Medya sponsoru olduğumuz WORLDEF Istanbul başladı. Etkinlik kapsamında Sodec Technologies’in Kurucu Ortağı ve CEO’su Hasan Dertli ile bir araya gelerek özel bir röportaj yaptık.
KYC’de yapay zekâ devrimi konusunu odağımıza aldığımız röportajda KYC süreçlerinde yapay zekânın rolünü, biyometrik doğrulama teknolojilerini ve Sodec Technologies’in küresel vizyonunu ele aldık.
Yapay zekâ destekli kimlik doğrulama teknolojileri, sadece fintek dünyasında değil, kamu ve özel sektörün birçok alanında kritik bir rol üstleniyor. WORLDEF Istanbul etkinliğinde bir araya geldiğimiz Sodec Technologies Kurucu Ortağı ve CEO’su Hasan Dertli ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; KYC süreçlerinde yapay zekânın dönüştürücü etkisini, deepfake tehditlerine karşı geliştirilen yerli çözümleri, pasif canlılık algılama teknolojisinin geleceğini ve Türkiye’den çıkan bir markanın küresel vizyonunu tüm boyutlarıyla konuştuk. Sodec’in yalnızca teknik üstünlüğü değil, iş birliği çağrısı da dikkat çekiyor.
Bugün KYC’de yapay zekâ devrimini konuşacağız birlikte. Ama öncesinde bir etkinlik izlenimi alayım. Yeni geldiniz, ben de yeni geldim. Gezme fırsatı buldunuz mu biraz?
Evet, hızlıca bir gezdim. Biliyorsunuz, programın ilk oturumu bana aitti. O yüzden başlamadan önce etkinliği hızlıca bir gözden geçireyim dedim. Bence etkinlik oldukça verimli. Katılımcı sayısı da yavaş yavaş artmaya başlıyor. Zaten girişte inanılmaz bir sıra vardı, biz de orada bekledik. Bunu yetkililere de iletmek lazım. Firmalara baktığımda gerçekten beklediğimiz çoğu firma katılmış gözüküyor. Özellikle fintek alanında etkili oyuncular var. Programları da inceledim, çok güzel konuşmalar var. Bence güzel bir etkinlik olacak diye düşünüyorum.
Sodec Technologies, 2024 Biometric Digital Identity Flagship Prism Raporu’nda yer alan tek Türk şirket oldu. Bu başarıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
The Prism projesi dediğimiz bir raporda yer aldık. Rapor hem devletlere hem de finansal kurumlara hazırlanan özel bir çalışmaydı. Sadece KYC konusunda değil, kimlikle alakalı bütün alanlarda firmalar araştırılmıştı. Bu listeye giren, sadece kimlik doğrulama değil, tüm başlıklarda yer alan tek Türk firmasıyız. Bu da bizim için büyük bir gurur kaynağı. Özellikle raporda “büyüme potansiyeli vaat eden yetenek” kategorisinde yer almamız ayrı bir anlam taşıyor. Ülkemizi bu alanda temsil etmek her zaman heyecan verici ve gurur verici.
Yapay zekâ, kimlik doğrulama süreçlerinde nasıl bir rol oynuyor? Özellikle deepfake gibi gelişmiş sahtecilik yöntemlerine karşı nasıl önlemler alıyorsunuz?
Kimlik doğrulama sadece finansal dünya için değil, tüm alanlar için gerekli bir teknoloji. Şu anda fiziksel kimliğimizle birçok önemli işlemi yapabiliyoruz. Sadece bankada hesap açmıyoruz; örneğin bir kuruma kayıt yaptırabiliyor, devlet kurumuna girişte kimliğimizi doğruluyoruz. Herhangi bir noktada, kimlik teyidi gereken her yerde bu teknolojiye ihtiyaç var. Dijitalleşme finans dünyasında daha hızlı gerçekleştiği için bu alan öncü oldu. Ancak turizm, sağlık gibi sektörlerde de kimlik doğrulama hızla yayılıyor ve bu da saldırganların ilgisini çekiyor.
Son dönemde Generative AI, yani üretken yapay zekânın gelişmesiyle birlikte maliyetlerin düşmesi bu teknolojiyi kötü niyetli kişiler için cazip hale getirdi. Deepfake, artık sadece eğlence ya da medya alanında değil, kimlik sahteciliğinde de kullanılıyor. Sadece ChatGPT gibi araçlar değil, özel yazılımlar da geliştiriliyor. Bu yazılımlarla sıfırdan sahte kimlik üretilebiliyor ya da var olan kimlikler taklit edilebiliyor.
Peki bu konuda siz neler yapıyorsunuz? Nasıl önlem alıyorsunuz?

Sodec Technologies Kurucu Ortağı ve CEO’su Hasan Dertli “Biz Sodec olarak ciddi yatırımlar yaptık. Türkiye’yi temsil etmek istiyoruz. Ama aynı zamanda tüm sektöre bir çağrı yapıyorum: Rekabet değil “rekaberlik” yapalım. Bu fırsatları birlikte değerlendirelim. Ülkemizin bekası için bu şart.”
Bu alan ciddi bir Ar-Ge yatırımı gerektiriyor. Biz Türkiye’de üniversitelerle %100 iş birliği içerisindeyiz. En önemli iş birliğimiz İstanbul Teknik Üniversitesi ile. Sahtecilik algoritmalarını birlikte geliştiriyoruz. Sürekli olarak kendimizi güncelliyoruz. Globaldeki gelişmeleri, yayınları takip ediyor, yenilikleri uygulamaya çalışıyoruz.
Rakiplerimiz çoğunlukla milyar dolarlık şirketler. Globalde oldukça güçlü firmalar var. Marketing ve satış konusunda onların gerisinde olabiliriz ama teknik alanda rapordaki karşılaştırmalarda %95’ini geçmiş durumdayız. Özellikle sahtecilik üzerine geliştirdiğimiz teknolojiler globalde karşılığını buluyor.
Özellikle Deepfake tanıma teknolojimiz bu alanda çok değerli. Pazarlama tarafında yurt dışında iş ortaklıkları kurduk. Orta Avrupa ve Asya’daki bazı ülkeleri hedef olarak belirledik. Şu anda kendi öz kaynaklarımızla ilerliyoruz ama yakın zamanda yatırım turuna çıkacağız. Aslında acil bir ihtiyacımız yok ama Türkiye’yi globalde temsil edebilmek için yatırım şart. Özellikle ileri teknolojilerde bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz.
Sodec Technologies’in geliştirdiği pasif canlılık algılama teknolojisi hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu teknoloji, kullanıcı deneyimini ve güvenliği nasıl etkiliyor?
Öncelikle belirtmeliyim ki tüm teknolojilerimiz tamamen yerli mühendisler tarafından geliştirildi. Hiçbir lisanslı dış yazılım kullanmıyoruz.
Pasif canlılık algılama, sahtecilik algılamada kullanılan özel bir algoritmadır. Aktif sistemlerde sizden örneğin kafa hareketi istenir. Pasif sistemlerde ise hiçbir hareket talep edilmeden kullanıcı algılanır. Örneğin iPhone’un Face ID’si gibi.
Apple bu teknolojiyi donanım temelli, LiDAR sensörleriyle sağlıyor. Bizim teknolojimizde ise donanım bağımlılığı yok, tamamen yazılım temelli. Her cihazda ister Android ister iOS olsun, çalışabiliyor. Örnek vermek gerekirse, sizin bir fotoğrafınızı kullanarak dijital ikizinizi üretebilirler. Bu sadece finansal işlemler için değil, sizin adınıza konuşmalar, fitne içerikli mesajlar ya da borç talepleri bile üretilebilir. Bu ciddi bir tehlike.
Bunların önüne geçmek için gelişmiş yapay zekâ ve sahtecilik algoritmalarına ihtiyacımız var. Kullanıcıdan komut alarak yapılan doğrulama sistemleri bu noktada yetersiz kalıyor. Pasif teknolojiler artık çağımızın gerekliliği haline geldi.
Ben KYC tarafına tekrar dönmek istiyorum. Pandemiyle birlikte hayatımıza girdi. Elzem olacak diye düşündük. Çünkü açık bankacılık tarafında da bir harekete sebep oluyor. Kasım ayından beri bir yükseliş gözlemliyoruz. En son Nisan ayına baktım. 1 milyon 165 bin sayısına ulaşmışız. Şubeden müşteri edinimini geçmiş KYC ile yapılan müşteri edinimi. Bu size nasıl yansıyor?
Sadece Türkiye’de değil, dünyada da KYC alanında ciddi bir artış var. Şu anda sadece KYC pazarının büyüklüğü 7 milyar doların üzerinde. Burada bahsettiğimiz şeyin içinde yüz tanıma, OCR gibi teknolojiler yok. Sadece KYC süreçleri.
Bu büyüme sadece finansal sektörlerde değil. Devlet kurumları, sınır güvenliği gibi alanlarda da çok büyük bir ihtiyaç. Türkiye’de de bu büyüme çok pozitif bir etki yaratıyor. Diğer sektörlere sıçramaya başladı.
Hastaneler, e-ticaret, kredi sistemleri… Hepsi bu alana geçiyor. Örneğin bir ürünü almak için yaş doğrulaması gerektiğinde KYC kullanılıyor. Fintek dünyası burada liderlik yaptı ve bu liderliğin meyveleri de toplanmaya başlandı.
Sayılar artıyor. Değil mi?
Evet, kesinlikle. Fintek sektörünün öncülüğünü burada takdir etmek lazım. Önümüzdeki yıllarda turizmden sağlığa kadar birçok alanda bu çözümleri göreceğimizi düşünüyorum.
Ben de öyle umuyorum. Fintek liderleri ile görüşmelerimde de şunu söylüyorum. Bana hak verir misiniz bilmem. KYC ürünü kimden alıyorsunuz diye soruyorum. Çünkü gittikleri yolu finteklerin o kadar çok net ortaya koyuyor.
Kesinlikle katılıyorum.
Önümüzdeki dönemde Sodec Technologies’in odaklanacağı yeni teknolojiler veya projeler neler? Yapay zekâ ve biyometrik doğrulama alanında ne gibi yenilikler bekleyebiliriz?
Yapay zekâ çok hızlı gelişiyor. Bu gelişmeyle birlikte kötü niyetli kişilerin teknolojilere erişimi de kolaylaştı. Ancak aynı zamanda yapay zekânın savunma alanındaki gücü de artıyor.
Biz yüz tanımada, NIS (ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü) kurumunun benchmark testlerine girdik. Milyonda bir hata payıyla listeye girdik. Bazı testlerde 10 milyonda bire kadar inebildik. İnsan gözü bu seviyelere ulaşamıyor.
Ayrıca müşteri deneyimi de gelişiyor. 3 boyutlu modelleme ile çalışan sanal temsilciler geliştiriyoruz. Müşteriyle diyalog kurabilen bu sistem, yakın zamanda lansmana çıkacak.
Sektörümüz büyüyor ancak pazar payının büyük kısmı birkaç ülke tarafından domine ediliyor. Türkiye’de şu anda 6-7 KYC firması var. Sayı bazılarına fazla gelse de dünya için oldukça düşük. Fintek odağıyla sınırlı kalıyoruz ama dışarıda çok büyük bir pazar var.
Bu noktada rekabetten ziyade iş birliği önemli. Hep birlikte yurt dışına açılmamız gerekiyor. Biz Sodec olarak ciddi yatırımlar yaptık. Türkiye’yi temsil etmek istiyoruz. Ama aynı zamanda tüm sektöre bir çağrı yapıyorum: Rekabet değil “rekaberlik”. Bu fırsatları birlikte değerlendirelim. Ülkemizin bekası için bu şart.
