Param Grup CHRO’su Aslı Barış ile Fintechtime Mart 2026 sayısı “Fintek Dünyasının Mimarları” dosya konusu için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

“Aslı Barış, hızla değişen fintek ekosisteminde liderliği hiyerarşik bir modelden ziyade, her seviyeden fikrin değer bulduğu bir ‘adaptasyon refleksi’ olarak konumlandıran bir yönetici. Param Grup’un marka kimliğini inşa ederken teknolojiyi hayatın içinden bir deneyime dönüştürmeyi hedefleyen Barış, kadın liderlerin hikâye anlatıcılığı ve kapsayıcı dil yetkinliğini, finansal güveni kalıcı kılan stratejik bir fark olarak tanımlıyor. Cam tavanları şeffaf sistemler ve şeffaf iletişimle incelten tecrübeli lider; 2026 ve sonrasında fintekin toplumsal algısını rakamların ötesine taşıyarak; denge, anlam ve vicdan temelleri üzerine inşa etmeyi sürdürüyor.”

 

Fintek dünyasına adım attığınız ilk günden bugüne, sizi ilgili dinamik yapının içinde tutan temel tutku nedir? Söz konusu kariyer öyküsünün, bugün geldiğiniz noktadaki yönetim anlayışınızı nasıl şekillendirdiğini merak ediyoruz.

Fintek dünyasıyla kariyerimin olgunluk döneminde tanışmış olmam, benim için en büyük dönüştürücü güçlerden biri oldu. Bu süreç, liderlik perspektifimi derinleştirirken bireysel yolculuğumu da dönüştürdü; bana çeviklik, esneklik ve sürekli yenilenme enerjisi kazandırdı. Fintek, hızla değişen dinamikleriyle dünyanın en hızlı büyüyen alanları arasında yer alıyor. Beni bu sektörde tutan temel tutku; teknolojinin finansal hizmetleri daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha kullanıcı odaklı hale getirme gücüne yakından tanıklık etmek ve bu dönüşümün içinde etkin bir şekilde rol almaktır.

Param Grup’taki odağımın merkezinde de “adaptasyon” ve “sürekli gelişim yaklaşımı” yer alıyor. Bu kavramları bir slogan olarak değil, kurumun reflekslerine yerleşmesi gereken bir çalışma biçimi olarak görüyorum. Hızla değişen bir ekosistemde asıl risk, mevcut doğrularla konfor alanında kalmaktır. Nitekim yönetim tarzımı, hiyerarşinin ağır bastığı bir modelden ziyade; her seviyeden fikrin değer gördüğü, öğrenmenin ve gelişimin sistematik olarak teşvik edildiği, iş birliğinin güçlendirildiği bir sistem üzerine kurguluyorum.  

 

Fintek sektöründe kurum kültürünü ve marka kimliğini inşa ederken, kadın liderlerin “hikaye anlatıcılığı ve kapsayıcı dil” kullanma becerisinin markanın algısına katkısını nasıl tanımlarsınız?

Fintek sektörünün özünde yer alan hız, teknoloji ve finansal güç kavramlarına artık şeffaflık, aidiyet ve deneyim odağının da dahil olduğunu görüyoruz. Markayı gerçekten ayakta tutan şeyin yalnızca ürünler değil, anlatılan hikâyeler olduğuna inanıyorum. Kadın liderlerin hikâye anlatıcılığı burada çok kıymetli bir fark yaratıyor; çünkü bu yaklaşım yalnızca “ne yaptığımızı” değil “neden yaptığımızı” da görünür kılıyor.  

Kapsayıcı dil; çalışanların, iş ortaklarının ve kullanıcıların kendilerini bu hikâyenin bir parçası olarak hissetmesini sağlar. Param’da marka kimliğimizi inşa ederken, finansal teknolojileri hayatın içinden bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz. Kadın liderlerin kapsayıcı dil kullanmaları, güven duygusunu kalıcı hale getirerek ve ekosistemimizde “insan odaklı teknolojiye” vurgu yaparak marka algımızı daha da yukarı taşıyor. Bu da ancak empati kuran, sadeleşen ve insanı merkeze alan bir iletişim diliyle mümkün oluyor.  

 

Kurumunuzdaki resmî yetki ve sorumluluklarınızın ötesinde; ekosistemi dönüştüren bir kadın lider olarak kendinize biçtiğiniz “görünmez” misyonu nasıl tanımlarsınız?

Resmî sorumluluklarımın ötesinde kendime biçtiğim en önemli misyon, bulunduğum her noktada güvenli bir gelişim alanı yaratmak. Fintek ekosisteminde pek çok yetenekli kadın, teknik bilgi ya da potansiyel eksikliğinden değil, görünmeyen bariyerlerden dolayı geri adım atabiliyor.

Benim için görünmez misyon; bu bariyerleri fark etmek, adını koymak ve normalleştirmeden dönüştürmek. Bazen bir toplantıda sözü açmak, bazen genç bir profesyonelin potansiyelini fark etmesini ve yetkinliklerini cesurca sergilemesini sağlamak… Bunlar ölçülmeyen ama kültürü kalıcı biçimde dönüştüren etkiler yaratıyor. Bunun doğal bir uzantısı olarak genç yeteneklere mentorluk fırsatlarının sistematik biçimde güçlendiği, kapsayıcılığın kurumun reflekslerine dönüştüğü bir çalışma ortamını kalıcı hale getirmek istiyorum.

 

2026 perspektifinden baktığımızda, “Cam Tavan” kavramının artık fiziksel engellerden ziyade algısal bariyerlere evrildiğini görüyoruz. Bu bariyerlerin iletişim diliyle nasıl yıkılabileceğini düşünüyorsunuz?

Cam tavan, tek seferde kırılan bir yapıdan ziyade günlük pratiklerle, performansın görünür kılınmasıyla ve güven ortamının güçlenmesiyle adım adım incelenerek etkisini yitiren bir süreçtir. Günümüzde bu bariyerler artık organizasyon şemalarında değil, daha çok zihinlerdeki “liderlik algısında” gizli olan engellere evrildi. Fintek ekosisteminde bu bariyerlerin zamanla daha görünür ve aşılabilir hale geldiğini görüyorum. Özellikle ölçütlerin netleştiği, terfi ve gelişim süreçlerinin şeffaflaştığı ve kapsayıcılığın doğrudan davranışlara yansıdığı kurumlarda çalışanların önü belirgin şekilde daha açık. Bizim sorumluluğumuz da bu şeffaf ve kapsayıcı zemini sadece söylemle değil, sistem, süreç ve kültürle sürdürülebilir kılmaktır.

 

Karar mekanizmalarında kadın temsilinin artmasının, Param’ın kurumsal duruşuna ve sektördeki “güven” algısına nasıl bir derinlik kattığını düşünüyorsunuz?

Karar mekanizmalarında kadın temsilinin artması, Param’ın kurumsal duruşuna yalnızca çeşitlilik değil, stratejik bir denge ve derinlik kazandırıyor. Fintekte güven, sadece sistemlerin kusursuz çalışmasıyla değil, o sistemleri yöneten “aklın kapsayıcılığı” ile inşa edilir.

IMF araştırmaları, kadın liderlerin yer aldığı kurulların risk yönetiminde ve uzun vadeli sürdürülebilirlikte daha başarılı olduğunu gösteriyor. Kadınların karar masasında güçlü temsil edilmesi, Param’ın stratejik süzgecini zenginleştirirken; finansal çözümlerimizi tasarlarken müşterilerimizin çeşitliliğini daha doğru okumamızı da sağlıyor.

Bugün Param Grup’ta kadın çalışan oranının %48, üst yönetimde kadın temsilinin ise %37 seviyesinde olması; bu çok sesliliğin kısa vadeli kazanımlardan ziyade, paydaşlarımızla kurduğumuz uzun vadeli “güven ilişkisini” derinleştiren somut bir kurumsal duruş olduğunu kanıtlıyor.  

 

Finansal teknolojiler alanında kariyer yapmak isteyen ancak “cam tavanlar”dan çekinen genç kadınlara, klişe tavsiyelerin ötesinde, gerçekçi bir rehberlik için neler söylemek istersiniz?

Teknolojiyi sadece bir “uzmanlık alanı” değil, işin doğal bir parçası olarak konumlandırın. Veri okuryazarlığı ve yapay zeka yetkinliği artık temel bir gerekliliktir. Ancak en önemlisi; veriyi en güçlü dayanağınız haline getirin. Zira veri, ön yargıların önündeki en büyük engeldir.

Hata yapma korkusuyla geri durmak yerine sorumluluk alın ve mutlaka kendi destek ağlarınızı oluşturun. Kariyer yapacağınız kurumu seçerken sadece ismine değil; kadınların karar alma süreçlerindeki “gerçek etki” oranına ve kurumun bu konudaki samimiyetine bakın.

 

2026 ve sonrasında fintek dünyasının toplumsal algısını yönetirken, kadın liderlerin söz konusu geleceği inşa ederken üstleneceği en kritik rolü hangi kelimelerle tanımlarsınız?

Geleceği inşa ederken bu rolü beş anahtar kavramın senteziyle tanımlıyorum: Denge, Anlam, Cesaret, Kapsayıcılık ve Vicdan. 

Kadın liderler, teknoloji ile insan arasındaki hassas teraziyi kuran, finansal çözümlere “anlam” katan ve yerleşik ezberleri bozma cesareti gösteren pusulalar olacaktır. 2026 ve sonrasında fintek dünyasının toplumsal algısını, sadece rakamlarla değil, bu değerlerin yarattığı güven ve kapsayıcılıkla yöneteceğiz.

 

 

 

Kaynak:
Women in Finance: A Case for Closing Gaps (2018): Finans sektöründeki kadın liderlerin banka istikrarı, daha yüksek sermaye tamponları ve daha düşük takipteki kredi oranları ile olan ilişkisini inceleyen temel çalışmadır.
(https://www.imf.org/en/publications/staff-discussion-notes/issues/2018/09/17/women-in-finance-a-case-for-closing-gaps-45136)
(https://www.imf.org/en/blogs/articles/2018/09/19/blog-women-in-finance)
Women in Fintech: As Leaders and Users (2022): Yönetim kurullarındaki cinsiyet çeşitliliğinin fintek firmalarının performansı üzerindeki olumlu etkilerini ve dijital finansal kapsayıcılıktaki rolünü analiz eden rapordur.
(https://www.imf.org/en/publications/wp/issues/2022/07/15/women-in-fintech-as-leaders-and-users-520862)
(https://www.imf.org/-/media/files/publications/wp/2022/english/wpiea2022140-print-pdf.pdf)
Gender Diversity and Resilience to Climate Change (2024): Çeşitliliğe sahip kurulların risk yönetimi, çevresel politikalara uyum ve doğal afetler karşısındaki finansal direnç üzerindeki etkilerini ele alan güncel bir çalışma kağıdıdır.
(https://www.imf.org/-/media/files/publications/wp/2024/english/wpiea2024157-print-pdf.pdf)