Money20/20 Europe 2025, bu yıl da Amsterdam’daki RAI Kongre Merkezi’nde üç gün boyunca sektörün nabzını tuttu. Türk fintek ekosisteminin temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşen etkinliğin geniş  özetini Fintechtime Temmuz Sayısı için hazırladık.

Finansal teknolojiler dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Money20/20 Europe 2025, bu yıl da Amsterdam’daki RAI Kongre Merkezi’nde üç gün boyunca sektörün nabzını tuttu. “Geleceği Yarat” temasıyla düzenlenen etkinlikte, gömülü zekâdan dijital DNA’ya, yönetişim 2.0’dan paranın geleceğine kadar dört ana başlık altında 400’ü aşkın konuşmacı sahne aldı. Öne çıkan panellerde yapay zekâ, açık bankacılık, stabilcoin tabanlı ödeme sistemleri, regülasyon vizyonları ve girişimcilik ekosistemi masaya yatırıldı.

Türk fintek ekosisteminin temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşen etkinliğin geniş bir özetini sizlerle paylaşıyoruz.

Liderler:

Pay N Kolay İş Geliştirme, Marka ve Pazar Ortaklıkları Genel Müdür Yardımcısı Bülent Şaştı,

Finartz Kurucusu ve CEO’su Cihan Demir,

Misyon Bank Kurucu CEO’su Dr. Önder Halisdemir

Param Kurucusu ve CEO’su Emin Can Yılmaz,

Moka United Genel Müdürü Halim Memiş,

Aktif Bank CTO’su ve Aktif Tech Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kadir Mustafa Öztürk,

Elekse Elektronik Para ve Ödeme Kuruluşu A.Ş. Kurucu Ortağı Kenan Güvenç,

PayTR CEO’su Merve Tezel,

UPT Genel Müdürü Murat Kastan,

 

katkılarıyla hazırladığımız bu dosyada; lider görüşlerini, etkinlikte öne çıkan stratejik mesajları ve fintek trendlerini bir araya getiriyoruz.

Verimli ve keyifli okumalar dileriz.

 

Money20/20 Europe 2025’in İlk Gününde Neler Yaşandı?

Finansal teknolojilerin kalbinin üç gün boyunca Amsterdam’da attığı Money20/20 Europe 2025, bu yıl da RAI Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. “Geleceği Yarat” temasıyla düzenlenen etkinlikte, sektörün dönüşümünü farklı boyutlardan ele alan yüzlerce oturum gerçekleştirildi. Altı ayrı sahnede — Na.I.ture, The MoneyPot, The Summit, The Briefing, Off the Record ve Horizon — dört ana başlık etrafında şekillenen program, toplamda 400’den fazla konuşmacıyı ağırladı. Gündemin omurgasını “Gömülü Zekâ”, “Dijital DNA”, “Yönetişim 2.0” ve “Paranın Geleceği” başlıkları oluşturdu.

 

Açılışta Cesur Fikirler, Gerçek Rakamlar

Etkinliğin açılışı, Money20/20’nin strateji ve büyümeden sorumlu ismi Scarlett Sieber tarafından sunulan “Money Morning Show” oturumuyla yapıldı. “Filtrelenmemiş konuşmalar, büyük fikirler ve cesur tahminler” vaadiyle başlayan bu oturum, katılımcılara hızlı ve çarpıcı bir giriş sundu.

Stripe CTO’su Rahul Patil, şirketin küresel ticarete katkısını gözler önüne serdi. Stripe’ın 2024 yılında desteklediği toplam ticaret hacminin 1,4 trilyon dolara ulaştığını ve bu rakamın dünya GSYİH’sinin yüzde 1,3’üne karşılık geldiğini paylaşarak “Stripe bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük 17. ekonomisi olurdu” ifadesini kullandı. Patil ayrıca stabilcoinlerin finansal sistemler üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekti; gelecekte paranın dünyanın dört bir yanında bir kısa mesaj kadar kolay hareket edebileceğini öngördü.

500 Global’in ortağı Mareme Dieng ise sınır ötesi ödemelerin fintek ekosistemindeki merkezi rolüne vurgu yaptı. “Önümüzdeki 10 ila 15 yıl içerisinde, bu ödemeleri en düşük maliyetle gerçekleştiren ve stabilcoin altyapılarını etkin biçimde kullanan oyuncular öne çıkacak,” diyerek yeni nesil finans stratejilerinin temel eksenlerini tanımladı.

Nium Kurucu Ortağı ve CEO’su Prajit Nanu da sektörel birleşmeleri ele aldı. Ona göre finans dünyasının önümüzdeki büyük konusu “hazinenin optimize edilmesi” olacak. Gerçek zamanlı işlem, yapay zekâ, açık bankacılık ve stabilcoin gibi kavramların kesişiminde şekillenen bu alan, sadece operasyonel değil stratejik fırsatlar da sunacak.

Klarna’nın CMO’su David Sandstrom, markanın geçirdiği dönüşümü renkli bir anlatımla paylaştı. Geleneksel bir teknoloji şirketinden Snoop Dogg ve Paris Hilton gibi isimlerle çalışan, tüketici dostu bir markaya evrildiklerini vurgulayan Sandstrom, bu dönüşümün merkezine insani ve ilişkilendirilebilir bir marka vizyonu koyduklarını belirtti. Yapay zekâ sayesinde organizasyonel verimliliğin büyük oranda arttığını ifade eden Sandstrom, “Artık aynı işleri çok daha hızlı, ekonomik, etkili ve kaliteli şekilde yapabiliyoruz,” dedi.

 

Açık Bankacılık: Potansiyeli Hâlâ Tam Kullanılmıyor

Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de Sardine Strateji Başkanı Simon Taylor’ın sahneye çıktığı oturumdu. Taylor, açık bankacılık altyapılarına yapılan yatırımlar ile bu alandan beklenen gelir ve müşteri deneyimi artışı arasındaki kopukluğa dikkat çekti. Açık bankacılık API’lerinin hâlâ net bir iş modeli etrafında ticarileştirilememesinin, sektörün önündeki başlıca engellerden biri olduğunu belirtti.

Pek çok finans kuruluşunun bu teknolojiyi yalnızca bir uyum gerekliliği olarak gördüğünü ifade eden Taylor, veri paylaşımı standartlarının geliştirilebilmesi hâlinde açık finansın bugünkünden çok daha büyük bir etki yaratabileceğini savundu. “Verilerle çok daha fazlası yapılabilir ve bu potansiyel, mevcut yapıların içinde saklı. Perspektifinizi değiştirirseniz, göreceğiniz fırsatlar da değişir,” cümlesiyle konuşmasını tamamladı.

 

Dolandırıcılığın İç Yüzü: “Assume Nothing, Believe Nobody, Challenge Everything”

Günün en çarpıcı anlarından biri, geçmişte dolandırıcılık faaliyetlerinde bulunmuş, bugün ise siber güvenlik alanında çalışan Alex Wood’un sahneye çıkmasıyla yaşandı. Wood, dolandırıcıların nasıl düşündüğünü ve finansal kurumların hangi zayıflıklara karşı dikkatli olması gerektiğini kendi deneyimlerinden yola çıkarak aktardı.

Wood, “Bir dolandırıcının azmini hafife almayın,” diyerek, dolandırıcılık faaliyetlerinin çoğunlukla deneme-yanılma yöntemleriyle sistemdeki açıkları tespit etme üzerine kurulu olduğunu belirtti. Katılımcılara “Assume nothing, believe nobody, challenge everything” yani hiçbir şeyi varsayma, kimseye inanma, her şeyi sorgula yaklaşımını benimsemeleri gerektiğini söyledi.

 

Avrupa İçin Ortak Bir Ödeme Vizyonu Mümkün mü?

Etkinliğin önemli gündem maddelerinden biri de Avrupa’nın ödeme sistemleri için ortak bir vizyona sahip olup olmaması gerektiği üzerineydi. Birleşik Krallık, 2024 Ekim ayında Ulusal Ödeme Vizyonu belgesini yayımlayarak bu alanda proaktif bir adım atmıştı. Panelde bu adımın Avrupa için örnek oluşturup oluşturmayacağı tartışıldı.

Birleşik Krallık Ödeme Sistemleri Denetleyicisi Oliver Hanmer, söz konusu vizyonun ülkesindeki düzenleyiciler arasında net görev dağılımları sağladığını ve inovasyonu teşvik ettiğini dile getirdi. Avrupa’dan katılan SIBS CEO’su Madalena Cascais Tomé ise Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası’nın hâlihazırda oldukça kapsamlı ve uyumlu stratejilere sahip olduğunu savundu. Ona göre, pan-Avrupa ödemeleri odağında zaten ortak bir hedef bulunmakta.

Panelde yer alan Polymath Consulting CEO’su David Parker, Avrupa için daha net tanımlı bir ortak vizyon ihtiyacını savunurken, sektördeki fikir ayrılıkları da böylece gün yüzüne çıkmış oldu.

Manchester City ve Veritran Ortaklığı: Taraftar Deneyiminde Dijitalleşme

Horizon sahnesinde gerçekleştirilen oturumda, Manchester City Futbol Kulübü ile teknoloji firması Veritran arasındaki iş birliği ele alındı. City Football Group Küresel Ortaklıklar Başkan Yardımcısı Kaitlyn Beale, farklı kıtalarda milyonlarca taraftarla etkileşimde bulunduklarını ve bu deneyimi daha akıcı ve güvenli hâle getirmek için teknolojik altyapıya önem verdiklerini ifade etti.

Veritran’ın sunduğu dijital kimlik doğrulama, üyelik ve biletleme çözümleri, taraftarların daha hızlı ve güvenli hizmet almasını sağlıyor. Veritran CMO’su Jorge Sanchez Barceló, bu deneyimin yalnızca spor sektörü için değil, finans dışı birçok alanda da uygulanabilir olduğunu belirtti.

 

Sekiz Girişim, Fintek’in Gelecek Neslini Temsil Etti

Money20/20 Europe kapsamında gerçekleşen Startup Medya Oturumu, geleceğin fintek oyuncularını sahneye taşıdı. Girişimler; merkeziyetsiz kimlik, yapay zekâ destekli risk yönetimi, karbon yatırım platformları, regülasyon teknolojileri ve ödeme sistemleri gibi alanlarda dikkat çekici çözümler sundu.

Etkinliğin kazananı Sinpex oldu. CEO Camillo Werdich, KYB süreçlerine dair otomasyon odaklı yaklaşımlarının sektörde yeni bir standarda işaret ettiğini vurguladı. AbbeyCross, ChainComply, Carbon Equity, Indicio, Esca, NEKOD ve Oscilar gibi diğer girişimler de farklı alanlarda sundukları çözümlerle etkinlikte öne çıkanlar arasında yer aldı.

Her bir girişim, küresel finans dünyasının geleceğinde etkili olabilecek yenilikler sunarak yalnızca yatırımcıları değil, regülatörleri ve teknoloji ortaklarını da etkilemeyi başardı.

 

Money20/20 Europe 2025’in İkinci Gününde; Büyüme Stratejileri, İş Birlikleri ve Bankasız Ödemeler Öne Çıktı!

RAI Amsterdam’da devam eden Money20/20 Europe 2025’in ikinci günü, sektör profesyonellerine küresel ölçekli içgörüler sunan oturumlarla sürdü. Altı sahnede paralel olarak gerçekleşen sunumlar, iş modeli evrimlerinden ödeme altyapılarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsadı. Gün boyunca özellikle “müşteri odaklı inovasyon”, “iş birliklerinin önemi” ve “alternatif ödeme sistemlerinin yaygınlaşması” gibi başlıklar dikkat çekti.

 

Müşteriyle Büyüyen Bir Banka: Monzo’nun Stratejik Vizyonu

Na.i.ture sahnesinde sabahın açılışını yapan Monzo Group CEO’su TS Anil, şirketin onuncu yılında ulaştığı önemli dönüm noktalarını paylaştı. Üst üste ikinci kârlı yılına ulaşan Monzo’nun başarısını, müşteri ihtiyaçlarına odaklı ürün tasarımıyla ilişkilendirdi. Kumar harcamalarını sınırlayan araçlar ve acil durumlarda yakınlara çağrı gönderme özelliği gibi yeniliklerin, bu yaklaşımın somut örnekleri olduğunu vurguladı.

“Parayı kazanma modelimiz, müşterilerimizin gündelik hayatına entegre olmamızdan geliyor. Misyonumuz, finansı herkes için erişilebilir ve anlamlı kılmak,” diyen Anil, şirketin global büyüme hedeflerine de değindi. Avrupa’daki ilk genişleme adımını İrlanda üzerinden gerçekleştireceklerini paylaşırken, halka arzla ilgili sorulara şu yanıtı verdi: “Günün birinde halka açık bir şirket olacağız. Ancak şu anda tüm enerjimizi ölçeklenmeye ve küresel yayılımımıza odaklıyoruz.”

 

Gerçek Maliyetler ve Ortak Akıl: Enfuce’tan Açık Çağrı

Horizon sahnesinde konuşan Enfuce Kurucu Ortağı Monika Liikamaa, fintek dünyasındaki “bedava ödeme” beklentisinin gerçek dışı yapısına dikkat çekti. Altyapı yatırımları, regülasyon maliyetleri ve operasyonel giderlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Liikamaa, “Neden her şey bedava olmalı? Ödeme altyapısı sihirle değil, birlikte çalışarak kuruluyor,” dedi.

Sektörde yerleşmiş klişelere de eleştiri getirdi. “Fintekler bankaları yok edecek” veya “bankalar demode kaldı” gibi anlatıların fayda üretmediğini belirtti. Ona göre gerçek ilerleme, rekabetten değil, sektör içindeki kurumların birbirini tamamlayarak hareket etmesinden doğacak.

 

Dolandırıcılıkla Mücadelede Kolektif Bilinç

İkinci günün etkileyici panellerinden biri, ikinci el bilet satışları özelinde düzenlenen “dolandırıcılıkla mücadele” oturumuydu. Panelde We Fight Fraud’dan Nicola Harding ve Monzo’dan Rich Bromley, dolandırıcılığın evrim geçiren yapısına karşı sektörlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini savundu.

Harding, suçluların tanıdık süreçleri manipüle etme biçimlerine dair örnekler sunarken, zamanında ve anlamlı iş birliğinin önemine işaret etti. Bromley ise Monzo’nun geliştirdiği gerçek zamanlı uyarı sistemleriyle, kullanıcıları dolandırıcılık girişimlerine karşı nasıl bilinçlendirdiklerini anlattı.

“Yalnızca Birleşik Krallık’ta değil, küresel ölçekte bir fark yaratmak için finansal kurumların ortak hareket etmesi gerekiyor,” diyen Bromley, mücadelede sürdürülebilirliğin anahtar olduğunu belirtti.

 

Bankayla Ödeme: Direnç Mi, Dönüşüm Mü?

Na.i.ture sahnesinde sahne alan TrueLayer Strateji Direktörü Lisa Scott, açık bankacılık ödemelerinin yaygınlaşmasında karşılaşılan engelleri ve çözüm yollarını değerlendirdi. Scott, bankayla ödeme yöntemine işletmelerin neden mesafeli yaklaştığını beş başlıkta özetledi.

En yaygın gerekçenin, müşteri talebinin yetersizliği olduğunu ifade etti. Ancak bu beklentinin pasif bir döngüye yol açtığını belirtti: “Eğer müşterilerin önce talep oluşturmasını bekleyeceksek, ilerleyemeyiz. Tıpkı temassız ödemelerin başında olduğu gibi, işletmelerin bu dönüşüme öncülük etmesi gerekiyor.”

E-ticarette ürün-pazar uyumu konusundaki algının da artık geçerliliğini yitirmeye başladığını vurguladı. “Ryanair, Avrupa’daki yedi pazarda bu sistemi uyguluyor. Ana sayfasında kullanıcıları bu yönteme yönlendiriyor. Araştırmamıza göre 1 milyon doların üzerinde yıllık gelire sahip 300 e-ticaret işletmesinin yüzde 80’i, bankayla ödemeyi yol haritasına almış durumda.”

Scott, tüketici korumasına dair yaygın bir yanılgıya da açıklık getirdi: “Chargeback süreci bu yöntemde yok, evet. Ancak pek çok tüketici koruması mevcut. Dahası, marka itibarını korumak isteyen işletmeler, sipariş sorunlarında hızlı çözüm sağlamak adına güçlü telafi mekanizmaları sunuyor.”

 

Avrupa’nın Ödeme Ekosistemine Bakış: 2035’e Dair Stratejik Bir Projeksiyon

Money20/20 Europe 2025 kapsamında açıklanan önemli içeriklerden biri de, Money20/20 ile FXC Intelligence iş birliğiyle hazırlanan kapsamlı çapraz sınır ödemeleri raporu oldu. “How Will Europe’s Money Move in the Future? 2025’s View of 2035” başlığını taşıyan bu çalışma, Avrupa’nın önümüzdeki on yıldaki ödeme sistemlerine ilişkin dönüşüm öngörülerini çok katmanlı biçimde ele alıyor.

Raporda, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, Hollanda ve Estonya’nın inovasyonda öncü konumda olduğu belirtilirken, işlem maliyetlerinin düşürülmesi ve gerçek zamanlı ödemelerin yaygınlaştırılması gibi hedeflerin giderek önceliklendiği aktarılıyor. Regülasyonların, özellikle PSD3 ve FIDA gibi yeni düzenlemelerin, veri paylaşımı ve şeffaflık konularında dönüşümü hızlandıracağı vurgulanıyor. Aynı zamanda, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ortaya çıkan jeopolitik kırılmaların da ödeme altyapılarında bölgesel stratejilere yönelimi artırdığı ifade ediliyor. Avrupa’nın 2035’e kadar ABD ve Çin’e bağımlılığı azaltacak yeni sistemler inşa etmeyi planladığı açıkça ortaya konuyor.

Dijital Euro’nun benimsenme sürecine de ayrı bir parantez açan rapor, Avrupa Merkez Bankası’nın dijital para projelerinin özellikle kamu ve B2B ödemelerinde merkezî bir konuma geleceğini öngörüyor. Tüketici tarafında ise benimsemenin daha sınırlı kalabileceği, bu alandaki deneyimin işletmelerin hizmet kalitesine bağlı olarak şekilleneceği belirtiliyor.

Raporda dikkat çeken bir diğer başlık, bankalar dışındaki ödeme hizmet sağlayıcılarının artan rolü. Fintek şirketlerinin sunduğu çoklu para birimi çözümleri ve düşük işlem ücretleri sayesinde, özellikle göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde dijital remittance çözümleri ön plana çıkıyor. SWIFT sisteminin küresel baskınlığı yerini daha esnek alternatiflere bırakırken, RippleNet ve Visa B2B Connect gibi yeni altyapıların yükselişe geçmesi bekleniyor.

2035 yılı itibarıyla, müşteri doğrulama süreçleri de dahil olmak üzere birçok ödeme operasyonunun tam otomatik ve yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülmesi hedefleniyor. KYC ve AML başta olmak üzere regülasyon uyumu alanında yapay zekânın operasyonel sorumluluğu büyük ölçüde üstleneceği öngörülüyor.

Tüketici davranışlarında da köklü değişimler yaşanması bekleniyor. Kullanıcıların anlık, kesintisiz ve düşük maliyetli işlemleri artık bir standart olarak göreceği, özellikle genç kuşakların sosyal medya uygulamaları üzerinden ödeme başlatma gibi alışkanlıklar geliştireceği belirtiliyor.

Raporun Türkiye’ye ayırdığı bölümde ise ülkenin Doğu Avrupa ve MENA bölgesi arasında stratejik bir köprü işlevi gördüğü anlatılıyor. Türkiye’nin mobil cüzdanlar ve QR kod sistemlerinde yakaladığı yüksek adaptasyon oranıyla dijital ödeme altyapısını hızla geliştirdiği vurgulanıyor. 2035’e kadar Türkiye’nin hem Avrupa hem de MENA bölgesine fintek çözümleri ihraç eden bir merkez hâline gelmesi öngörülüyor. Ayrıca İstanbul’un finansal inovasyon merkezi olma potansiyeline dikkat çekiliyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği regülasyonlarına yakınlaşma süreci, sınır ötesi ödeme sistemlerine daha etkin entegrasyonu mümkün kılabilir.

Raporda yer alan bir ankete göre, sektör liderlerinin %62’si 2035’e kadar Avrupa’da çapraz sınır ödemelerin anlık ve masrafsız hâle geleceğini düşünüyor. Katılımcıların %45’i ise bu alanda bankalar dışı aktörlerin liderliği üstleneceğini öngörüyor.

Yayımlanan stratejik rapor, yalnızca teknolojik dönüşümlerin yanında; jeopolitik gelişmeleri, pazar konsolidasyonlarını ve değişen kullanıcı beklentilerini de dikkate alarak Avrupa ödeme altyapısının geleceğine yönelik çok boyutlu bir projeksiyon sunuyor. Türkiye’nin bu denklemin merkezine yerleşme potansiyeli, hem yerel ekosistem hem de uluslararası iş birlikleri açısından uzun vadeli fırsatları gündeme taşıyor.

 

 

Money20/20 Europe 2025’in Ardından: Fintek Ekosisteminde Yükselen Trendler

Liderlerin görüşleri eşliğinde hazırladığımız bu değerlendirme, Money20/20 Europe 2025’in ardından sektöre yön veren güncel eğilimleri, dönüşen teknolojik mimarileri ve yakın geleceğe ışık tutan iş modellerini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. İşte etkinlik sonrasında öne çıkan başlıklar:

  1. Yapay Zekânın Yeni Rolü: Sadece Destekleyici Değil, Karar Verici Katman

Etkinlik boyunca birçok lider görüşü, yapay zekânın müşteri hizmetlerinden çok daha öteye geçtiğini ortaya koydu. PayTR CEO’su Merve Tezel, bu teknolojinin risk skorlama sistemlerinden regülasyon teknolojilerine kadar uzanan geniş bir etki alanı yarattığını vurguladı. Moka United Genel Müdürü Halim Memiş, yapay zekâyı “embedded intelligence” kavramı ile tanımlarken, UPT Genel Müdürü Murat Kastan yapay zekânın self-servis sistemlerle birlikte operasyonel verimliliği artırdığını ifade etti. Pay N Kolay’dan Bülent Şaştı ise yapay zekânın dolandırıcılık tespiti, davranışsal segmentasyon ve işlem performans analitiğinde sunduğu fırsatları gündeme taşıdı. Aktif Bank CTO’su Kadir Mustafa Öztürk, yapay zekânın hype aşamasını geride bıraktığını, artık somut ürün ve hizmetlerde yerini bulduğunu belirtti.

  1. Gömülü Finans, Mikro Hizmetler ve BaaS Modeli

Param CEO’su Emin Can Yılmaz, ERP, BNPL ve dijital cüzdan sistemlerini tek bir platformda toplayan gömülü finans mimarisinden bahsederek, uçtan uca entegre bir sistemin ticari etkilerini aktardı. Aktif Tech çatısı altındaki Kadir Mustafa Öztürk, API bazlı modüler altyapıların ve Banking-as-a-Service çözümlerinin fintekleri kurumsal ölçeğe taşıyan en güçlü modellerden biri hâline geldiğini belirtti. Pay N Kolay’dan Bülent Şaştı ise özellikle context-aware ödeme sistemlerinin kullanıcı alışkanlıklarına duyarlı şekilde çalışmasının artık standart hale geldiğine dikkat çekti.

  1. Dijital Kimlik, Onboarding ve Cüzdan Tabanlı Güvenlik

Finartz CEO’su Cihan Demir, dijital cüzdanların sadece ödeme aracı değil, aynı zamanda birer kimlik doğrulama ve güvenlik altyapısı haline geldiğini vurguladı. UPT CEO’su Murat Kastan, uluslararası transferlerde güvenli onboarding sistemlerinin kritik hâle geldiğini belirtirken, Pay N Kolay ekibi de sınır ötesi işlemlerde dijital kimlik doğrulamanın geldiği noktayı “ilham verici” olarak tanımladı. Aktif Bank, Orta Avrupa merkezli bir teknoloji firmasıyla dijital kimlik doğrulama odaklı yeni bir iş birliği süreci başlattığını duyurdu.

  1. Regülasyon Teknolojileri ve Yeni Nesil Uyum Vizyonu

Money20/20 sahnesinde regülasyonlar, teknoloji ile iç içe geçen bir yapıya dönüşmüş durumda. Elekse Kurucu Ortağı Kenan Güvenç, açık bankacılık ve sanal IBAN sistemlerinde regülasyonların etkisini detaylandırırken; Misyon Bank CEO’su Dr. Önder Halisdemir, DORA, PSD3 ve FIDA gibi çerçevelerin bölgesel saklama çözümleri ve gömülü finans sistemleriyle nasıl ilişkilendiğini ortaya koydu. Aktif Tech, regülasyon dostu inovasyonları teknolojik mimarinin ayrılmaz parçası olarak konumlandırdı.

  1. Sınır Ötesi Ödeme Sistemlerinde Dönüşüm

Money20/20 Europe 2025 ile eş zamanlı açıklanan FXC Intelligence raporu, 2035 yılına kadar sınır ötesi ödemelerin anlık, ucuz ve küresel hâle geleceğini ortaya koydu. UPT, farklı coğrafyalardaki sağlayıcılarla bu vizyon doğrultusunda iş birlikleri kurduğunu; Pay N Kolay, Körfez ülkelerindeki süper-app platformlarıyla entegrasyon temelli projelere başladığını aktardı. Finartz, bu dönüşümde dijital cüzdanların oynadığı merkezi rolü tekrar vurguladı.

  1. Alternatif Ödeme Modelleri ve Yeni Tedarik Zinciri Dinamikleri

Param, MENA bölgesinden gelen ilgi doğrultusunda BNPL altyapısını yeniden şekillendirdiğini ve alternatif ödeme yöntemlerini tedarik zinciri düzeyinde yeniden tasarladığını açıkladı. Pay N Kolay, POS dışı çözümlerdeki gelişmeleri ve davranış odaklı ödeme mimarilerini stratejik öncelikleri arasına aldığını duyurdu. Bu trendler, e-ticaretin geleceğinde daha modüler, kullanıcı dostu ve düşük maliyetli ödeme yapılarına işaret ediyor.

  1. Konsolidasyon, İş Birlikleri ve Bölgesel Açılım Vizyonu

Moka & United Payment birleşmesi sonrası oluşan küresel yapı, Türkiye merkezli finteklerin globalleşme iştahını gözler önüne serdi. UPT, Misyon Bank ve Pay N Kolay, etkinlikte yerel regülasyonlara uyumlu ancak küresel ölçekli çözümler için temaslarını artırdı. Özellikle Körfez, Orta Avrupa ve Doğu Avrupa pazarlarında yapılan görüşmeler, Türk finteklerinin teknoloji ihracatına dayalı yeni dönem stratejilerini şekillendirmeye başladı.

 

Money20/20 Europe 2025, fintek dünyasında yalnızca teknik ilerlemelere odaklanan bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, kurumsal vizyonları, stratejik yönelimleri ve regülasyonla şekillenen iş modellerini ön plana taşıdı. Yapay zekânın operasyonel verimlilikten risk yönetimine kadar birçok alanda dönüşüm yarattığı bu dönemde, çapraz sınır ödeme sistemlerinin geleceği ve gömülü finans modellerinin gelişimi dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı. Türkiye’nin hızla gelişen dijital altyapısı ve bölgesel iş birliği potansiyeli ise uluslararası fintek sahnesinde daha belirgin bir konumlanmanın sinyallerini veriyor.

 

Görüşleriyle etkinliğe ışık tutan sektör liderlerine teşekkür ediyoruz.