Finartz Kurucu ve CEO’su Cihan Demir’in Money20/20 Europe 2025 izlenimleri Fintechtime Temmuz sayısında yer aldı.

Money20/20 Europe 2025’te Finartz’ın dijital cüzdan, kullanıcı doğrulama ve ödeme güvenliği alanındaki ölçeklenebilir çözümleriyle global sahnede yer aldığını belirten Cihan Demir, bu yıl etkinlikte özellikle AI agent’ların ödeme süreçlerine etkisi, stablecoin’lerin sınır ötesi ödemelerdeki rolü ve açık bankacılığın açık veri ekonomisine dönüşümü gibi başlıkların öne çıktığını vurguluyor.”

Money20/20 Europe 2025 sizin için nasıl geçti? Bu yılki etkinlikte en çok hangi konu başlıkları ilginizi çekti?

Money20/20’de ödeme ve kullanıcı doğrulama, dijital cüzdan ve sadakat uygulamaları başta olmak üzere dijital ekonomiyi güçlendiren, ölçeklenebilir çözümlerimizi sahneye taşıdık. Her işlemde güven, her temas noktasında kusursuz bir deneyim sunma hedefimizle kullanıcıların tek dokunuşla ödeme yaptığı, parolasız girişlerle hız kazandığı ve kişiselleştirilmiş avantajlarla markalara daha fazla bağlandığı dijital dünyayı mümkün kılan teknolojilerimizi global ekosistem oyuncularıyla buluşturduk. Kapsayıcı ürün mimarimiz sayesinde, iş birliği fırsatları geliştirdiğimiz üç gün geçirdik. Bu yılki katılımımız, Finartz’ın Avrupa başta olmak üzere EMEA bölgesindeki büyüme stratejisini hızlandıracak değerli temaslar ve yeni ortaklık zeminleri ile sonuçlandı.

Bu yıl özellikle stablecoin’lerin ve dijital paraların ödemelerdeki rolünün artması, yapay zekanın kimlik doğrulama ve dolandırıcılık önleme süreçlerine etkisi, açık bankacılığın açık veri ekonomisine doğru evrilmesi öne çıkan başlıklar arasındaydı. Finansal hizmetlerin daha güvenli, hızlı ve kullanıcı odaklı hale gelmesinde bu teknolojilerin nasıl dönüştürücü bir rol oynadığını yakından gözlemledik. En çok öne çıkan konu, yapay zekanın bir sonraki aşaması olan “AI agent”lar ve bunların ödemeleri nasıl dönüştürebileceğiydi. Bu tür bir yapay zeka,  kişisel asistan olmanın ötesinde planlanmış ödemeleri başlatma ya da olası dolandırıcılıklara karşı önlem alma gibi görevleri tamamen kendi başına yürütebilecek. Stablecoin’lere yönelik ilgi ve çalışmalar yükselişte, bu dijital varlıklar, gelecekte sınır ötesi ödemelerde etkin rol oynayabilecek, finansal kapsayıcılığı güçlendirebilecek bir araç olarak konumlandırılıyor. Yeni teknolojiler günlük yaşantımıza hızla dahil olurken, kullanıcılar için güvenli dijital deneyim ihtiyacı da her geçen gün artıyor. Bu nedenle kimlik doğrulama ve risk analizi gibi güvenlik odaklı çözümler artık çok daha fazla önem kazanıyor. Açık bankacılığa yönelik yaklaşımların da seyri değişiyor, başlangıçta yalnızca bankacılık verilerinin (hesap bilgileri, işlem geçmişi vb.) üçüncü taraflarla paylaşılmasına odaklanan bu trend zamanla finans dışındaki sektörlerdeki (örneğin sigorta ve telekom gibi) verilerin de güvenli şekilde paylaşılabileceği, daha büyük bir açık veri ekonomisi anlayışına doğru genişliyor.

 

Etkinlikte fintek sektörünün geleceğine dair size ilham veren hangi yenilikler veya iş modelleri öne çıktı?

Money 20/20 Europe 2025’te inovasyon, gündelik sorunları çözmek için teknolojiyi kullanmakla ilgiliydi. Oturumlar boyunca, tüketiciler için değer yaratma, erişim engellerini kaldırma ve çeşitli ihtiyaçlara hizmet eden finansal sistemler tasarlama konularına odaklanıldı. Genç nesiller de Money 20/20’nin merkezi temasıydı, dijital varlıklar Z kuşağının hayatına çoktan girdi ve bu neslin büyüyen finansal gücünün yeni ürün yaklaşımlarını şekillendirdiğine tanık olduk. Money20/20 sahnesinde yapay zekanın insanlarla birlikte nasıl çalışacağı da tartışıldı. Microsoft, yapay zeka ajanlarını “dijital iş arkadaşları” olarak tanımlayarak, çalışanların verimliliğini artırma ve karar alma süreçlerinde destekleyici bir rol üstleneceğini vurguladı. Açık bankacılığın Avrupa’nın birçok yerinde teoriden uygulamaya geçtiği biliniyor, Money 20/20 Europe 2025’te tartışmalar, bankaların, fintechlerin ve düzenleyicilerin açık bankacılığı bir uyumluluk görevinden bir iş fırsatına nasıl dönüştürmeye çalıştıklarına odaklandı. Özellikle Euro bölgesi sınırları içinde bulunan bütün banka hesapları arasında anlık ödeme yapılabilmesine yönelik çalışmaların hızlandığı biliniyor, bunun yanı sıra AB kanunları kapsamında her ülke dijital kimlik sunmaya başlayacak. Odağımızda yer alan kullanıcı doğrulama ve dijital cüzdan çözümlerinin, küresel dönüşümün merkezinde konumlanması bizim için heyecan verici.

 

Etkinlik boyunca uluslararası veya bölgesel düzeyde dikkatinizi çeken iş birliği fırsatları ya da yeni ağ bağlantıları oldu mu? Sizin için anlamlı olan temaslardan bahseder misiniz?

Daha önce temasımız olmayan yeni pazarlardan gelen şirketlerle tanışma ve bu bölgelerdeki kullanıcı beklentilerine dair doğrudan içgörüler edinme şansı bulduk. Bu görüşmeler, Finartz’ın ürün yol haritası için farkındalığımızı çeşitlendirdi. Money20/20 Europe 2025, sadece teknoloji vitrini değil; aynı zamanda sektörler arası diyalogun, değer odaklı iş modellerinin ve birlikte öğrenmenin mümkün olduğu bir alan sundu. European Payment Initiative’in ürünü olan Wero’nun, Revolut ile gerçekleştirdiği entegrasyon duyurusu, A2A (Account-to-Account) transferlerin kullanıcı deneyimi ve hız açısından Avrupa’da yeni bir seviyeye taşınacağının sinyalini verdi. Bu ortak duyuru gibi örnekler, yerel ödeme sistemlerinin küresel oyuncularla birlikte nasıl çalıştığını ve bunun ne kadar stratejik hale geldiğini gösterdi. Biz de, dijital cüzdan ve ödeme çözümlerimizin farklı sektörlerdeki kullanım senaryolarından başlayarak; FIDO Passkeys ve EMV 3D Secure gibi global standartlara sahip güvenli ve kesintisiz ödeme deneyimimizi, uygulama ve kullanıcı güvenliğine uzanan kapsamlı yaklaşımımızla birlikte paylaşma fırsatı bulduk. Etkinlikte temas ettiğimiz farklı iş modellerine sahip şirketlerle bu teknolojilerin potansiyel uygulama alanları üzerine detaylı görüşmeler gerçekleştirdik.

 

Money20/20 sahnesinde öne çıkan teknolojik yaklaşımlar ya da stratejik eğilimler arasında sizce sektörün geleceğini şekillendirecek en güçlü etki hangisiydi?

Katıldığımız oturumların büyük çoğunluğunda ortak bir kavram dikkat çekiciydi: güven. Dijital kimliklerin ödeme aracı olarak benimsenmesi, yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri, verilerin şeffaf ve etik şekilde kullanılması gibi birçok başlık, aslında kullanıcı güvenine dayalı bir geleceğin inşasına işaret ediyor. Fintech çözümlerinin benimsenmesinde ve sürdürülebilir büyümesinde belirleyici unsur, kullanıcıların bu sistemlere duyduğu güven olacak. Sektör oyuncuları olarak yalnızca yenilik üretmekle değil, aynı zamanda bu yeniliklerin şeffaf, güvenilir ve kullanıcı odaklı bir zeminde sunulmasını sağlamakla da sorumluyuz.