Şekerbank Dijital Bankacılık Grup Başkanı Deniz Kara ile “Güç Dengesi Yeniden Kuruluyor: Ortaklık mı, Rekabet mi?” dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

Açık bankacılık, API ekonomisi ve platform tabanlı finansal servisler, ekosistemin işleyişini köklü biçimde değiştiriyor.
Bankalar ve fintek’ler arasındaki ilişkiler artık bir rekabet zemininden çok, karşılıklı bağımlılık ve ortak değer üretimi üzerinden şekilleniyor.
Şekerbank Dijital Bankacılık Grup Başkanı Deniz Kara, bu yeni dönemin dinamiklerini; dijital kasla güçlenen bankacılık yapısını, fintech teknolojilerinin ölçekle bütünleşmesini ve güven kavramının nasıl yeniden tanımlandığını anlattı.

Röportajdan öne çıkan başlıklar

  • Finansal teknolojilerle bankalar arasındaki ilişki artık rekabetten çok karşılıklı bağımlılıkla tanımlanıyor.

  • Bankalar ölçeklerini dijital kasla güçlendiriyor, fintech’ler teknolojik üstünlüklerini ölçekle buluşturuyor.

  • Güvenin yeni tanımı, bankanın itibarı ile fintech’in şeffaflığının birleşiminde şekilleniyor.

  • Artık başarının ölçüsü tekil performans değil, ortak faydanın kalıcılığı.

  • Gerçek rekabet artık kimin daha hızlı büyüdüğü değil; kimin daha iyi iş birliği yaptığı sorusuyla tanımlanıyor.

 

Bankalar ile fintek’ler arasındaki iş birliği modeli, son dönemde hangi eksende şekilleniyor?

Bankalar ile fintek’ler arasındaki ilişki artık rekabet değil, stratejik tamamlayıcılık ekseninde şekilleniyor. Açık bankacılık, BaaS (Banking-as-a-Service) ve gömülü finans modelleri, iki tarafın yollarını yeniden kesiştiriyor. Bankalar altyapılarını üçüncü taraflara açarak fintek’lere ölçek kazandırıyor; fintek’ler bu altyapıyı kullanarak müşteri deneyimini zenginleştiriyor. Bu modelde kazanan hem inovasyonun hızını hem de güvenli finansal çerçeveyi bir araya getiren taraf oluyor.

 

Finans ve teknoloji arasında güç dengesi nasıl kuruluyor? Hangi taraf ölçeğini, hangisi teknoloji kasını büyütüyor?

Yeni dönemde finans ve teknoloji arasındaki güç dengesi karşılıklı öğrenme üzerine kuruluyor. Bankalar ölçeklerini dijital kasla güçlendirmeye çalışırken, fintek’ler teknolojik üstünlüklerini ölçekle buluşturmaya odaklanıyor. Bankalar startup ekosistemlerinden çeviklik devşiriyor; fintek’ler bankaların regülasyon ve risk yönetimi disiplinini içselleştiriyor. Bu çift yönlü öğrenme, ekosistemi olgunlaştıran en önemli etken haline geliyor.

 

Ortak değer yaratımı, finansal inovasyonun sürdürülebilirliği açısından nasıl bir rol üstleniyor?

Ortak değer yaratımı, finansal inovasyonun sürdürülebilir büyümesinin temeli haline geliyor. Ne yalnızca sermaye ne de yalnız teknoloji tek başına yeterli. Banka–fintek ortaklıkları, iki tarafın rekabet avantajını büyütürken müşteriye somut değer kazandırıyor. Birlikte geliştirilen kişisel finans çözümleri hem müşteri bağlılığını artırıyor hem de finansal kapsayıcılığı güçlendiriyor. Artık başarı, tekil performansla değil, ortak faydanın kalıcılığıyla ölçülüyor.

 

Yeni dönemde güven unsurunu kim tanımlıyor? Müşteri güveni artık kimin üzerinden inşa ediliyor?

Güven kavramı artık çok katmanlı hale geldi ve tek bir kurumun itibarıyla tanımlanmıyor. Eskiden güven bankanın kasasında saklanan değerle ölçülürken, bugün kullanıcı verisinin etik yönetimi, sistem güvenliği ve deneyim şeffaflığı da belirleyici hale geldi. Müşteri artık sadece parasını değil, verisini de emanet ediyor. Bu nedenle yeni dönemde güven, “bankanın itibarı + fintek’in şeffaflığı” denkleminde tanımlanıyor.

 

Bankalar, telekomlar ve fintek’ler hangi alanlarda kesişiyor, hangi başlıklarda doğrudan rekabet içine giriyor?

Bankalar, telekom operatörleri ve fintek’ler arasındaki kesişim alanı giderek genişliyor. Ödeme çözümleri, tüketici kredileri, dijital cüzdanlar ve kimlik doğrulama teknolojileri ortak temas noktaları arasında. Rekabetin yaşandığı alan ise müşteri sahipliği ve veri kontrolü. Telekomlar ödeme hizmetlerine girerken bankalarla lisans ortaklığı yapıyor; e-ticaret devleri kredi çözümleri geliştirirken bankaların risk motorlarını kullanıyor. Bu çok aktörlü yapı, finansal hizmetleri yeniden tanımlıyor.

 

Açık finans ve süper uygulama trendi, rekabetin kurallarını nasıl değiştiriyor?

Açık finans ve süper uygulama trendi, finansı kurum sınırlarının dışına taşıyor. Artık hizmetler tek bir platformda değil; farklı oyuncuların paylaştığı veri ekosistemlerinde şekilleniyor. Fintek’ler hızın, bankalar güvenin, büyük platformlar erişimin temsilcisi. Rekabet artık ürün çeşitliliğiyle değil, entegre müşteri deneyimi yaratma becerisiyle tanımlanıyor. Kazananlar, bu üç gücü — hız, güven, erişim — aynı potada buluşturabilenler olacak.

 

Ekosistem yaklaşımı, büyüme stratejilerinde nasıl bir konum kazanıyor?

Yeni dönemde büyüme artık tek başına değil, ekosistem içinde birlikte gerçekleşiyor. Bankalar fintek’lerin ölçeğe erişimini mümkün kılıyor; fintek’ler bankaların dijital kaslarını güçlendiriyor. Ortaklık kültürü, finansal inovasyonun sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor. Bu yaklaşım, büyümeyi sıfır toplamlı bir rekabetten çıkarıp “ortak kazanç modeli” haline getiriyor. Gerçek rekabet, artık “kimin daha hızlı büyüdüğü” değil, “kimin daha iyi iş birliği yaptığı” sorusuyla tanımlanıyor.