Red Hat Türkiye ve CIS Bölgesi Genel Müdürü Haluk Tekin, Fintechtime için yazdı “Yapay Zeka Yarışında Hız ve Çeviklik: Kazananlar Ekosistemlerle Koşuyor”.
Yapay Zeka Yarışında Hız ve Çeviklik: Kazananlar Ekosistemlerle Koşuyor
Red Hat Türkiye ve CIS Bölgesi Genel Müdürü Haluk Tekin
Yapay zeka, özellikle son iki yılda iş dünyasının dijital nabzını yeniden belirledi. Kurumlar artık yıllar süren dönüşüm projelerini beklemeye tahammül edemiyor; aylar içinde sonuç görmek istiyor. Bu da hem büyük bir fırsatı hem de ciddi bir baskıyı beraberinde getiriyor. CIO’ların ve teknoloji liderlerinin önündeki temel soru artık “Yapay zekayı nasıl kullanırım?” değil, “Yapay zekayı nasıl hızlı, güvenli ve verimli bir şekilde işler hale getiririm?”
İşte tam da bu noktada, hızın stratejik bir avantaj haline geldiği bir dönemdeyiz. Ancak hızlı olmak, başıboş koşmak demek değil. Kontrollü, esnek ve iş birliğine dayalı bir yapı gerekiyor. Bu yapı da güçlü bir ekosistemle mümkün.
Kurumlar hibrit bulut, modernizasyon, yapay zeka, otomasyon ve daha fazlası gibi fırsatları yakalamak için BT altyapılarının tüm yelpazesini kapsayabilecek bütünsel çözümler arıyor. Ama bu, herkese uyan tek bir fırsat ya da tek bir tedarikçi tarafından ele alınabilecek bir fırsat değil. Dahası, bu değişim belirli bölgeler veya sektörlerle sınırlı olmayıp, kuruluşların dünya çapında düşünme ve faaliyet gösterme biçimlerini etkiliyor.
Yapay zeka artık sadece bir araç değil; tüm BT mimarisini, yetkinlikleri ve uygulama dünyasını yeniden şekillendiren bir katalizör. Modellerin bulutta, veri merkezlerinde, uç noktalarda yani her yerdeki veriye erişmesi gerekiyor. Aynı zamanda yönetişim, gözlemlenebilirlik ve esneklik de şart. Ve unutmayalım: Kurumların çoğu için bu sadece tek bir yapay zeka projesi değil. Pek çok departman, pek çok farklı kullanım senaryosu için onlarca modelle çalışmak zorunda kalacak.
Böyle bir ortamda tek bir üreticiye bağımlı olmak gerçekçi değil. Zaten müşteriler de bunu istemiyor. İhtiyaç duydukları şey, güçlü iş ortaklıklarıyla desteklenen esnek çözümler. Bu yüzden Red Hat olarak biz, teknolojiyi sadece üretmiyor, bir ekosistem de inşa ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki yapay zekada hız, yalnızca en iyi altyapıyı kurmakla değil, aynı zamanda en doğru iş ortaklarını bir araya getirmekle mümkün.
Red Hat Türkiye olarak, bu vizyonu sahaya yansıttığımızda çok net sonuçlar alıyoruz. Türkiye, yapay zeka projeleri konusunda Red Hat dünyasında lider ülkelerden biri haline geldi. Bugün globalde iki projemiz (Türk Hava Yolları ve DenizBank) referans olarak gösteriliyor, çok daha fazlası ise yolda. Bu başarıda Red Hat OpenShift’in Türkiye’deki güçlü konumunun da payı büyük. Red Hat OpenShift AI’a geçiş, hâlihazırda yaygın kullanılan platformumuz sayesinde çok daha kolay gerçekleşiyor.
Peki neden ekosistem bu kadar önemli? Çünkü yapay zeka projeleri doğası gereği karmaşık. Donanım üreticisinden yazılım sağlayıcısına, veri bilimciden sistem entegratörüne kadar pek çok aktörün aynı hedefe koşması gerekiyor. Bu nedenle Red Hat olarak biz de Dell, Cisco, Nvidia gibi global iş ortaklarımızla önceden entegre edilmiş, kutudan çıktığı gibi çalışabilen platformlar sunuyoruz. Ayrıca, yereldeki güçlü iş ortaklarımızla birlikte yapay zeka uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Bu sayede müşterilerimiz, yapay zekaya geçişte yüzde 90’a varan daha hızlı kurulum süreleri elde edebiliyor. Finans ve perakende gibi hızın rekabet avantajı yarattığı sektörlerde bu çok büyük bir fark yaratıyor.
Şunu açıkça söyleyebilirim: Hız artık sadece “güzel bir şey” değil, bir farklılaştırıcı. Ama hız için risk almak gerekmiyor. Doğru ekosistem, hem çeviklik hem de güvenlik sunar. Yani hem direksiyonda siz olursunuz, hem de motorun sağlam olduğundan emin olursunuz. Kimileri altyapının detaylarıyla ilgilenmek ister, kimileri sadece A noktasından B noktasına güvenle gitmek… Güçlü bir ekosistem, her iki ihtiyacı da aynı anda karşılayabilir.
Yapay zekada fırsatlar daha yeni başlıyor. Ama bu fırsatları değerlendirmek için kurumların her şeyi sıfırdan inşa etmesine gerek yok. Doğru ortaklıklarla, sağlam temeller üzerinde, çok daha hızlı ve güvenli ilerlemek mümkün. Red Hat Türkiye olarak biz, bu dönüşüm yolculuğunda kurumların yanında olmaya devam edeceğiz.
