Param Grup CTO’su ve ParamTECH Genel Müdürü Bahadır Aktan ile Fintechtime Temmuz sayısı için gerçekleştirdiğimiz kapak röportajı yayında.
“ParamTECH, finans sektörünün yanında farklı sektör ve ölçeklerdeki tüm işletmelerin ihtiyaç duyduğu teknoloji çözümlerini ve operasyonlarını başarıyla hayata geçiriyor. 360 derecelik bu hizmet anlayışıyla uzun soluklu bir teknoloji ve inovasyon ortaklığı vadediyor. Özellikle kısa sürede hayata geçirdiği ParamTECH AI Platformu ile dikkat çeken şirket, bu alandaki yatırımlarıyla Türkiye’nin yapay zekâ odaklı teknoloji dönüşümüne yön vermeyi hedefliyor. ParamTECH’in bu vizyoner yolculuğunu, Param Grup CTO’su ve ParamTECH Genel Müdürü Bahadır Aktan ile konuştuk.”
“Teknoloji ihtiyacınız için tek adres, ParamTECH” şeklinde güçlü bir söyleminiz var. Bu güçlü söyleminizin ardında yatan hizmet yelpazesini biraz açar mısınız? Finans sektörünün ötesinde, hangi başlıca sektörlere ve ne tür çözümler sunuyorsunuz?
“Teknoloji ihtiyacınız için tek adres, ParamTECH” söylemimiz, aslında iş modelimizin bir özeti. Bu güçlü söylemimizin arkasında bir şirketin büyüme yolculuğunun her aşamasında ihtiyaç duyabileceği tüm çözümleri tek bir çatı altında sunan bütünleşik hizmet yaklaşımımız yatıyor. Kendimizi yalnızca bir ürün veya servis sağlayıcı olarak değil, müşterilerimizin teknoloji ve inovasyon ortağı olarak konumlandırıyoruz.
360 derecelik bu hizmet anlayışımız, sektör bağımsız şirketlerin teknoloji operasyonlarını başarıyla yürütmesi için gereken her şeyi kapsıyor. Teknoloji donanımları, altyapı kurulumu, cloud dönüşümü, veri güvenliği gibi hizmetler sunuyoruz. Özellikle yüksek hacimli işlem yapan, kesintiye tahammülü olmayan yapılar için yedekli altyapı ve yazılım mimarileri tasarlayarak iş sürekliliğini güvence altına alıyoruz. Dijital banka, kart oluşturma, kart işleme, hesap yönetimi, BNPL (Şimdi Al Sonra Öde) ve ödeme teknolojileri gibi alanlarda geliştirdiğimiz white label çözümlerini birkaç gün gibi kısa bir sürede teslim ederek, şirketlerin pazara hızlı bir şekilde giriş yapmalarını sağlıyoruz. Finansal ekosistemin hassas operasyon ve yüksek başarı beklentilerini karşılamak adına, 7/24 kesintisiz hizmet ve altyapı desteği sağlıyoruz. Şirketlere rekabette öne çıkmalarını sağlayacak özelleştirilmiş çözümler de geliştiriyoruz. Yakın zamanda hayata geçirdiğimiz ParamTECH AI Platformumuz şirketlerin tüm operasyonlarında verimliliğini artırıyor, iş süreçlerinin dijitalleşmesine imkân tanıyor. Kısacası, her sektörden şirketlerin tüm teknoloji ihtiyaçlarını entegre bir yapıdan karşılayarak onlara sürdürülebilir rekabet avantajı sağlıyoruz.
Son dönemde duyurduğunuz ParamTECH AI Platformu büyük ilgi uyandırdı. Bu platformun kurumlar için sunduğu temel faydaları ve sağladığı somut kazanımları değerlendirirken, yapay zekanın önümüzdeki dönemde iş dünyasındaki paradigmaları nasıl değiştireceğine dair öngörülerinizi de paylaşır mısınız? ParamTECH’in bu alandaki stratejik yönelimleri nelerdir?
Nasıl ki 1990’ların başında internet iş yapma biçimlerini geri dönülmez biçimde dönüştürdüyse, bugün de yapay zekâ aynı derinlikte bir paradigma değişimi yaratıyor. Böyle bir dönemde izleyici kalmak bir seçenek değil. Zira kazananlar yapay zekâ dalgasına yön verenler olacak.
Tarihteki ‘matbaayı geç getirme’ hatasını tekrarlamamak adına, bu teknolojiyi Türkiye’ye en hızlı taşıyanlardan biri olmayı hedefliyoruz. ParamTECH AI Platformunu bu vizyonla hayata geçirdik. Platformumuz, kurumların kendi verileriyle beslenen, kendilerine özel AI Agent’ları geliştirmesine ve bunları farklı iş alanlarına entegre etmesine imkân tanıyor. Çağrı merkezi otomasyonundan yazılım geliştirme destek sistemlerine, süreç dokümantasyonundan, analitik karar destek araçlarına kadar birçok alanda çözüm sunuyor. Finansal uygulamalarda ise kredi ön skorlama, ödeme alışkanlıklarına göre müşteri segmentasyonu, talep tahmini gibi işlevleriyle veri odaklı karar alma süreçlerine doğrudan katkı sağlıyor.
7/24 çalışan sanal uzmanlar sayesinde şirketlerin hem operasyonel yükü hafifliyor hem de bilgiye erişim hızları artış gösteriyor. Ayrıca teknik ekipler için kod üretimi, test otomasyonu ve teknik dokümantasyon oluşturma gibi zaman alan işler otomatize ediliyor; bu da birçok alanda şirketlere 100x verim kazandırıyor.
ParamTECH’in yapay zekâ yaklaşımı, bir trendi yakalamanın ötesinde, kurumlara rekabet avantajı sunmak üzerine kurulu. Çalışmalarımızı, yapay zekayı izleyen değil, ona yön veren bir güç olma hedefiyle sürdüreceğiz.
Fintek sektörü, teknolojinin hızlı ilerlemesiyle birlikte sürekli bir dönüşüm içinde. Önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte bu sektörde beklediğiniz en önemli değişimler ve trendler neler olacak? ParamTECH olarak bu dönüşümde kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

Param Grup CTO’su ve ParamTECH Genel Müdürü Bahadır Aktan, “ParamTECH’in başarısının temelinde müşterilerimizin bize karşı olan güveni yatıyor. 360 derece hizmet sunarak tüm sektörlerdeki şirketlerin başarılarına katkıda bulunuyoruz.”
Finansal teknoloji, insanların ve şirketlerin geleneksel bankacılıkla çözemediği sorunlara daha kolay, hızlı ve yenilikçi çözümler üretme iddiasıyla doğdu. Bankalar uzun süre finansal hizmetlerin tek adresiyken, ticaretin hızı, değişen müşteri beklentileri ve teknolojinin hayatın her alanına nüfuz etmesi bu denklemi değiştirdi. Önümüzdeki 5-10 yılda pazarın daha niş, veri odaklı ve yapay zekâ destekli çözümler etrafında şekillendiğini göreceğiz. Dijital kimlik ve siber güvenlik katmanları da kritik önem kazanacak.
Kullanıcıların artık ‘tek tip’ ürünler yerine, ihtiyaçlarına tam uyan kişiselleştirilmiş hizmetler talep etmesi, bu yeni denklemin merkezini oluşturuyor. Bu kişiselleştirme trendinin arkasındaki ana itici güç ise tartışmasız bir şekilde yapay zekâ olacak. Kendimizi, yenilikçi ve özelleştirilmiş çözümleri mümkün kılan teknoloji sağlayıcısı olarak konumlandırıyoruz. Bu konumlandırmanın önemli bir parçası da ülkemize yapay zekâ teknolojilerini öncülük ederek taşımak. Elbette tüm bu yenilikçi adımları; operasyonel mükemmeliyet, sarsılmaz bir siber güvenlik ve regülasyonlara tam uyum gibi sağlam temeller üzerine inşa ediyoruz. Bu sayede iş ortaklarımıza hız, güven ve ölçeklenebilirlik vadederek bu avantajı sürdürülebilir kılıyoruz.
ParamTECH’in, Param Grup bünyesindeki diğer şirketlerin teknolojik altyapı ve inovasyon ihtiyaçlarını karşılama mekanizması nasıl işliyor? Bu sinerji, grubun genel büyüme hedeflerine nasıl destek oluyor?
ParamTECH olarak Param Grup şirketlerinin tüm teknoloji gereksinimlerini dışa bağımlılık olmadan karşılamalarını sağlayan özelleşmiş çözümler sunuyoruz. Tüm teknoloji ihtiyaçlarını tek bir çatı altında toplayan bu merkezi model, her şirketin ayrı ayrı yatırım yapmasının önüne geçerek kaynak verimliliği yaratıyor.
Bilgi güvenliği, operasyon, altyapı ve ürün geliştirme gibi alanlarda sağladığımız esnek hizmetlerle grup şirketlerimize en uygun çözümleri sunuyor ve onların büyüme hedeflerine ulaşmalarını doğrudan destekliyoruz. Kendi veri merkezlerimiz ve 7/24 izleme ve takip ekiplerimiz sayesinde sunduğumuz kesintisiz ve güvenli hizmet, markalarımızın ana faaliyetlerine odaklanarak müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmasına zemin hazırlıyor.
Nitekim verimliliği en üst düzeye taşıyarak Param’ın yurt içi ve yurt dışı büyüme hedeflerine güçlü bir teknoloji omurgasıyla destek oluyoruz.
Param ve ParamTECH, “Deloitte EMEA Teknoloji Fast 500” 2024 listesinde yer aldı. Bu önemli başarıyı neye bağlıyorsunuz? ParamTECH’in hızlı büyümesinin ardındaki temel faktörler nelerdir?
Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin sıralandığı “Deloitte EMEA Teknoloji Fast 500” listesinde Param ve ParamTECH ile yer almak, stratejik vizyonumuzun ve yoğun çabalarımızın karşılık bulduğunu görmek adına bizim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı oldu.
ParamTECH’in başarısının temelinde müşterilerimizin bize karşı olan güveni yatıyor. 360 derece hizmet sunarak tüm sektörlerdeki şirketlerin başarılarına katkıda bulunuyoruz. Yalnızca finans sektöründe değil, Türkiye’de ve globalde tüm sektörlerdeki şirketlerin teknoloji ihtiyaçlarına yenilikçi ve güvenilir çözümler sunuyoruz. Elde ettiğimiz başarı, her şeyden önce tüm ParamTECH ekibinin özverili çalışmasının bir sonucu. Her bir çalışma arkadaşımıza teşekkür ediyorum.
BMI Business School ve DataExpert tarafından “En Etkin 50 Teknoloji Lideri” arasında gösterilmeniz, liderlik felsefenizle nasıl bir paralellik gösteriyor? Bu takdir sizin için ne anlam ifade ediyor?

Param Grup CTO’su ve ParamTECH Genel Müdürü Bahadır Aktan, “Benim için liderlik, egoları ve kişisel yorumları bir kenara bırakıp, çözüm odaklı ve yapıcı bir iletişimle ortak bir hedefe kenetlenmektir.”
‘En Etkin 50 Teknoloji Lideri’ listesinde yer almam, şahsi bir başarıdan çok ParamTECH ekibinin ortak emeğinin tescili. Benim liderlik anlayışım da tam olarak bu temele, yani bireysel başarıdan çok birlikte başarmanın gücüne dayanıyor. Dolayısıyla bu ödül, liderlik felsefemizin sahada ne kadar doğru bir karşılık bulduğunun en güzel kanıtlarından biridir. Benim için liderlik, egoları ve kişisel yorumları bir kenara bırakıp, çözüm odaklı ve yapıcı bir iletişimle ortak bir hedefe kenetlenmektir. Farklı yeteneklere sahip insanların bir araya geldiği, birbirinin gelişimine destek olduğu ve takım olarak kazandığı bir ortamda gerçek potansiyelin ortaya çıktığına inanıyorum. Bu ödülü ben teslim almış olabilirim; ancak bu ödül tüm ParamTECH ekibinindir.
Ödülün kişisel düzlemdeki anlamı ise yıllar önce Süreyya Ciliv’den duyduğum ve ilke edindiğim “teknolojiyle toplumsal değer yaratmak” sözünde yatıyor. Yaptığımız işin, geliştirdiğimiz teknolojilerin sadece ticari bir başarıyla sınırlı kalmaması, ülkemize, milletimize ve toplumun geneline bir fayda sağlaması gerektiğine inanıyorum. Nitekim büyük kararlılıkla, ekip arkadaşlarımızın katkıları ve paydaşlarımızın güveniyle hem Türkiye’de hem yurt dışında teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürme yolculuğumuzu sürdüreceğiz.
Eğitim ve sosyal sorumluluk projeleriniz ParamTECH kültüründe belirgin bir yer tutuyor. Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiniz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen “Sektör Kampüste” programında yer alışınız, ParamTECH’in bu konulardaki yaklaşımını nasıl ortaya koyuyor?
Bu tür projeler, bizim için birer sosyal sorumluluk faaliyetinden çok daha fazlasını, kurum kültürümüzün ve gelecek vizyonumuzun temel bir parçasını temsil ediyor. Yaklaşımımız, bilgi ve deneyimi kurum içinde tutmak yerine ekosistemin geleceğine yatırım olarak değerlendirmekten geçiyor. Bahçeşehir Üniversitesi ile 2024 Güz Dönemi’nde başlattığımız ‘Yazılım Kalite Güvence Temelleri’ dersi bu anlayışın somut örneği. Ders boyunca öğrenciler, yazılım yaşam döngüsünden DevOps uygulamalarına, yapay zekâ destekli test yöntemlerine kadar gerçek projelerde çalışarak sektöre dönük bir perspektif kazandı; Kalite Güvence Direktörümüz Hilal Rakıcı, akademik içeriği güncel pratiklerle harmanlayarak genç yeteneklere rehberlik etti.
Aynı yaklaşımı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen “Sektör Kampüste” programında da sürdüreceğiz. Bu noktada amacımız Türkiye’nin teknoloji ekosistemini bir bütün olarak güçlendirmektir. Geleceğin teknoloji liderlerinin yetişmesine katkı sağlamayı, en az kendi ticari başarılarımız kadar önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Son olarak, şirketlerinin teknoloji yolculuğunu planlayan yöneticilere ve girişimcilere yönelik bir mesajınız var mı? Onlara nasıl bir çağrıda bulunmak istersiniz?
Bugün bir şirketin aynı anda hem kendi ana faaliyet alanında büyümesi, hem de teknoloji altyapısı, siber güvenlik gibi son derece kritik ve uzmanlık gerektiren konuları yönetmesi gerçekten zor. Dolayısıyla mesajımız oldukça net: Bu karmaşık ve hızla değişen teknoloji yolculuğunda yalnız değilsiniz. Gelin, bu zorlu teknoloji ve operasyon yükünü bizim omuzlarımıza bırakın; siz tüm enerjinizi kendi işinizi büyütmeye ve müşterilerinize değer yaratmaya odaklayın. Biz yalnızca bir hizmet değil, uzun soluklu bir teknoloji ve inovasyon ortaklığı vadediyoruz. Kapımız, teknolojiyle fark yaratmak isteyen herkese sonuna kadar açık.
