Jestiyon Kurucu CEO’su Arın Dağ ile Fintechtime Ekim sayısı için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.
“Yurt dışında şirket kurmak, girişimciler için hem fırsatlar hem de zorluklar barındıran bir süreç. İngiltere, Almanya, Estonya, Türkiye ve ABD gibi farklı coğrafyalarda girişimcilere şirket kuruluşu hizmeti sunan Jestiyon, bu yolculuğu hızlandırmayı ve kolaylaştırmayı hedefliyor. Platformun kurucusu Arın Dağ, sektörde 14 yılı aşkın deneyimiyle yalnızca danışmanlık değil, doğrudan servis sağlayıcısı olarak da konumlanıyor. 15 ayda 15 farklı ülkeden 5.000 kullanıcıya ulaşan Jestiyon, şirket kurulumunu 15 dakikaya kadar indiren teknolojik altyapısıyla dikkat çekiyor.
Biz de Arın Dağ ile bir araya gelerek hem Jestiyon’un kuruluş hikâyesini hem de yurt dışında şirket kurmak isteyen girişimcilere sundukları yol haritasını konuştuk.”
Jestiyon’u kurarken farklı ülkelerde şirket kuruluş süreçlerine odaklanmaya sizi yönelten motivasyon neydi? Türkiye’deki deneyiminiz bu vizyonun oluşumunda nasıl bir rol oynadı?
Pandemi sonrası sınır ötesi e-Ticaret hızlanınca, özellikle Türkiye’den MENA ve Orta Asya kaynaklı girişimcilerin İngiltere/ABD’ye açılma isteği belirginleşti. Türkiye’de yıllarca muhasebe ve fintech tarafında saha deneyimi edindim; kuruluş, vergi numarası, banka hesabı açılışı, KYC/KYB, adresleme ve ilk e-Fatura adımlarının girişimci için en yüksek sürtünme yaratan noktalar olduğunu gördüm. Motivasyonumuz bu sürtünmeyi tek panele indirmekti. 2022’de bu nedenle Jestiyon’u kurduk: şirket kuruluşu, e-belge ve ön muhasebeyi tek akışta birleştiren, ödeme entegrasyonlarına hazır bir platform. Bugün HMRC yetkili vergi temsilcisi olarak İngiltere’de ve toplam 6 ülkede hizmet veriyor; mikro KOBİ’lere “kur, faturayı kes, ödemeni al” şeklinde yalın ve uyumlu bir deneyim sunuyoruz.
İngiltere, Almanya, Estonya, Türkiye ve ABD’de şirket kurulumuna aracılık ediyorsunuz. Bu ülkelerde şirket kurmak isteyen girişimciler için temel gereklilikler neler, hangi belgeler ve aşamalar kritik öneme sahip?
İngiltere ve Estonya’da süreç çevrimiçi ve hızlı ilerlerken; Almanya ve birçok Avrupa ülkesinde noter + sermaye düzeni belirleyici. Türkiye’de ise GİB ekseni kritik; ABD’de Registered Agent + EIN + BOI üçlüsü kurguya yön veriyor. Doğru sıra ve belgelerle, beyan/raporlama takvimi kurulur kurulmaz iş akışı aksamadan başlatılabilir.
Farklı ülkelerde şirket kurma hizmeti sunarken karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu? Bu zorlukları nasıl aştınız ve Jestiyon’u global ölçekte sürdürülebilir kılan çözüm nedir?

6 ülkede aynı anda hizmet verince en büyük zorluk, farklı ve sürekli değişen mevzuatı eşzamanlı yönetmek. Biz bunu “regtech” yaklaşımıyla çözüyoruz: Kuralları ürüne gömüyor, gerçek zamanlı izleme ve uyarılarla akışları otomatik güncelliyoruz. Böylece bir ülkede vergi, kimlik doğrulama ya da e-Belge kuralı değiştiğinde süreç anında uyarlanıyor; kullanıcıyı yeni belge/iş gereksinimleriyle yormadan doğru sırayla ilerletiyoruz. Ülke bazlı standart playbook’lar, yerel uzman ağımız ve tek panolu deneyim de bu yapıyı sürdürülebilir kılıyor. Kısacası, değişen kurallara “anlık uyum + otomasyon” ile karşılık veriyor; kuruluş–vergi–banka–e-belge zincirini her pazarda aynı kaliteyle işletiyoruz. Bu sayede kullanıcının ihtiyacı basit kalıyor: şirketini kurmak ve işine odaklanmak.
Bir girişimci size başvurmak istediğinde süreç nasıl ilerliyor? Başvuru aşamasında hangi bilgileri ve belgeleri talep ediyorsunuz? İlk adımda yurt dışında şirket kurmak isteyenlere vereceğiniz en temel öneriler neler olur?
Bir girişimci bize başvurduğunda önce kısa bir ön değerlendirme yapıyoruz (iş modeli, hedef ülke(ler), ortaklık yapısı, banka/ödeme ihtiyacı). Ardından şirket tipi ve isim onayı, kayıtlı adres/temsil, tescil, vergi kayıtları (VAT/KDV, EIN/BOI) ve banka/ödeme entegrasyonlarını tek akışta tamamlayıp e-Belge/ön muhasebeyi devreye alıyoruz. Mevzuatın izin verdiği ülkelerde süreci uçtan uca uzaktan (video kimlik doğrulama, e-İmza, online başvuru) yönetiyor; kullanıcıyı yerinden kaldırmadan tamamlıyoruz. Başvuruda genellikle pasaport ve ikamet kanıtı, ortak – yönetici bilgileri ve pay oranları (UBO/PSC/BOI), faaliyet tanımı ve şirket adı/adresi yeterli oluyor.
İlk adımda önerimiz net: Ülke seçimini hedef pazar – ödeme – vergi takvimi uyumuna göre yapın; KYC/KYB gerekliliklerine baştan hazırlanın; fatura/masraf/banka mutabakatını gün 1’de standartlaştırın. Şirket adı – alan adı risklerini kurulumdan önce kontrol edin.
Hedeflediğiniz ülkenin mevzuatını ya iyi öğrenin ya da deneyimine güvendiğiniz ekiplerden destek alın. Olası küçük ihmaller büyük ve ciddi sorunlar doğurabilir.
Başvuru yapan şirketler arasında hangi sektörler daha yoğun ilgi gösteriyor? Özellikle fintek tarafında başvuruların payı nasıl? Genel tabloda yükselişe geçen yeni sektörleri nasıl gözlemliyorsunuz?
Başvurularda en yoğun ilgiyi e-ticaret/DTC markaları, yazılım ve ajanslar (SaaS, IT danışmanlık, tasarım) ile profesyonel hizmetler ve ihracatçı B2B şirketler gösteriyor. Fintek tarafı özellikle UK/US odaklı başvurularla dönemsel olarak değişmekle beraber çift haneli bir paya erişti. Ödeme, para transferi ve uyum/KYC çözümleri öne çıkıyor.
Genel tabloda yükseliş; niş dikeylere odaklanan AI-first mikro SaaS, sınır ötesi e-ticaret (depolama/iade operasyonları dâhil) ve regtech/veri ürünlerinde belirgin. Kısacası, daha veri-odaklı, otomasyona yatkın ve erken aşamadan çok ülkeye ölçeklenmeye hazır modeller ağırlık kazanıyor.
Global rakipleriniz kimler ve Jestiyon’u onların yanında farklı kılan en belirgin özellik nedir? Bu fark girişimcilerin yolculuğuna nasıl yansıyor?
Global çapta bu işi bu formatta ve bu ölçekte yapan çok az oyuncu var. O yüzden rakiplerimizi üç gruba ayırıyoruz: KOBİ odaklı çok ülke çözümleri (1Office, Osome), tek ülke (UK, ABD) ağırlıklı kuruluş platformları (Stripe Atlas, Firstbase,1stformations) ve daha kurumsal, hizmet ağırlıklı yapılar (TMF, Vistra). Muhasebe tarafında ise Xero/QuickBooks/Zoho gibi komşu alan oyuncuları var; güçlüler ama kuruluş/regülasyon akışını kapsamazlar. Jestiyon’u farklı kılan; “kuruluş, vergi, banka-ödeme, e-Belge ve Ön muhasebe” zincirini tek panoda, altı ülkede standart bir deneyimle sunmamız, regtech yaklaşımıyla mevzuatı ürüne gömmemiz (kural değişince akışın otomatik güncellenmesi) ve mevzuatın izin verdiği yerlerde süreci uçtan uca uzaktan tamamlamamız. Ücret ve zaman çizelgesini baştan şeffaflaştırıyor, kuruluştan sonra da operasyonu (e-Belge/ön muhasebe) aynı platformda sürdürüyoruz. Bu fark girişimciye; daha hızlı başlangıç, sıfır sürpriz maliyet, tek arayüz ve tek muhatapla daha az parçalanma ve aynı kurguyla yeni ülkelere kolay ölçeklenme olarak yansıyor.
Provider olarak yani doğrudan servisi veren tarafta konumlanıyorsunuz. Arkada çalışan muhasebe altyapınız bu süreçte girişimcilere nasıl bir güvence sağlıyor?
Provider olarak işi taşere etmiyoruz; kendi lisansımızla ve tek sözleşmeyle hizmet veriyoruz. Bu da kullanıcıyla birlikte sorumluluğu paylaştığımız anlamına geliyor. Modelimiz basit: Alanında uzman yetenekli profesyoneller + Yapay Zeka+ Yazılım. Tek panelde faturalama ve beyan akışını yönetiyor, yerleşik kontrollerle hatayı baştan önlüyor, hatırlatmalarla takvimi kaçırmamanızı sağlıyor, mümkün olan yerde banka hareketlerini otomatik eşleştiriyoruz. Kayıtlar şeffaf ve izlenebilir kalıyor; veri güvenliği ve hizmet sürekliliği için düzenli önlemler alıyoruz. Sonuç: doğru kayıt, zamanında beyan, daha az sürpriz ve tek muhatapla güven veren bir operasyon.
KYC süreçlerinin regtech tarafında zorunlu hale gelmesiyle birlikte hangi entegrasyon planlıyorsunuz. Bu yenilik, şirket kuruluşlarını nasıl hızlandıracak ve kullanıcı deneyimine ne tür katkılar sağlayacak?
18 Kasım 2025’ten itibaren şirket kuruluşlarında kimlik doğrulaması Companies House tarafından zorunlu hale geliyor. Zorunluluk yeni kuruluş başvuruları ile yeni atanan yönetici ve önemli kontrol sahipleri (PSC) için anında geçerli olacak; mevcut şirketler içinse 12 aylık bir geçiş süreci öngörülüyor.
Jestiyon olarak bu değişime hazırız. Geliştirdiğimiz kimlik doğrulama aracıyla kullanıcı, telefondan saniyeler içinde kimliğini doğrulayıp aynı oturumda kuruluş adımına geçecek. Tek akış ve tek ekran yaklaşımı sayesinde gereksiz geri dönüşler azalacak, tescil süreci hızlanacak ve kullanıcı deneyimi daha pürüzsüz ilerleyecek.
15 dakikada şirket kurulumu sağlayan sisteminiz ve uçtan uca dijitalleşme hedefiniz dikkat çekici. Bu hız ve otomasyonun girişimciler için en somut avantajı ne olacak?
15 dakikada şirket kurulumu ve uçtan uca dijital akışın girişimciye en somut faydası, pazara çıkış hızını haftalardan saatlere indirmesi ve aynı gün fatura kesip tahsilata başlayabilmeniz. Uygun profillerde ve mevzuatın izin verdiği ülkelerde tüm adımlar tek oturumda ilerlediği için geri dönüşler azalır, maliyet ve zaman çizelgesi baştan netleşir, hata payı düşer. Tek panelde belge, beyan, banka süreçlerini yönetmek de zihinsel yükü ciddi biçimde azaltır; yani daha hızlı başlangıç, daha öngörülebilir nakit akışı ve daha az sürprizle yol alırsınız.
Son 15 ayda 15 farklı ülkeden 5.000 kullanıcıya ulaşmanız güçlü bir büyüme sinyali veriyor. Bu ivmenin arkasındaki stratejileri ve gelecekte yeni ülkelere açılma planlarınızı paylaşır mısınız?
15 ayda 15 ülke, 5.000 kullanıcı: rastlantı değil, tasarım.
Bizi taşıyan üç şey var: tam hizmet (her adımı biz üstleniyoruz), gelir odaklı zaman çizelgesi (hedefimiz “ilk fatura” süresini kısaltmak) ve lokal çalışabilme (dil, saat dilimi, saha ağı).
Başvuran kurucu, belge, beyan, banka, e-Belge konularını düşünmüyor; tek muhatapla ilerliyor ve tahmin edilebilir bir maliyet/zaman planı görüyor. Bu, tavsiye döngülerini de hızlandırıyor: memnun iş ortağı ya da kullanıcı yeni başvuruları getiriyor. Böylelikle buradaki komünite daha da güçleniyor.
Yeni ülkelerde genişleme yaklaşımımız net: önce talep koridorlarına bakıyoruz (mevcut müşterilerimizin ticaret yaptığı yönler), sonra üç koşulu arıyoruz: uzaktan kimlik doğrulama mümkün mü, bankacılık/ödeme ve e-belge altyapısı hazır mı, yerel operasyon ortakları SLA’lı mı? Bu üçlü tamamlandığında açıyoruz. Amaç ülke sayısını artırmak değil; her yeni pazarda aynı sözü tutmak: daha hızlı başlangıç, sürprizsiz ilerleme ve tek ekip sorumluluğu.
