Stablex Müşteri Deneyimi Müdürü Emre Demirel, Fintechtime Ocak 2026 sayısı için yazdı “Fintech’te Yeni Dönem – Duygu”.
“2026’ya yaklaşırken fintech dünyasında hız ve bilgi artıyor, ancak güven duygusu aynı hızla yerleşmiyor. Artık kilitlerin ve pürüzsüz akışların ötesinde, kapı açıldığında nasıl hissettirdiği önem kazanıyor. Benzer ürünler ve fiyatlar arasında farkı yaratan ise kullanıcıda bıraktığı duygu oluyor. Yapay zekâ cevap veriyor ama belirsizlik anlarında insan hâlâ “orada biri var mı” diye bakıyor. Sessizlik her zaman memnuniyet anlamına gelmiyor; bazen sessiz bir vazgeçişi anlatıyor. 2026, teknolojinin hız kesmediği; güvenin ise temas, his ve yalnız olmadığını bilme duygusuyla inşa edildiği bir yıl olarak öne çıkıyor.”
Fintech’te Yeni Dönem – Duygu
2026’da fark ettiğim bir şey var.
Her şey daha hızlı ama kimsenin içi daha rahat değil.
Bilgi bol.
Uygulamalar güçlü.
Cevaplar saniyeler içinde geliyor.
Ama yine de insan bazen durup şunu soruyor; burada gerçekten güvende miyim?
Fintech’te yeni dönem biraz bu soruyla başlıyor.
Bilgi Tamam, Peki Güven?
Eskiden güveni kilitlerle ölçerdik.
Ne kadar çok ekran, o kadar güvenli sanırdık.
Şimdi hepsi var.
Ama güven hâlâ eksik hissedebiliyor.
Çünkü mesele artık kapının kaç kez kilitlendiği değil.
Kapı açıldığında içeride nasıl bir his olduğu.
Hani hep aynı yere gidersin ya…
Ne sürpriz var ne vaat.
Ama rahat olursun.
Güven biraz böyle bir şey oldu.
Herkes Aynı Şeyi Sunuyor, Hisler Farklı
Bugün herkes menüyü görüyor.
Komisyon da belli, risk de.
Ama bazı uygulamalar insanı geriyor.
Bazılarıysa sakinleştiriyor.
Yol aynı.
Direksiyon aynı.
Ama ruh hali başka.
Finansal kararlar da öyle.
Hesap var ama duygu hep işin içinde.
Yapay Zekâ Var, Ama Yanında Kim Var?
Soruyorsun, cevap geliyor.
Hızlı, düzgün, pürüzsüz.
Ama bazı anlar var…
Cevap yetmiyor.
Uçakta otomatik pilot çalışıyor olabilir.
Ama sarsıntı başladığında insan yine de pilota bakıyor.
Fintech’te de bazen cevap değil, birinin orada olduğunu bilmek istiyoruz.
Sessizlik Bazen İyiye İşaret Değil
Kimse yazmıyor diye her şey yolunda sanıyoruz. Ama bazen insanlar sadece yorulup gidiyor.
Sessizlik her zaman memnuniyet değil. Bazen vazgeçiş.
2026’da bence fark burada.
Bu sessizliği kim fark edecek?
Sonuna Gelirken
2026, teknolojinin durduğu bir yıl değil.
Ama duygunun daha çok konuştuğu bir yıl.
Her şey çok hızlı olabilir.Güven ise hâlâ zamana ihtiyaç duyuyor.
Ve bazen iyi bir deneyim, kusursuz bir sistemden değil,“yalnız değilim” hissinden geliyor.
