SC Yönetim & Danışmanlık Kurucusu Dr. Soner Canko ile “Güç Dengesi Yeniden Kuruluyor: Ortaklık mı, Rekabet mi?” dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

SC Yönetim & Danışmanlık Kurucusu Dr. Soner Canko ise kazanan stratejiyi “her şeyi yapmak yerine bir konuda en iyisini yapmak” olarak özetliyor. Canko’ya göre, büyüklük devrini kapanışa taşıyan şey, odaklanma kültürü:
“Fintek’ler artık ucuz olma yarışında değil, en iyi olma yolculuğunda. Kazanmak, sadık kullanıcı, düşük maliyet ve sürdürülebilir gelir demektir. Artık mesele kaç kişinin geldiği değil, kaçı kaldığıdır. Büyümenin temel ölçütü, elde tutulan kullanıcıların kârlılığı hâline geldi. Fintek ekosisteminde herkesin kazandığı model, birlikte ölçeklenen ve istikrarı merkeze alan yapılarla mümkün.”

 

Röportajdan öne çıkan başlıklar

  • Fintek’ler artık her konuda ucuz olmaya değil, bir konuda en iyi olmaya odaklanıyor.
  • Artık büyüklük değil, dayanıklılık önemli. Kazanmak demek: sadık kullanıcı, düşük maliyet, sürdürülebilir gelir.
  • Fintek’ler artık her şeyi yapmak yerine, bir konuda fark yaratmayı hedefliyor.
  • Fintek dünyasında artık tek başına koşmak mümkün değil.
  • Fintek’in yeni yarışında hız değil, istikrar kazandırır.

 

2025–2026 döneminde fintek ekosisteminde hangi iş modelleri öne çıkıyor?

Fintek’ler artık “her konuda ucuz” olmaya değil, bir konuda en iyi olmaya odaklanıyor. Ödeme, kimlik, kredi ve veri altyapılarını hizmet olarak sunan FinTech-as-a-Service (FaaS) modellerini daha sık görmeye başlıyoruz. Perakende markaların cüzdanları (Merchant Wallet) artacak, bu konuda altyapı sağlayan fintekler büyüyecek. Yeni nesil platformlar, her işi kendi yapan dev markalar yerine, kendi alanında uzman markaların çözümlerini bir araya getirerek sunacak.

Başarıyı tanımlayan kriterler nasıl değişti?

Artık büyüklük değil, dayanıklılık önemli. Kazanmak demek: Sadık kullanıcı, düşük maliyet, sürdürülebilir gelir. Yani “kaç kişi geldi?” değil, “kaçı kaldı?” sorusu başarıyı belirliyor. Kalan kullanıcıların kârlılığı önem kazanıyor.

Veri yönetimi, yapay zekâ ve kişiselleştirme rekabeti nasıl şekillendiriyor?

Veri ve yapay zekâ artık rekabetin merkezinde. Veri fintek’in yakıtı, yapay zekâ ise motoru. Kim verisini doğru kullanır, kullanıcıyı en iyi tanırsa o kazanır. Kişiselleştirme, yeni dönemde markaların sadakat anahtarı haline geldi. Artık teorik konuşmak değil, konuşulanları en iyi şekilde uygulamak zamanı.

İş birliği kültürü büyümenin sürdürülebilirliği açısından nasıl bir rol üstleniyor?

Fintek dünyasında artık tek başına koşmak mümkün değil. Bankalarla, teknoloji şirketleriyle ve regülatörlerle kurulan iş birlikleri hız kazandırıyor, güven sağlıyor, maliyeti düşürüyor. Ekosistemde büyüyen, yalnız kalmayan kazanıyor. Mevcut hizmetlerini tamamlayan yeni birleşme ve satın almalar artık daha sık gündeme geliyor.

Yeni dönemde fintek’ler için kalıcı başarı neye dayanacak?

Kalıcı başarı; sağlam teknoloji altyapısına, insan merkezli kültüre ve çevik karar alma becerisine dayanacak. Fintek liderleri artık sadece vizyoner değil, uyumlu ve sürekli öğrenmeye açık olmalı.

Ekonomik dalgalanmalara karşı hangi modeller daha dayanıklı?

Geliri çeşitlendiren, maliyetini kontrol eden ve nakit akışını yöneten fintek’ler ayakta kalır. B2B, SaaS ve altyapı servis modeliyle çalışanlar daha dirençli. Kampanyaya değil, verime ve sürdürülebilirliğe odaklanan şirketler bu dönemi fırsata çevirecektir. Yurt dışı açılımlarıyla yeni gelir kanalları yaratmak, dalgalara karşı dayanıklı bir yapı kurmak açısından faydalı olacaktır.

2026 ve sonrası için fintek şirketlerinin stratejik öncelikleri neler?

2025’in ilk dokuz ayını geride bırakırken finansal teknolojiler dünyası yeni bir denge noktasına ulaşıyor. Küresel ölçekte daha seçici ancak yüksek tutarlı yatırımların öne çıktığı, Türkiye’de ise dijital bankalar ve yeni nesil ödeme oyuncularının ivme kazandığı bir dönem yaşanıyor. Yılın ilk yarısında fintek yatırımlarında belirgin bir olgunlaşma süreci görüldü; işlem sayısı azalsa da yatırım hacimleri büyüdü. Yapay zekâ, gerçek zamanlı ödemeler ve sınır ötesi para transferleri yatırımcı ilgisinin odağında yer almayı sürdürüyor. ABD’de Capital One ile Discover arasındaki birleşme gibi büyük ölçekli adımlar, altyapı kontrolünün ve ölçek ekonomisinin stratejik önemini yeniden hatırlattı.

Asya ve Latin Amerika’daki yeni oyuncular, bölgesel liderlik hikâyeleriyle küresel yatırımcı ilgisini çekmeyi başarıyor. Türkiye tarafında ise Revolut’un pazar planı netleşiyor. Eylül ayında Revolut Türkiye Direktörü’nün atanması, bankacılık lisansı veya satın alma yoluyla pazara giriş hazırlıklarının hız kazandığını gösteriyor. Çoklu para birimi yönetimi, yatırım ve tasarruf ürünleriyle bilinen Revolut’un rekabeti derinleştirmesi bekleniyor. Kullanıcı tarafında daha düşük ücretlerle daha iyi deneyim beklentisi güçlenirken, fintekler için “dayanıklılık” yeni başarı ölçütü hâline geliyor.

2026’ya gelindiğinde stratejik öncelikler çok daha netleşecek. Yapay zekâ teknolojilerini verimli biçimde entegre eden, küresel genişlemeye ve fintek ihracatına odaklanan, veri güvenliği ve uyum alanlarında titiz yaklaşım sergileyen, finansal kapsayıcılığı sürdürülebilir bir şekilde ele alan kurumlar fark yaratacak. Bugünden bu alanlara yatırım yapanlar, geleceği kazananlar olacaktır.