27. yılını kutlayan İşNet, 300 bini aşkın müşterisine 130’dan fazla ürün ve hizmet sunuyor.
Şirket, Ornis ve Gao Kaptan gibi kendi mühendislik ekipleri tarafından geliştirilen teknolojilerin portföydeki payını artırarak uluslararası pazarlara açılmayı hedefliyor.
9 Eylül 1999’da kurulan İşNet, iletişim ve altyapı alanlarında başlayan faaliyetlerini bulut teknolojileri, veri merkezi, siber güvenlik, yönetilen hizmetler ve e-dönüşüm çözümleriyle genişletti.
Bugün 300 bini aşkın müşteriye 130’dan fazla ürün ve hizmet sunan şirket, 27 yıllık teknoloji ve hizmet deneyimini kendi geliştirdiği ürün, platform ve çözümlere taşımaya odaklanıyor.
İşNet, Ar-Ge ve ürün geliştirme kapasitesini artırarak özellikle yapay zeka, siber güvenlik ve bulut altyapısı alanlarında yeni çözümler geliştirmeyi planlıyor. Şirketin yeni dönem hedefleri arasında kendi teknolojilerinin portföydeki payını büyütmek ve Türkiye’de oluşturduğu mühendislik yetkinliğini uluslararası pazarlara taşımak bulunuyor.
Ornis Yapay Zekayı Siber Güvenlik Operasyonlarına Taşıyor
İşNet’in kendi mühendislik ekipleri tarafından geliştirilen çözümler arasında Ornis ürün ailesi öne çıkıyor.
Yapay zeka destekli Ornis, kurumların güvenlik operasyonlarında görünürlüğü artırmak ve tehdit analiz süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirildi. SIEM sistemleriyle entegre çalışan ürün ailesi, güvenlik verilerinin doğal dilde sorgulanması, tehdit avcılığı, hipotez ve sorgu üretimi gibi alanlarda yapay zekadan yararlanıyor.
Çözümde kullanılan yapay zeka modeli ve GPU altyapısı kurum içinde çalışıyor. Böylece güvenlik verilerinin kurum dışına çıkmadan işlenmesi hedeflenirken veri gizliliği ve regülasyon uyumu da ürünün temel kullanım alanları arasında konumlanıyor.
Gao Kaptan Bulut ve Yapay Zeka Altyapısını Tek Platformda Topluyor
İşNet tarafından geliştirilen Gao Kaptan ise Kubernetes operasyonları, GPU kaynakları ve yapay zeka modellerini tek platform üzerinden yönetmeye yönelik self-servis bulut ve yapay zeka altyapı yönetim çözümü olarak sunuluyor.
Platform üzerinden geliştiriciler ve BT ekipleri CPU, RAM ve GPU kaynaklarına erişebiliyor, yapay zeka modellerini OpenAI uyumlu API üzerinden kullanabiliyor ve kaynak tüketimi ile maliyetleri takip edebiliyor.
İşNet’in İstanbul’daki TIER IV veri merkezi altyapısı üzerinde çalışan Gao Kaptan, özellikle yapay zeka ve Kubernetes projelerinde altyapı yönetimini sadeleştirmeyi ve kaynak kullanımının verimliliğini artırmayı amaçlıyor.
Linkle Tahsilat ve bluuty Konfor 2026’da Portföye Katıldı
İşNet, 2026 yılında farklı müşteri segmentlerine yönelik ürünlerini de genişletti. Şirket, KOBİ’lerin teknoloji hizmetlerine erişimini desteklemek amacıyla bluuty Konfor’u hayata geçirirken e-dönüşüm çözümü NetteFatura’ya Linkle Tahsilat hizmetini ekledi.
Linkle Tahsilat çözümü, İşNet ile Moka United iş birliğiyle Şubat 2026’da kullanıma sunulmuştu. NetteFatura üzerinden e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-Serbest Meslek Makbuzu süreçlerinin ödeme adımıyla bir araya getirilmesini sağlayan hizmet, şirketin e-dönüşüm portföyünü ödeme teknolojileriyle genişletmişti.
“Kendi Teknolojilerimizin Portföyümüzdeki Payını Büyüteceğiz”
İşNet Genel Müdürü Mehmet Fahri Can, şirketin 27. yılına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“27 yıldır müşterilerimizden aldığımız ilhamla hem verimliliğimizi üst düzeye taşıdık hem de yeni teknolojileri hizmete dönüştürdük. Bugün bu birikimi, kendi mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz ürün ve platformlara taşıyarak İşNet’in teknoloji üreticisi kimliğini güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde stratejik önceliğimiz yapay zeka, siber güvenlik ve bulut altyapılarında ürün geliştirme kapasitemizi artırmak, kendi teknolojilerimizin portföyümüzdeki payını büyütmek ve Türkiye’de oluşturduğumuz mühendislik yetkinliğini uluslararası pazarlara taşımak olacak” dedi.
Hizmet Sağlayıcılığından Ürün Geliştirmeye Doğru
İşNet’in 27. yılındaki büyüme hedeflerinde dikkat çeken yön, altyapı ve yönetilen hizmetler alanındaki birikimini kendi yazılım ve platformlarına dönüştürme çabası. Ornis ve Gao Kaptan, bu dönüşümün siber güvenlik, yapay zeka ve bulut altyapısı gibi yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlarda şekillendiğini gösteriyor.
Kendi teknolojilerinin portföy içindeki ağırlığının artması, şirket açısından hizmet gelirlerinin yanında ürün odaklı yeni büyüme kanalları da oluşturabilir. Uluslararası pazarlara açılma hedefinin başarısı ise geliştirilen çözümlerin farklı regülasyonlara, kurumsal ihtiyaçlara ve rekabet koşullarına ne ölçüde uyarlanabileceğiyle yakından bağlantılı olacak.
