Finansal Teknoloji Yazarı İskender Ada, Fintechtime Haziran sayısı için yazdı “Gökdelenlerin Şehri Dubai’de Fintech Summit 2025”.
“Bu yıl beşincisi düzenlenen Dubai Fintech Summit, 9.000’i aşkın katılımcıyı, 50’nin üzerinde finansal teknoloji şirketini, 30’dan fazla banka CEO’sunu ve 20’nin üzerinde global düzenleyici kurumu aynı çatı altında buluşturdu. Şehrin ilham verici yenilikçilik anlayışı, finans sektörünün önde gelen temsilcilerinin enerjisiyle buluşarak son derece etkileyici bir atmosfer oluşturdu. Bu makalede, Dubai Fintech Summit kapsamında edindiğim gözlemlerimi ve önemli notlarımı sizlerle paylaşıyorum.”
Gökdelenlerin Şehri Dubai’de Fintech Summit 2025
Dubai… Adını duyduğunuzda aklınıza gelen sadece çölün ortasında yükselen devasa gökdelenler değil; aynı zamanda hızla gelişen, teknolojiyle harmanlanmış ve küresel ekonomide parlayan bir yıldız gelir. Bu şehir, mimarisiyle olduğu kadar vizyonuyla da gökyüzüne dokunuyor. Burj Khalifa’nın göğe doğru uzanan heybetli silueti, Palm Jumeirah’ın yaratıcı tasarımı, Dubai Frame’in geçmişle geleceği birleştiren simetrisi… Her biri, Dubai’nin ‘her gün yeniden doğan şehir’ olduğu hissini güçlendiriyor.
Uçaktan iner inmez kendimi bambaşka bir dünyada buldum; güneşin altın ışıklarıyla parlayan cam kuleler, modern yaşamın enerjisini çölün ortasında taşıyan hareketlilik, ve şehrin her köşesinde hissedilen yenilikçi ruh. Şu an dünyada bu hızla gelişen ve dijital dönüşümü kucaklayan başka bir şehir yok. Ve işte tam da bu yüzden, 12-13 Mayıs 2025 tarihlerinde Madinat Jumeirah’da gerçekleşen Dubai Fintech Summit’i yerinde deneyimlemek, sadece bir konferans gezisi değil; dijital finansın kalbine dokunmak gibiydi.
Dubai’de yapılacaklar listesinde birçok deneyim yer alıyor; çöl safarilerinden lüks alışverişe, kültürel turlardan yelkenli gezilerine kadar… Ancak benim için buradaki en büyük keşif, finans ve teknolojinin nasıl harmanlandığını, global iş birliği ve inovasyonun nasıl şekillendiğini görmekti. Bu şehir sadece devasa binalardan ibaret değil; aynı zamanda fikirlerin, teknolojilerin, yatırımların yükseldiği bir dijital vaha.
Dijital Finansın Zirvesinde Buluşmak
Bu yıl 5. kez düzenlenen Dubai Fintech Summit, 9.000’den fazla katılımcıyı, 50’den fazla fintech şirketini, 30’un üzerinde banka CEO’sunu ve 20’den fazla global düzenleyiciyi bir araya getirdi. Şehrin dinamik ve yenilikçi atmosferi, finans dünyasının en önemli oyuncularının enerjisiyle birleşince ortaya unutulmaz bir deneyim çıktı.
Organizasyon, Dubai International Financial Centre (DIFC) çatısı altında gerçekleşti. Etkinlik dört ayrı sahnede sürdü; her biri farklı alanlarda dijital finansın dönüşümünü, sürdürülebilirliği, yapay zekayı, regülasyonları ve yatırım teknolojilerini masaya yatırdı. Burada sadece sunumlar değil, yoğun network imkânları, startup yarışmaları ve teknoloji sergileri vardı. Sanki Burj Khalifa gibi, Dubai’nin fintech ekosistemi de kendi göklere uzanan yapısını inşa ediyordu.
Katılımcılar sadece Orta Doğu değil; Asya’dan, Avrupa’dan, Afrika’dan ve Kuzey Amerika’dan gelmişti. JPMorgan, Banco Santander, Bank of America gibi devlerin temsilcileri, SC Ventures ve Pay10 gibi inovasyon merkezleriyle bir aradaydı. Aynı zamanda bölgeden DIFC, Emirates, Dubai Blockchain ve kripto para şirketleri aktif rol aldı. Bu kadar uluslararası bir buluşma, finansın sınırlarını ortadan kaldırdığı bir dönemin habercisiydi.
Geleceğin Finans Dünyasını Şekillendiren Konuşmalar ve Paneller
Summit’in ilk gününde Bank of America’dan Matthew Koder’ın ABD ekonomisinin geleceğine dair değerlendirmeleri dikkat çekiciydi. Ekonomik dalgalanmalar, para politikaları ve yatırım dünyasının yönü üzerine yaptığı analiz, sadece Amerika’yı değil, küresel piyasaları nasıl etkilediğini anlamamı sağladı. Lloyd’s Insurance’dan Dawn Miller’ın dijital varlıkların risk yönetimindeki yeni stratejilere dair sohbeti ise, geleceğin finansal dayanıklılığının teknolojiyle şekilleneceğini vurguladı.
Afrika’nın ekonomik yükselişini ele alan Tony Elumelu’nun vizyoner konuşması, fintech’in sadece paranın değil, umut ve kapsayıcılığın da motoru olduğunu hissettirdi. Bu coğrafyadaki girişimcilik ve yatırım fırsatlarının, finansın evrensel güçlendirme aracı olarak nasıl bir role sahip olduğunu görmek heyecan vericiydi.
İkinci gün ise DIFC CEO’su Arif Amiri’nin Dubai’nin finansal dönüşümüne dair vizyonuyla başladı. JPMorgan, Santander ve Pay10’un temsilcileriyle yapılan oturumlarda ise uluslararası para akışlarının dijitalleşmesi, regülasyonların uyumu ve finansal iş birliğinin geleceği ele alındı. Bu paneller, Dubai’nin global finans köprüsü olma hedefini adeta metro hattı gibi planlayıp inşa ettiğini gösteriyordu.
Tanıdık Simalar Yenilikçi Vizyonlar
Etkinlikte karşılaştığım Türkiye temsilcileriyle yaptığım sohbetler, global fintech ekosisteminde Türkiye’nin yükselişine dair umut verdi. SameUp’un Kurucusu ve CEO’su Esra Alpaslan, deneyim odaklı teknolojilerin dünya çapında ön plana çıktığını, Türkiye’de fintech alanındaki gelişmelerin bu global trende paralel ilerlediğini anlattı. Esra Hanım, Türkiye’nin bu tür platformlarda sadece katılımcı değil, konuşmacı ve lider olma hedefini net biçimde ortaya koydu. Onun heyecanı ve vizyonu, Dubai’nin yenilikçi ruhuyla İstanbul’un dinamik girişimcilik ekosistemini birbirine bağlayan güçlü bir köprü gibiydi.

Enqura’nın Kurucusu ve CEO’su Metin Karabiber ise KYC (uzaktan müşteri edinimi) teknolojilerindeki küresel gelişmeleri yakından takip ettiklerini paylaştı. Özellikle pandemi sonrası uzaktan doğrulamanın öneminin artmasıyla bu alanın çok hızlı büyüdüğünü belirtti. Metin Bey, etkinliğin geçen yıla kıyasla çok daha verimli geçtiğini, Türkiye’nin bu teknolojilerde bölgesel bir öncü konumda olduğunu vurguladı.

Daha önce İstanbul Modern’de Misyon Bank’ın lansmanında tanıştığımız Taurus Satış Direktörü Mostafa Ghandour ile Dubai’de de bir araya geldik ve kripto varlıkların saklanması konusunda yaptığımız sohbet de çok öğreticiydi. Türkiye’deki regülasyonların bu alandaki çalışmaları destekleyici ve olumlu bir ortam yarattığını söyledi. Kripto varlıkların sadece alternatif yatırım aracı değil, finansal sistemin merkezinde yer almaya başladığına dikkat çekti. Bu, tıpkı Dubai’nin çölü dönüştürerek modern bir metropole çevirmesi gibi, ekonomilerin dijital varlıklarla şekillendiğinin göstergesiydi.

Türkiye’de önemli iş birliklerine imza atan InvestSuite İş Geliştirme Yöneticisi Daniel Koch ise yapay zekanın yatırım dünyasındaki etkilerini detaylıca anlattı. AI destekli portföy yönetimi, risk analizleri ve kişiselleştirilmiş finansal çözümlerin artık geleceğin standartları olduğunu vurguladı. Türkiye’de de yapay zekanın yatırım süreçlerine entegre edilmesi için önemli fırsatlar olduğunu belirtti. Daniel’in ifadesiyle, artık sadece yatırım yapmak değil, “doğru verilerle akıllı yatırım stratejileri geliştirmek” çağına girdik.
Dubai’nin Benzersiz Özellikleriyle Fintech Ekosisteminin Kesişimi
Dubai’nin finansal başarı hikayesini anlamak için şehrin kendine has özelliklerine bakmak gerekiyor. Şehir, coğrafi konumu, kültürel çeşitliliği ve teknoloji yatırımlarıyla benzersiz bir cazibe merkezi. Burj Khalifa’nın göğe uzanışı, Dubai’nin finansal inovasyondaki yükselişiyle paralel. Palm Jumeirah’ın eşsiz tasarımı, fintech ekosisteminin yaratıcı ve farklı çözümler arama tutkusuna benziyor. Dubai Frame’in geçmişi ve geleceği bir arada sunması gibi, şehir fintech’in geçmiş deneyimleri ile geleceğin teknolojilerini harmanlıyor.
Etkinlikte gördüğüm startup’lar, regülatörler ve teknoloji firmalarının çeşitliliği bu yaklaşımı doğruluyordu. Blockchain, yapay zeka, sürdürülebilir finans, regülasyon teknolojileri ve dijital ödemeler gibi pek çok dikeyde şirketler vardı. Asya’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar birçok ülkeden katılımcı, Dubai’de küresel finansal geleceği şekillendiriyordu. Bu çeşitlilik ve entegrasyon, etkinliği sadece bölgesel değil, tam anlamıyla global bir platform haline getiriyordu.
İstanbul’da Boğaz’ın iki kıtasını birbirine bağlayan köprüleri düşünürken, Dubai’nin finans ve teknoloji köprüsünü de canlı görmüş oldum. Buradaki enerji, hız ve kararlılık, Türkiye’nin de benzer bir dijital finans dönüşümünü yakalayabileceğine dair umut veriyor.
Türkiye için Umut Dolu Gelecek

Dubai Fintech Summit’i yerinde deneyimlemek, benim için sadece bir iş seyahati değil, aynı zamanda ilham kaynağı oldu. Türkiye fintech ekosistemi, genç ve teknolojiye açık nüfusu, stratejik coğrafi konumu ve girişimcilik ruhuyla küresel sahnede daha fazla yer almaya hazır. Bu tür etkinlikler, bilgi edinmek, iş birlikleri geliştirmek ve vizyon oluşturmak için kritik öneme sahip.
Türkiye’nin fintech alanında gösterdiği hızlı gelişme, önümüzdeki dönemde bu tür küresel platformlarda daha çok temsil edilmesini sağlayacak. Yerinde gözlem ve iletişim, yeniliklerin doğru anlaşılması ve adapte edilmesi için şart. Dubai’nin yükselen finans merkezi olarak gösterdiği başarı, Türkiye’nin de kendi ‘fintech yükselişini’ şekillendirmesi için bir yol haritası sunuyor.
Dijital finansın geleceği, sadece teknolojik gelişmelerle değil, bu tür etkinliklerde kurulan köprülerle şekilleniyor. Türkiye’nin bu köprülerden geçen bir aktör olması, finansal dönüşümün merkezinde yer alması için umut verici bir işaret.
Yazının sonunda şunu vurgulamak isterim ki Dubai Fintech Summit, global finans dünyasının kalbinin attığı, teknoloji ve inovasyonun kesiştiği bir platform. Burada yerinde bulunmak, sadece gelişmeleri dinlemek değil, onları hissetmek, anlamak ve kendi ülkemize adapte etmek için vazgeçilmez. Türkiye gibi genç ve dinamik bir fintech ekosistemi için bu tür uluslararası platformlarda güçlü varlık göstermek, geleceğin finansal dünyasında söz sahibi olmak için elzem.
Gelecek parlak ve bu parlaklığa ulaşmak için dijital finansın nabzını tutmak, yenilikçi fikirlerle dolu bu şehirlerde olmaktan geçiyor. İstanbul’un Boğaz’ından Dubai’nin gökyüzüne, fintech köprüleri bizi bekliyor.
Güzel bir gelecek için…
