WORDLEF Istanbul 2025 başladı. Etkinlik kapsamında Elekse Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşu’nun Genel Müdürü Ayşegül Güvenç ile bir araya gelerek özel bir röportaj yaptık.

Finansal teknolojilerde on yılı geride bırakan Elekse Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşu, sadece teknolojik yatırımlarıyla değil, güçlü markaları, kullanıcı odaklı stratejileri ve sürdürülebilir büyüme modeliyle de sektörde dikkat çekiyor. Worldef İstanbul 2025 kapsamında görüştüğümüz Genel Müdür Ayşegül Güvenç ile hem Elekse’nin 10 yıllık yolculuğunu hem de şirketin Ar-Ge vizyonunu, yapay zekâ projelerini ve global hedeflerini konuştuk. Sektörde kadın lider olmanın anlamını ve dönüştürücü etkisini de içtenlikle paylaştı. Röportajımız, bir fintek markasının sahadan globale uzanan hikâyesine olduğu kadar, liderliğin inşa ettiği kurumsal kültüre de ışık tutuyor.

 

 

Worldef İstanbul sizin için nasıl geçiyor? Burada bulunma amacınızı ve etkinlikten beklentilerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Birkaç saat önce geldim. Bence oldukça güzel ve keyifli geçiyor. Geçen seneye göre bir tık daha kalabalık buldum. Şu anda finansal teknolojiler tamamen Worldef sahnesinde yerini almış durumda. Bence bu platform artık çok etkili. Biz de bütün ürünlerimizle buradayız. EsnekPOS markamız, Hoppa markamız, Yetkili Vezne markamız… Tüm markalarımızla neredeyse her müşteri profiline hitap ediyoruz. Katılma amacımız hem global ölçekte kendimizi tanıtmak hem de yeni iş birliklerine zemin hazırlamak. Ayrıca sektör arkadaşlarımızla bir araya gelip muhabbet etmek de çok kıymetli.

 

Elekse bu yıl 10. yaşını kutluyor. Öncelikle bu önemli kilometre taşı için sizi ve ekibinizi tebrik ediyorum. Geriye dönüp baktığınızda, Elekse’nin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte sizin için en kritik dönüm noktaları neler oldu?
Geriye dönüp baktığımda, sizin aracılığınızla tekrar ekibime çok teşekkür etmek istiyorum. Hatta ofisimizde ilk tasarımı yaparken bir köşe yaptırmıştım: “We are here because of you.” Hepsinin elinin izleri var. Bu 10. yıla girmek benim için gerçekten çok gurur verici.
Kuruluş anından bugüne kadar geçen süreci yaşadım. Çok zahmetli süreçler atlattık. Hatta bazen şöyle diyorum: Finansal teknolojiler üretip ödeme kuruluşu olarak bu kadar sık değişen regülasyonlara hızlı adapte olabilmek çok büyük bir başarı.
Satranç oynamaktan daha zor bir yerdeyiz. İlk lisans alma sürecimiz çok kritik bir dönüm noktasıydı. Çünkü kullanıcı tarafında ciddi bir güven inşa etti. Başlangıçta fiziki lokasyonlarda ücret ödeme hizmeti sunuyorduk ama zamanla çok ciddi bir know-how, teknoloji ve güvenlik altyapısı birikti.
2018 yılında, sahada hizmet veren rakiplerden ayrışmak için çok hızlı karar alıp lisansımızı geliştirdik ve dijital dönüşüme hız verdik. Bu bizim için kritik bir adımdı. 2018’den sonra Genel Müdürlük görevine geçtim. O dönemle birlikte çok hızlı bir büyüme başladı. Teknolojik yatırımlarımızı artırdık ve bugün, daha sade, daha esnek ve kullanıcı deneyimine odaklı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz.

 

2024 yılı itibarıyla önemli bir başarıya daha imza attınız. Ar-Ge Merkezi statüsü kazanmanız Elekse için ne anlam ifade ediyor? Bu gelişmenin operasyonlarınıza ve ürün geliştirme süreçlerinize yansıması nasıl oldu?
2024’te teknolojiye yaptığımız yatırımların karşılığında Ar-Ge Merkezi statüsünü kazandık. Bu bizim için çok önemli bir dönüm noktasıydı. Tüm süreçlerimizi ciddi anlamda kurumsallaştırdık. Artık müşteri deneyimine daha fazla özen göstererek çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 

Markalaşmalarınızı da buna göre stratejik olarak yapılandırdınız. Geleceğe güvenle ilerliyorsunuz. Şu an gündeminizde ne var?

Elekse Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşu Genel Müdürü Ayşegül Güvenç “Şu anda markalaşma sürecimizi yeniliyoruz. Hoppa, Yetkili Vezne ve EsnekPOS markalarımızla farklı müşteri profillerine hizmet ediyoruz. Ancak ödeme dünyasında artık daha bütünleşik yapılara geçiş olduğu için biz de tüm markalarımızı tek bir çatı altında toplamaya karar verdik. Yeni markamızı çok yakında lanse edeceğiz. Hedefimiz, global ölçekte daha sade, güçlü ve yalın bir marka ile ilerlemek.”

Evet, kesinlikle öyle. En baştan beri göz bebeğimiz olan Yetkili Vezne markamız vardı. Bizi sahada büyüten, ilk deneyimimizi oluşturan marka oydu. Sonrasında ciddi yatırımlarla diğer markalarımızı da geliştirdik.
Artık büyüme stratejimizin merkezine müşteri deneyimini koyduk. Her yeni geliştirmemizi onların tepkilerine göre şekillendirdik. Stratejik iş birlikleri de bu büyümeye katkı sağladı.

 

Bugünün gündemiyle kapatalım… Şu anda masanızda en öncelikli konu ne? Elekse’nin gelecek planlamasında hangi başlıklar öne çıkıyor?
Şu anda markalaşma sürecimizi yeniliyoruz. Hoppa, Yetkili Vezne ve EsnekPOS markalarımızla farklı müşteri profillerine hizmet ediyoruz. Ancak ödeme dünyasında artık daha bütünleşik yapılara geçiş olduğu için biz de tüm markalarımızı tek bir çatı altında toplamaya karar verdik. Yeni markamızı çok yakında lanse edeceğiz. Hedefimiz, global ölçekte daha sade, güçlü ve yalın bir marka ile ilerlemek.
Ayrıca Ar-Ge Merkezi olduktan sonra yeni çalışmalar da gündemimizde.

 

Ar-Ge Merkezi statüsü kazanmanızın operasyonlarınıza ve ürün geliştirme süreçlerinize yansıması nasıl oldu?
Ar-Ge bizim için çok önemli. Sürekli teknoloji geliştiriyoruz, altyapılar kuruyoruz, insan kaynağı yetiştiriyoruz. Bu sürecin resmileşmesi bizim için bir nevi bu çabanın belgesi oldu.
Tüm yapılarımızı kurumsallaştırdık. Artık iş geliştirme süreçlerimiz daha sistematik ve çevik.
Bu sayede sürdürülebilir modeller kurabiliyoruz. Modüler sistemler geliştiriyoruz. Aynı zamanda devlet teşviklerinden faydalanarak operasyonel verimlilik ve ekip motivasyonu anlamında da önemli kazanımlar sağladık.

 

TÜBİTAK çalışmalarından bahsetmiştiniz, lafınızı kestim.
Evet, bir TÜBİTAK projesine başvurduk. Mühendis arkadaşlarımız tamamen yapay zeka destekli güvenlik sistemleri üzerine çalışıyor. Başvurduğumuz proje, dolandırıcılık vakalarının önlenmesine yönelik yapay zeka temelli bir çözüm içeriyor.
Gelecekte bu yapay zeka oranını daha da artırıp, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sağlayacak yapılar üzerine odaklanacağız. Şu anki planlarımız bu yönde: markalaşma, vizyon yenileme ve global büyüme.

 

Globaldeki planlarınızı birazcık açar mısınız? Hangi bölgelere odaklanacaksınız?
Ben Türkiye’yi bu konuda çok kritik bir noktada görüyorum. Sadece teknoloji geliştirmekle kalmıyoruz; Türkiye’nin iş modeli tarafında da ciddi potansiyeli var.
Örneğin temsilcilik faaliyetleri gibi farklı iş modelleri geliştirilebilir ve ihraç edilebilir.
Bankacılık ekosistemi açısından çok ileri bir ülkedeyiz. Ancak Azerbaycan, Türkmenistan gibi ülkeler henüz yeni lisanslama süreçlerine giriyor. Bu lokasyonlarda güçlü iş modelleriyle yer alınabilir.
Biz Elekse olarak zaten köklü ve değişmeyen bir ekibe sahibiz. Bu ekip ile sadece Elekse’yi büyütmedik; sektöre yeni girecek arkadaşlara da destek olduk.
Birkaç ödeme kuruluşunun sıfırdan lisans sürecine destek verdik. Bu know-how’ı başka ülkelere taşımak istiyoruz. Daha önce Afrika koridoruyla para transferi alanında çalıştık. Şimdi de Azerbaycan ve Türkmenistan gibi bölgelerde yatırım sonrası planlarımız var.
Yeni markamızı da yakında açıklayacağız. Umarım güzel olacak.

 

Ayşegül Hanım çok da önemli bir kadın lider. Üç çocuk annesi, titiz bir yönetici. Önemli bir rol modelsiniz sektör için.
Sektörde kadın olarak çalışmak, diğer sorumluluklarla birlikte elbette kolay değil. Ama kadınların başaramayacağı bir şey yok. İstedikten sonra her şeyi yapabilecek güçteyiz. Sizin desteğiniz de çok kıymetli. Bangır bangır geldik, öyle de devam edeceğiz inşallah.

 

Elekse’de kadın çalışanlar için sıcak bir ortam var. Ondan da biraz bahsedelim isterseniz.
Biz sadece müşteriler için değil, ekip arkadaşlarımız için de en iyi ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Ofis ortamımız konforlu ve arkadaşlarımız kendilerini özgürce ifade edebiliyorlar. Artık “kadınların desteğe ihtiyacı var” gibi cümlelerle ilerlememeliyiz. Bence erkeklerin desteğe ihtiyacı var. Tabii bu bir espri ama bir yandan da gerçek. Çünkü kadınlar genellikle iş dışında da birçok sorumluluğu üstleniyor ve geri planda kalabiliyor. Erkekler daha fazla sorumluluk almalı ki kadınların önü daha fazla açılsın.
Bana pozitif ayrımcılık yapıyor musunuz diye soruyorlar. Hiç gerek yok. İşini en iyi yapan kimse onu alıyorum. Ama geriye dönüp baktığımda, muhasebe müdürüm, iç kontrol müdürüm, uyum müdürüm, kreatif direktörüm… Yönetici kadromun çoğu kadınlardan oluşuyor. Zaten başarılılar ve kendilerini gösteriyorlar. O yüzden ekstra bir pozitif ayrımcılığa gerek kalmıyor.
Buradan hepsine tekrar teşekkür ediyorum. Hepsini seviyor ve kucaklıyorum.

 

Siz de tabii ki iyi bir rol modelsiniz.
Çok teşekkür ederim. Emin adımlarla ilerliyoruz.