Türkiye İş Bankası’nın ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunduğu insansız su altı planörü Deniz Kâşifi, Akdeniz ve Marmara Denizi’nde gerçekleştirdiği ölçümlerle kritik verilere ulaştı.

Türkiye İş Bankası’nın ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunduğu insansız su altı planörü Deniz Kâşifi, 2025 yılı boyunca Akdeniz ve Marmara Denizi’nde gerçekleştirdiği ölçümlerle kritik verilere ulaştı. Toplanan veriler, her iki denizde de sıcaklık artışının sürdüğünü kanıtlerken; Marmara Denizi’nde iklim değişikliği ve oksijensizleşme baskısına bağlı müsilaj tehdidinin ciddiyetini koruduğunu ortaya koydu.

[Görsel: Deniz Kâşifi su altı planörünün Marmara Denizi’nin derinliklerinde müsilaj tabakalarını haritalandırırken ve Akdeniz’deki dev deniz girdaplarını ölçümlerken çekilmiş dijital illüstrasyonu]

“Doğu Akdeniz’deki can suyu girdaplar ilk kez uzun süreli ölçümlendi”

2025 yılında Akdeniz’de 60 gün boyunca görev yapan Deniz Kâşifi, 2 bin 100 kilometreden fazla yol kat ederek 900 dalış gerçekleştirdi. Bu çalışma ile Akdeniz ekosistemi için hayati önem taşıyan deniz girdapları ilk kez bu kadar uzun süreli ölçümlenmiş oldu. Elde edilen bulgular, Doğu Akdeniz’in beklenenden çok daha dinamik bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. Girdapların körfez ve koylara taşıdığı serin ve temiz suların, özellikle Mersin ve Antalya Körfezi gibi kapalı bölgelerde kirlilik baskısına karşı bir “havalandırma” işlevi gördüğü tespit edildi.

“Marmara Denizi’nde bugüne kadarki en kapsamlı müsilaj verisi toplandı”

Marmara Denizi’nde 30 gün boyunca 807 dalış yapan Deniz Kâşifi, müsilajın su kolonundaki taşınma süreçlerini ayrıntılı biçimde haritalandırdı. Yapılan incelemelerde, müsilajın yüzeyde görünmese bile derinlerde varlığını sürdürdüğü ve Marmara’nın fiziksel yapısının sürekli üretime elverişli olduğu gözlemlendi. Tekirdağ–Orta Çukur bölgesindeki bir girdabın müsilajlı tabakayı yüzeye taşıyarak sistemden uzaklaşmasını sağladığı, Deniz Kâşifi sayesinde ilk kez uzun süreli olarak kayıt altına alındı. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, bulguları şu sözlerle değerlendirdi:

“Deniz Kâşifi verileri, Marmara’da müsilajın denizin derinliklerinde yaygın olduğunu gösterdi. Marmara’nın fiziksel koşulları sürekli müsilaj üretimine elverişli. Bu tablo, sorunun geçici değil, kalıcı önlemler gerektiren yapısal bir durum olduğunu ortaya koyuyor.”

“Deniz ekosistemi gıda güvenliği ve ekonomik faaliyetler için temel alanlardan biri”

Denizlerin korunmasının yaşamın tüm alanlarını etkilediğini vurgulayan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, iklim değişikliğiyle mücadelede el birliğiyle çalışmanın önemine dikkat çekti. Sözen, bankanın deniz ekosistemine yönelik sorumluluk vizyonunu şu şekilde aktardı:

“Denizlerimizdeki durumun pek iyi olmadığını 2021 yılındaki müsilaj gerçeğiyle net bir biçimde anladık. Deniz ekosistemi sadece çevre konusu değil; gıda güvenliği ve ekonomik faaliyetler gibi yaşamı doğrudan ilgilendiren temel alanlardan biri. Bu yüzden üniversitelerle birlikte sorumluluk üstlenmeye ve çalışmalar yürütmeye devam ediyoruz.”