Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan ile Fintechtime Aralık sayısı ‘Yeni Gündem, Yeni Değerler’ dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

“Derya Ekemen Fidan, 2025’i işletmelerin belirsizlik içinde hızlı ve kontrollü karar verme becerisinin sınandığı bir çeviklik yılı olarak tanımlıyor. 2026’da yapay zekâdan gerçek değer üretmenin ve müşteri davranışını doğru okuyabilmenin belirleyici olacağını vurguluyor. Ödeme orkestrasyonu, veri yorumlama kapasitesi ve stablecoin trendi yeni dönemin stratejik eksenlerini oluşturuyor.”

 

Beş Fikirle 2026

2025, hızlı pozisyon almanın ve veriyi doğru okumanın işletmeler için kritik hale geldiği bir çeviklik yılı oldu.

2026’da yapay zekâdan değer üretmek, teknoloji kullanımından çok sonuç üretme kapasitesiyle ölçülecek.

Ödeme orkestrasyonu, işletmelerin çok kanallı ödeme yapısını akıllı şekilde yönetmesinin stratejik zorunluluğuna dönüşecek.

Liderlik, aşırı veri ve gürültü içinde doğru sinyali seçebilen yorumlama kapasitesiyle tanımlanacak.

Stablecoin ve tokenizasyon, işletmelerin finansal akışlarında yeni bir istikrar ve hız standardı yaratacak.

Derya Ekemen Fidan

 

“Geleceği en iyi teknoloji değil, karmaşıklığın içinden doğru anlamı çekip çıkarabilen kurumlar şekillendirecek.”

 

2025’i tek kelimeyle özetleseniz hangisini seçerdiniz? Neden?

2025’i tek kelimeyle özetlersem “çeviklik” kelimesini seçerdim. Küresel ekonomik koşulların, işletmelerin anlık pozisyon alabilmesini ve veriyi doğru okuyarak hızlı ama kontrollü kararlar verebilmesini gerektirdiği bir yıl yaşadık. Artan faizler, sıkılaşan finansman koşulları ve belirsizlik, tüm işletmelerin adım atarken bir yandan çok temkinli, bir yandan da çevik olmasını gerektirdi.

 

Önümüzdeki yıl herkesin radarında hangi konu/konular olacak sizce?

Yapay zeka yine herkesin radarında olacak ancak bu sefer soru yapay zekayı kullanıyor muyuz ya da nasıl kullanıyoruz değil, yapay zeka yatırımlarımız tam anlamıyla ne sonuç veriyor ve nasıl somut sonuçlar alabiliriz şeklinde olacak. MIT’nin 2025 tarihli “The GenAI Divide: State of AI in Business” çalışması da gösteriyor ki birçok şirket yaptığı yatırımın somut sonucunu alamıyor. Bu çalışmaya göre kurumsal şirketler 30–40 milyar dolar civarında üretken yapay zeka yatırımı yapmış olmasına rağmen kuruluşların %95’i bu yatırımlardan hiçbir getiri elde etmiyor. Entegre edilmiş yapay zeka pilotlarının yalnızca %5’i milyonlarca dolarlık değer yaratabilirken büyük çoğunluğu P&L üzerinde ölçülebilir hiçbir etki üretemeden sıkışmış durumda.

İkinci ana başlık ise kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi. Verilerin ve davranışsal modellerin birçok kanaldan incelenebildiği bir dönemdeyiz. Müşteri deneyiminde bu verileri doğru anlamlandırabilmek ve müşteriyi anlayabilmek kritik olacak. Yani davranışsal bilimlerin öne çıktığını göreceğiz.

 

2026’da “oyun değiştirici” etki yaratmasını beklediğiniz bir trend var mı?

Ödeme orkestrasyonunun 2026’da fintek sektöründe oyun değiştirici bir etki yaratmasını bekliyorum. Çünkü ödeme dünyası artık tek bir yere bağlı değil; kart, anlık ödeme, dijital cüzdan, açık bankacılık transferleri ve stablecoin gibi farklı kanallar aynı anda devrede. Bu çeşitlilik işletmelere daha fazla seçenek sunuyor, ama aynı zamanda yönetilmesi giderek zorlaşan bir operasyon yükü ve maliyet baskısı yaratıyor.

Tüm bu farklı ödeme yollarını tek bir akıllı çatı altında toplayan ödeme orkestrasyonu, sadece bir teknoloji tercihi değil işletmeler için stratejik bir zorunluluk haline geliyor.

 

2026’da liderlik anlayışını ya da kurum stratejilerini belirleyecek en kritik değer sizce hangisi?

Bence 2026’nın en kritik kurumsal değeri “yorumlama kapasitesi” olacak. Artık kurumların sorunu, bilgiye erişememek değil; tam tersine aşırı veri, aşırı gürültü ve aşırı belirsizlik içinde neyin gerçekten önemli olduğunu ayırt edebilmek. Liderliği tanımlayacak olan şey, bu karmaşanın içinden doğru sinyali çekip çıkarabilme becerisi olacak.

Veriyi yorumlamak, trendleri yorumlamak, riski yorumlamak, müşteri davranışını yorumlamak. Rekabet avantajı artık en iyi teknolojiye sahip olanlarda değil tüm bu teknolojilerin gösterdiği geleceği en doğru okuyanlarda olacak.

 

Bir lider olarak hangi kaynaklardan besleniyorsunuz? Okurlarımıza ilham verecek bir okuma, izleme ya da dinleme öneriniz var mı?

Ben en çok müşteriden ve ekipten besleniyorum. Müşteriyi dinlemek nasıl ürün ve strateji geliştirmede yol gösteriyorsa ekibi dinlemek de liderliğin en kritik parçası. Ekip içindeki farklı bakış açıları, sahadaki gerçek sorunlar ve günlük etkileşimler, kitapların veya raporların sunamayacağı fikirler ve içgörüler sunuyor. Bu iki ses benim için en güçlü öğrenme kaynağı. Dinleme kültürü hem fintek gibi hızlı sektörlerde hem de ekip yönetiminde en sürdürülebilir liderlik yönetimi.

Yine de bu yoğun tempoda kısa içeriklerden dinlediğim, izlediğim ve okuduklarımdan beğendiğim birer taneyi örnek vermek isterim.

Fintek, teknoloji ve müşteriyi odağına alan bence dünyadaki en iyi bakış açılarından birini sunan a16z podcast’leri en iyi dinlemeliklerden.

Simon Sinek Start with Why hem liderlik hem ekip yönetimi için temel prensipler açısından iyi bir TEDx izlemeliği bence.

Düzenli okur için Harvard Business Review’un liderlik makaleleri güncel, pratik içgörüler sunuyor.

 

Kendi alanınıza baktığınızda, 2026 için sizi en çok heyecanlandıran proje ya da atılım hangisi?

Octet olarak odağımız, Türkiye’de B2B tahsilat ve ödeme süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren güçlü bir altyapı inşa etmek. Bu nedenle 2026 için beni en çok heyecanlandıran konu, dijital dönüşümün KOBİ tabanına gerçek anlamda yayılacağı bir döneme giriyor olmamız.

KOBİ’lerin nakit akışını daha öngörülebilir ve tamamen dijital hale getiren çözümlerimizi ölçeklemek ve bunu da bankalarla aynı masada ortak bir finansal ekosisteme dönüştürmek, ülke ticareti için çok önemli bir eşik.

Bence 2026, ticaretin DNA’sını dijitalleştirme vizyonumuzun somut şekilde sahaya indiği ve KOBİ’lerin günlük hayatına gerçek değer kattığı yıl olacak. Bu dönüşümün parçası olmak bir lider olarak beni heyecanlandırıyor.

 

Bugünden bakınca, 2026’da herkesin konuşacağı ama şu anda yeterince gündeme gelmeyen bir konu söyleyin desek, neyi işaret edersiniz?

Bugün yeterince konuşulmasa da 2026’da gündemde hızla yükselecek konunun stablecoin ve tokenizasyon olacağını düşünüyorum. Dünyada düzenleyici çerçeveler netleştikçe, bu yapıların finansal piyasalara entegrasyonu çok daha hızlanacak.

Stablecoin’lerin kurumsal finansman, nakit yönetimi, sınır ötesi ödemeler ve ticaret finansmanı gibi alanlarda yaratacağı etkiyi henüz tam anlamıyla konuşmuyoruz. Ancak 2026 itibarıyla şirket bilançolarında tokenize varlıkların ve stablecoin tabanlı akışların yer alması şaşırtıcı olmayacak. Ben, küresel anlamda fintek ve bankacılık entegrasyonunun da bu dönemde yeni bir boyuta taşınacağını düşünüyorum. Ülkemizde de TCMB’nin Dijital Türk lirası pilotu, tokenizasyon ve dijital para altyapısının teknik ve hukuki temelini oluşturan en kritik adım.