Gelecekten söz ederken bankanızın hedefleri nelerdir? Bankanızın vizyonunda “Katılım Bankacılığında referans kurum olmak” yazıyor. Bunu biraz açabilir misiniz? Bu hedef Türkiye özelinde mi, yoksa yurt dışında da bu hedef geçerli mi?

Vakıf Katılım olarak sunduğumuz kaliteli hizmet ve ürün gruplarımızla sektördeki oyunculardan farklılaşmayı amaçlıyoruz. Çabalarımızın odak noktası; mevcut katılım bankalarından farklı ve daha avantajlı ürünler sunmak suretiyle finansmana erişimi artırmak ve Türkiye’nin gelişmesine katkıda bulunacak sağlıklı bir rekabet ortamı tesis edilmesini sağlamak olacak. Daha önce de bahsettiğimiz gibi çalışmalarımızın temeline oturan Vakıf Kültürü bu noktada farklılaşma bakımından bizim en önemli enstrümanlarımızdan biri olacak.

Kamu bankası olmamızın verdiği güven algısı hasebiyle ise özellikle yurtdışı fonların ülkemize kazandırılması konusunda önemli bir rol üstleneceğimize ve bu alanda sektöre önemli katkılar sağlayacağımıza inanıyoruz. Zira 13 yılı aşkın süredir sağlanan siyasi ve ekonomik istikrar; faiz hassasiyeti taşıyan fonlara sahip Körfez ülkeleriyle Türkiye’nin sıcak ilişkileri ülkemizde katılım bankacılığının güçlü potansiyelinin diğer ipuçlarını oluşturuyor. Bu süreçte katılım bankalarının yapacağı vizyoner stratejik değişiklikler sayesinde ülkemizin katılım bankacılığı alanında en önemli oyuncular arasında yerini alacağına inanıyoruz. Vakıf Katılım olarak bu süreçte hem müşteriler hem de yurtdışı fonlar nezdinde Türkiye’deki katılım bankacılığına duyulan güveni artırmak için çalışacağız.

Türkiye dışına açılım ile ilgili planlarınız var mı?

Bankacılık sektörüne yeni katılan bir oyuncu olarak bu aşamada büyüme stratejimizi yurt içinde şubeleşmek üzerine oluşturduk. Orta ve uzun vadede ise özellikle Türki Cumhuriyetler ve Afrika Ülkelerinde ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirebiliriz.

Katılım bankacılığında son zamanlarda atılımlar olduğunu gözlemliyoruz. Örneğin BDDK’da katılım bankacılığı ile ilgilenen özel bir dairenin kurulması gibi. Katılım bankacılığının geldiği nokta ve geleceğini yorumlayabilir misiniz? Vakıf Katılım’ın burada üstelendiği görev nedir?

Katılım Bankaları ülkemizde 25 yılı aşkın bir süredir faaliyet göstermesine rağmen sektörden alınan pay bakımından halen istenilen seviyede değiller. Ancak sizin de belirttiğiniz gibi özellikle son yıllarda sektörün büyümesi açısından siyasi otorite pek çok adım attı ve bu adımları atmaya da devam ediyor. Kamunun katılım bankası kurarak sektöre oyuncu olarak girmesi bu yaklaşımın en önemli göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bunun yanında BDDK bünyesinde oluşturulan Katılım Bankacılığı Masası da siyasi otoritenin sektöre yaklaşımın pozitif olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Hükümet, buna ek olarak 2013 yılında BDDK ve TKBB ortaklığı ile düzenlenen Katılım Bankacılığı Çalıştayı’nda belirlenen eylem planının hayata geçirilmesi için Katılım Bankacılığı Üst Koordinasyon Kurulu’nu kurdu. Bu eylem planı katılım bankacılığına uygun yeni ürünler başta olmak üzere, tanıtım, yetişmiş insan kaynağı ve eğitim gibi birçok önemli konuyu kapsıyor. Hiç şüphesiz ki bu eylem planı hayata geçtiğinde katılım bankacılığı sektörü istenilen seviyelere gelecektir. Plandan hareketle önümüzdeki 10 yılda katılım bankacılığının bankacılık sektöründeki payının %15’lere yaklaşacağını tahmin ediyoruz.

Önemli adımlarda bir diğeri ise Kalkınma Bakanlığı’nın 10. Kalkınma Planı’nın öncelikleri arasında yer alan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Programı’nın 7. Bileşeni olarak Katılım Bankacılığı ve Faizsiz Finans Sisteminin geliştirilmesi kararı alınmasıdır. İstanbul’un Finans Merkezi olması hem ülkemizi hem de İstanbul’u faizsiz bankacılık için bir cazibe merkezi haline getirecektir. Özellikle ülkemizin bulunduğu coğrafyanın yeni dünyanın merkezinde yer alması, Doğu’da üretilen enerjinin en büyük tüketici olan Batı’ya aktarımda ülkemizin ana transfer güzergâhında olması, ülkemizin bölgesinde en önemli rol modelinin olarak konumlandırılması faizsiz bankacılığın merkezi olmamız açısından bizi ön plana çıkarıyor.

Bu aşamada katılım bankaları olarak hızla büyümemiz ve bu alanda dünyadan aldığımız payı da hızla geliştirmemiz gerekiyor. Özellikle Körfez Bölgesi’ne yönelik çalışmalarla ülkemize getireceğimiz fonlar, bu bölgeden getireceğimiz yeni yatırımcılar ülkemizin katılım bankacılığının merkezi olmasında önemli katkılar sağlayacaktır. Sektörün gelişmesi için en büyük görevin biz katılım bankalarında olduğuna inanıyoruz. Sektör oyuncularının ürün ve hizmetlerinde çeşitlendirme yaparak toplumun tüm kesimlerini kucaklamaları, tanıtım çalışmalarına ağırlık vererek sektörün bilinirliğine katkı yapmaları ve müşteri sayılarını artırmaları sektör için bir gereklilik haline gelmiştir. Vakıf Katılım olarak biz de bu hedefler doğrultusunda emin adımlarla yürüyoruz.

Vakıf Katılım’ın kısa dönem hedeflerinden bahsedebilir misiniz?

Bu yılın Şubat ayında Merkez Şube’mizin kapılarını 120 çalışanla açtık ve bu süre zarfında alt yapı çalışmalarımızı tamamladık. Artık hızlı bir şubeleşme ve büyüme sürecine giriyoruz. Bu çerçevede yılsonuna kadar en az 30 şube açarak yaklaşık 500 çalışan sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. İlk aşamada potansiyel müşteri sayısı ve hedef kitlenin örtüştüğü İstanbul İkitelli, Ümraniye, Merter, Bağcılar, Fatih, Üsküdar gibi ilçelerin yanı sıra Ankara, Konya, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Denizli, Trabzon, Bursa, Kocaeli, Kayseri, Antalya ve Sakarya’da ilk şubelerimizi açtık. Kısa süre içerisinde Türkiye geneline yayılmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 3 yılın sonunda müşterilerimize en az 100 şube ve en az 1.200 çalışanla hizmet vermeyi öngörüyoruz. Vakıf Katılım olarak öncelikli amacımız sektörü büyütmek; hem yurtiçi hem de yurtdışında daha fazla fonu sisteme dâhil etmek ve daha fazla kişiye ulaşmak. Böylece Katılım Bankacılığı sektöründeki pazar payımızın 2018 yılında yüzde 10’lar seviyesine çıkmasını ve 2023’te sektör liderliğini bize getirecek seviyeye ulaşmasını bekliyoruz.