MARS’ın Kurucu Ortakları Burcu Bekdaş ve Emrah Kaya ile Fintechtime Haziran sayısı için özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Lansmanı bugün yapılan premium dijital finans uygulaması MARS, içerisinde yer alan farklı kategorilerdeki 8 koloni ile kullanıcılarına, kartlarını yaşam tarzlarına göre özelleştirme imkânı sunmaya başladı.

Parayla ilgili tüm işlerinizi kolayca çözebildiğiniz, tek uygulama tek kart ile uygulamaya tanımladığınız bütün kartlarınızı 7/24 kullanabildiğiniz sistemin detaylarını ve girişim yolculuklarına dair sorularımızı şirketin kurucu ortakları Burcu Bekdaş ve Emrah Kaya’ya ilettik.

 

Öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz? MARS öncesinde neler yaptınız, nasıl bir araya geldiniz?

"MARS’ı hayal etmeye başladıktan sonra uzun bir sadece fikri geliştirmeye adadık, sektörü incelemeye ve tüm süreçleri planlamaya başladık."

“MARS’ı hayal etmeye başladıktan sonra uzun bir sadece fikri geliştirmeye adadık, sektörü incelemeye ve tüm süreçleri planlamaya başladık.”

Burcu Bekdaş: Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunuyum. Çoğunluğu startup olan farklı reklam ajanslarında çalıştım. İlk iş tecrübelerim reklam ajanslarında oldu. Reklam ajansı tecrübemi sonrasında startuplara taşıdım. MARS’tan önce üç farklı startup’ın kuruluşuna ve organizasyonel oluşumuna yer sağladım. 2015-2019 yılları arasında Youth Holding’te bir girişim projesinin yöneticisi olarak görev aldım. Mezun olduğum zamandan bu yana kendimde gördüğüm girişimcilik duygusu hep devam etti.

Emrah ile yollarımız gençlerin güçlendirilmesi ve enerjisinin toplumsal faydaya dönüştürülmesi amacıyla kurulan Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda kesişti. Ben yönetim kurulundaydım, Emrah da mütevelli heyetindeydi. MARS’ın fikri de o yıllarda filizlenmeye başladı.

 

Emrah Kaya: İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü mezunuyum. 2001-2018 yılları arasında pek çok gençlik markasının kurulmasına fikir ve operasyonel olarak liderlik ettim. 2010’da Global Endeavor Girişimcisi seçildim, 2011’de European Business Awards’ta Avrupa’nın en iyi 10 girişimcisi arasına girdim ve Ruban D’honneur nişanını almaya hak kazandım. 2012’de Youtholding ile Harvard Business School’un Global Partner’ları arasında yer aldım.

Dünyanın finansal teknoloji alanında geçirdiği değişimi yakından takip ediyorum ve 2015’ten bu yana Türkiye’deki dijital bankacılık alanındaki iş modellerine odaklanıyorum. Halihazırda e-spor kulübü ve bir oyun şirketinde ortaklığım var bu sayede gençlerle oyun sektörü üzerinden iletişim kuruyorum. 2020 yılından bu yana “İnsanlık için Gıdanın Geleceği” olarak adlandırdığımız Sovital Vitamins markasının da kurucu ortağıyım. Teknoloji, Web 3.0, Yapay Zekâ konuları ile ilgili merakım sonucunda Metaverse: Meta İnsana Hazır mısın? isimli Nemesis Kitapevinden yayınlamış bir kitap yazdım ve yenileri için çalışıyorum.

Metaverse Union’da Yönetim Kurulunda, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)’nda Mütevelli Heyetindeyim. Ayrıca 10 yılı aşkın süre Fütüristler Derneği (TFD) ve Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği’nde (FODER), Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ve Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği’nde de (DPİD) Yönetim Kurulu üyeliği yaptım.

 

MARS’ın kuruluş hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Hangi sorunu çözmek için yola çıktınız, şu an neredesiniz?

Burcu Bekdaş: MARS, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarını çözebilecekleri bir mobil uygulama. Kullanıcılara premium finans deneyimi sunuyoruz. Youth Holding’te gençlik iletişimi yaptığımız yıllarda gençlerin finansal ihtiyaçları konusunda beklentilerinin olduğunu ve karşılanmadığını fark ettiğimiz odak grup çalışmaları bizi buraya getirdi.

Bizi farklı kılan tamamen kullanıcı odaklı olmamız, kullanıcılarımızın ne beklediğini ve onlara ne hizmet vermemiz gerektiğini çok iyi anlayarak yola çıktık. Dünyanın içinden geçtiği süreçleri düşündüğümüzde insanların maalesef sosyoekonomik statülerinin eskisinden daha iyi olmadığı bir noktadayız. Artık daha az seyahat ediyoruz, daha az yurt dışına çıkıyoruz, lüks olarak nitelendirilebilecek şeyleri daha az yapabiliyoruz ve aslında ait olduğumuzu düşündüğümüz sosyo-ekonomik statülere gelemiyoruz. Bu nedenle farklı yollar ve hizmetlere başvuruyoruz. Airbnb, Uber gibi şirketleri ele alalım. Araç ya da ev satın alamayıp paylaşma veya kiralama yoluna giderek bir deneyim yaşamak veya bir ihtiyacı gidermek, paylaşım ekonomisinin dünyada olduğu gibi Türkiye’de bu kadar yayılmasının ve popüler olmasının sebebidir. İnsanlar yaşamak istedikleri sosyo-ekonomik statülere yakınsamaya çalışırken MARS da onların arkasında dursun, destek olsun istedik ve MARS’ı yarattık.

 

"Yolculuğumuz daha yeni başlıyor. MARS ile hem kullanıcılarımıza hem içinde bulunduğumuz sektöre hem de gezegenimize iyilik yapacağız."

“Yolculuğumuz daha yeni başlıyor. MARS ile hem kullanıcılarımıza hem içinde bulunduğumuz sektöre hem de gezegenimize iyilik yapacağız.”

 

Emrah Kaya: Lüks olarak konumlandırılan birtakım ürün ve hizmetleri, herkesin erişebileceği bir konuma getirerek demokratikleştirmeyi hedefliyoruz. MARS ile yaratmak istediğimiz ekosistemde, kullanıcılar tamamen kendilerine göre seçip, özelleştirdiği ve ihtiyaçlarına göre tasarladıkları bir evrene sahip oluyorlar. MARS 1,5 yıllık uzun bir tasarım ve geliştirme sürecinin sonucu. Biz kendimizi FinTech olarak tanımlamıyoruz, biz TechFin’iz. Çünkü finans sektöründen teknolojiye doğru yakınsamıyoruz. Biz teknoloji şirketiyiz ve finansa yakınsıyoruz. Biraz daha açmak gerekirse, kullanıcıların, geleceğin bankacılığını şimdiden yaşamaya başlayabilmelerini sağlayacak teknolojiler geliştiriyoruz.

 

Uygulamanız ve sisteminiz hakkında detay bilgi alabilir miyiz? Hedef kitlenizde kimler var, entegrasyon nasıl sağlanıyor? MARS kullanıcılarına hangi avantajları sunuyor?

Emrah Kaya: MARS için, özgür ruhlu, parasını akılcı yöneten, yeniliğe açık, kendine has zevkleri olan, premium yaşamak ve avantajlara sahip olmak isteyenlerin buluşma noktası diyebiliriz. Kullanıcılara tek bir uygulama ve kartla tüm finansal yaşamlarını tek yerden yönetebilme imkânı tanıyoruz. Çünkü MARSlılar, harcamalarının ve paralarının kontrolünü kendi ellerinde tutuyorlar. Tanımladıkları tüm kartların limitleri MARS kartta birleştirilip tek seferde ve tek yerden tüm finansal ihtiyaçlarını giderebiliyorlar. Kendi aralarında para transferi yapabiliyorlar, diledikleri ATM’den MARS fiziksel kartlarıyla ya da QR kodla herhangi bir komisyon ödemeden para çekebiliyor ve QR kod ile ödeme yapabiliyorlar.

Ayrıca kullanıcılar hesaplarına otomatik para yatırma ve fatura ödeme talimatı verebiliyorlar, yani aslında kendi bütçelerini teknolojik finans gücüyle planlayabiliyorlar.

MARS, mil programında da çığır açıyor. MARSlılar Miles cüzdanlarındaki milleri istediği zaman dönüştürüp TL cüzdanlarına ve hesaplarına aktarabiliyor. Ve bir diğer yenilik olarak MARS millerde zaman aşımı bulunmuyor. 

MARS, MasterCard Gümüş logosuna sahip kartlarıyla kullanıcılar 200’den fazla ülkede yüzlerce avantajlardan faydalanabiliyorlar, tüm dünyada alışveriş yapabiliyor ve ATM’lerden para çekebiliyorlar.

 

Burcu Bekdaş: MARS’ı farklı kılan en temel özelliklerden bir tanesi, MARSlı olmak için bir ön koşul aranmıyor olması. Sadece 30 saniyede MARSlı olmak ve fırsatlarla dolu yeni bir dünyaya adım atmak mümkün. Bugün herhangi bir bankada çeşitli ayrıcalıklardan yararlanabilmek için pek çok ön koşul aranır, biz bunu talep etmiyoruz. Demokratikleşmeden de kastımız aslında bu.

 

 

MARS üyeliklerinde üç tip segment var: Prime, Platinium veya Titanium Metal. Adım adım deneyimi anlatmak gerekirse, üye olduktan sonra dijital kartınız otomatik oluşuyor. Daha sonra finansal ihtiyaçlarınıza ve yaşam tarzınıza uygun üç ayrı üyelik modelinden birini tercih edebilirsiniz, fiziksel kart başvurusunda bulunabilirsiniz. Burada, mevcut bankacılık sisteminde olmayan aylık üyelik (subscription) modeliyle çalışıyoruz. Araştırmalar gösteriyor ki insanlar bir şeye sahip olmak yerine, ona aylık belli, düzenli ve küçük meblağları ödeyerek kullanma hakkını almayı tercih ediyorlar. Biz de bunu yapıyoruz. Bizi ayrıştıran en önemli özelliklerimizden biri Titanium Metal üyeliğimiz. Bankaların birçok ön koşulla özel müşterilerine sunduğu ve Titanium adını verdiğimiz metal kartı MARS ile erişilebilir kılıyoruz. MARS Titanium Metal üyeleri 16 gram saf metal karta sahip oluyor ve lounge, fast track, özel şoför gibi benzersiz avantajlara sahip oluyorlar.

 

 

2023 yılı hedeflerinizde ve yol haritanızda neler var? Yılın nasıl geçmesini bekliyorsunuz, müşterilerinize hangi yenilikleri sunmaya hazırlanıyorsunuz?

Burcu Bekdaş: Yolculuğumuz daha yeni başlıyor. MARS ile hem kullanıcılarımıza hem içinde bulunduğumuz sektöre hem de gezegenimize iyilik yapacağız. İş modelimiz sebebiyle Türkiye’de rakibimiz yok. MARS olarak kullanıcılarımızla çok şeffaf bir ilişki kurmak istiyoruz. Kullanıcılarımızın ne beklediğini ve onlara ne hizmet vermemiz gerektiğini biliyoruz. Dolayısıyla MARS’ta şeffaf bir hizmet alacaklar, MARS’ta beklenmedik ve kötü sürprizlerle karşılaşmayacaklar.

Emrah Kaya: İlk yılımızda Türkiye’de 155 bin kullanıcı hedefliyoruz. Ayakları yere basan, çok gerçekçi bir projeksiyonumuz var. Türkiye’de kullanıcılarımızla buluştuktan sonra hedefimiz Avrupa’ya açılmak.

 

"MARS’ı farklı kılan en temel özelliklerden bir tanesi, MARSlı olmak için bir ön koşul aranmıyor olması. Sadece 30 saniyede MARSlı olmak ve fırsatlarla dolu yeni bir dünyaya adım atmak mümkün."

“MARS’ı farklı kılan en temel özelliklerden bir tanesi, MARSlı olmak için bir ön koşul aranmıyor olması. Sadece 30 saniyede MARSlı olmak ve fırsatlarla dolu yeni bir dünyaya adım atmak mümkün.”

 

Deneyimleriniz eşliğinde, Türkiye’de girişimci olmanın zorlukları ve “varsa” kolaylıkları nedir? 

Türkiye girişim ekosistemi anlamında ciddi fırsatlar sunuyor. Genç ve teknolojiyi yakından takip eden bir nüfusumuz var. Ayrıca Türkiye finansal teknolojiler ve bankacılık düzenlemeleri anlamında dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer alıyor. Fakat girişimci olmak çok kolay bir karar değil, doğru anda doğru yerde olmak, doğru fikri savunmak, doğru insanlarla yola çıkmak ve ortaya konulan değerin geri dönüşünü sağlamak gibi birçok detayı planlamak gerekiyor. Dolayısıyla girişimcilerin sabırlı olması, doğru bir projeksiyon yapması ve hiç durmadan çalışması gerektiğine inanıyoruz. MARS’ı hayal etmeye başladıktan sonra uzun bir sadece fikri geliştirmeye adadık, sektörü incelemeye ve tüm süreçleri planlamaya başladık. İş modelimizi belirledikten sonra yola çıktık. Bu yolculukta kendimizi her gün geliştirdik, modelimizde gerekli iyileştirmeler yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Ve artık hazırız.

 

Girişimlere yapmaları ve yapmamaları konusunda önerileriniz neler olur? Başarıya götüren yol haritasında neler yer almalı, nasıl bir yol izlenmeli?

Girişimcilerin insanlara yaklaşımlarını, yeni teknolojilere bakış açılarını, ilgi alanlarını ve meraklarını sürekli olarak yenilemeli ve denemekten korkmamaları gerekiyor. Çevrelerinde işini iyi yapan bir ekip kurmaları ve heyecanlarını her gün yenileyerek yola devam etmeleri lazım. Girişimcilik gerçekten çok zor, her gün karşınıza farklı sorun çıkabiliyor ama önemli olan sorunlar olduğunda da vazgeçmemek.

Girişimcilik “yapıp, olduğunuz” bir şey değil, durmadan gelişen, yenilenmeyi gerektiren hayat boyu sürecek bir yolculuk. Bu anlamda girişimciler öğrenmeye açık olmalı, meraklarını diri tutmaları gerekiyor. En önemli konulardan biri tanesi de girişimcilikte işin hiçbir zaman bitmediğini, daha iyisi olabileceğini her zaman hatırlamalılar. Eğer işinizde, iş modelinizde en üst seviyeye ulaştığınızı düşünüyorsanız, hayal gücünüzü yeterince kullanmıyorsunuz demektir.