Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar’ın Fintechtime Ocak sayısında yer alan “Fintek Liderlerinden 2026 Yılı Perspektifi” dosya konusu kapsamında paylaştığı görüş yayında.

“Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar, 2026’yı fintek sektöründe ürünlerin değil, finansal kabiliyetlerin ve altyapıların yarıştığı bir yıl olarak okuyor. Ona göre ekosistem, hız ve hacim odaklı büyüme döneminden, seçiciliğin ve dayanıklılığın belirleyici olduğu daha olgun bir faza geçiyor.”

 

“2026, hızlı olanların değil; dayanıklı olanların kazandığı yıl olacak.”

Hasan Sami Bayansar

 

 

Finansal Kabiliyetlerin Yarıştığı Bir Yıl

2026’yı fintek sektörü açısından finansal ürünlerin değil, finansal kabiliyetlerin yarıştığı yıl olarak görüyorum. Bugüne kadar sektör, “hangi ürünü sunduğunuz” üzerinden konuşuldu. Önümüzdeki dönemde ise asıl farkı yaratan, kurumların finansı ne kadar hızlı, esnek ve kontrol edilebilir şekilde kullanabildiği olacak.
Sektör için gelecek yılı konsolidasyon yılı olarak görüyorum. Bugüne kadar çok sayıda oyuncu, benzer problemleri benzer çözümlerle ele aldı. Önümüzdeki dönemde ise sektör, sayının değil seçiciliğin öne çıktığı bir yapıya evrilecek. Fintekleşme, bu aşamada hızdan çok dayanıklılık anlamına gelecek.

 

Fintek Kalitesinin Konuşulduğu Bir Döneme Geçiyoruz

2026’nın en kritik kırılma noktasını, “fintek sayısının değil, fintek kalitesinin konuşulduğu bir döneme geçiş” olarak öngörüyorum… Bugüne kadar hız, büyüme ve kullanıcı sayısı ön plandaydı. Önümüzdeki dönemde ise asıl rekabet, finansal ekosistemin arka planında çalışan altyapılarda yaşanacak.
Bu kırılma noktası; ödeme, kimlik, risk, mutabakat ve uyum gibi temel finansal fonksiyonların birer ürün değil, birlikte çalışan sistemler hâline gelmesiyle ortaya çıkacak. Yani “hangi uygulamayı kullandığınızdan” çok, hangi altyapının üzerinde çalıştığınız belirleyici olacak.
Bu dönüşümü; sektörün daha az gürültülü, daha derinlikli ve daha kalıcı oyuncularla yoluna devam ettiği bir yapısal olgunlaşma süreci olarak tanımlıyorum. 2026, hızlı olanların değil; dayanıklı olanların kazandığı yıl olacak.
Teknoloji tarafında ise Insha Ventures olarak yapay zekâyı bir vitrin unsuru olarak değil, operasyonel verimlilik, risk analizi ve karar destek mekanizması olarak konumlandırıyoruz.

 

Fintekleşme Mantığıyla Yeniden Tasarlıyoruz

Insha Ventures olarak, yeni yıl yol haritamızın temelinde fintekleşme yaklaşımı yer alıyor. Artık pek çok kurum için mesele bir fintek çözümü satın almak değil; kendi iş yapış biçimini fintek mantığıyla yeniden tasarlamak. Biz de stratejimizi bu dönüşümü mümkün kılacak altyapılar üzerine kuruyoruz.
Özetle, yeni yıl stratejimiz; bir yandan güçlü olduğumuz alanlarda derinleşirken, diğer yandan fintekleşme ihtiyacının ortaya çıktığı yeni pazarları erkenden okuyup bu alanlarda kalıcı pozisyonlar almak üzerine kurulu.

 

Altyapı Kazandırır

2026 yılı için fintek sektörünün mottosunu “Altyapı kazandırır.” olarak tanımlıyorum. Fintekte artık ürünler değil, mimariler yarışıyor.” Fintek artık ‘ne yaptığın’ değil, ‘nasıl çalıştığın’ üzerinden ayrışıyor. Bu motto, sektörün geldiği noktayı net biçimde özetliyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratan; en çok konuşulan ürünler değil, arka planda en sağlam şekilde çalışan sistemler olacak. Kullanıcının görmediği ama hissettiği altyapılar; ölçeklenebilirlik, güvenlik ve süreklilik açısından belirleyici olacak
Bu nedenle 2026’nın mottosu, aynı zamanda sektöre verilen net bir mesaj niteliğinde: Fintek dünyasında asıl farkı yaratan şey, kullanıcıya görünen değil; görünmeyeni kusursuz çalıştırabilmekten geçiyor.

 

Koşudan Maratona Geçilen Bir Yıl

Finansal teknolojiler ekosisteminde son yıllarda gözlemlenen hızlı büyüme, çoğu zaman bir “koşu yarışı” benzetmesiyle anlatıldı. Hız, büyüme ve hacim en önemli metriklerdi. Ancak 2026’ya girerken bu koşunun niteliği kökten değişiyor. Artık sadece en hızlı koşan değil, en sağlam altyapıya sahip, en etik ve en sürdürülebilir yapıyı kuran oyuncular bu maratonu tamamlayacak.
Paydaşlar ve iş dünyası açısından bakıldığında ise fintekleşmeyi artık bir teknoloji yatırımı olarak değil; rekabet gücünü ve gelecekteki konumlanmayı belirleyen stratejik bir dönüşüm olarak görüyorum. Bugün doğru altyapıyı kuranlar, yarının standartlarını yazacak.