2024’te fintek dünyasında yıldızı parlayan girişimlerden biri olan Paywall’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Arif Ferah ile Fintechtime Mayıs sayısı için gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.
“2024’te fintek dünyasında yıldızı parlayan girişimlerden biri de Paywall oldu.
Ödeme sistemleri alanında işletmelerin yazılım açıklarını kapatmak ve birden fazla ödeme sağlayıcısını tek bir çatı altında birleştirmek üzere yola çıkan Paywall, sunduğu çözümle hem teknik karmaşayı ortadan kaldırıyor hem de güvenli, hızlı ve sorunsuz bir ödeme deneyimi sunuyor. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nın Türkiye’deki 6. dönemine seçilen 5 girişim arasında yer alan Paywall, geliştirdiği yapay zeka destekli ödeme çözümüyle “Microsoft AI Fintech Accelerator” programına da dahil edilerek küresel teknoloji sahnesinde kendine sağlam bir yer edindi. Paywall’ın bu etkileyici yolculuğunu, Kurucu Ortağı ve CEO’su Arif Ferah ile konuştuk.”
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Girişimciliğe uzanan yolculuğunuz nasıl başladı, bu alana ilginizi ilk ne tetikledi?
Açıkçası her şey 17 yaşındayken otostopla yola çıktığım Türkiye turuyla başladı. O yolculuk boyunca tanıştığım insanlar, yaşadığım hikayeler ve gözlemlediklerim bende çok derin bir iz bıraktı. Döndüğümde içimde güçlü bir his vardı: “Dünyayı değiştirecek bir şey yapmalıyım.”
İstanbul’a geri döndüğümde, şu anki ortağım Enes Selman Tütüncü ile tanıştım. Kendisini gerçekten bir teknoloji dahisi olarak tanımlayabilirim. Onunla tanışınca kafamdaki hayallerin somutlaşabileceğini gördüm ve bu da beni radikal bir karar almaya itti: Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birini bırakmak. Ama inanın hiç pişman olmadım.
Enes’le hayallerimizi konuşmaya başladığımızda fark ettik ki vizyonlarımız birebir örtüşüyor. Ama karakter olarak tamamen zıt kutuplardayız. İşte bu zıtlık zamanla en büyük gücümüz haline geldi. O günden beri kendimizi “artı” ve “eksi” kutuplar olarak tanımlıyoruz. Farklılıklarımız, işin içinde dengeli bir enerji yaratıyor. Birimiz hayal kurarken, diğerimiz onu mühendislik zekasıyla gerçeğe dönüştürüyor.
Kendinizi bir girişimci olarak nasıl tanımlarsınız?
Benim için girişimcilik hiçbir zaman sadece bir iş kurmak, bir şirketi büyütmek ya da para kazanmak anlamına gelmedi. Daha çok bir rol gibi görüyorum kendimi… Bazen ekip içinde bazen de iş ortaklarımızla kurduğumuz ilişkilerde her şeyi bir araya getiren, sadeleştiren ve kolaylaştıran bir “tutkal” gibi çalışıyorum.
Çoğu zaman şirketler neye ihtiyaç duyduklarını tam olarak fark edemiyorlar. Ben ise çoğunlukla onların henüz isimlendiremediği sorunları görüp, çözümü önlerine koyan taraftayım. Hatta çoğu zaman, “Keşke böyle bir şey olsaydı” dedikleri çözümleri, onlar daha bunu dile getirmeden iş modeli haline getiriyorum. Bu benim en güçlü reflekslerimden biri diyebilirim.
Bana göre girişimcilik, mevcutla yetinmemek. Sürekli daha iyisini aramak, sınırları zorlamak, kalıpları yıkmak ve gerektiğinde risk almaktan çekinmemek gerekiyor. Bazen insanların henüz farkında bile olmadığı ihtiyaçları öngörüp, buna yönelik teknolojiler geliştirebilmek en büyük değer haline geliyor. Ben de tam olarak bu noktada var olmak istiyorum.
Girişiminizi bir cümleyle anlatacak olsanız…
Paywall olarak, işletmelerin birden fazla ödeme sağlayıcısını tek bir platformda kolayca birleştirmelerini sağlıyoruz. Böylece hem teknik karmaşayı ortadan kaldırıyor hem de ödemelerin güvenli, hızlı ve sorunsuz bir şekilde alınmasını mümkün kılıyoruz.
Aslında biz, ödeme altyapısında işletmeler için görünmeyeni görünür hale getiriyoruz diyebilirim. Tüm süreci tek merkezden yönetilebilir hale getirerek hem operasyonel verimlilik sağlıyoruz hem de kullanıcı deneyimini iyileştiriyoruz.
Bu yola hangi problemi çözmek için çıktınız? “Bu iş böyle gitmez” dediğiniz o an neydi?
Paywall’dan önce sayısız girişim denememizde sürekli bir yerlere entegre olmak zorundaydık. Ve gerçekten bu iş böyle gitmez dedik.
Bugüne kadar aldığınız en anlamlı geri bildirim neydi? Size “doğru yoldayız” dedirten o sözü hatırlıyor musunuz?
Bir gün hiç tanımadığım bir semtte, bir kafede oturuyordum. Yan masadaki insanların sohbetine kulak misafiri oldum. Biri diğerine şöyle diyordu: “Bırak tek tek uğraşmayı, ne gerek var her sağlayıcıyla ayrı ayrı entegrasyona… Paywall’la entegre ol, hepsi çözülüyor zaten.”
O an, sanırım hayatımda yaşadığım en değerli anlardan biriydi. İçimden “Demek ki gerçekten doğru bir şey yapmışız” dedim. Çünkü insanların bizim ürünümüzü deneyimleyip sonra da hiç tanımadıkları insanlara tavsiye ettiğini duymak, sanırım bir girişimcinin yaşayabileceği en büyük tatminlerden biri.
İlk yatırımınızı ne zaman ve kimden aldınız? Bu sürecin sizin için ne kadar dönüştürücü olduğunu merak ediyoruz.
2023 yılında idacapital’dan 7 milyon dolar değerleme üzerinden ilk yatırımımızı aldık. Bu yatırımı büyüme yolculuğumuz ve teknolojik altyapımızı güçlendirmek için kullandık ve kısa bir süre içerisinde fintek sektörünün önemli oyuncularından biri haline geldik. Şimdi yeni bir yatırım turu içerisindeyiz ve alacağımız bu yeni yatırımı da global açılımımız için kullanmayı planlıyoruz. Fintek ekosisteminde yer alan belki de en genç şirket kurucularıyız. Bu yatırımların sıfırdan başlayıp bu noktalara gelen diğer fintekler için öncü niteliğinde olduğunu düşünüyorum.
Paywall’ı global bir ödeme orkestrasyonu olarak konumlama amacındayız. Bunu yaparken de aldığımız yatırımlardan çok, içeri aldığımız yatırımcıların önemine dikkat çekmek istiyoruz. Görüşmelerimizi her daim “smart money” çerçevesinde yapıyoruz.
Hangi problemi kimin adına çözüyor ve nasıl bir iş modeliyle bunu sürdürülebilir kılıyorsunuz?
İşletmelerin ödeme adımında karşılaştığı problemleri üç ana başlık altında çözüyoruz: Ödeme entegrasyonları, maliyet optimizasyonu ve müşteri deneyimi.
İş modelimiz ise işletmelerin ödeme süreçlerindeki giderlerini azalttığımız bir yapı üzerine kurulu. Bu hizmet karşılığında, üzerimizden geçen işlemlerden komisyon alarak gelir elde ediyoruz.
Hedef kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz? Onlara ulaşmak ve fayda sağlamak için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Paywall Kurucu Ortağı ve CEO’su Arif Ferah
Ana odağımız, aylık işlem hacmi 30 milyon TL ve üzeri olan işletmeler. Genellikle hem fiziksel hem de online satış kanallarına sahip firmalarla çalışıyoruz.
Sektörel olarak baktığımızda ise özellikle araç kiralama firmaları, sigorta firmaları, yüksek hacimli e-ticaret siteleri ve pazaryeri yapısında çalışan işletmeler bizim için öncelikli hedef grupları arasında yer alıyor.
Bu firmaların ödeme operasyonları oldukça karmaşık olabiliyor ve tam da bu noktada biz devreye giriyoruz.
Gelir modeliniz nedir? Ürününüz ya da hizmetiniz, hedef kitlenize hangi değer önerisiyle ulaşıyor?
Gelir modelimiz, üzerinden geçtiğimiz işlemlerden komisyon alarak şekilleniyor. Ürünümüzün temel değer önerisi ise işletmelere ödeme süreçlerinde optimizasyon sağlaması. Bu sayede, işletmelerin finansal ihtiyaçlarını daha düşük maliyetle ve daha verimli bir şekilde çözüme kavuşturuyoruz.
İlk adımı attığınızda sizi en çok ne zorladı? “Acaba yapabilir miyiz?” dediğiniz ilk anı bizimle paylaşır mısınız?
Açık ve dürüst olmak gerekirse “acaba yapabilir miyiz” dediğimiz bir an hiç olmadı.
Bu girişimi kurarken sizi motive eden kişisel bir hikâyeniz var mı?
Her sabah uyandığımda bir sebebim olsun istedim.
Kurucu ekip nasıl bir araya geldi? Ekip nasıl kuruldu? Kim hangi ruhu kattı bu işe?
Yakın bir arkadaşım, Enes’in kuzenine özel ders veriyordu. Biz Enes’le tam olarak bu vesileyle, 11 yıl önce tanıştık. O günden bu yana süregelen güçlü bir arkadaşlık ve iş ortaklığı kurduk.
İki kurucu ortak olarak aramızda inanılmaz bir denge var. Enes tam anlamıyla bir teknoloji dahisi; ben ise hayal kuran, “bunu mu yapsak, şunu mu denesek?” diyen tarafım. Paywall’dan önce defalarca Enes’i ikna edip, sayısız proje fikri yazdırmışlığım vardır.
Önümüzdeki 12 ay içinde sizi en çok heyecanlandıran hedefiniz nedir?
Önümüzdeki dönemde beni en çok heyecanlandıran gelişmelerden biri, Microsoft’un” AI for Fintech” hızlandırma programına dahil edilen yapay zeka tabanlı fraud prevention (sahteciliği önleme) ürünümüz. Bu ürünü ilk olarak global pazarda devreye almayı hedefliyoruz.
Global pazarlara açılmayı planlıyor musunuz?
Halihazırda 100’den fazla ülkede ödeme entegrasyonuna sahibiz. Bu küresel altyapıyı daha da güçlendirmek adına, yurt dışında fiziksel bir ofis açarak Güneydoğu Avrupa’ya yönelik çalışmalarımızı doğrudan sahada yürütmeyi planlıyoruz. Bu hedef doğrultusunda, ilk yurt dışı ofisimizi Macaristan’da açmayı amaçlıyoruz.
Henüz kimselere anlatmadığınız ama sizin kalbinizi çalan bir geliştirme var mı?
Olmaz mı? Her teknoloji sever girişimcinin olduğu gibi kimselere anlatmadığımız ürün ve hayallerimiz var.
Büyük finteklerle rekabet etmek mi, yoksa iş birliği mi daha cazip?
Elbette, rekabetin yoğun olduğu alanlarda bizimle benzer çözümler sunan finteklerle rekabet halindeyiz. Ancak lisanslı finansal kurumlarla bir rekabet içerisinde değiliz; aksine onlarla iş birliği içinde çalışıyoruz.
Bu durumu basit bir örnekle açıklamak isterim: Bir araba düşünün Paywall, bu arabanın şasesini oluşturuyor; lisanslı kurumlar ise motoru temsil ediyor. Ve elbette motor olmadan araba hareket edemez. Yani biz, lisanslı kurumlarla birlikte çalışan, onların altyapısını tamamlayan bir yapı sunuyoruz.
Yeni başlayan girişimcilere en içten tavsiyeniz ne olurdu? “Şunu mutlaka bilsinler” dediğiniz ne var?
Bazı iş modelleri, sadece girişimcisi o modeli tam anlamıyla bilmediği için başarılı olur. Çünkü eğer o girişimci, işin tüm zorluklarını en baştan biliyor olsaydı o riski almaz, büyük ihtimalle o işe hiç girmezdi. Yani bazen bilmediğiniz için üzülmeyin.
Girişimcilik yolculuğunuzda sizi en çok büyüten deneyim neydi?
Girişimcilik yolculuğumda, ne yazık ki çoğu zaman bir şeyin nasıl yapılacağını değil, nasıl yapılmaması gerektiğini deneyimleyerek öğrendim. Ancak geriye dönüp baktığımda, beni en çok geliştiren şeyin de bu olduğunu fark ediyorum.
Çünkü bir işin nasıl olmayacağını iyi biliyorsanız, onu nasıl yapmanız gerektiğini çok daha net görebilirsiniz.
Girişiminizi bir üst seviyeye taşıyacak şey nedir sizce?
Şu anda ekibimiz, ürünümüz ve diğer tüm değerli varlıklarımızla (asset’lerimizle) güçlü bir konumdayız. Aktif bir yatırım turundayız ve bu tur sonrasında, sahip olduğumuz bu varlıklarla birlikte girişimimizi bir üst seviyeye taşıyacağımıza inanıyoruz.
Keşke daha önce bilseydim” dediğiniz bir şey var mı?
Dürüst olmak gerekirse, eğer bazı şeyleri daha önce bilseydim, üniversitede iki yıl vakit kaybetmek istemez daha erken bırakırdım. O zamanı çok daha verimli değerlendirebilirdim.
Şu an sizi en çok ne desteklerdi? Hayalini kurduğunuz noktaya ulaşmak için şu anda en çok neye ihtiyacınız var?
Kurucularına ve ürüne yürekten inanan bir ekibimiz var. Hayalini kurduğumuz noktaya ulaşmak için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz.
