mete_bayrak


Mete Bayrak  

MOTIWE
KURUCUSU

Alışveriş alışkanlıklarımız değişiyor. Sadece yeni nesil değil, eskiye kıyasla hepimiz çok daha sabırsızız. İsteğimiz ürün veya hizmete anında ulaşmak istiyoruz. Ne kasada sıra beklemek istiyoruz, ne de internet sitesinde “siparişiniz hazırlanıyor” ibaresiyle karşılaşmak…

Amazon her sene benzer şekilde gündemi belirleyecek ve adını duyuracak ürünler çıkarmayı çok seviyor. Geçtiğimiz sene Amazon Dash Button ürününü duyurdular ve uzun süre gündemi meşgul ettiler. Tek bir düğmeden oluşan bir ürün alıyorsunuz ve evinizde herhangi bir yere yapıştırıp tanımladığınız ürün bitince düğmeye basıyorsunuz. Ürün kısa sürede kapınıza geliyor. Pratikte ne kadar yaygınlaştı ve kullanıcılar ne kadar memnun kaldı tartışılır. Olumlu ve olumsuz yüzlerce yazı bulmak mümkün ama sonuçta bu işten kârlı çıkan yine Amazon oldu ve günlerce gündemde kaldı.

Drone ile teslimat konusunu da atlamamak lazım. Duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Amazon’un Drone ile teslimat projesi kimine göre ayakları yere basmayan bir proje olarak gözükse de, birçok insan bunun yapılabilir olacağını düşünerek sabırsızlıkla beklemeye başladı. Hatta benzer işi yapmaya hevesli yeni girişimlerin de adını duymaya başladık. Amazon yine teknoloji bloglarında veya haber kanallarında manşetlerde yer buldu bu sayede.

Amazon bir kez daha heyecanlandırdı

Son olarak Amazon Go ürünü ile bizleri heyecanlandırmayı başardılar. Amazon Go gerçekten alışveriş alışkanlıklarımızı değiştirecek mi, yoksa yine güzel bir reklam/pazarlama ürünü olarak manşetlere markayı taşıyıp sonra unutulup gidecek mi, bunu zaman gösterecek. Ancak burada diğer uygulamalara göre en önemli değişiklik Amazon’un çevirim içi çalışan bir e-ticaret sitesinden mağazacılığa adım atıyor olması. Ancak bildiğimiz tarzda bir mağazacılık değil. İşinizden çıktınız eve gidiyorsunuz, Amazon Go mağazasına girip telefonunuzun ekranındaki barkodu turnikelere okutuyorsunuz ve sonrasında salatanızı ve içeceğinizi alıp çıkıyorsunuz. Arkadaki akıllı teknolojiler sizin kim olduğunuzu ve neleri aldığınızı algılayıp mağazadan çıkarken kartınızdan ödemenizi alıyor.

Diğer bahsettiğimiz ürünlere göre yaklaşım olarak biraz daha devrimci ve perakende sektörünü sarsacak bir ürün gibi gözükse de pratikte ne sorunlar yaşanacak görmek gerekiyor. Mağazada kimsenin olmayacağını düşünmek çok anlamlı olmayacak. Güvenliğin sağlanması ya da sorun yaşayanlara yardım edilmesi gerekecek. Elimizde ürünlerin raftan alındığının algılanacağı bilgisi var ancak ürünlerin yerini değiştiren bir olursa bunun da algılayıcılar tarafından tespit edilip edilemeyeceğini bilmiyoruz. Şu an Amazon çalışanları test ediyor olabilir ama sokaklarda farklı profilde insanların kullanacağı düşünülünce ciddi bir teknolojik denetim gerekliliği kaçınılmaz.

Ancak bu ürünün başarılı olması durumunda benzer mağazaların da hızla hayatımıza gireceğini kabul etmeliyiz. Son yıllarda hayatımıza giren girişimler sayesinde, ekonominin ve devlet tarafından kontrol edilen düzenlemelerin üzerinde ciddi anlamda baskı oluşmaya başladı. Eskimeye yüz tutmuş mevcut kurallar, yasalar ve ekonomi düzeni, yeni ortaya çıkan ürünlere uyum sağlayamaz duruma geldi. UBER’in taşımacılık sektörünü sarsması, Airbnb’nin otel sektörünü zorlarken günlük ev kiralama kavramını hayata sokup klasik ev sahibi kiracı ilişkisini değiştirmesi en çok bilinen örnekler.
Fintek girişimlerinin de ödeme yöntemleri konusunda sundukları yeni ürünler aynı şekilde sektör üzerinden hem baskı yaratıyor, hem de yeni düzenlemelerle birlikte mevcut hantal yapıların da elden geçirilmesine neden oluyor.

Alışveriş alışkanlıklarımız tepeden tırnağa değişecek

Tekrar konumuz olan alışverişe dönüş yaparsak, yine bu teknolojik gelişmelerin zaten uzun zamandır bizi nasıl değiştirdiğini görebilir. Önümüzdeki dönemde sadece parmak izinizi okutarak internet alışverişinizi tamamlamak çok normal hale gelebilecek.

Büyük veri analizleri ve çevirim içi kullanıcı profillerinin analizi sayesinde kişiye özel ödeme çözümlerinin sunulması da önümüzdeki dönemde sıkça kullanılan yöntemlerden biri olacak. Kişinin imkanlarına göre kendisine belirlenmiş ödeme yöntemi ile karşılaşması ürün alması konusunda da ikna olmasını sağlamak alışveriş alışkanlıklarını yeni bir boyuta taşıyacak gibi gözüküyor.

Bu arada yavaş yavaş ülkemizde de başlayan aynı gün teslim hizmeti bugüne kadar e-ticaretin en önemli sıkıntısını da gidermeyi amaçlıyor. Mağazadan anında teslim aldığınız bir ürünü internet üzerinden alınca 7-8 gün beklemek, çoğu zaman teslim alamamak veya sorunlar yaşamak kullanıcıların e-ticaretten soğumasının en önemli nedenlerinin başında geliyor.

Genel bir gruplama yaparsak kullanıcı öncelikle sürat ve kolaylık istiyor. İster internet üzerinden olsun, ister klasik mağazalarda. Amazon Go’da olduğu gibi kimseyle muhatap olmadan, sıra beklemeden alıp çıkmak. Şu an bir mağazada ödeme yaparken kasiyerin, temassız ödemenin çalışmadığını söylemesi bile PIN kodu girmek zorunda olduğumuzdan bizi rahatsız ediyor.

Bir ürün sipariş ettiğimizde uzun süre “siparişiniz hazırlanıyor” ibaresini görmek de internet üzerinden sipariş vermek konusunda kararımızı sorgulatıyor bize. Ödeme aşamasında kredi kartını cüzdandan çıkarmak, bir sürü numara girmek de işin en keyifsiz anı. Çünkü artık sabırsızız ve tek bir düğmeye basınca her şey hallolsun istiyoruz. Aynı Amazon Dash Button gibi…