MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik ile Fintechtime Aralık sayısı ‘Yeni Gündem, Yeni Değerler’ dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

Mehmet Müstehlik, 2025’i finansın yaşam deneyimiyle bütünleştiği bir dönüşüm yılı olarak tanımlıyor. Açık finans, yapay zekâ, güven ekonomisi ve dijital şeffaflığın 2026’da fintek dünyasının yönünü belirleyeceğini vurguluyor. MoneyPay’in yan haklar çözümlerinden finansal deneyim ekonomisine uzanan yolculuğu ise bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

 

Beş Fikirle 2026

2025, fintek ekosisteminde yeni ürünlerin ötesine geçen, iş modellerinin yeniden tanımlandığı bir dönüşüm yılı oldu.

Önümüzdeki yıl finansal deneyim ekonomisi ve dijital şeffaflık, kullanıcı beklentilerinin temelini oluşturacak.

Açık finans ile yapay zekânın birleşimi, herkes için kişiselleştirilmiş finans yolculuklarının önünü açacak.

Yakınlık ve sadelik, 2026’da liderlikte ve organizasyon kültüründe en kritik iki değer haline gelecek.

Dijital finansal okuryazarlık yükselen bir zorunluluk olacak; rekabet ürünlerde değil, farkındalık yaratma kapasitesinde şekillenecek.

 

“Finans sadece işlem yapılan bir mekanizma olmaktan çıkıyor; insanların günlük yaşamında anlam yaratan bir deneyime dönüşüyor.”

Mehmet Müstehlik

 

2025’i tek kelimeyle özetleseniz hangisini seçerdiniz? Neden?

Dönüşüm

2025, fintek ekosisteminde sadece yeni ürünlerin değil, yeni iş modellerinin de şekillendiği bir yıl oldu. Kullanıcı beklentileri, regülasyonlar ve teknolojik ilerlemelerle birlikte finansal deneyimin sınırları yeniden tanımlandı. Biz de bu dönemde, dijital ödemeden çalışan yan haklarına uzanan bütünsel çözümlerimizle yer aldık. Ürünlerimizi sadeleştirirken deneyimi zenginleştirdik. Artık odak noktamız yalnızca finans değil; çalışanların, kurumların ve bireylerin günlük yaşamında anlam yaratan bir deneyim sunmak.

  

Önümüzdeki yıl herkesin radarında hangi konu/konular olacak sizce?

Finansal deneyim ekonomisi.
Fintek artık sadece ödeme aracı değil, bir yaşam deneyimi haline geliyor. Harcama, tasarruf, yatırım, sadakat ve refah tek ekosistemde buluşacak.

Güven ekonomisi ve dijital şeffaflık

Fintek dünyasında hız artık yeterli değil. Veri güvenliği, kimlik doğrulama, etik yapay zeka ve finansal şeffaflık, markalar için rekabet avantajı.

  

2026’da “oyun değiştirici” etki yaratmasını beklediğiniz bir trend var mı?

Yapay zeka oyun değiştirici olacak.
2026’da fintek dünyasında asıl farkı yaratacak şey, açık finans altyapısının yapay zekayla birleşmesi olacak. Kullanıcıların tüm finansal verileri güvenli biçimde tek çatı altında toplanırken, AI bu verilerden kişisel içgörüler üretecek. Böylece herkesin finansal yolculuğu kendine özgü hale gelecek,  kredi skorundan yatırım önerisine kadar her adım kişiselleşecek. Bu, sadece teknoloji değil, finansal özgürlük anlayışının da dönüşümü demek.

 

2026’da liderlik anlayışını ya da kurum stratejilerini belirleyecek en kritik değer sizce hangisi?

Yakınlık
Yapay zekanın, otomasyonun ve hızın merkezde olduğu bir dünyada hem müşteriye hem çalışana “senin için buradayım” diyebilen markalar ve liderler fark yaratacak. Teknolojiye rağmen değil, teknolojiyle birlikte insanı koruyabilen kurumlar öne çıkacak.

Sadelik
Fintek dünyasında teknoloji hızla gelişiyor ama kullanıcı hala basitlik istiyor. Gerçek liderlik, karmaşık sistemleri sadeleştirme cesareti gösterebilenlerden gelecek. Hem ürünlerde hem organizasyon kültüründe “az ama öz” yaklaşımı, önümüzdeki dönemin en stratejik fark yaratan değeri olacak.

 

Bir lider olarak hangi kaynaklardan besleniyorsunuz? Okurlarımıza ilham verecek bir okuma, izleme ya da dinleme öneriniz var mı?

Sektör tarafında özellikle McKinsey, BCG ve benzeri global danışmanlık şirketlerinin yayınladığı fintek, kullanıcı davranışı ve büyüme stratejisi raporlarını takip ediyorum.

Ayrıca Future Finance gibi podcast’ler, gündemi dinamik şekilde analiz eden içerikler sunuyor.

Yönetim tarafında ise Steven Bartlett’in The Diary of a CEO kitabı, liderlik ve modern iş kültürü üzerine güçlü bir perspektif sağlıyor; tavsiye ederim.

 

Kendi alanınıza baktığınızda, 2026 için sizi en çok heyecanlandıran proje ya da atılım hangisi?

Yan haklar alanında kendimizi yeni nesil yan hak sağlayıcı olarak konumladık. 2026’da çalışan deneyimini dönüştüren daha geniş bir ürün ve hizmet setiyle kullanıcıları buluşturacağız.

Bunun yanında bankalarla geliştireceğimiz yeni iş birlikleri sayesinde Migros müşterilerine katmanlı değer üreten yenilikler sunacağız.

 

Bugünden bakınca, 2026’da herkesin konuşacağı ama şu anda yeterince gündeme gelmeyen bir konu söyleyin desek, neyi işaret edersiniz?

Dijital finansal okuryazarlık artık bir tercih değil, zorunluluk. Teknoloji hızla ilerliyor ama kullanıcı hala anlamak istiyor; mobil ödeme yapıyor, yatırım yapıyor, kredi kullanıyor ama çoğu bunun ardındaki finansal dinamikleri bilmiyor. Fintek şirketlerinin görevi sadece yenilik sunmak değil, kullanıcıyı bu dönüşümün bilinçli bir parçası haline getirmek. Çünkü finansal teknolojiler, ancak kullanıcı neden ve nasıl kullandığını anladığında gerçekten fayda üretir. 2026’da rekabet ürünlerde değil, farkındalıkta olacak; kullanıcıya en çok anlam katan markalar kazanacak.