Dengage Ülke Direktörü Çağdaş Tanrıöver, Fintechtime Eylül sayısı için yazdı “Eylül’de Dijital Pazarlamanın Fintek Yol Haritası”.

“Makalemde Eylül ayının fintek sektöründe dijital pazarlamaya nasıl yeni bir yön verdiğini, kullanıcıların bu dönemde daha planlı hareket eden, güven arayan ve kişiselleştirilmiş deneyim talep eden bir profile büründüğünü anlatıyorum. Yapay zekâ destekli mikro segmentasyon, verinin kopyalanmadan anlık işlenebildiği modeller ve çok kanallı entegrasyonun artık pazarlamanın merkezinde yer aldığını öne çıkarıyorum. Güven, erişilebilirlik ve şeffaf iletişimin fintek markaları açısından bir tercih değil, zorunlu bir standart olduğunu vurguluyorum. Sonbaharın yalnızca doğadaki değil, pazarlamadaki dönüşümü de simgelediğini; doğru veri, doğru içerik ve doğru kanal dengesini yakalayabilen markaların sadece Eylül’de değil, 2026’ya giden yolculukta da avantaj sağlayacağını düşünüyorum.“

 

Eylül’de Dijital Pazarlamanın Fintek Yol Haritası

Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte, tüketiciler yeniden gündelik yaşamın temposuna dönüyor. Eylül ayı yalnızca yeni bir takvim başlangıcı değil; iş dünyasında stratejik kararların hızlandığı, yeni ürün lansmanlarının öne çıktığı ve pazarlama kampanyalarının yılın son çeyreğine hazırlandığı bir dönem. Bu geçiş, finansal teknoloji (fintek) sektörünü de doğrudan etkiliyor. Kullanıcıların daha planlı, daha bilinçli ve kişiselleştirilmiş deneyim aradığı bu dönemde, dijital pazarlamanın fintek yol haritası da yeniden şekilleniyor.

 

Müşteri Beklentilerinde Eylül Etkisi

Pandemiden sonra hızlanan dijitalleşme, kullanıcı davranışlarında kalıcı dönüşümler yarattı. Artık tüketiciler, hizmet aldıkları her noktada “hemen, güvenli, kişiselleştirilmiş ve ulaşılabilir” bir deneyim bekliyor.

– Planlı Yaklaşım: Eylül, finansal planlamaların yoğunlaştığı bir ay. Eğitim harcamaları, yeni dönem yatırımları ve bütçe planlamaları ön plana çıkıyor.

– Duygusal Bağ: Yazın özgürlük duygusunun ardından kullanıcılar, daha kontrollü ve güvenli finansal çözümlere yöneliyor.

– Hız ve Ulaşılabilirlik: 7/24 destek talebi artık sadece bir beklenti değil, sektörde temel bir rekabet kriteri.

Bu çerçevede fintek şirketleri, pazarlama stratejilerini müşteri yolculuğunun Eylül sonrası evresine uyumlu hale getirmek zorunda.

Yapay Zekâ ile Mikro Segmentasyon ve Kişiselleştirme

Artık “tek tip müşteri profili” anlayışı çoktan geride kaldı. Fintekler için fark yaratmanın yolu, hiper-kişiselleştirme stratejilerinden geçiyor.

CDP ve AI Entegrasyonu: Customer Data Platform (CDP) altyapıları, kullanıcıların tüm temas noktalarındaki davranışlarını tekilleştirilmiş veri setlerine dönüştürüyor. Yapay zekâ ise bu veriyi anlık işleyerek, kişiye özel öneriler üretiyor.

Remote Source Kullanımı: Burada kritik nokta, veriyi taşımadan veya kopyalamadan kullanılabilmesi. Pek çok kurumun farklı silolarda atıl kalan verileri, “gerektiği anda, gerektiği yerde” kullanılabiliyor. Böylece verinin üst üste kopyalanması yerine, anlık bağlanma ve işleme teknikleriyle daha çevik bir yapı kuruluyor.

Mikro Segmentasyon: Eylül ayında kredi ihtiyacı olan bir müşteriyle, yatırım fırsatları arayan bir kullanıcıya aynı mesajı göndermek artık kabul edilebilir değil. Silolardan anlık erişim sayesinde, en küçük segmentlere özel kampanyalar mümkün hale geliyor.

Öngörücü Analitik: Yapay zekâ, sadece mevcut davranışı değil, gelecekteki potansiyel ihtiyaçları da tahmin ediyor. Bu sayede markalar, proaktif kampanyalar kurgulayabiliyor.

Bu yaklaşım, yalnızca satışları artırmakla kalmıyor; aynı zamanda müşterilerin yıllardır pasif duran verilerinden karar destek mekanizmaları üretmelerini sağlıyor.

 

Güven ve Ulaşılabilirlik: Finansal Pazarlamanın Belkemiği

Eylül, aynı zamanda küresel ekonomide belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönem. Faiz oranlarındaki dalgalanmalar, yatırım piyasalarındaki oynaklık ve tüketicilerin temkinli tutumları, güven faktörünü her zamankinden daha kritik hale getiriyor.

– 7/24 Erişim: Chatbot’lar, canlı destek ve çok kanallı müşteri hizmetleri artık lüks değil; sektör standardı. – Şeffaf İletişim: Kullanıcılar, ürünün veya hizmetin risklerini de bilmek istiyor. “Olumlu deneyim” vaat eden markaların ötesinde, güven veren markalar tercih ediliyor.

– Dijital Güvenlik: Pazarlama stratejilerinde güvenlik mesajları da ön plana çıkmalı. Kişisel verilerin korunması ve finansal işlemlerde şeffaflık, iletişimin ayrılmaz parçası olmalı.

Fintek markalarının başarısı, yalnızca sundukları ürünlerde değil; bu ürünleri nasıl anlattıklarında gizli.

 

Eylül Ayı İçin Pazarlamacıya Yol Haritası

Çok Kanallı Entegrasyon

Kullanıcı bir gün e-posta alıyor, ertesi gün push bildirimiyle hatırlatılıyor, web’deki kişiselleştirilmiş teklif ile tamamlayıcı deneyim yaşıyor. Bu entegrasyonun kusursuz işlemesi gerekiyor.

Proaktif İletişim

Veriye dayalı tahminlerle, kullanıcı ihtiyacını dile getirmeden çözüm öner. Burada en büyük fark, kurumların sadece merkezi depolarda toplanan veriye bağımlı kalmaması. Remote source ve targeting mimarisi sayesinde, farklı sistemlerde parçalı duran bilgiler anlık olarak devreye alınabiliyor. Yani aslında yıllardır pasif kalan veriler, kişisel kampanyalar ve karar destek mekanizmaları için canlı bir kaynağa dönüşüyor.

Deneyim + İçerik Dengesi

Kampanyalar yalnızca indirim ve satış odaklı olmamalı. Kullanıcıya “bilgi + güven + fayda” sunan içerikler çok daha güçlü bir etki yaratır.

Anlık Kampanya Yönetimi

Eylül, “back to school” kampanyalarının öne çıktığı dönem. Ancak finansal sektörde de bu tema; eğitim kredileri, tasarruf paketleri veya öğrenci dostu çözümler üzerinden işlenebilir.

 

2026’ya Hazırlık: Eylül’den Sonrası

Eylül yalnızca kısa vadeli kampanyaların değil, aynı zamanda 2026 stratejisinin başlangıç noktası olmalı.

Veri Yatırımı: Şirketler, müşteri verisini daha anlamlı hale getirecek yatırımları öne çekmeli

AI ve Otomasyon: Pazarlama otomasyonu, kişiselleştirilmiş deneyimi ölçeklenebilir kılıyor

Sadakat Ekosistemleri: Tek seferlik müşteri kazanımının ötesinde, uzun vadeli müşteri sadakati sağlayan ekosistemler kurulmalı.

Yerinde Veri Kullanımı: Siloların ötesine geçen, veriyi kopyalamadan anlık bağlanabilen sistemler; hem veri güvenliğini artırıyor hem de pazarlamacılara eşsiz bir çeviklik kazandırıyor.

Eylül, fintek sektörü için “yeni dönem, yeni beklentiler” anlamına geliyor. Kullanıcıların daha planlı, güven odaklı ve kişiselleştirilmiş deneyim arayışı; pazarlamacıları veri, yapay zekâ ve çok kanallı iletişim üçgeninde daha stratejik düşünmeye zorluyor. Sonbahar yalnızca doğanın değil, pazarlamanın da dönüşümünü simgeliyor. Veriyi kopyalamadan, silolardan anlık bağlanarak kullanılabilen çözümler bu dönüşümün görünmeyen kahramanları. Doğru veriyle, doğru içerikle ve doğru kanalla bu dönüşümü yakalayabilen fintek markaları, sadece bugünü değil; 2026’yı da kazanacak.