Moka United Genel Müdürü Halim Memiş ile Güç Dengesi Yeniden Kuruluyor: Ortaklık mı, Rekabet mi?” dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

Halim Memiş’e göre kazanan fintek’ler, yalnızca teknolojiyi değil, güveni de yönetebilenler olacak:
Güçlü fintek yapıları, regülasyon uyumunu iş modelinin bir parçası hâline getiriyor. Kârlılığa giden yol, güvenin ekonomisini anlamaktan geçiyor. Biz Moka United’da büyümeyi yalnızca rakamlarla ölçmüyoruz; müşteri sadakati, işlem güvenliği ve veri kalitesi artık eşit öneme sahip. Sürdürülebilirlik, gelir tablosundan çok kültürel bir refleks meselesi.”

Röportajdan öne çıkan başlıklar

  • 2025 itibarıyla fintek dünyasında artık hızlı büyüme değil, akıllı büyüme konuşuluyor.
  • Bir fintek’in kazanan sayılması için artık kârlılığa giden net bir yol haritası ve etik değerlerle uyumlu bir marka algısı gerekiyor.
  • Rekabet avantajı artık daha fazla veriyle değil, daha anlamlı veriyle sağlanıyor.
  • Sürdürülebilir büyüme için artık tek başına güçlü olmak değil, birlikte anlamlı olmak gerekiyor.
  • Kalıcı başarı, teknik mükemmeliyetin ötesinde insani bağ kurabilen liderlikle mümkün.

 

2025–2026 döneminde fintek ekosisteminde hangi iş modelleri öne çıkıyor?

2025 itibarıyla fintek dünyasında artık “hızlı büyüme” değil, “akıllı büyüme” konuşuluyor. Yeni dönemde öne çıkan iş modelleri; açık bankacılık altyapısına entegre, regülasyon dostu ve kullanıcı merkezli yapılar. Özellikle dijital bankacılık, embedded finance (gömülü finans) ve BaaS (Banking-as-a-Service) gibi modeller, hem bireysel hem kurumsal segmentte ciddi karşılık buluyor. Fintek’ler artık sadece teknoloji sağlayıcısı değil; kullanıcı deneyimini uçtan uca tasarlayan, veriyle yön veren ve kültürel bağ kuran platformlar haline geliyor.

 

Başarıyı tanımlayan kriterler nasıl değişti? Artık hangi göstergeler bir fintek’in “kazanan” olduğunu belirliyor?

Eskiden başarı; kullanıcı sayısı, işlem hacmi ve yatırım turu büyüklüğüyle ölçülürdü. Bugün ise sürdürülebilir kârlılık, müşteri bağlılığı ve regülasyon uyumu öne çıkıyor. Bir fintek’in “kazanan” sayılması için artık kârlılığa giden net bir yol haritası, müşteri başına değer üretimi, teknolojik esneklik ve ölçeklenebilirlik, regülasyonlara tam uyum ve şeffaflık ve kültürel ve etik değerlerle uyumlu marka algısı gibi kriterler öne çıkıyor.

 

Veri yönetimi, yapay zekâ ve kişiselleştirme teknolojileri, rekabet avantajını nasıl tanımlıyor?

Veri artık sadece bir kaynak değil, stratejik bir varlık. Yapay zekâ ile desteklenen veri analitiği, fintek’lerin kullanıcıyı daha iyi tanımasını, riskleri daha doğru yönetmesini ve öneri sistemlerini daha isabetli kurgulamasını sağlıyor. Kişiselleştirme ise rekabetin yeni dili. Ödeme sistemleri ve finansal teknolojiler alanında, kullanıcıların harcama alışkanlıklarına göre şekillenen kampanyalar, kişiye özel finansal öneriler ve kültürel hassasiyetleri gözeten içerikler öne çıkıyor. Bu sayede sadece işlem değil, deneyim sunan bir yapı ortaya çıkıyor. Rekabet avantajı artık “daha fazla veri” değil, “daha anlamlı veri” ile sağlanıyor.

 

Finansal ekosistemde iş birliği kültürü büyümenin sürdürülebilirliği açısından nasıl bir rol üstleniyor?

Fintek ekosistemi artık rekabetten çok iş birliğiyle büyüyor. Bankalar, teknoloji şirketleri, regülatörler ve fintek’ler arasında kurulan yeni nesil iş birlikleri, hem inovasyonu hızlandırıyor hem de güveni artırıyor. Özellikle açık bankacılık ve API tabanlı entegrasyonlar sayesinde, farklı oyuncuların bir araya gelerek kullanıcıya bütüncül çözümler sunması mümkün hale geldi.  Sürdürülebilir büyüme için artık “tek başına güçlü olmak” değil, “birlikte anlamlı olmak” gerekiyor. RUUT’un Algbra Labs ile yaptığı iş birliği de bu konuda önemli bir örnek teşkil etmekte. Bu kapsamda öncelikle Birleşik Krallık’taki dijital finans koridorunu genişletmek amacıyla, İngiltere merkezli Fintech-as-a-Service (FaaS) sağlayıcısı Algbra Labs ile stratejik ortaklığa imza attık. Bu hamle ile İngiltere’deki kullanıcılara sorunsuz ve güvenli bir dijital bankacılık deneyimi sunmanın kapılarını açtık. Sonraki hamlede, Birleşik Krallık Finansal Yürütme Kurumu’ndan (Financial Conduct Authority – FCA) lisans onayımızı aldık ve Birleşik Krallık’ta lisanslı bir ödeme kuruluşu olan Affiniture Cards Limited’ın satın alım sürecini tamamladık. Böylece İngiltere’de doğrudan kart ihraç etme ve ödeme altyapısı kurma imkânı sağlamış olduk.

 

Yeni dönemde fintek’ler için kalıcı başarı, hangi yapısal özelliklere ve liderlik anlayışına dayanacak?

Kalıcı başarı için üç temel yapı taşı var: Esnek ve modüler teknoloji altyapısı, regülasyonlara proaktif uyum ve kültürel zekâ ve etik liderlik. Artık sadece finansal sonuçlara odaklanan değil, toplumsal etkiyi gözeten, ekipleri ilhamla yöneten ve kullanıcıyla empati kurabilen liderler öne çıkıyor. Sadece ürünle değil, değerlerle de inşa edeceğimiz kalıcı başarıya inanıyoruz.

 

Ekonomik dalgalanmalar ve yatırım temposundaki yavaşlama karşısında, hangi fintek modellerini daha dayanıklı görüyor? 

Ekonomik dalgalanmalar ve yatırım temposundaki yavaşlama dönemlerinde, gelir modeli net, regülasyonlara uyumlu ve kullanıcı bağlılığı yüksek fintek’ler daha dayanıklı kabul ediliyor. Özellikle dijital bankalar, ödeme altyapısı sağlayıcıları ve B2B odaklı fintek’ler, tekrarlayan gelir yapıları, uzun vadeli müşteri ilişkileri ve düşük operasyon maliyetleri sayesinde krizlere karşı daha dirençli bir yapı sunuyor. Bu modeller, regülasyon dostu olmaları nedeniyle yatırımcılar açısından daha güvenli görülüyor; ayrıca API tabanlı altyapıları sayesinde farklı sektörlere kolayca entegre olabiliyorlar.

 

2026 ve sonrası için fintek şirketlerinin stratejik gündeminde hangi öncelikler yer alıyor?

2026 yılında finansal teknolojilerin geleceği, teknolojik ilerlemeler ve değişen tüketici beklentileriyle şekillenen dinamik ve dönüştürücü bir yapıya sahip olacak. DeFi’nin (merkeziyetsiz finans) ve dijital para birimlerinin yükselişinden, yapay zekâ ve nesnelerin interneti (IoT) entegrasyonuna kadar fintek dünyası yenilik üretmeye ve adapte olmaya devam edecek. Bu değişimleri benimseyen ve müşteri deneyimini, finansal kapsayıcılığı ve siber güvenliği geliştirmeye odaklanan finansal kurumlar, hızla evrilen bu ortamda başarılı bir şekilde konumlanacak. Geleceğe baktığımızda, teknoloji ile finansın kesişimi yeni fırsatlar ve zorluklar yaratacak; bu da finansal hizmetlerin geleceğini uzun yıllar boyunca şekillendirecek. Biz de Moka United olarak 2026 stratejilerimizi bu değişimler çerçevesinde oluşturarak ilerlemeyi sürdüreceğiz.