DZD Teknoloji Yönetici Ortağı İbrahim Gökal ile Fintechtime Aralık sayısı ‘Yeni Gündem, Yeni Değerler’ dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.
İbrahim Gökal, 2025’i finansal teknolojilerde eş zamanlı yaşanan değişimlerin kurumları gerçek anlamda test ettiği bir yıl olarak tanımlıyor. DZD Teknoloji, DoKa dijital bankacılık ailesi ve DoKa Trust altyapısıyla çeviklik, güvenlik ve sürekli uyum odağında ilerlerken; 2026’da yapay zeka entegrasyonu, regülasyon destekli inovasyon ve servis bankacılığı dönüşümünün öne çıkacağına dikkat çekiyor.
“Dayanıklılık artık sadece ayakta kalmak değil, değişimin hızına kültürle yanıt verebilen bir mimari inşa etmek.”
İbrahim Gökal
Beş Fikirle 2026
2025, finansal teknolojilerin hızlanan dönüşümünün kurumların dayanıklılık kapasitesini açıkça gösterdiği bir yıl oldu.
2026’nın ajandasında yapay zekanın ürünlere güvenli entegrasyonu, gerçek zamanlı davranış analitiği ve regülasyon uyumu kendini gösterecek.
Regülasyon destekli inovasyon bankacılıkta yeni standardı oluşturacak; API ekonomisi finansı tüm dijital temas noktalarına taşıyacak.
Liderlik anlayışında en kritik değer, sürekli öğrenme ve uyum kasının güçlendirilmesi olacak.
Gömülü finansın görünmezleşmesi 2026’nın sürpriz etkilerinden biri olacak; bankacılık uygulaması açmak yerine finansın yaşam akışına entegre olduğu bir dönem başlayacak.
2025’i tek kelimeyle özetleseniz hangisini seçerdiniz? Neden?
2025’i tek kelimeyle özetlersem ‘dayanıklılık’ derim. Finansal teknolojilerde dönüşümün olağanüstü hızlandığı; regülasyon, müşteri beklentisi ve teknoloji dinamiklerinin aynı anda değiştiği bir yıl yaşadık. Bu dönem birçok kurumun kırılganlıklarını gün yüzüne çıkardı. Biz de DZD’de teknik kapasitemizi, çevikliğimizi ve kültürel dayanıklılığımızı test ettiğimiz bir süreç yaşadık. DoKa dijital bankacılık ailesi ve DoKa Trust altyapısını sürekli güncel tutarak güvenlik, uyum ve ürün gelişiminde kesintisiz yol aldık. Zorluklarla dolu olsa da geleceğin liderlerini belirleyecek önemli bir dönemden geçtiğimizi söyleyebiliriz.
Önümüzdeki yıl herkesin radarında hangi konu/konular olacak sizce?
2026’nın merkezinde üç konu olacak: yapay zeka, regülasyon uyumu ve servis bankacılığı. Artık yapay zekayı konuşmak değil, ürünlerin içine güvenli ve kontrollü biçimde entegre etmek gerekiyor. Biz de DoKa ve API çözümlerimizi bu doğrultuda geliştiriyoruz; müşteri davranışını gerçek zamanlı analiz eden, operasyonel verimliliği artıran ve regülasyonlara tam uyum sağlayan akıllı sistemler üzerine çalışıyoruz. Finansal kurumlar artık müşterinin ihtiyacını işlem sonrasında değil, davranış anında anlayan altyapılarla rekabet edecek.
2026’da “oyun değiştirici” etki yaratmasını beklediğiniz bir trend var mı?
Regülasyon destekli inovasyon. Uzun yıllar inovasyon ve regülasyon iki ayrı uç olarak görüldü; oysa finans sektöründe bu iki alanın birlikte ilerlemesi artık kaçınılmaz. DZD olarak bu yaklaşımı yıllardır benimsiyoruz. Hem Türkiye’de BKM entegrasyonlarımız hem de Avrupa’da DORA ve PSD2 uyumluluğumuzla güvenli inovasyonun temsilcilerinden biriyiz. Bankacılık artık sadece bankaların kendi uygulamalarında değil; e-ticaret, sigorta, ulaşım gibi tüm dijital temas noktalarında API’ler üzerinden sunulacak. DoKa API Gateway ile bankaların üçüncü taraf ekosistemlere güvenle açılmasını sağlıyor, bu dönüşümün altyapısını hazırlıyoruz.
2026’da liderlik anlayışını ya da kurum stratejilerini belirleyecek en kritik değer sizce hangisi?
Sürekli öğrenme kapasitesi. Bu kadar dinamik bir ortamda başarı, statik yapılardan değil; öğrenen, uyum sağlayan ve hızlı karar alabilen kurumlardan çıkacak. DZD’de liderliği, yönetsel bir fonksiyon olmanın ötesinde ekiplerin çevikliğini, yaratıcılığını ve vizyoner bakışını güçlendiren bir kültür olarak ele alıyoruz. Uyum sağlamak artık bir tercih değil, sürdürülebilirliğin ta kendisi.
Bir lider olarak hangi kaynaklardan besleniyorsunuz? Okurlarımıza ilham verecek bir izleme veya dinleme öneriniz var mı?
Gündemi takip ederken sadece teknolojiye değil, teknolojinin insanlar ve toplum üzerindeki etkilerine de odaklanıyorum. İçerik seçimlerimde bu dengeyi gözetiyorum. Son dönem için 2 içerik iletebilirim: Oppenheimer, teknolojinin ve büyük fikirlerin toplumsal ve etik sonuçlarını çarpıcı biçimde hatırlatan güçlü bir film. HBR IdeaCast (Harvard Business Review Podcast) ; Liderlik, dönüşüm, organizasyon kültürü ve inovasyon üzerine global perspektifler sunuyor. Özellikle hızlı ölçeklenen şirketlerde liderlerin karşılaştığı konulara dair oldukça besleyici. Bu içerikler teknolojiye merakla yaklaşırken, etkilerini de daha temkinli ve sorumlu bir şekilde değerlendirmeme yardımcı oluyor.
Kendi alanınıza baktığınızda, 2026 için sizi en çok heyecanlandıran proje ya da atılım hangisi?
Yapay zeka tabanlı Agentic finans asistanlarının bankacılığa girişi. Bugüne kadar kullanılan chatbot ve IVR yapıları kural bazlıydı ve sınırlı bir deneyim sunuyordu. Agentic AI ise kullanıcı isteğini bağımsız anlayan, amaca göre aksiyon üreten, sistemler arasında kendisi dolaşabilen, bağlamsal iletişim kuran ve gerektiğinde insanla iş birliği yapabilen otonom dijital temsilcileri mümkün kılıyor. Bu, klasik otomasyonun ötesinde; adeta düşünebilen dijital operatörlerin sektöre girişini temsil ediyor. Biz de DZD olarak ürünlerimize bu AI katmanlarını entegre ederek gerçek zamanlı öneriler, akıllı işlem yürütme ve kişisel finans yönetimi sunan yeni nesil deneyimler geliştirmeye hazırlanıyoruz.
Bugünden bakınca, 2026’da herkesin konuşacağı ama şu anda yeterince gündeme gelmeyen bir konu nedir?
Gömülü bankacılığın görünmezleşmesi. Embedded finance bugün konuşuluyor, ancak henüz çok erken aşamadayız. Önümüzdeki dönemde finansal hizmetler kullanıcı farkında olmadan, hayatın akışı içinde otomatik çalışan bir yapıya evrilecek. Bir e-ticaret platformunun müşteri adına hesap açması, bir market uygulamasının cüzdan sunması, bir ulaşım uygulamasının kredi altyapısı sağlaması… Tüm bu döngüler arka planda bankalar tarafından yönetilecek. Kısacası, banka uygulamasına girmek bir istisna hâline gelirken, finans görünmez ama her yerde olan bir deneyime dönüşecek.
