Rubikpara Yönetim Kurulu Başkanı R. Yusuf Akbal’ın Fintechtime Ocak sayısında yer alan “Fintek Liderlerinden 2026 Yılı Perspektifi” dosya konusu kapsamında paylaştığı görüş yayında.
“Rubikpara Yönetim Kurulu Başkanı R. Yusuf Akbal, 2026’yı fintek sektöründe hız ve kampanya odaklı reflekslerin geride kaldığı, güvenin nasıl tasarlandığı ve yönetildiğinin belirleyici hâle geldiği bir yıl olarak konumlandırıyor. Yapay zekânın kurumsal süreçlere gerçek entegrasyonu, regülasyon uyumluluğunun stratejik bir rekabet alanına dönüşmesi ve entegre finansal ekosistemler, bu yeni dönemin temel eksenlerini oluşturuyor.”
“Büyümede artık hız değil, kalite konuşuyor.”
R. Yusuf Akbal
Yapay Zekâ Deney Olmaktan Çıkıyor
2026 ajandamız yeni yıla yön vereceğini öngördüğümüz üç başlık ekseninde şekilleniyor: Yapay zekanın kurumsal süreçlere gerçek entegrasyonu, güven ve şeffaflığın rekabetin merkezine yerleşmesi ve entegre finansal ekosistemler.
Verimlilikten güvenliğe kadar operasyonlar yeniden tasarlanıyor; bu kez yapay zeka “deney” değil, işin kendisi. Düzenleyici taraftaki adımlar da bu yönü destekliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ile finans sektörü için bir yapay zeka sandbox ortamı kurmaya hazırlanması, regülasyonun güvenli inovasyonu mümkün kılan bir ekosistem kurucusuna dönüştüğünü gösteriyor.
2026’da fintekler dijital kanallarla sınırlı kalmayacak; reel ekonominin içinde daha fazla değer üretecek. KOBİ’ler, esnaf ve sanayici; ödeme, tahsilat, açık bankacılık ve kart gibi bileşenleri tek merkezden yöneteceği, daha bütünleşik çözümlere ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden 2026’da birbiriyle konuşan ürünlere sahip, güven mimarisi güçlü ve kolay ölçeklenen platformlar öne çıkacak.
Regülasyon ve Güven Yeni Rekabet Sahası
2026’nın kritik kırılma noktası regülasyon uyumluluğunun stratejik bir rekabet alanına dönüşmesi olacak. Sektör bir olgunlaşma evresine giriyor; hız ve kampanya gibi kısa vadeli başlıklardan çok, güvenin nasıl tasarlandığı ve yönetildiği konuşulacak.
Burada en önemli dönüşüm, düzenleyici kurumların reaktif otoritelerden güvenli teknolojilerin geliştirilmesine altyapı sağlayan proaktif regülatörlere evrilmesi. Dünyada eşine az rastlanır bu yenilikçi yaklaşım, ekosistemimizin geçtiğimiz yıl yaşadığı “güven devrimi”nin 2026’da yeni bir faza geçmesinin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Diğer kırılma noktası ise yapay zekanın iş sonuçlarına doğrudan etki ettiği bu dönemde kurumların artık eski reflekslerle ilerleyemeyeceği gerçeğiyle yüzleşmeleri olacak. Yapay zeka entegrasyonu; iş süreçlerini, risk yönetimini ve müşteri deneyimini yeniden kurgulayan bir dönüşüm başlattı. 2026’da uyumu ürün geliştirme ve güvenlikle entegre edebilen; teknolojiyi bir vitrin değil, güven mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak konumlandıran şirketler rekabette bir adım öne çıkacak.
Değer Üreterek Büyüme Dönemi
Yeni yıl yol haritamızda, tek durak ödeme sağlayıcısı olma hedefimizi hızlandırmaya ve B2All yaklaşımımızı sahaya daha güçlü taşımaya odaklanıyoruz. 2025’te ekosistemimizi tamamlayan önemli adımlar attık. 14 ilde sahaya yayıldık, Anadolu’da reel sektöre daha güçlü ulaştık ve günlük 500 milyon TL’yi aşan işlem hacmine çıktık. Rubik Kart ile dijital cüzdanı fiziksel dünyaya taşıdık. Türkiye Noterler Birliği iş birliğiyle de noter onaylı araç satışlarında ödeme sürecini güvenle dijitalleştirerek alanımızda bir ilke imza attık. 2026’da bu entegre yapıyı daha fazla entegrasyon ve daha geniş kapsayıcılıkla ölçekleyeceğiz.
Büyüme planlarımızı ise reel ekonomiye dokunan, kârlı ve sağlıklı iş modelimizle “değer üreterek büyüme” ilkesine sadık kalarak kurguluyoruz. 2026’da stratejik ortaklıklar kurmaya devam edeceğiz.
Ürün stratejisinde ise ödemeyi arka planda sessizce çalışan görünmez ve güvenli bir fonksiyona dönüştüren mimarimizi güçlendirmek ve büyük veriyi işleyerek işletmelere ticari içgörüler sunan teknoloji ortağı rolümüzü büyütmek önceliklerimiz arasında olacak.
Görünmez Deneyim Güvenle Anlam Kazanıyor
Benim için 2026’nın mottosu “görünmez deneyim, hissedilir güven.” Finansal hizmetler artık her yerde ve giderek her deneyimin içine gömülüyor. Kullanıcılar ödeme sürecinin ayrıntılarıyla uğraşmak istemiyor; deneyimin içinde, akışı bozmadan sorunsuz şekilde gerçekleşmesini bekliyor. Aynı anda sektörümüzde güvenin yeniden tanımlandığı bir döneme giriyoruz. Veri güvenliği, denetim, regülasyon uyumu ve şeffaflık; hız kadar belirleyici hale geliyor. Bu iki gerçeği aynı potada eritebilen oyuncular 2026’da sektöre damga vuracak.
Güven ve Kalite Yeni Ayrışma Alanı
Büyümede artık hız değil, kalite konuşuyor. Yatırımcı beklentileri de bu yöne evrildi. Hacim ve kullanıcı sayısı tek başına yeterli kalmıyor; büyümenin sürdürülebilir ve kârlı olup olmadığı sorgulanıyor. Bu yüzden fintekler net bir değer önerisi ve sağlam bir güven mimarisi kurmak zorunda.
2026’da regülasyon uyumu bir kontrol listesi olmaktan çıkacak; ürün geliştirmeden risk yönetimine kadar uzanan stratejik bir rekabet alanına dönüşecek. Bu noktada kamu ve özel sektör iş birliğinin belirleyici bir rol oynayacağını öngörüyoruz. Düzenleyici kurumların güvenli teknolojiyi geliştirmeye katkı sağlayan proaktif yaklaşımları, Türkiye’nin global ölçekte iddiasını güçlendirecek.
