Fintek dünyasının tecrübeli yöneticisi Erçin Tunca Türerer, TÜRKKEP Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Türerer ile bir araya gelerek yeni dönem hedeflerini ve stratejik e-dönüşüm vizyonunu kendisinden dinledik.

Dijital güven ve e-dönüşüm ekosisteminin köklü temsilcisi TÜRKKEP, yönetim kadrosunu fintek sektörünün saygın ismi Erçin Tunca Türerer ile tahkim etti. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevini üstlenen Türerer, kurumun pazar liderliğini perçinleyecek stratejik hamlelere liderlik etmeye hazırlanıyor. Söz konusu atama süreciyle başlayan yeni dönemde markanın büyüme hedeflerini ve deneyimli yöneticinin sektörel perspektifini Fintechtime okurları için mercek altına aldık. TÜRKKEP bünyesinde gerçekleşen bayrak değişiminin detayları ve geleceğin dijitalleşme ajandası söyleşimizin odak noktasını oluşturuyor.

 

Erçin Bey, öncelikle yeni göreviniz hayırlı olsun. Fintek sektöründeki tecrübelerinizin ardından TÜRKKEP Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı rolü ile yola devam ediyorsunuz. Bu deneyiminiz, TÜRKKEP’in kategori liderliğini daha da güçlendirmek adına satış ve pazarlama stratejilerine nasıl yansıyacak?

Yıllara yayılan Fintek deneyimim bana regülasyon ve teknoloji kesişiminde, ölçeklenebilir büyüme modelleri kurma perspektifi kazandırdı. TÜRKKEP zaten 1 milyonu aşkın kullanıcısı ve güçlü altyapısıyla kategorisinin açık ara lideri, oyun kurucusu. Bu avantajı daha görünür kılmak için veri odaklı, müşteri yaşam döngüsünü kapsayan ve ürünler arası çapraz değeri artıran bir satış yaklaşımı benimsiyoruz.

Pazarlamada ise odağımız, TÜRKKEP’in yalnız lider hizmet sağlayıcı kimliği ile değil, günümüzün ve geleceğin ihtiyaçlarına, akıllı çözümlerle, dijital deneyimi güvenli hale getiren kimliğiyle de tanıtabilmek. Böylelikle sektörde sürdürülebilir bir büyümeden bahsedebileceğiz.

 

KEP, Mobil KEP, e-Saklama, e-imza ve e-Defter gibi ürünlerinizle TÜRKKEP, kurumlara yalnızca bir hizmet değil, uçtan uca bir güven ve uyum altyapısı sunuyor. 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşan bu ekosistemin, şirketlerin operasyonel verimliliği ve yasal süreç yönetimine sağladığı somut katkıları nasıl özetlersiniz?

TÜRKKEP’in sunduğu çözümler, kurumların hem hız hem de hukuki güvenlik ihtiyacını aynı anda karşılıyor. KEP ile yapılan iletiler yazılı bildirimle aynı hukuki geçerliliğe sahipken, e-imza ve e-fatura süreçleri operasyonları tamamen dijitalleştiriyor. Bu sayede şirketler ciddi zaman ve maliyet avantajı elde ederken hata ve risk oranını da minimize ediyor. Özellikle insan kaynakları ve finans süreçlerinde %80’e varan operasyonel verimlilik artışı sağlıyoruz. TÜRKKEP burada sadece bir araç değil, süreçleri uçtan uca güvenli hale getiren bir platform görevi görüyor. 

 

Regülasyonların hızla arttığı ve dijital güven ihtiyacının kritik hale geldiği bir dönemde, e-dönüşüm pazarı giderek daha stratejik bir alan haline geliyor. TÜRKKEP, bu büyüyen pazarda liderliğini korumak ve derinleştirmek adına satış ve pazarlama tarafında hangi yenilikçi yaklaşımları önceliklendiriyor?

Bugün rekabet, ürün üzerinden değil, güven, entegrasyon ve regülasyon uyumu üzerinden şekilleniyor. TÜRKKEP olarak odağımız; akıllı ürünler, API bazlı entegrasyonlar ve sektör özelinde derinleşen çözümlerle müşterinin süreçlerine doğrudan gömülmek. KEP, e-imza ve e-dönüşüm servislerimizi; AI destekli analiz, sınıflandırma ve risk sinyali üreten yapılarla birlikte ele alarak sadece hız değil, kanıtlanabilirlik de sağlıyoruz. Regülasyonları sadeleştiren ve “dijital güven altyapısı” ihtiyacını anlatan bir iletişim yaklaşım benimsiyoruz.

 

Sohbetimizi bitirmeden önce sizden dijital ekonomi gündemi ve TÜRKKEP’in bu gündemde üstlendiği rol hakkında birkaç cümle alabilir miyiz?

Önümüzdeki dönemde dijital ekonominin en belirleyici gündemi, yapay zekâ ile hızlanan süreçlerin güven, veri bütünlüğü ve regülasyon uyumu ile birlikte yönetilmesi olacak. TÜRKKEP olarak biz, KEP ve e-imza gibi köklü güven servislerimizi; AI destekli otomasyon, akıllı belge yönetimi ve denetim/uyum hazırlığı yetkinlikleriyle güçlendirirken, ekosistemdeki teknoloji paydaşlarıyla stratejik iş birlikleri ve pilot projeler üzerinden yenilikleri hızla hayata geçiriyoruz. Amacımız; kurumların dijitalleşmesini yalnızca hızlandırmak değil, aynı zamanda her adımı izlenebilir, kanıtlanabilir ve sürdürülebilir kılarak Türkiye’de ve uluslararası arenada dijital güvenin referans noktalarından biri olmak.