Türkiye’nin sadakat ve ödüllendirme sistemleri sektöründe faaliyet gösteren Momento, kullanıcı deneyimini zenginleştirme stratejisi kapsamında moda perakendesinin önemli oyuncularından Koton ile iş birliğine gittiğini duyurdu.
İş birliği, kurumsal ödüllendirme ve esnek yan haklar ekosisteminde çalışanların giyim harcamalarını daha verimli yönetebilmelerini hedefliyor. 15 yılı aşkın süredir yan haklar alanında hizmet veren Momento, portföyüne eklediği bu yeni halka ile fiziksel mağaza ağındaki erişim gücünü artırmış oldu.
Mağaza İçi Deneyim ve Finansal Teşvikler Sunuluyor
İş birliği kapsamında Momento kullanıcıları, Koton’un Türkiye genelindeki fiziksel mağazalarında Momento Gift ve Momento Kart çözümlerini kullanabilecek. Dijital cüzdan ve kart altyapısı üzerinden kurgulanan sistemde, özellikle “avantaj cüzdanı” kullanan çalışanlar için finansal bir teşvik mekanizması da devreye alınıyor. Kullanıcılar, fiziksel mağazalarda gerçekleştirdikleri alışveriş sonrasında belirli oranlarda nakit iade (cashback) kazanarak yan haklarının alım gücünü koruma imkanı buluyor.
Kurum Kültüründe Esnek Yan Haklar Neden Önemli?
Günümüzde çalışan bağlılığı stratejilerinde esnek yan haklar, standart bir yardım paketinden ziyade kurum kültürünün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Momento Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gövenç, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sunulan çözümlerin insanların günlük rutinine entegre edilmesinin önemine dikkat çekti. Gövenç, kurumsal fayda alanının klasik sınırların dışına çıkarılmasının, çalışanların hayatında gerçek bir karşılık bulduğunu ve bu tür iş birlikleriyle kullanıcı deneyimini derinleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Momento ve Koton iş birliği, Türkiye’deki fintek ve perakende entegrasyonunun çalışan deneyimi odaklı gelişimine önemli bir örnek. BCG’nin bankacılık raporunda da değinilen “kişiselleştirilmiş değer önerileri” vizyonu, yan haklar dünyasında bu tarz markalı iş birlikleriyle hayat buluyor. Yan hakların nakit iade sistemleriyle desteklenmesi, yüksek enflasyonist ortamda çalışanların bütçesini doğrudan destekleyen bir “finansal sağlık” aracı işlevi görüyor. Bu tür adımlar, sadakat sistemlerinin sadece birer hediye çeki platformu olmaktan çıkıp, gerçek zamanlı kazanç sağlayan birer ödeme altyapısına dönüştüğünü kanıtar nitelikte.
