Türkiye’nin dijital bankacılık stratejisinde önemli bir eşiği geride bırakan ING Türkiye, teknolojik altyapısını dünya standartlarında modern bir mimariye taşıdı.
Mühendislik yetkinliklerini ING Grubu’nun küresel gücüyle birleştiren banka, mikro servis tabanlı platformu ve “aktif-aktif” veri merkezi yapısıyla dijital bankacılıkta hız, esneklik ve operasyonel dayanıklılık çıtasını yukarı çekti.
Yazılım Teslimat Hızında Yüzde 27 Oranında Rekor Artış Var
Dijital dönüşümün merkezine disiplinli yazılım süreçlerini koyan ING Türkiye, yazılım geliştirme yaşam döngüsünde (SDLC) kurduğu güçlü metodoloji sayesinde yazılım teslimat hızını yüzde 27 oranında artırmayı başardı. Bu hız, müşteri ihtiyaçlarına yönelik dijital çözümlerin çok daha kısa sürede piyasaya sürülmesine olanak tanırken, sistemlerin esnekliğini ve güvenilirliğini de pekiştirdi. Altyapıdaki bu iyileştirmeler, bankanın müşteri memnuniyet göstergesi olan Net Tavsiye Skoru (NPS) üzerinde doğrudan pozitif etki yarattı.
ING Türkiye’nin teknoloji ajandasındaki en kritik hamlelerden biri olan Aktif-Aktif Mimari Dönüşüm Projesi hayata geçirildi. İstanbul ve İzmir’deki veri merkezleri eşzamanlı çalışacak şekilde yapılandırılarak tek merkeze bağımlılık ortadan kaldırıldı. Herhangi bir aksaklık anında otomatik devralma (failover) ve gerçek zamanlı yük paylaşımı yetkinliği kazanan banka, operasyonel dayanıklılığını en üst seviyeye taşıdı.
Bankacılığın Geleceğini Modern Mimarilerle Şekillendiriyoruz
Altyapı dönüşümünün stratejik önemine değinen ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İltemir Carino, şu değerlendirmede bulundu:
“Teknolojik altyapımıza yaptığımız yatırımlarla, bankacılığın geleceğini şekillendiren modern mimarileri hayata geçiriyoruz. Mikro servis mimarilerinden aktif-aktif veri merkezi yapısına kadar attığımız her adım, müşterilerimize kesintisiz ve güvenilir bir dijital deneyim sunma hedefimizin bir parçası. Güçlü dijital altyapımız ve global deneyimimizle teknolojide öncü adımlar atmaya devam edeceğiz.”
ING Türkiye’nin mikro servis ve aktif-aktif mimari hamlesi bankanın bir “teknoloji şirketi” çevikliğine ulaşma vizyonu olarak değerlendirilebilir. BCG’nin 2025 bankacılık raporunda vurgulanan “otonom operasyonlar” ve “kesintisiz dijital arayüzler” hedefi için bu tür bir altyapı dönüşümü bir zorunluluktur. Yazılım teslimat hızındaki %27’lik artış, ING Türkiye’nin fintek ekosistemindeki rakiplerine karşı “pazara giriş hızı” avantajı elde etmesini sağlayacaktır.
