarlık yatırım da Midas’a Türkiye’de nadir görülen bir dayanıklılık sağlıyor. Olası krizlere veya likidite şoklarına karşı bu nakit rezerv, öncelikle güveni garanti altına alıyor.

İkinci kullanım alanımız ise ürün geliştirme. Biz bir ürün şirketiyiz ve kullanıcılarımızın en çok sevdiği şey Midas’ın sunduğu ürünler. Bu yatırımın büyük bir kısmını yine ürünlerimizi büyütmeye ayıracağız. Burada üç ana odak noktamız var: Birincisi, daha fazla borsayı Midas’a entegre edeceğiz. Yıl sonunda kullanıcılar Avrupa borsalarına da Midas üzerinden yatırım yapabilecek. İkincisi, kripto tarafında önemli bir genişleme planlıyoruz. Erişim sunduğumuz kripto para sayısını artıracağız, staking ile getiri sağladığımız varlıkların sayısını çoğaltacağız, kripto transferlerde desteklediğimiz ağları genişleteceğiz ve ayrıca kripto çekim özelliğini getireceğiz. Amacımız, kullanıcıların merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerine ve tokenlara Midas üzerinden güvenle erişebilmesini sağlamak. Üçüncüsü ise daha gelişmiş işlemler yapan kullanıcılarımız için yeni çözümler sunacağız. Bunlardan biri, uzun süredir beklenen VİOP; diğeri ise profesyonel işlemlere yönelik WebTrader arayüzü olacak.

Bugüne kadar 1599 gündür Midas ekibi her yatırım turunda verdiği sözleri kısa süre içinde yerine getirdi. Yapmak istediğimiz ama yapamadığımız hiçbir şey olmadı. Bu, ekibimiz için büyük bir gurur kaynağı. Midas takımı çok güçlü bir iş ortaya koydu ve bundan sonra da kullanıcılarımız için en iyi ürünleri geliştirmeye devam edecek.

 

Kullanıcılarınız sizi çok seviyor, size güveniyor ve markayı sahipleniyor. Onları beta testlerine dahil ederek ürün deneyimini birlikte geliştiriyorsunuz. Bu süreçte kullanıcıların katkıları nasıl oldu? Midas Pro’da da benzer bir yöntem uyguladığınızı biliyoruz. Kullanıcı geri bildirimlerine göre şekillenen en kritik içgörü neydi?

“Midas kullanıcıları olmadan var olamazdı. Bugün Midas’ta yapılan işlerin yüzde 99’u bir kullanıcının problemi ya da geri bildirimi üzerine inşa ediliyor. Biz her şeyi kullanıcılarımızdan öğreniyoruz.”

Biz kullanıcılarıyla var olan bir şirketiz. Midas, kullanıcıları olmadan var olamazdı. Bence en büyük şansımız, çok tutkulu ve talepkâr bir kullanıcı kitlesine sahip olmamız. Siz ürüne tutkuyla bağlıysanız ve kullanıcılarınız da aynı şekilde talepkârsa, o ürünü birlikte geliştirmeye başlıyorsunuz.

Midas’ın 1600 günlük yolculuğunda öğrendiğimiz en önemli ders, işe başlamadan önce aslında hiçbir şey bilmediğimizi kabul etmek oldu. Biz her şeyi kullanıcılarımızdan öğreniyoruz. Beta süreci de bu anlayışın en net yansıması. Kullanıcılarımız ürünü deneyimliyor, geri bildirim veriyor ve bu geri bildirim sürecin merkezinde yer alıyor. Onların katkısı olmadan bu işi yapamazdık, hatta var olmamız mümkün olmazdı.

Bugün Midas’ta yapılan işlerin yüzde 99’u ya bir kullanıcının problemini çözmek ya da bir kullanıcının önerisini hayata geçirmek üzerine kurulu. Şirket adeta kullanıcıların geri bildirimleriyle yaşıyor. Bizim için günün her anı kullanıcılarımızla birlikte geçiyor. Bu güveni bize verdikleri için kendimi çok şanslı hissediyorum.

 

Kullanıcılarınız arasında genç yatırımcılar olduğu gibi profesyonel yatırımcılar da var; oldukça geniş bir skalaya hitap ediyorsunuz. Sosyal medyada da sizi yakından takip eden büyük bir topluluk var. Gelir modeliniz hakkında sıkça sorular geliyor. Midas nasıl para kazanıyor?

“Midas kârlı bir şirket. Gelir modelimizin merkezinde kullanıcıya hizmet etmek var. Kullanıcı bir üründe mutlu olduğunda zaten diğerlerini de kullanıyor. Bu da sürdürülebilir bir gelir yaratıyor.”

Midas’ın hem genç yatırımcılardan oluşan geniş bir kitlesi hem de yüksek portföye sahip kullanıcıları var. Bunun temel nedeni, bizlerin herkesin yaşadığı temel problemleri çözmesi. Bu sorunlar yalnızca genç yatırımcıların değil, tüm yatırımcıların ortak problemi. Siz bu problemleri çözdüğünüzde herkes ürününüzü kullanıyor ve bu da başarımızın kaynağı oluyor.

Gelir modelimize gelirsek, öncelikle şunu net olarak söylemeliyim: Midas kârlı bir şirket. Midas’ın para yaktığını düşünenler yanılıyor. Bizim iş modelimiz dışarıdan bakıldığında farklı görünebilir, ancak biz bunun geleceğin modeli olduğuna inanıyoruz. Bu modeli anlayabilmek için mevcut bakış açısının dışına çıkmak, olaya başka bir perspektiften bakmak gerekiyor.

Gelir modelimizin merkezinde kullanıcıya hizmet etmek var. Biz şuna inanıyoruz: Kullanıcıya gerçekten iyi hizmet verdiğinizde, kullanıcı daha fazla parasını size getiriyor ve daha fazla ürününüzü kullanıyor. Biz hiçbir zaman ‘bu ürünümüzü de alın’ diye zorlamıyoruz. Kullanıcı bir üründen memnun kaldığında, her yeni geliştirdiğimiz ürünü doğal olarak kullanmaya başlıyor. Kullanıcıların bütün ürünlerimizi kullanmaya başlaması ise zaten sürdürülebilir ve sağlıklı bir gelir modeli yaratıyor.

 

Midas, Türkiye’de kendi takas ve saklama altyapısını sıfırdan geliştiren tek yeni broker olma iddiasını taşıyor. Bu altyapıyla sermaye verimliliğini nasıl sağladınız ve gelecekte rekabet avantajınızı nasıl korumayı planlıyorsunuz?

 

“Türkiye’de kendi takas ve saklama altyapısını sıfırdan geliştiren tek şirket olabiliriz. Bu bize uzun vadede ürün hızında büyük bir avantaj sağlıyor. İlk adım uzun sürüyor ama sonrasında çok hızlı geliştirebiliyorsunuz.”

 

Türkiye’de bu altyapıyı kendisi oluşturmaya çalışan, muhtemelen sıfırdan yapmaya çalışan ilk ve tek şirket olabiliriz. Sermaye verimliliğini nasıl sağladık? Aslında en basit yanıtım, insanüstü bir çalışmayla oldu. Biz bu insanüstü çabayla şirketi bugünlere getirdik. Çok küçük bir grupla başladık, lise arkadaşımızın parasıyla yola çıktık. Daha sonra ufak ufak yatırımlar alarak büyüdük. Bu süreçte Midas ekibinin parçası olan insanlar gerçekten olağanüstü bir kabiliyet gösterdiler. Çok çalıştılar ve biz çok az kaynakla çok büyük işler yapmak istedik. Bugün hâlâ aynı anlayış devam ediyor. 300 kişilik bir ekibimiz var ama bu takımla çok daha büyük işler üretiyoruz.

Midas’ın ofisine baktığınızda da sıradan bir ofise benzemediğini görürsünüz. Cuma günü bir brokerage ofisine akşam 8–9 gibi giderseniz pek kimseyi bulamazsınız ama Midas’ta yüzlerce insan çalışmaya devam eder. Bu, aslında işimize olan tutkumuzu gösteriyor. Dolayısıyla sermaye verimliliğimiz biraz da çok kabiliyetli insanların insanüstü gayreti sayesinde sağlanıyor.

Diğer taraftan bunun önümüzdeki dönemde bize sağlayacağı en büyük rekabet avantajı ürün hızımız olacak. Kendi sistemlerinizi inşa ettiğinizde yeni ürünleri çok daha hızlı geliştirebiliyorsunuz. İlk adımı geçmek elbette zor, bunu söylemek gerek. Örneğin VİOP konusunda insanlar sık sık ‘kaç senedir piyasadasınız, neden hâlâ çıkmadı?’ diye soruyor. Doğru, eğer entegrasyonla ilerleseydik çok kısa sürede yapabilirdik. Ama bizim gibi işleri sıfırdan yaptığınızda ilk aşama uzun sürüyor. Fakat o aşamadan sonra onun üzerine çok hızlı eklemeler yapabiliyorsunuz. O yüzden bizim modelimizi anlamak için buna bakmak lazım. Bizim bir ürünü ilk kez yapmamız daha uzun sürebilir, ama sonrasında o ürünün üzerine çok hızlı yeni şeyler ekleyebiliyoruz ve ürün çok hızlı gelişiyor.

 

Kripto ürünlerinizde öne çıkan ‘blokaj olmadan esnek staking’ özelliği dikkat çekiyor. Bu esnekliğe hangi kullanıcı ihtiyaçları yön verdi? Ayrıca, geleneksel staking modellerinden hangi yönleriyle ayrışıyorsunuz?

“Staking’de biz kullanıcı ihtiyacından değil, Midas standardından yola çıktık. ‘Dışarıda staking böyle yapılıyor, peki Midas standardında staking nasıl olmalı?’ dedik ve onu yeniden tasarladık.”

Midas’ta yapmayı en çok sevdiğimiz şeylerden biri – ve bence kullanıcılarımızın da en sevdiği şey – deneyimin pürüzsüz olması. Pürüzsüzlük yalnızca tasarımla ilgili değil; bunun için arka planda çok sayıda mühendislik ve finansal problemin çözülmesi gerekiyor. Biz bu sorunları görünmez şekilde çözüyoruz ki, kullanıcı ön planda olabildiğince basit, hızlı ve pürüzsüz bir deneyim yaşayabilsin.

Staking de aynı yaklaşımın bir örneği. Staking tarafında çok ciddi bir hazine yönetimi ve mühendislik problemi çözüyoruz. Bu sayede kullanıcıya esnek bir deneyim sunabiliyoruz. Genel olarak tüm ürünlerimizde amacımız, kullanıcıların herhangi bir engel ya da bariyer olmadan işlem yapabilmesi. Bu nedenle staking’i geliştirirken doğrudan belirli bir kullanıcı ihtiyacından yola çıkmadık; ‘Midas standardı’ndan yola çıktık. Yani dışarıda staking nasıl yapılıyorsa, biz ‘Midas standardında staking nasıl olmalı?’ sorusunu sorarak yeniden hayal ettik ve bu şekilde inşa ettik.

 

Midas, Türkiye’de bireysel yatırımcıya ABD borsalarını açarak önemli bir boşluğu doldurdu. Bundan sonraki adımda global ölçekte nasıl bir rol üstlenmek istiyorsunuz? Ayrıca Robinhood, Coinbase veya SoFi gibi örneklerden hangi yönleri ilham verici buluyorsunuz? Midas’ı beş-on yıl içinde nerede görüyorsunuz?

“Önceliğimiz Türkiye’de güçlü bir kale olmak. Ancak çevremizdeki 2–3 ülkede de Midas’ın başarılı olabileceğini düşünüyorum. Robinhood’un tasarım vizyonu, Revolut’un performans kültürü, SpaceX’in ezber bozan süreç anlayışı bize ilham veriyor.”

Global ölçekte şunu söyleyebilirim: Öncelikle bizim hedefimiz Türkiye’yi kazanmak. Türkiye büyük bir pazar ve burada çok başarılı olduğunuzda işler sizin isminizle anılmaya başlıyor. ‘Bu işin standardı Midas’tır’ dendiğinde zaten çok büyük ve başarılı bir şirket oluyorsunuz. Bu nedenle ilk önceliğimiz, Türkiye’de her 100 kişiden en az 15–20’sinin Midas üzerinden yatırım yapıyor olması. Kendi pazarımızda bu seviyede hakimiyet kurmak istiyoruz ve önümüzde bu hedefe ulaşmak için uzun bir yol olduğunu düşünüyoruz.

Global tarafta ise çevremizdeki 2–3 ülkede Midas’ın başarılı olabileceğine inanıyoruz. Bu pazarlarda Midas için bir fırsat görüyorum. Ancak bu adımı atabilmek için önce Türkiye’de çok sağlam bir kaleye sahip olmamız şart. Türkiye’de kalemiz güçlü değilse yurt dışına açılmamız mümkün olamaz. Bu durumun diğer Türk şirketleri için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden önümüzdeki 400 gündeki temel hedefimiz, Türkiye’de en iyi yatırım hizmetini sağlayarak burada güçlü bir kale oluşturmak.

İlham aldığımız şirketlere gelince… Dünyada işini en iyi yapan şirketlerden ilham almayı önemsiyoruz. Robinhood’a baktığınızda olağanüstü bir tasarım vizyonu ve çabası görüyorsunuz. Bu bize ilham veriyor ve vermeli de. Revolut’a baktığınızda çok güçlü bir performans kültürüyle karşılaşıyorsunuz; oradan da ilham alıyoruz. Revolut, ölçeği büyüdükçe dahi çok iyi performans gösteren bir şirket. Bunun yanında ilham aldığımız sadece finansal şirketler değil. Örneğin SpaceX, süreçleri basitleştirip bir roketin yapımını yeniden tasarlayarak ezber bozabiliyor. Bu da bizim için ilham verici. Yani çevremizdeki birçok şirketten, en iyi oldukları alanlarda mutlaka bir şeyler öğreniyor ve kendi yol haritamıza katıyoruz.

 

Midas Pro, daha derin analiz yapmak isteyen yatırımcılara sunuldu. Bu segment için geliştirme yaparken hangi kullanıcı içgörülerinden yararlandınız? Deneyimli yatırımcılara hangi yeni avantajları sunuyorsunuz?

“Opsiyon işlemleri bugüne kadar bilgisayardan yapılabiliyordu, artık mobil üzerinden de yapılabilecek. Bu, yatırımcıların hayatına yeni kullanım alışkanlıkları kazandıracak.”

Bu segment için ürün geliştirirken aslında bu grubun ihtiyaçlarını yeniden öğrenmemiz gerekti. Tutkulu kullanıcılara sahip olmanın en büyük avantajı da bu. Daha gelişmiş işlemler yapan bir kullanıcı grubumuz zaten vardı. Bu kullanıcılar, yalnızca Midas’ta henüz bulunmayan ihtiyaçlarını karşılamak için başka platformlara gidiyordu; diğer tüm işlemlerini ise Midas üzerinden yapıyordu. Ve sürekli bize şunu söylüyorlardı: ‘Biz bu ihtiyaçlarımız için artık başka platformları kullanmak istemiyoruz, bunları siz yapın.’

Bu noktada şirket olarak yapabileceğiniz en iyi şey, doğrudan yatırımcıya dönüp ‘ihtiyacınız nedir, bize anlatın’ demek oluyor. Biz de öyle yaptık. Kullanıcının yanında oturduk, bilgisayarını izledik, telefonundaki kullanımını takip ettik. Bizim en iyi yaptığımız şeylerden biri bu. Buna çok odaklı bir araştırma ekibimiz var ve kullanıcılarla sürekli vakit geçiriyor, onların ihtiyaçlarını gözlemliyor, dinliyor ve anlıyor. Bu süreç de kullanıcılarımızla zaten yakın olan ilişkimizi daha da yakın hale getirdi.

Peki bu segmentteki kullanıcıların hangi problemlerini çözüyoruz? En büyük problemlerden biri, karmaşık işlemlerin basit hale getirilebilmesiydi. Örneğin opsiyon işlemleri bugüne kadar telefondan yapılamıyordu; opsiyon ticareti için bilgisayar başına oturmak gerekiyordu. Artık buna gerek yok. Artık bilgisayar başına oturmadan da mobil cihaz üzerinden opsiyon işlemleri yapılabiliyor. Bunun da kullanıcıların hayatlarına yeni kullanım alışkanlıkları kazandıracağını düşünüyoruz.

 

Sürekli sahadasınız, kullanıcı taleplerine hızlı yanıt veriyorsunuz. Peki, Midas’ı 5–10 yıl içinde nerede görüyorsunuz? Orta ve uzun vadeli planlarınız arasında neler var?

“Beş yıl içinde Türkiye’de her beş kişiden en az birinin Midas üzerinden yatırım yapmasını bekliyorum. İnsanların parayla ilgili ihtiyaçlarının çok büyük bir kısmını Midas üzerinden karşılayacağını öngörüyorum.”

Şöyle söyleyebilirim: Bugün Midas’ın 1599. günü. Önümüzdeki 400 gün içinde Midas’ın gelişmiş yatırım araçlarının tamamını kullanıcılarına sunabilen bir platform olmasını bekliyorum. Ondan sonraki bin günde ise Türkiye’de yatırımcıların, yani kullanıcılarımızın daha farklı finansal ihtiyaçlarını da karşılayabilen bir platform hayal ediyorum. Bu süreç toplamda ilk üç bin güne denk geliyor. Yani kuruluşumuzdan itibaren yaklaşık beş ila on yıllık bir dönem.

Siz bugünden itibaren önümüzdeki beş yılı soruyorsunuz. Bu beş yıl içinde Türkiye’de her beş kişiden en az birinin Midas üzerinden yatırım yapıyor olmasını bekliyorum. Ayrıca insanların parayla ilgili ihtiyaçlarının çok büyük bir kısmını Midas üzerinden karşılıyor hale gelmelerini öngörüyorum.

 

Genç yaşta kurduğunuz Midas, kısa sürede Türkiye’nin en dikkat çeken fintek girişimlerinden biri oldu. Sizi en çok motive eden kişisel hedefiniz nedir? On yıl içinde Midas’ı nasıl konumlandırmayı planlıyorsunuz; bir yatırım platformu olarak mı kalacak, yoksa daha geniş bir finansal teknoloji ekosistemine mi dönüşecek?

“Bir süper app ya da finansal ekosistem olma iddiamız yok. Bizim yolumuzu kullanıcılarımızın ihtiyaçları belirleyecek. Onlar ne isterse biz onu inşa edeceğiz.”

Bir finansal ekosistem olma ya da süper app olma gibi bir hedefimiz yok. Hatta bu tabirleri sevmiyoruz. Covid döneminde, 2021–2023 yılları arasında bu kavramlar çok popülerdi ama biz hiçbir zaman onların savunucusu olmadık, hatta bu konseptlerin çalışmayacağını düşündük. Bence o dönemde doğru adımları attığımız için bugün buradayız.

Bizim önceliğimiz her zaman kullanıcının ihtiyacını takip etmek. ‘X iş kolu kârlı, Y iş kolu kârlı, buralara girelim’ diye karar vermiyoruz. Günden güne kullanıcımızı izliyoruz, dinliyoruz ve hangi ihtiyacını dile getirirse onu inşa ediyoruz. Yarın Midas kullanıcılarının en büyük ihtiyacı para transferi olursa elbette yaparız. Yarın kredi ihtiyacı öne çıkarsa, gerekirse bir banka da alırız. Ancak önemli olan, ‘ben banka olacağım’ diyerek bu alana girmek değil. Böyle bir iddiamız ya da arzumuz yok.

Biz, kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını çözmeyi arzulayan bir şirketiz. O yüzden önümüzdeki dönemde bize yolu yine kullanıcılarımız gösterecek.

 

Midas kullanıcılarına iletmek istediğiniz özel bir mesaj var mı?

Bizi destekledikleri ve bu noktaya getirdikleri için tüm kullanıcılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Midas’ı tercih ettikleri ve bize duydukları güven için minnettarım.