Pratik İşlem Ödeme ve Elektronik Para A.Ş. Project Manager Murat Akköse, Fintechtime Temmuz sayısı için yazdı “Invisible Money: Gözükmeden Biten Paralar”.

Bu ay yazdığım makalede, dijital çağda görünmeyen harcamaların nasıl farkında olmadan hayatımıza yerleştiğini ve bireysel bütçeler üzerinde nasıl bir etki yarattığını ele alıyorum. Temassız ödemeler, otomatik abonelikler ve alışveriş alışkanlıklarımızda oluşan “finansal otomatik pilot” hâlini sorgularken, bu farkındalık kaybının neden olduğu görünmez kayıpları somut örneklerle anlatıyorum. Gündelik hayatın içinde gözden kaçan bu detayların, aslında büyük resimde nasıl bir bütçe açığına dönüştüğünü tartışmaya açıyorum.

 

Invisible Money: Gözükmeden Biten Paralar

Maaş gününün üzerinden yalnızca üç gün geçmişti. Uygulamayı açtım, bakiyeye baktım. Rakama biraz daha dikkatli bakınca istemsizce içimden şu cümle döküldü: “Ben ne zaman harcadım ki bu kadar parayı?”
Cevap gelmedi. Zaten gelecek bir cevap da yoktu. Çünkü o parayı ben harcamamıştım. Para, kendi kendini harcamıştı.

Eskiden böyle olmazdı. Harcamak somuttu; ya ATM’den para çeker, ya da aldıklarımızı fiş fiş taşırdık. Şimdi ise elim cebime gitmeden, görmeden, duymadan, hissetmeden — farkına bile varmadan cebim boşalıyor.

Bu tür harcamalara artık “invisible money”, yani görünmeyen paralar deniyor. Ama işin aslı şu: Paranın görünmez olması, etkisini de görünmez kılmıyor maalesef.

Her şey bir gün “ilk ay ücretsiz” diye başlayan bir abonelikle başlıyor. Belki bir dizi platformu, belki bir müzik uygulaması… “Beğenmezsem iptal ederim,” diye düşünüyorsun. Takvime iptal tarihi koymayı da erteliyorsun. Derken, o tarih geçiyor. Sonra bir daha, sonra bir daha… Bir bakmışsın, altı aydır ödeme yapıyorsun.

Bir de sabah kahveleri var. O hep uğradığın kahve zinciri. Oto ödemede kart zaten tanımlı. Siparişi verirken artık menüye bile bakmıyorsun. Tıpkı market alışverişi gibi, sabit bir harcama ritüeline dönüşmüş.

Tüm bunlar olurken sistem seni bir noktada düşünmemeye ikna ediyor. E zaten düşünmezsen sorgulamazsın, sorgulamazsan da harcarsın.

Teknoloji sağ olsun, ödeme yapmak artık bir işlem değil, sadece bir dokunuş. Hatta çoğu zaman o bile değil. QR ile, NFC ile alışveriş yapabiliyorsun. “Kolaylık” olarak tanıtılan bu sistemler, aslında bizi harcamadan önce bir saniye durup düşünme refleksinden de uzaklaştırıyor.

O bir saniye var ya, işte o her şey.
Çünkü o bir saniye bazen “Gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunun sorulduğu, “Zaten başka bir şeyle aynı işlevi görüyordu” düşüncesinin belirdiği ya da “Şu aboneliği en son ne zaman kullandım?” farkındalığının geldiği an olabilir. Ama artık o an, farkında olmadan elimizden kayıp gitti.

Bazıları bu durumu “finansal otomatik pilot” olarak tanımlıyor. Ayağın gazda ama nereye gittiğini bilmiyorsun. Kartın çalışıyor ama aklın bütçede değil. Ay sonu geldiğinde “Ben bu ay hiçbir şey yapmadım” cümlesi, aslında ne kadar çok şey yaptığını ama fark etmediğini gösteriyor.

Bu durum yalnızca bireylerin değil, şirketlerin de gündeminde. Harcama alışkanlıklarının görünmezleşmesi, bütçe kontrolünü zorlaştırıyor. Harcamayı görünür kılmak ise artık ayrı bir uzmanlık alanı oldu.

Bu görünmez para düzenine karşı koymak için süslü sistemlere ya da karmaşık çözümlere gerek yok. Küçük farkındalıklar büyük fark yaratabilir: Ayda bir “Hangi abonelikleri gerçekten kullanıyorum?” sorusunu sormak, harcama bildirimlerini açık bırakmak ve sık sık kontrol etmek, banka ya da fintech uygulamalarının sunduğu harcama özetlerini mutlaka incelemek, “İlk ay bedava” diyene hemen atlamamak ve kayıt olunduysa iptal tarihini takvime not etmek, bazen de alışveriş yapmadan önce 24 saat beklemek gibi küçük adımlar bile bütçede ciddi farklar yaratabilir.

Para harcarken elimize alıp saymadığımızdan beri, parayla olan ilişkimiz değişti. Şimdi cebimizde nakit yok ama hesabımızda her an bir çıkış var. Görmediğimiz her ödeme, hissetmediğimiz bir kayıptır. Ve kaybı hissetmediğimiz sürece, onu tekrar yaşarız.

Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Bu harcamayı gerçekten ben mi yaptım, yoksa sistem mi benim yerime karar verdi?”

Çünkü en iyi finansal araç, farkındalıktır.