Payten Kıdemli İş Analisti

İbrahim Kudret Elçiboğa

 

Payten Kıdemli İş Analisti İbrahim Kudret Elçiboğa, Fintechtime okurları için kaleme aldı “Ödeme Sistemlerinde Görünmezlik Trendi ve Riskleri”.

Önümüzdeki dönemde öne çıkması beklenen trendlerden ilkinin ödemelerin görünmez olması olduğu net olarak söylenebilinir. Kişilerin herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan ödeme yapabildikleri sistemler, markaların da gittikçe daha görünmez olmasına neden olacak. Görünmezliğin bir diğer etkisinin de ödeme noktasında olması bekleniyor. Görünmezlik trendinin çıktıları zamanı daha iyi kullanma, az nakitli bir yaşam, bütün kullanıcı verilerini toplayıp anlamlı bilgiler sağlama ve evrensellik olacaktır.

BKM’nin açıkladığı rakamlara göre; 2020 Haziran ayı itibariyle yapılan temassız işlem adedi, 2019 yılının tamamında yapılan temassız işlem adedini geçmiş durumda. 2019 yılında 502 milyon temassız işlem yapılmışken, 2020 yılının sadece ilk yarısında 563 milyon civarında temassız işlem yapıldı. Aynı şekilde internetten yapılan kartlı ödeme tutarı, Kasım ayı itibariyle geçen yılın bir buçuk katına ulaşmış durumda. Asıl çarpıcı olan ise internet üzerinden kartlı ödeme işlemi gerçekleştiren üye işyeri adedinin 60 bini geçmesi ki bu da, geçen yıla göre yüzde 40’lık bir artışı ifade ediyor ve fiziksel POS cihazlarından sanal POS’a doğru ciddi bir kayma olduğunu açıkça gösteriyor. Diğer bir çarpıcı veri ise internetten yapılan kartlı ödeme tutarının, toplam kartlı ödeme tutarı içindeki payı yüzde 20’den yüzde 26’ya çıkmış durumda. Diğer bir deyişle kartla yapılan her 4 TL’lik alışverişin 1 TL’si internetten yapılıyor. İnternetten yapılan alışveriş sayısının artmasıyla beraber mevcut üye işyerlerinin, işlem adedi artıyor. Gerek fiziksel ortamlarda gerekse dijital yöntemler ile gerçekleşen ödemeler ekonomik düzenin ayrılmaz önemli bir parçası ancak bu sürecin tüketici ve satıcılar için görünmez hale gelerek, kolaylaşması da aynı derecede önemli. Görünmezlik trendinin başlangıç noktasının kredi kartı plastiğinin hızla ortadan kalkması olarak kabul edebiliriz. Çünkü kartlar aslında mobilde şu anda ve kartı yanımızda taşımamız için çok da bir sebep kalmadı.

Fintech’lerin ortaya çıkması ve hızla gelişmeleri, önemli yatırımlar çekmeleri ve global ölçekte büyümelerinin ardında yatan temel sebeplerin başında finansal işleyişler ve süreçler içindeki uyuşmazlıkları ortadan kaldırmaları ve bu süreçleri daha basit ve sürtünmesiz hale getirmeleri yatmaktadır. Akıllı telefon ile QR kodu tarayarak ödeme, biyometrik, yani parmak izi, iris veya yüz okuma ile ödeme sistemleri hızla gelişmektedir, bazı ülkelerde birçok uygulama biyometrik verileri tokenize ederek ve dijital cüzdana bağlayarak ödeme işlemlerini bir sonraki adıma şimdiden taşıdı.

Hızlanan dijital dönüşümün etkisiyle öne çıkan, şifreleri ve kart okuyucuları denklemden çıkararak ödemeyi hızlı ve kolay hale getiren, geleceğin ödeme yöntemi; görünmez ödeme (invisible payments) sürecinin güvenliğinin sağlanması oldukça kritik bir öneme sahip. Finans kurumları her yıl dolandırıcılık nedeniyle milyarlarca dolar kaybettiğinden, bu güvenlik mevzusu önemli. Son düzenlemeler, tüketicilerin verilerini koruma ve sahtekarlığı izleme ihtiyacının giderek daha fazla farkına varılmasıyla anlatılabilinir. İkinci Ödeme Hizmetleri Direktifi (PSD2) kapsamında uygulanan Güçlü Müşteri Kimlik Doğrulaması (SCA), ödeme bilgilerinin bir finans kurumu ve bir üçüncü taraf sağlayıcı (TPP) arasında değiş tokuş edilebilmesi için müşterinin kimliğini doğrulaması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır. Hileli işlemleri önlemek için uygulamaya konduğunda, bu basitçe, SCA’nın tüketicilerin bir PIN girerek veya parmak izi gibi biyometrik veriler kullanarak ödemeleri doğrulamasını gerektirdiği anlamına gelir. İşlem değeri, SCA kapsamında gereken kimlik doğrulama düzeyini büyük olasılıkla etkileyecek olsa da, kimlik doğrulama ihtiyacı, sorunsuz veya görünmez bir ödemenin önündeki doğal bir engeldir. Görünmez ödemelerin ve SCA’nın nasıl bir arada var olacağını yaşayıp göreceğiz. Token ve biyometri gibi güvenlik çözümleri, görünmez ödeme gibi önemli yeni teknolojilere güvenme konusundaki tereddütleri giderebilecek çözümler gibi duruyorlar.

Fiziksel ödeme süreci için her zaman bir yer olacak olsa da, görünmez ödemelerin ancak önümüzdeki yıllarda artması kaçınılmaz görünüyor. Ancak, bu büyümeyi göreceğimiz biçimler hala bilinmemektedir. Yine de bildiğimiz şey, görünmez ödemelerin, nakit ve kartlı ödeme sistemlerini ödeme yolculuğundan çıkarma potansiyeline sahip olduğudur. Hatta görünmez ödemeler, ödeme deneyiminde devrim yaratacak diyebiliriz. Ancak, yakın zamanda görünmez ödeme yolculukları görmeyeceğimizi düşünüyorum; tüketici güveni, nakite bağımlı müşteriler, yasal gereklilikler ve yerel ödeme yöntemlerinin tercih edilmesi, bunun gerçekleşmesi için aşılması gereken önemli riskler ve engeller gibi duruyor.