Girişim sermayesi fonu 212, yapay zeka destekli otomasyon platformu Qrambo’ya yatırım yaptı. Yatırım turuna 212’nin yanı sıra, Rubin Ritter de Talberg fonu üzerinden katılım gösterdi.

Türkiye’nin öncü girişim sermayesi fonlarından 212, teknoloji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirketlere yapay zekâ destekli iş akışı otomasyonları sunan Amerika merkezli Qrambo, 212 liderliğinde gerçekleşen yatırım turunda önemli bir sermaye girişi sağladı.

Yatırım turuna 212’nin yanı sıra, Rubin Ritter de Talberg fonu üzerinden katılım gösterdi. Qrambo, bu yeni kaynağı ürün geliştirmeyi hızlandırmak ve özellikle ABD ile Avrupa pazarlarında global bir platform olarak ölçeklenmek amacıyla kullanacak.

Yapay Zekâ ve İnsan Denetimini Birleştiren Mimari

Mert Küçük, Baransel Soysal ve Kubilay Ekşioğlu tarafından kurulan Qrambo, B2B yazılım çözümüyle şirketlerin operasyonel süreçlerini uçtan uca yönetiyor. Şirketin en belirgin özelliği, yapay zekâ ile insan denetimini bir araya getiren yaklaşımıdır. Bu modüler yapı; fintek, e-ticaret, lojistik ve tedarik zinciri gibi hataya yer olmayan sektörlerde tekrarlayan süreçleri otomatikleştirirken güvenliği de ön planda tutuyor.

212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, yatırımın temel gerekçesini şu sözlerle açıkladı:

“212 olarak yapay zekâyı iş modellerinin merkezine alan ve küresel potansiyeli yüksek şirketleri destekliyoruz. Qrambo yatırımımızın temelinde, yapay zekâyı kritik iş süreçlerine güvenli biçimde entegre edebilen ve insan denetimini (human-in-the-loop) merkeze alan güçlü teknolojileri yer alıyor. Kurucu ekibin bu yolculuğunda yanlarında olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

“Kalite ve Kontrolü Kaybetmeden Üretim Seviyesine Taşıyoruz”

Yapay zekânın operasyonel verimlilikteki rolüne değinen Qrambo Kurucu Ortağı Baransel Soysal, kurumsal şirketlerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti:

“Şirketlerin deneysel AI projelerini kalite, tutarlılık ve kontrolü kaybetmeden üretim seviyesine taşımakta zorlandıklarını görüyoruz. Platformumuz, yapay zekânın ne zaman bağımsız çalışabileceğini ve ne zaman insan müdahalesi gerektiğini belirleyerek hizmet kalitesinden ödün vermeden sürekli iyileştirme sunuyor. Bu yatırımla, modüler mimarimizi ABD ve Avrupa’daki daha büyük ölçekli kurumsal operasyonlara genişletmeyi hedefliyoruz.”