TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı’nın ikinci dönemi, programa katılan sekiz teknoloji şirketinin yatırımcı sunumlarıyla tamamlandı.

24 Eylül’de Workup’ta düzenlenen kapanış etkinliğinde scale-up’lar VC’ler, fon yöneticileri ve yatırımcılarla bir araya gelirken, programın üçüncü dönemi de sürdürülebilir büyüme ve birlikte ölçeklenme odağıyla başlatıldı.

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından teknoloji şirketlerinin ölçeklenme süreçlerini desteklemek amacıyla yürütülen Scale-Up Gelişim Programı’nın ikinci dönemi tamamlandı.

Programda yer alan sekiz scale-up, kapanış etkinliğinde yatırımcılara büyüme planlarını, yatırım ihtiyaçlarını ve gelecek dönem hedeflerini sundu. Etkinliğe girişim sermayesi fonları, fon yöneticileri ve yatırım ekosisteminin farklı temsilcileri katıldı.

TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı ilk kez 2024 yılında duyurulmuştu. Programın başlangıç döneminde scale-up şirketlerin Ar-Ge’den satış stratejisine, operasyonel verimlilikten finansal yönetime kadar 10 farklı alanda mentorlukla desteklenmesi hedeflenmişti.

TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı Türkiye’deki scale-up şirketlerin büyüme yolculuklarına destek verecek

Scale-Up’lara 192 Saat Mentorluk Sağlandı

İkinci dönemde yalnızca şirketlerin büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine ve sürdürülebilirliğine de odaklanıldı.

Program kapsamında ürünleşme, stratejik planlama, müşteri konsantrasyon riskinin yönetilmesi, yönetsel olgunluk ve yatırımcıya hazırlık gibi başlıklarda çalışmalar gerçekleştirildi.

Katılımcı şirketlere toplam 192 saat bireysel mentorluk ve stratejik danışmanlık desteği verildi. TÜBİSAD’ın açıkladığı verilere göre programın ilk iki döneminde yer alan şirketlerden ikisi uluslararası pazarlara açılırken, bu şirketler büyüme planlarına toplam 3 milyon dolarlık ihracat hedefi ekledi.

“Türkiye’nin Birleşme Sermayesine de İhtiyacı Var”

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, teknoloji şirketlerinin ölçeklenmesinde sermayenin yalnızca şirketlere yatırım yapan değil, farklı şirketleri bir araya getiren bir rol de üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Tombalak şöyle konuştu:

“Ölçeklenmeyi yalnızca şirketlerin tek tek büyümesi olarak görmemeliyiz. Sermaye sadece şirkete girmesin; şirketleri bir araya da getirsin. ‘Hangi şirkete yatırım yapalım?’ sorusunun yanında, ‘Hangi şirketleri bir araya getirirsek daha büyük bir değer yaratırız?’ sorusunu da sormalıyız. Türkiye’nin yalnızca yatırım sermayesine değil, birleşme sermayesine de ihtiyacı var. Şirketlerimizin sadece yatırım alan ya da satılan yapılar değil; yatırım yapan, başka şirketleri satın alan ve yeni pazarlara birlikte açılan oyuncular haline gelmesini istiyoruz. Girişimciyi ölçeklendirirken sermayeyi de ölçeklendirmeli, gerektiğinde birleşerek daha büyük ve daha rekabetçi yapılar oluşturabilmeliyiz.”

Büyümenin Niteliği de Programın Odağında

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Scale-Up Çalışma Grubu Kaptanı Emre Hantaloğlu ise programda yalnızca büyüme hızının değil, şirketlerin kurumsal gelişiminin de ele alındığını belirtti.

Hantaloğlu şu değerlendirmede bulundu:

“Büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerinin ölçeklenme yolculuklarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz Scale-Up Gelişim Programı kapsamında şirketlerin yalnızca büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine de odaklanıyoruz. Mezun şirketlerin servis modelinden ürün odaklı yapılara geçiş, stratejik planlama ve yatırımcıya hazırlık gibi başlıklarda gelişim göstermeleri için mentorluk ve yönlendirme çalışmaları gerçekleştiriyoruz.”

Üçüncü Dönemde Birlikte Ölçeklenme Öne Çıkacak

İkinci dönemin kapanışıyla birlikte programın üçüncü dönemi de başladı.

Yeni dönemde sürdürülebilir büyüme, yatırımcıya hazırlık, deneyim paylaşımı ve birlikte ölçeklenme öne çıkan çalışma alanları olacak. TÜBİSAD üyesi şirketlerin büyüme ve globalleşme deneyimlerinin programa katılan scale-up’larla daha fazla paylaşılması planlanıyor.

Program kapsamında TÜBİSAD içindeki ve dışındaki kurumlarla B2B ilişkilerin geliştirilmesi, şirketler arasında stratejik iş birliklerinin artırılması ve scale-up’ların yeni pazarlara erişiminin desteklenmesi de hedefleniyor.

Yeni dönem yaklaşımı, şirketlerin yalnızca kendi kaynaklarıyla büyümesi yerine farklı teknoloji şirketleri ve ekosistem aktörleriyle güç birliği yaparak daha büyük ölçeğe ulaşabileceği modellerin geliştirilmesini amaçlıyor.