ForInvest tarafından Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Türkiye’deki yatırımcı profilini derinlemesine inceleyen “Yatırım & Yapay Zeka Araştırması”, çarpıcı sonuçlarıyla dikkat çekiyor.

Finansal piyasalarda insan sezgileri ile algoritmik güç arasındaki dengeler hızla değişiyor. ForInvest tarafından Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Türkiye’deki yatırımcı profilini derinlemesine inceleyen “Yatırım & Yapay Zeka Araştırması”, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre yatırımcıların yüzde 75’i artık yatırım kararlarını alırken yapay zeka araçlarından aktif olarak destek alıyor. Bu yüksek oran, Türkiye’deki yatırımcıların teknolojik adaptasyon hızının küresel standartların üzerine çıktığını ve yapay zekanın artık “lüks” bir araçtan ziyade temel bir ihtiyaç haline geldiğini gösteriyor.

İnsan ve Makine İş Birliğinde Hibrit Model Dönemi Başladı

Araştırmanın en çok tartışılan bölümlerinden biri, yapay zekanın gelecekte insanın yerini alıp almayacağı sorusuna verilen yanıtlar oldu. Yatırımcıların yüzde 47’si, önümüzdeki 5 yıl içinde yapay zekanın portföy yönetiminde insan faktörünü “kısmen” ikame edebileceğini düşünürken, tamamen yerini alabileceğine inananların oranı yüzde 24’te kaldı. Bu veriler, piyasanın geleceğinde tamamen otonom robotlar yerine, insan deneyiminin stratejik bakış açısı ile yapay zekanın devasa veri işleme kapasitesinin birleştiği hibrit modellerin mutlak hakimiyet kuracağını kanıtlıyor.

ForInvest Pazarlama ve Büyüme Direktörü Çağlar Sak, araştırmanın ortaya koyduğu bu yeni düzeni şu sözlerle değerlendirdi:

“Yatırımcıların dörtte üçünün yapay zekayı aktif olarak kullanması, sektörümüz için tarihi bir dönüm noktasıdır. Bugün yatırımcılar, karmaşık veri setlerini saniyeler içinde analiz etmek ve rasyonel kararlar almak için bu teknolojiden faydalanıyor. Ancak asıl değer, yapay zekanın insanın yerini alması değil, onu stratejik olarak güçlendirmesidir. Başarıyı, teknolojiyi insan aklıyla en iyi entegre eden yapılar belirleyecek.”

Yatırımcı beklentilerine göre, önümüzdeki 5 yıl içinde yapay zekanın en derin izler bırakacağı alan piyasa tahminleri olacak. Katılımcılar, makine öğrenmesi algoritmalarının piyasadaki yön değişimlerini öngörme yetkinliğine büyük güven duyuyor. Bunun yanı sıra; portföy optimizasyonu, risk yönetimi ve milyonlarca haberi anlık olarak süzgeçten geçiren duygu analizi sistemleri, yatırımcıların en çok kullanacağı alanlar olarak öne çıkıyor. Ayrıca, yapay zekanın sadece profesyonellere değil, her seviyeden kullanıcıya hitap eden bir “kişisel yatırım asistanı” olarak konumlanması, finansın demokratikleşmesi adına dev bir adım olarak nitelendiriliyor.

Güven ve Risk Algısında Veri Gizliliği Endişesi Hakim

Yapay zekaya olan adaptasyon hızı yüksek olsa da, kullanıcıların risk algısı oldukça keskin. Araştırmaya katılanların yüzde 93’ü yapay zeka kullanımında ciddi risk faktörleri görüyor. Bunların başında yüzde 52 ile veri güvenliği ve gizlilik endişesi geliyor. Yatırımcılar, hassas finansal verilerinin algoritmalar tarafından nasıl işlendiği ve saklandığı konusunda daha fazla şeffaflık bekliyor. Hatalı kararların finansal kayba yol açma ihtimali ve kontrolün tamamen makinelere geçmesi korkusu, teknoloji sağlayıcılarının önümüzdeki dönemde çözmesi gereken en kritik güven barajları olarak görülüyor.

ForInvest’in bu araştırması, fintek dünyasında “teknolojik kaygı” döneminin kapandığını ve “stratejik ortaklık” döneminin başladığını tescilliyor. Yatırımcıların yüzde 21’inin yapay zekanın piyasalarda fırsat eşitliği yaratacağına inanması, finansın sadece seçkin bir azınlığın kontrolünde olduğu algısını yıkıyor. BCG’nin bankacılık raporlarında altı çizilen “Hiper-Kişiselleştirilmiş Yatırım” vizyonu, Türkiye’de her 4 yatırımcıdan 3’ünün bu teknolojiyi kullanmasıyla fiilen hayat bulmuş durumda. Fintek şirketleri için artık asıl mesele algoritmanın gücü değil, bu algoritmanın ne kadar “güvenilir ve şeffaf” olduğudur. 2026’ya girerken finansal dünyada rekabet, en iyi kodu yazanlar ile en güvenilir kullanıcı deneyimini inşa edenler arasında yaşanacak.