TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız ile gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.
“Türkiye’nin en hızlı büyüyen fintek girişimlerinden olan TeklifimGelsin, 1,5 milyon kullanıcıya ulaşarak dikkatleri üzerine çekti. Şirket, yakın zamanda çevrim içi araştırma ve analiz şirketi DORinsight’ı da bünyesine kattı. Bu birleşme, veri analitiğiyle kişiselleştirilmiş finansal tekliflerin gücünü bir araya getiriyor. Kurucu Ortak ve CEO İhsan Cem Zararsız hem büyüme stratejilerini hem de Türkiye fintek ekosisteminde şekillenen yeni dönem hedeflerini anlattı.”
“Finansal ihtiyaç anına dokunan, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modelimiz var.”
TeklifimGelsin, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarını doğru tekliflerle buluşturan bir platform olarak öne çıkıyor. Bu modeli biraz açar mısınız? Kuruluşunuzdan bu yana nasıl bir büyüme grafiği izlediniz?
TeklifimGelsin, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarını analiz edip bankalar ve fintek kuruluşlarıyla buluşturan, tamamen dijital bir kişiselleştirilmiş finansal plaformudur. Kısaca, “finansal yol arkadaşı” diyebilirim. Kredi, kredi kartı ya da yatırım ürünü arayan kullanıcılar, verilerini güvenli biçimde paylaşarak kendilerine özel teklifleri görebiliyor. Bugüne kadar 1,5 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştık ve bu kitle yalnızca üye olanlar değil, verisini paylaşarak kişiselleştirilmiş hizmet alan aktif kullanıcılarımızı ifade ediyor.
Yakın zamanda DORinsight’ı da bünyemize kattık; oradaki 2 milyonluk kullanıcı verisiyle birlikte toplamda 3,5 milyon kişilik erişilebilir bir kitleye dokunabiliyoruz. Büyümemiz hızlı ama kontrollü ilerliyor. Bizim için en önemli konu, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir şekilde büyümek. Her kanalı analiz ediyor, kullanıcıya gerçekten fayda sağlayan temas noktalarına öncelik veriyoruz. Nerede dokunduğumuz, o temasın kullanıcı için nasıl bir değer yarattığı ve bize nasıl geri döndüğü, büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor.
Büyüme stratejimizi ilk günden bu yana ölçülebilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde kuruyoruz. “Yatırımı hızla harcayıp bir anda milyonlara koşmak” yerine, kanalların performansını ölçüyor, kullanıcıya gerçekten değer kattığımız temas noktalarına öncelik veriyoruz. Nerede dokunduğumuz, o temasın kullanıcı için ne sonuç ürettiği ve bize nasıl geri döndüğü, karar setimizin merkezinde yer alıyor.
Hedefinizi detaylandırabilir misiniz? Bir sonraki yılın sonunda nerede olmayı planlıyorsunuz?
Temkinli fakat istikrarlı bir büyüme grafiğimiz bulunuyor. 2026 sonunda 2,5 milyonun üzerine rahatlıkla çıkmayı hedefliyoruz. Ana amacımız ivmeyi kaybetmeden, artan bir hızla ve ölçüm disiplinini koruyarak büyümek.
Kullanıcı kazanımı ve marka bilinirliğinde hangi stratejiler öne çıkıyor? Fintek ekosisteminde nasıl konumlanıyorsunuz?
Kitle edinimini ağırlıkla dijital mecralar üzerinden yürütüyoruz. Sosyal platformlar, Google ve özellikle TikTok; ölçülebilirlik ve anlık optimizasyon olanağı sunduğu için tercih ediliyor. Kampanya ve iş birlikleri açıldığında kanal bazlı etkileri net biçimde görüyor, bütçeyi performansa göre kaydırıyoruz. Geleneksel, geniş kitleli mecralar yerine kişiselleşmiş dijital temasları ve takip edilebilir kanalları öne alıyoruz. Bu yaklaşım, görece küçük bütçelerle yüksek etki yaratmamıza imkân veriyor. Uygulama mağazalarında finans kategorisinde en çok indirilenler arasında yer aldığımız dönemler oluyor; bu listelerde bankalarla yan yana görünmek, konumlanmamız açısından önemli bir gösterge. B2B tarafta bankalar, ödeme kuruluşları ve medya ile şeffaf, ölçülebilir ilişki kuruyoruz; ne yaptığımız net ve ölçülebilir olduğu için güven giderek artıyor.
“Finansal okuryazarlığı artıran her projede yer almak istiyoruz; sürdürülebilir finansal hayat oradan başlıyor.”

Finansal teknolojiler ekosistemindeki konumlamanızda bir değişiklik planlıyor musunuz?
Bankalar, fintekler ve ödeme kuruluşlarıyla birlikte çalışıyoruz. Bundan sonraki dönemde “finansal ihtiyacın temeli”ne daha çok eğiliyoruz: Kullanıcı bir ürüne, bir hizmete erişirken finansmana ihtiyaç duyuyor; amacımız o ihtiyaca, o anı yakalayarak ve en uygun koşulları sunarak eşlik etmek. Finansal okuryazarlık tarafına da sistematik katkı vermek istiyoruz. Türkiye Bankalar Birliği’nin ve bankaların bu yöndeki çalışmalarını değerli buluyoruz; ölçeklendikçe daha aktif bir rol almayı planlıyoruz.
Türkiye’de kişiselleştirilmiş finansal teklif platformları ne kadar büyük bir pazara hitap ediyor?
Kredili ürünü olan 40 milyondan fazla kişi bulunuyor. Bu kitlenin tamamı fintekler üzerinden bankalara ulaşmasa da 20–25 milyon bandında fintek kanalıyla temas eden bir kullanıcı havuzundan söz etmek mümkün. Karşılaştırma kültürü güçleniyor; insanlar tek bir kurumun sunduğu koşulla yetinmek istemiyor. Pazarda 15–20 yıldır ciddi emek vermiş oyuncular var; biz hem bankalara hem kullanıcılara katma değeri yükselten ürün ve iş modelleriyle konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Arkasında devasa finansal güç olmayan bir girişim için yakaladığımız büyüme hızı hedefimizin üzerine çıkıyor; 2026’yı sıçrama yılı olarak görüyoruz. Büyük, köklü yapılarda dönüşüm daha yavaş ilerlerken, biz kültür olarak çevik doğuyoruz; ekip vizyonu ve bilgi birikimi bunu destekliyor.
Ekip yapınız nasıl evriliyor? “Best Workplaces in Technology 2025” listesinde beşinci sırada yer almanızın arka planı nedir?
Dört kişiyle başlamıştık: ben, ortağım Ertuğrul ve iki yazılım mühendisi. Bugün 26 kişiyiz ve çekirdek ekip hâlâ bizlerle. Kurmak istediğimiz kültür net: stresten uzak, sorumluluk alan, birlikte iyi çalışan ve birlikte eğlenebilen bir ekip. Great Place to Work listesine girmemiz bu kültürün dış teyidi. Anadolu listesinde segmentimizde ikinci sıradayız. Yıl sonunda 30’ları görmemiz mümkün. Yüzlerce kişilik bir yapı hedeflemiyoruz; katma değeri yüksek, teknolojiyi iyi kullanan, kişi başı etki katsayısı yüksek bir ekip mimarisi amaçlıyoruz. Ankara merkezliyiz; sınırlı sayıda arkadaşımız uzaktan çalışıyor, düzenli aralıklarla bir araya gelerek ekip dokusunu canlı tutuyoruz.
TeklifimGelsin’in sunduğu model, finansal kurumlar ve tüketici arasında nasıl bir değer zinciri oluşturuyor?
Kredi, kart, yatırım gibi ürünlerde çok sayıda kurum ve seçenek bulunuyor. Pek çok kullanıcı yalnızca mevcut bankasına bakarak karar veriyor; oysa farklı kurumlarda daha avantajlı koşullar olabiliyor ya da mevcut banka, kullanıcının ihtiyacını karşılayamıyor. Biz, ücretsiz finansal durum görünürlüğü (kredi karnesi) ve kişiselleştirilmiş öneriler ile süreci sadeleştiriyoruz. Finansal ve kişisel verileri, regülasyon ve güvenlik çerçevesinde birleştirip yapay zekâ destekli modellerle en uygun teklifleri yüzeye çıkarıyoruz. Zaman kazandırıyoruz, güvenliği gözetiyoruz ve avantajlı koşullara aracılık ediyoruz. İş birliklerimiz bankalarla sınırlı kalmıyor; lisanslı aracı kurumlar ve farklı finansal kuruluşlarla yatırım ürünleri tarafında da kullanıcıya seçenek sunuyoruz. Bugün terazinin bir kefesinde krediler ağır basıyor; talep yatırım tarafına kaydığında hazır bir ürün mimarisi ile ilerliyoruz.
Global ölçekte benzer örnekler hangileri? Ayrıştığınız noktalar neler?
ABD’de Credit Karma, Çin’de Rong360, İngiltere’de Experian gibi örnekleri yakından inceliyoruz. “Finansal check-up” yaklaşımı kullanıcı açısından çok değerli. Ekonomik dalgalanmanın yüksek olduğu pazarlarda karşılaştırma motivasyonu artıyor; bu nedenle genç nüfusun güçlü, mobil penetrasyonun yüksek olduğu ve volatilitenin hissedildiği pazarlara bakıyoruz. Nijerya, Endonezya, Pakistan, Arjantin şu an radarımızda. Türkiye’de regülasyon seti yoğun ve öğretici; burada başarı üreten modellerin dış pazarlarda ölçeklenmesi daha kolay hâle geliyor.
Banka ve fintek entegrasyonlarını nasıl kurguluyorsunuz?
Şu anda 27 banka ve finansal kuruluşa ulaşıyoruz. Tek bir entegrasyon standardı dayatmıyoruz; kurumun dijital olgunluğuna göre esnek modellere gidiyoruz. Bazı yapılarda API ile anlık başvuru yanıtı görebiliyoruz; bazı yapılarda süreçler kademeli ilerliyor. Çeviklik, kurumun gerçeklerine uyum ve işin ölçülebilir olması, entegrasyon stratejisinin temel ilkeleri.
DORinsight satın alması TeklifimGelsin için ne ifade ediyor? Dorinsight’ın araştırma gücü kullanıcı deneyimine ve ürün geliştirmeye nasıl yansıyor?
DORinsight, güçlü referansları olan tecrübeli bir araştırma şirketi. B2B tarafta kurumlara hızlı içgörü sağlayacak; TeklifimGelsin ise bu içgörüleri dijital ve ölçeklenebilir bir platformda veriye ve aksiyona dönüştürecek. Üyelik sistemiyle verisini paylaşan geniş kitlemiz, temsili örneklem ihtiyacını fazlasıyla karşılıyor; adeta “küçük bir Türkiye” dağılımı sunuyor. Yazılım ekibimiz uzun süredir dijital içgörü platformu üzerinde çalışıyor; birleşme sonrası DORinsight’ın müşteri portföyünü büyütmesini ve çıktı kalitesinin artmasını bekliyoruz. Bu yapı, B2B’de bankaların ötesinde e-ticaret, sağlık, KOBİ odaklı dikeylere kadar genişliyor; kullanıcı tarafında ise anket ve içgörü katkılarıyla ek fayda yaratıyor.
Kullanıcılara en uygun teklifleri sunarken hangi algoritmik/davranışsal modellerden yararlanıyorsunuz?
Çok katmanlı persona modellemesi kullanıyoruz. Finansal geçmiş (kredi kartı/kredi adedi, ödeme davranışı, hacim) ile kişisel değişkenleri (yaş, gelir, meslek, varlık durumu vb.) birleştiriyoruz. Benzer persona kümelerinin tarihsel tercih ve davranışları, yeni kullanıcılara isabetli öneri üretmemizi sağlıyor. Krediler ve kartların yanında yatırım ürünleri için de lisanslı kurumlarla birlikte çalışıyor, mevduat-sermaye piyasaları-kripto gibi farklı kanallarda kullanıcıya uygun teklif seti çıkarıyoruz. Amaç, doğru personaya doğru anda uygun ürün-koşul kombinasyonunu sunmak.
Yakın dönemde yapay zekâ tabanlı hangi özellikler ve entegrasyonlar gündeminizde?
Yakın dönemde yapay zekâ odağında iki temel geliştirme alanına yoğunlaşıyoruz. İlki, kullanıcının geçmiş işlemleri ve yönelttiği sorulardan öğrenen, doğal dille iletişim kurabilen bir diyalog katmanı. Bu yapı, TeklifimGelsin kullanıcılarının uygulama içindeki deneyimini daha kişisel, daha etkileşimli hale getirmeyi amaçlıyor. İkinci alan ise başvuru sonuçlarını ve kullanıcı personası benzerliklerini analiz ederek en isabetli ve avantajlı önerileri sunmayı sağlayan karar motoru. Dorinsight tarafında ise anket yanıtlarının anlam katmanını derinleştiren yapay zekâ bileşenleri geliştiriyoruz. Her iki platformda da veri analitiğine odaklı bir çekirdek ekip bulunuyor ve bu ekip, ürün yol haritalarımızın veriye dayalı biçimde şekillenmesini sağlıyor.
“Yaşamak için değil, zamanı satın almak için yatırım planlıyoruz.”
Yatırım planınız nedir? Yeni bir tur gündemde mi?
Operasyonu sürdürmek için zorunlu bir ihtiyaç bulunmuyor; son bir yılda dolar bazında 2–3 kat büyüyoruz. Ancak zamanı satın almak ve ölçeği hızla büyütmek için yatırım turları planlıyoruz. 2026’dan önce tamamlanma ihtimali var. Yatırımcı profili konusunda esnek ilerliyoruz; hedef, ürün-hizmet setimizi zenginleştirmek ve mevcut yatırımcılarımız açısından da değer yaratmak.
Mevcut yatırımcılarla çalışma ilişkinizi nasıl tanımlarsınız?
Uyumlu, güven temelli ve şeffaf. Operasyonun dümeni bizde; ihtiyaç olduğunda hem maddi hem de manevi desteği veriyorlar. Global-yerel melek ve kurumsal yatırımcılarımızla birlikte pürüzsüz bir işleyişimiz bulunuyor.
2025 sonu için ana hedefleriniz neler? Orta-uzun vadeli projeksiyon nasıl?
Birinci öncelik Türkiye pazar payını büyütmek. Ürün kapsamını genişletip lisanslı finansal kuruluşlarla iş birliği sayısını artırıyoruz. Finansal geçmişi nedeniyle erişimde zorlanan kullanıcılar için alternatif kurumlarla çözüm yolları geliştiriyoruz. DORinsight tarafında büyümeyi hızlandırırken, TeklifimGelsin’de sessiz ve test odaklı bir yurt dışı açılım planlıyoruz. Küçük deneylerle ilerleyip sonuç aldıkça yatırımı kademeli artırmayı tercih ediyoruz; bilmediğimiz pazarlarda büyük meblağları yakmak yerine öğren-ölçekle yaklaşımıyla hareket ediyoruz.
Fintek ekosisteminde yakın dönemde iş birliği planladığınız alanlar var mı?
Var. B2C finteklerde pazarlama maliyetleri yüksek ve belirli bir noktada erişim tıkanabiliyor. Bu nedenle fintek-fintek ve banka-fintek iş birliklerinin önemi artıyor. Growth ve ürün tarafını güçlendirerek “benim kullanıcım senin değerini görsün, senin kullanıcın da TeklifimGelsin’in değerini görsün” esaslı ortaklıklar kuruyoruz. Herkesin güçlü olduğu alanda katkı verdiği, birlikte büyüyen bir model hedefliyoruz; kısa-orta vadede somut örnekler görmeye başlıyoruz.
