Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar ile “Bankacılığın Yeni İşletim Sistemi Fintek, Yapay Zekâ ve Veriyle Kuruluyor” dosya konusu için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

“Koray Bahar, finteklerin ilk dönemindeki arayüz ve kullanıcı deneyimi odaklı büyümenin yerini daha derin bir modele bıraktığını söylüyor. Bahar’a göre yeni büyüme hikâyesi; alternatif veriyle kredi kararı üretmek, bankalarla katmanlı ortaklıklar kurmak ve KOBİ finansmanını ticaretin aktığı kanallara gömmek üzerinden yazılıyor. Figopara’nın hedefini “KOBİ’nin finansal işletim sistemi olmak” sözleriyle özetleyen Bahar, finteklerin kalıcı ayrışmasını ölçekten çok derinlik, regülasyon uyumu ve veriyi doğru karara dönüştürme becerisinde görüyor.”

 

Fintekler ilk dönemde hız, kolaylık ve kullanıcı deneyimiyle öne çıktı. Bugün fintekler için yeni büyüme hikâyesi hangi alanlarda yazılıyor?

Finteklerin ilk dalgası bir arayüz devrimiydi. Yani ihtiyaçları tek ekranda çözebilmekti. Bankacılıkta bizim hizmet verdiğimiz alanlarda yaşanan hantal deneyimi, hızlı, kullanıcı dostu ve mobil hale getirdik. Bugün iyi bir arayüz artık ayrıştırıcı olmaktan çıktı. Finteklerde yeni büyüme hikâyesi daha derinlikte yazılıyor. Bu bağlamda üç alan öne çıkıyor. Birincisi, kredi kararının kendisi. Finansmanın darboğazı artık kanal değil, karar mekanizması. Alternatif veriyle çalışan skorlama modelleri, bankaların bilanço analiziyle göremediği milyonlarca KOBİ’yi finanse edilebilir hale getiriyor. İkincisi, altyapı katmanı. Fintekler artık son kullanıcıya ürün satan şirketler olmaktan çıkıp bankaların, e-ticaret platformlarının ve ERP’lerin içine gömülen teknoloji sağlayıcılarına dönüşüyor. Üçüncüsü, yapay zekâ ile operasyonel model dönüşümü. Şube yerine kod, kadro yerine algoritma ile büyüyen şirketler, geleneksel oyuncuların maliyet yapısıyla rekabet edilemeyecek bir verimlilik seviyesi yakalıyor.

Figopara olarak yukarıda bahsettiğim 3 alanı tek modelde birleştirdik. Sıfır şubeyle, veriye dayalı skorlamayla, yılın ilk yarısında binlerce KOBİ’ye milyarlarca TL finansmanı neredeyse tamamen dijital işlemlerle ulaştırdık. Yeni dönemin kazananları, iyi bir deneyim sunmanın ötesinde ekonominin işleyişini değiştirenler olacak.

 

Bankalarla fintekler arasındaki ilişki artık yalnızca rekabet ekseninde okunabilir mi? Yeni dönemde hangi model öne çıkıyor?

Bankalar ve fintekler arasındaki ilişkiye sadece rekabet penceresinden bakmak sahayı pek yansıtmıyor. Çünkü bugün Türkiye’de olgunlaşan finteklerin neredeyse tamamı bankalarla iç içe çalışıyor. Banka fintek iş birliğine ekosistemde verilecek en önemli örneklerden biri Figopara platformu. Şöyle ki; yatırımcılarımız arasında İş Bankası yer almasının yanı sıra platformumuzda Fibabanka, Akbank, TEB gibi Türkiye’nin önde gelen bankaları, faktöring ve finansman şirketlerinin bulunduğu 19 finansör yer alıyor. Tüm bu finansal kuruluşlar aynı KOBİ havuzuna finansman sağlıyor. Yani banka bizim için aynı anda yatırımcı, iş ortağı ve müşteri.

Öne çıkan bu model, tek bir kalıp değil katmanlı bir ortaklık mimarisi. Teknoloji tedariki ilişkinin en yüzeysel hali, orada fintek bir tedarikçiden ibaret kalıyor. Asıl değer, ortak ürün geliştirme ve ekosistem ortaklığında oluşuyor. Fintek müşteriyi ve veriyi getiriyor, banka bilançoyu ve güveni koyuyor, ürün ikisinin kesişiminde doğuyor. Servis bankacılığı regülasyonu da bu mimariye hukuki zemin kazandırdı.

TOBB Finansal Teknolojiler Sektör Meclisi olarak 900’ü aşkın fintek şirketini temsil ediyoruz. Ekosistemde bankanın ulaşamadığı segmenti finanse edilebilir hale getirip, o hacmi bankaya taşıyan finteklerin hikâyesi de öne çıkıyor. Bu noktada doğru soru, ‘kim kazanacak’ değil, ‘birlikte hangi pazarı büyüteceğiz’ sorusu olduğunu düşünüyorum.

 

Fintekler bankacılığın yeni işletim sisteminde hangi katmanı temsil ediyor? Bankaların güven ve ölçek gücüyle finteklerin kabiliyetleri nasıl tamamlayıcı hale gelebilir?

Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar

Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar

Bankacılığın yeni mimarisini bir işletim sistemine benzetirsek; bankalar donanım, bilanço, lisans, güven, mevduat tabanı katmanı. Fintekler ise veriyi işleyen, kararı hızlandıran, ürünü müşterinin ayağına götüren uygulama ve orkestrasyon seviyesi yüksek akıllı katman.

Bu ayrım teorik değil, bizim iş modelimizin kendisi. Bir KOBİ’nin faturasını dakikalar içinde finansmana çevirebilmemizin nedeni, bankanın bilançosuyla bizim veri ve karar katmanımızın birbirine API’lerle bağlanmış olması. Banka tek başına o KOBİ’yi göremiyor, çünkü klasik bilanço analizi mikro işletmenin gerçek ticari nabzını yakalayamıyor. Biz de tek başımıza o hacmi fonlayamayız, çünkü ölçek bankada. İkisi birleştiğinde daha önce var olmayan bir pazar ortaya çıkıyor.

Tamamlayıcılığın önündeki asıl engel teknoloji değil, zihniyet. Bankaların fintekleri “tedarikçi” değil “dağıtım ve karar ortağı” olarak konumlandırması; finteklerin de bankanın risk kültürünü ve regülasyon disiplinini ciddiye alması gerekiyor. Bu iki taraflı olgunlaşma Türkiye’de son iki yılda gözle görülür şekilde hızlandı. Önümüzdeki dönemde “banka mı fintek mi” sorusu, “hangi banka hangi fintekle hangi katmanda birleşti” sorusuna dönüşecek.

 

Yapay zekâ fintekler için ürün geliştirme, risk yönetimi, müşteri kazanımı, operasyonel verimlilik ve dolandırıcılık önleme alanlarında nasıl bir fark yaratıyor?

Yapay zekâyı sonradan eklenen bir özellik olarak gören şirketlerle, iş modelini yapay zekâ üzerine kuran şirketler arasındaki makas hızla açılıyor. Biz Figopara’yı yapay zekâ temelli (AI-native) bir finansman şirketi olarak konumlandırıyoruz ve farkı beş alanda somut yaşıyoruz.

Risk yönetiminde FigoSkor Pro, klasik bilanço analizinin ötesinde e-belge verisi, tahsilat davranışı ve ticari ilişki ağı gibi alternatif sinyallerle çalışıyor. Bu sayede geleneksel yöntemlerle finansmana erişemeyen KOBİ’ler için dakikalar içinde kredi limit kararı üretebiliyoruz. Ürün tarafında Figo Bot ile finansmanı KOBİ’nin zaten yaşadığı kanal olan WhatsApp’a taşıdık. Müşteri kazanımında en etkili aracımız bu erişilebilirlik. Operasyonel verimlilikte sonuç ise oldukça başarılı. Çalışan başına ürettiğimiz finansman hacmi, sıfır şube, yüz kişinin altında ekip ve milyarlarca TL hacim ile geleneksel modelle çalışan rakiplerimizin katbekat üzerinde performans gösteriyoruz. Dolandırıcılık önlemede ise yapay zekâ, sahte fatura ve mükerrer temlik gibi sektörün en önemli risklerini işlem anında yakalayan bir denetim katmanı oluşturuyor.

Kritik nokta, yapay zekânın finanstaki en kritik rollerinden biri kredi kararının maliyetini ve süresini radikal biçimde düşürmesi. Bunu başaran fintek, bankanın giremediği segmente hizmet vererek fark yaratıyor.

 

Gömülü finans, fintekler için hangi sektörlerde en büyük fırsatı sunuyor?

Gömülü finansın özünde finansman, ayrı bir “bankaya gitme” eylemi olmaktan çıkıp ticari işlemin gerçekleştiği anın içine yerleşiyor. Perakende ve e-ticarette “şimdi al, sonra öde” ile bunun tüketici tarafını gördük. Bu dalganın ilk ürünüydü. Ama bana sorarsanız asıl büyük fırsat, çok daha az konuşulan B2B ve KOBİ ekosisteminde.

Nedeni Türkiye’de ticaretin damarların dijitalleşmesi. E-fatura, e-irsaliye, dijital tahsilat altyapıları sayesinde bir KOBİ’nin ticari hayatının neredeyse tamamı artık veri üretiyor. Bu veri nerede akıyorsa, finansman oraya gömülebilir. ERP’nin içinde fatura kesilirken tedarikçi finansmanı teklifi, e-ticaret panelinde satış hacmine dayalı işletme kredisi, tedarik zinciri platformunda alıcı onaylı erken ödeme, bunların hepsi bugün Türkiye’de çalışan gerçek modeller ve biz bu mimarinin tam merkezindeyiz.

Mobilite ve dijital platformlar da güçlü adaylar arasında. Sürücüsünden kuryesine platform ekonomisinin bileşenleri klasik bankacılığın en az tanıdığı ama en çok veri üreten kesim. Önümüzdeki beş yılda finansal hizmetlerin dağıtımında en hızlı büyüyen kanal, banka şubesi veya mobil bankacılık uygulaması değil, başka sektörlerin ürünlerinin içine gömülmüş finansman olacak. Fintekler ise bu dönüşümün doğal taşıyıcısı. Çünkü gömülü finans hız, API mimarisi ve sektörel derinlik ister. Üçü de biz finteklerin doğasında var.

 

Fintekler KOBİ’lerin finansal yönetiminde nasıl daha merkezi bir rol üstlenebilir?

Sorunun içindeki tespit çok doğru ve bizim tüm stratejimizin özeti. Ödeme ve tahsilat verisi, KOBİ finansmanının ham maddesidir. Bir işletmenin tahsilat ritmini, alıcı portföyünü ve nakit döngüsünü gören bir platform, o işletmeye bilançosundan çok daha isabetli finansman sunabilir. Tahsilat aracı ile finansman aracı arasındaki duvar kalkarken, ikisi tek bir nakit akışı yönetimi katmanında birleşiyor.

Bizim vizyonumuz Figopara’yı, KOBİ’nin finansal işletim sistemi haline getirmek. Bugün bir KOBİ, platformumuzda faturasını finansmana çevirebiliyor, çekini değerlendirebiliyor, farklı finansörlerin tekliflerini tek ekranda karşılaştırabiliyor. Figo Bot ile bu deneyimi WhatsApp’a taşıdık. KOBİ sahibi günlük nakit durumunu, yaklaşan tahsilatlarını ve finansman seçeneklerini cebinden, konuşarak yönetebiliyor. Bir sonraki adım, yapay zekâ destekli asistanın reaktif olmaktan çıkıp proaktif hale gelmesi. Yani “üç hafta sonra nakit açığın var, bugün şu faturayı iskonto ettirirsen kapanır” diyebilen bir finansal yol arkadaşı olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Öte yandan finteklerin KOBİ’lerin finansal yönetiminde merkezi rol üstlenmesinin şartı güven. BDDK lisanslı, düzenlenmiş bir kurum olmamız burada kritik. Merkezileşme ancak regülasyonla güvence altına alınmış bir zeminde sürdürülebilir olur. 

 

 

Büyük teknoloji şirketleri, bankalar, dijital bankalar ve fintekler aynı müşteri deneyimi alanında buluşurken finteklerin ayrışma noktası ne olacak?

Herkesin aynı sahaya indiği bir oyunda, kuşkusuz çeviklik tek başına yeterli bir avantaj değil. Büyük teknoloji şirketleri de çevik, dijital bankalar da. Finteklerin kalıcı ayrışma noktası bence, sektörel derinlik, regülasyon uyumu ve veri üzerine kurulu müşteri odağı kesişiminde. Sektörel derinlikte büyük teknoloji şirketi yatay oynar, herkese aynı ürünü satar. Fintek şirketi dikey oynar, tek bir problemin bütün katmanlarını çözer. Biz KOBİ nakit akışı probleminin skorlamasından finansmanına, tahsilatından erken uyarısına kadar tamamını çözüyoruz. Bu derinliği yatay bir oyuncunun kopyalaması yıllar alır. Regülasyon uyumu ise çoğu zaman maliyet gibi görülür. Lisans almak, denetime tabi olmak, sermaye yeterliliği taşımak bunlar birer giriş bariyeri olur. Oysa yeni dönemde en güçlü rekabet adımının regülasyona uyum olduğunu düşünüyorum. Hızlı hareket et, kuralları sonra düşün devri finansta kapandı. Bugün kazanan, hız ile uyumu aynı anda taşıyabilen olacak.

Üçüncüsü ve en önemlisi veri. Aynı müşteri deneyimi alanında buluşan onca oyuncu içinde, müşterinin ticari verisini en derinden okuyup en isabetli karara çeviren kazanıyor. Figopara’nın güçlü yönü problemi herkesten iyi tanıma ve herkesten hızlı çözme kabiliyeti.  Ayrışma noktamız da bu olacak yani ölçekte değil, derinlikte kazanacağız.