GetirFinans COO’su Gonca Yılmaz Demirağ ile Fintechtime Ocak 2026 sayısı için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.
“Platformların günlük hayatta yarattığı hız beklentisi, bankacılıkta da yeni bir standardı beraberinde getiriyor. GetirFinans, servis modeli bankacılığı yaklaşımıyla Getir ekosistemi içinde konumlanırken, Fibabanka altyapısı üzerinden geliştirdiği ürünleri milyonlarca kullanıcının alışık olduğu hızlı ve kolay deneyimle buluşturuyor. GetirFinans COO’su Gonca Yılmaz Demirağ ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide; “parana iyi bak” yaklaşımını şeffaflık ve kullanıcı odaklı tasarımla nasıl somutlaştırdıklarını, 1,3 milyon kullanıcıya ulaşan büyüme dinamiklerini ve BaaS ile platform bankacılığının Türkiye’deki geleceğini ele aldık.”
GetirFinans’ı geleneksel bankalar, dijital bankalar ve fintech’ler arasında nasıl konumlandırıyorsunuz?
GetirFinans, servis modeli bankacılığının Türkiye’deki ilk ve tek örneği. Bunu milyonlarca kullanıcısı olan bir platformun içinde, altyapısı bu platformdan tamamen bağımsız çalışır şekilde geliştirdik. Fibabanka’nın bankacılık alt yapısını kullanarak geliştirdiğimiz ürünleri Getir’in milyonlarca kullanıcıya alıştırdığı hızlı ve kolay deneyimle sunuyoruz.
Geleneksel bankalardan farklı olarak, tamamen dijital olmanın sağladığı finansal faydayı, tüm ürünlerimizde ve hizmetlerimizde müşterilerimize kazanç olarak sunuyor olmamız. Diğer bir farkımız ise, müşteri olma sürecimizdeki yenilik ve hızı, uygulamamız içerisindeki her bir işlemde ya da akışta da sunuyor olmamız. Dijital bankalardan farkımızı ise servis modeli bankacılığı sağlıyor, bu modelde yönetmeliğin de sağladığı bazı akışlar ile, birçok operasyonel süreci de banka üzerinden yürütebiliyoruz. Böylelikle teknolojimize ve müşteri deneyimimize daha çok odaklanabiliyoruz.
Getir ekosistemi demişken, bu modeldeki yerini biraz daha açar mısınız?

GetirFinans, Getir uygulamasının doğal bir parçası. Bu entegrasyon sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki milyonlarca kullanıcıya organik bir erişimimiz var. Getir kullanıcılarına sunduğumuz sadakat programımız GetirPara ile bu kullanıcıların Getir içerisinde yaptıkları harcamalardan kazanmasına da olanak sağlıyoruz. Bununla birlikte Ağustos ayında hayata geçirdiğimiz SonraÖde ürünümüz ile kullanıcılarımız, Getir’de yapacakları market ve yemek harcamalarının ödemelerini, faizsiz olarak 60 güne kadar erteleyebiliyorlar. 22 milyon kullanıcısı olan bir platformda doğmuş olmak, birinci yılımızı henüz geride bırakırken 1,3 milyon kullanıcıyı geçmiş olmamızda da önemli bir rol oynuyor.
Rekabette öne çıkan temel etkenleriniz neler?
Bizim için en kritik konulardan biri samimiyet. Bankacılıkta samimiyet nedir? “Parana iyi bak” söylemini bir pazarlama mesajı değil, işimizin merkezine aldığımız bir ilke olarak görüyoruz. Ücretler, koşullar, faiz hesaplamaları… hepsi kullanıcı tarafından anında ve net şekilde görülebiliyor. Kredi ürünümüz kullanıcılar tarafından en hızlı benimsenen servislerimizden biri oldu. Başvuru süreci tamamen dijital, saniyeler içinde sonuçlanıyor ve olumluysa kredi anında kullanılabiliyor. Üstelik kullanıcı erken ödeme yapmak isterse sistem ona farklı senaryoları açıkça gösteriyor; her adımda hem finansal hem de deneyim yönünden kullanıcı odaklı tasarımımız var.
Mevduatta ise belirli bir tutarın üzerindeki hesaplar şu an otomatik günlük getiri sağlıyor. Kullanıcı sabah uygulamayı açtığında hem getiriyi hem stopajı net şekilde görebiliyor. Bu şeffaf yaklaşım özellikle yeni finansal okuryazarlık kazanmakta olan genç kitlede karşılık buldu. Döviz ve kıymetli madenlerde ise serbest piyasa fiyatlamasına yakın, rekabetçi makaslar sunuyoruz. Ve tabii Getir’in hızını bankacılığa taşımak, kart teslimatının dakikalar içinde yapılması, kredi sonucunun anında alınması… kullanıcı deneyiminde gerçekten fark yaratıyor. Kullanıcıların finansal ürün kullanırken içinin rahat olması önemli, bunun için çalışıyoruz.
1,3 milyon kullanıcıya ulaşmanızda hangi adımlar etkili oldu?
Başlangıç noktası tabii ki iş modelimizin bize sunduğu maliyet avantajını her bir ürünümüzde kullanıcılarımıza yansıtmamız oldu.
Bireysel bir kullanıcının her bir finansal üründen avantaj sağlayabilmesi için bir çok banka ile çalışması yerine, tek bir bankacılık uygulaması içerisinde tüm işlemlerini avantajlı şekilde yapmasını hedefledik.
Kullanıcılarımız günlük faiz kazandıran hesabımızda birikimlerini kolayca değerlendirirken, günün her saatinde ücretsiz para transferi yapabiliyor. Yatırımlarını çeşitlendirmek isteyen kullanıcılarımız için iyi kurlarla kıymetli maden ve döviz işlemleri sunuyoruz, kredi kartımızda aidat olmamasının yanı sıra Türkiye genelinde 600 bin kuruluşta taksit imkanı sunuyoruz ve kampanyalar kapsamında GetirPara kazandırıyoruz.
Bunun yanı sıra iletişim dilimizin de başarımızda önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. İlk yılımızda TV ya da outdoor reklam kampanyası yapmadan bu rakamlara ulaştık. Dijital kanalları ve sosyal medya platformlarını çok iyi kullandık. Her bir mecra için farklı içerikler ve farklı ürün özelliklerimize yer verdik. Ürün ve akışlarımızdaki sadeliği ve şeffaflığı reklam çalışmalarımıza da yansıttık ve oldukça başarılı sonuçlar aldık.
Fibabanka iş birliği nasıl bir sinerji yarattı?
Fibabanka teknolojideki hızı ile fark yaratan bir iş ortağı. İlk günden itibaren, yeni ürün ve hizmet geliştirme süreçlerinde Fibabanka ekipleri ile çok çevik ve eş zamanlı hareket edebildik. Bunda Fibabanka’nın da dijital odağı yüksek bir banka olmasının ve sektörde bir ilke imza atmış olmanın sorumluluğunu en iyi şekilde taşımasının öneminin büyük olduğunu düşünüyorum. Alt yapı olarak Fibabanka gibi güçlü bir banka ile çalışıyor olmak ve Getir gibi 10 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdüren ve milyonlarca kullanıcıya sahip bir platformda olmanın müşteri bakış açısı ile güven verdiğini de gözlemliyoruz.
Bütün ürünlerin tek uygulamada olması kullanıcı davranışını nasıl etkiliyor?

Günümüzde bir çok kişi, finansal ürünlerden fayda sağlayabilmek için birden fazla banka ile çalışıyor. Bu durumun doğal sonucu ise çok fazla takip ihtiyacı doğurması, takip edemediğiniz durumlarda ise, gelir kaybı yaşama ihtimali ya da kaygısının ortaya çıkması. GetirFinans’ın kuruluş aşamasında bu gerçeği odak noktamıza koyduk, herhangi bir bankanın özel müşteri segmentinde yer almayan kişilerin de, iyi faizden ya da masrafsız bankacılıktan tek bir uygulama içerisinde faydalanabilmesini hedefledik. Bu da tabii ki kullanıcı davranışı olarak, tek bir ürüne yönelerek GetirFinans müşterisi olan bir çok kişinin, kısa süre içerisinde diğer ürünleri de kullanmaya başlamasını sağlıyor.
GetirSonraÖde modeli tüketici alışkanlıklarını nasıl değiştirdi?
GetirSonraÖde, Getir ekosistemindeki market ve yemek harcamalarında 60 güne kadar faizsiz erteleme sağlayan bir özellik. SonraÖde ürünü, kredi kartı ya da debit kart ile ödemek kadar hızlı ve hatta kullanım şekline göre daha avantajlı bir seçenek, kullanıcılar tek bir tık ile ödemelerini rahatça gerçekleştirebiliyor. SonraÖde’nin faizsiz olması ve erteleme imkanı sunması, özellikle GetirBüyük’te kullanıcıları toplu alışverişini tek seferde hem uygun fiyatlarla yapmaya hem de rahatça ödemeye yönlendiriyor.
Kullanıcı kitlesi sizi nasıl şaşırttı?
81 ilin tamamında güçlü bir ilgi gördük. Beklentimizin aksine sadece büyük şehirlerde değil; Anadolu’da da yüksek kullanım var.
Demografik olarak ise çok geniş bir yelpazeye ulaştık. Beklentimiz daha genç bir kesimin yoğun kullanıcımız olması yönündeyken, emekli müşterilerimizin oranının yüksekliği bizi şaşırttı. Bununla birlikte tabii ki ilk hesabını GetirFinans’ta açan bir çok kullanıcımız da oldu.
Özellikle Z kuşağı yüzde 30 ile kullanıcılarımız içerisindeki en büyük segment. Bu kuşak bankacılıkta hız ve kolay bir deneyim arıyor. Ürün ve süreçlerimizdeki kolaylık, rahat kullanımı kazanç ile birleştirmiş olmamız her segmentten müşterinin GetirFinans’ı tercih etmesini sağladı.
BaaS’in ve platform bankacılığının Türkiye’deki geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye dijital bankacılıkta oldukça geniş bir mevzuata sahip, bununla birlikte BaaS sektörde platform bankacılığının gelişmesine öncü oldu. Sadece ayrı bir uygulama ile kullanıcılarla buluşma yaklaşımı, mevcut platformlara entegre olarak bu platformların ekosistemi ve dinamiklerini kullanma şansı veriyor. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bir çok yeni kurumun bu model ile farklı platformlarda kullanıcılarla buluşacağından eminiz. Bu dönüşümün merkezinde olmak ve teknolojimizi en iyi şekilde kullanmak ve kullanıcılarımıza en iyi hizmeti sunmak bizim için vazgeçilmez bir hedef olmaya devam edecek.
Yakın dönemde hangi ürün alanlarına odaklanacaksınız?
KOBİ bankacılığı öncelikli odaklarımızdan biri olacak. Hem getir ekosistemindeki binlerce restoran, market ve işletmeye, hem de diğer işletmelere avantajlı koşullar ile finansmana ulaşabilecekleri, finansal işlemlerini bireysel müşterilerimiz kadar kolay ve hızlı gerçekleştirebilecekleri bir yapı sunmayı planlıyoruz. Bununla birlikte tüm müşterilerimize yapay zeka destekli hizmetler vermek için de çalışıyoruz, burada odağımız GetirFinans’ın sunmuş olduğu avantajlardan tüm kullanıcılarımızın en iyi şekilde faydalanması olacak.
Global genişleme planlarınız var mı?
Hem finansal ürün ve hizmetlerimizi genişletme hem de büyüme hedeflerimizdeki odağımız şu an Türkiye. İş modelimizin sağlamlaşması ve fırsatlara bağlı olarak gelecek dönemlerde tabii ki global genişleme de hedeflenebilir.
