Burgan Bank Çalışan Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Levent Ergin ile Fintechtime Mart 2026 sayısı için gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.
“Bankacılıkta rekabet, ürün ve hizmet sunumunun ötesine geçerek çalışan deneyimi yeniden şekilleniyor. Bu dönüşümü ‘Burgan Seninle’ vizyonuyla karşılayan Burgan Bank, çalışan deneyimini statik bir süreçten otonomiye dayalı yaşayan bir kültüre evriltti. Esnek yan haklar platformu bflex ile çalışanına seçme özgürlüğü tanıyan banka, üst üste aldığı Great Place to Work sertifikasıyla da bu stratejinin başarısını kanıtladı. Burgan Bank Çalışan Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Levent Ergin ile operasyonel İK’dan stratejik iş ortaklığına uzanan yolculuğu ve güven endeksindeki başarının formülünü konuştuk.”
Bankacılık sektörü teknolojiyle büyük bir hızla dönüşüyor ancak bu dönüşümün merkezinde her zaman “insan” var. Burgan Bank olarak İK süreçlerindeki dönüşümü nasıl tanımlıyorsunuz? “Operasyonel İK”dan “Stratejik İş Ortağı” olan İK’ya geçişte Burgan Bank’ın yol haritası nedir?
Burgan Bank’ta insan kaynaklarını yalnızca operasyonel süreçleri yöneten bir yapı olarak değil, kurum kültürünü ve deneyimi şekillendiren stratejik bir iş ortağı olarak konumluyoruz. Çalışanlarımızın görüşlerini, beklentilerini ve iş yaşamına dair deneyimlerini stratejik bir değer olarak ele alıyor, geri bildirimlerini kurum kültürümüzü ve İK süreçlerimizi yönlendiren bir pusula kabul ediyoruz. Amacımız, çalışanlarımızın kendilerini ifade edebildikleri, fikirlerinin dikkate alındığı ve potansiyellerini ortaya koyabildikleri bir kurum kültürü yaratmak. Bu yaklaşım doğrultusunda geribildirim kültürünü destekleyici 2025 yılında hem OKR bazlı performans sistemimiz Burgan OKR’yi devreye aldık. Esnek yan hak modelimiz bflex’i de hayata geçirerek insan kaynaklarında daha katılımcı ve değer odaklı yaklaşımı uygulamalarla destekledik.
Kasım 2025’te lansmanını yaptığınız “bflex” platformu ile çalışanlarınıza “seçim özgürlüğü” getirdiniz. Bu sadece bir yan hak paketi mi, yoksa çalışan otonomisini artırmaya yönelik daha büyük bir stratejinin parçası mı? “Pati Sigortası” gibi yenilikçi seçeneklerin de yer aldığı bu platformda çalışanların en çok ilgi gösterdiği yan haklar neler oldu?

Bflex’i yalnızca bir yan hak paketi olarak görmüyoruz; bu model insan kaynakları yaklaşımımızda yeni bir kültürün ifadesi. Esasen bu yapı, çalışan deneyiminde “tek tip uygulama” anlayışından “kişiselleştirilmiş değer önerisine” geçişimizin somut bir göstergesi.
Yeni kuşağın beklentileri doğrultusunda yan hak mimarimizi tamamen esneklik ve kişiselleştirme temelinde yeniden tasarladık. Bflex ile çalışanlarımız, kendilerine tanımlanan bütçeyi ihtiyaçlarına ve yaşam önceliklerine göre yönetebiliyor; kullanılmayan hakları alternatif seçeneklerle değiştirebiliyor. Böylece herkes kendi yaşam evresine, aile yapısına ve finansal önceliklerine uygun bir paket oluşturabiliyor. Platformda marketten teknolojiye, kişisel bakımdan seyahat ve akaryakıta; sağlıktan kültür-sanata kadar geniş bir yelpaze sunuyoruz. Sosyal yaşamı destekleyen yenilikler arasında yer alan Pati Sigortası ise özellikle evcil hayvan sahibi çalışanlarımızdan ilgi gördü.
Özel sağlık sigortasında standart planın yanı sıra daha kapsamlı üst plan ve hibrit plan alternatifleri sunuyor; psikolog ve diyetisyen hizmetleri ile kurum katkılı BES uygulamasını da bütüncül bir güvence yaklaşımının parçası olarak konumlandırıyoruz. Bu yapı yalnızca sağlık teminatını genişletmekle kalmıyor, çalışanlarımızın hem fiziksel hem zihinsel iyi oluşunu destekliyor. Aynı zamanda uzun vadeli finansal güvence sağlayarak iş-yaşam dengelerini güçlendiriyor ve kendilerini değerli, güvende ve desteklenmiş hissetmelerine katkı sunuyor.
bflex’in tamamen dijital bir platform üzerinden yönetildiğini biliyoruz. Bu dijitalleşme hamlesi, çalışanların kendi haklarını yönetme bilincini ve finansal farkındalığını nasıl etkiledi? İK teknolojilerini kullanma konusunda 2026 ajandanızda başka hangi dijital araçlar var?
Bflex’in tamamen dijital bir platform üzerinden yönetilmesi, çalışanlarımızın yan haklarını daha bilinçli şekilde planlamasını sağladı. Tanımlanan bütçelerini görebilmeleri, toplam tutarı takip edebilmeleri ve farklı seçenekleri karşılaştırabilmeleri finansal farkındalıklarını artırdı. Bu sayede çalışanlarımız yan haklarını ihtiyaçlarına ve önceliklerine göre daha doğru şekilde kullanabiliyor. Dijitalleşmeyi bizim için yalnızca bir kolaylık değil, çalışan deneyimini güçlendiren ve karar süreçlerini şeffaflaştıran bir araç olarak görüyoruz.
Bunun yanında OKR bazlı performans sistemimiz Burgan OKR ile daha şeffaf ve çevik bir yapı kurduk. Dijital araçları, çalışan deneyimini kolaylaştıran ve süreçleri sadeleştiren bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Seçme ve yerleştirme süreçlerinde yapay zeka teknolojilerinden yararlanıyor, operasyonel süreçlerde RPA uygulamalarıyla verimliliği artırmayı hedefliyoruz.
Great Place to Work sertifikasını üst üste ikinci kez almaya hak kazandınız ve güven endeksinde %75 gibi yüksek bir skor elde ettiniz. Bir kültürü “inşa etmek” zordur ama “sürdürmek” daha zordur. Bu başarıyı sürdürülebilir kılan, çalışan güvenini taze tutan temel “tutkal” sizce nedir?
Bizim için temel olan, çalışanlarımızı gerçekten dinlemek ve geri bildirimlerini karar süreçlerinin merkezine koymak. Güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, gurur ve aidiyet boyutlarında yürütülen ölçümlerde elde ettiğimiz sonuçlar, bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gösteriyor. Yüzde 75’lik genel memnuniyet oranı ve özellikle adalet ile kapsayıcılık algısındaki yüksek skorlar, kültürümüzün süreklilik kazandığını ortaya koyuyor. “Biz olmak”, “dinamizm” ve “kazanmak” değerleri doğrultusunda çalışan bağlılığını ve gelişimini destekleyen sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurum kültürü inşa etmeyi hedefliyoruz. Çalışanlarımızın kariyer yolculuğunda güvenilir bir rehber olmayı hedefliyoruz ve bu anlayış kültürümüzün temelini oluşturuyor.
Sertifikasyon sürecinde bahsettiğiniz “Burgan OKR” sistemi dikkat çekici. Geleneksel hedef bazlı performans yönetiminden, OKR gibi daha çevik ve şeffaf bir modele geçiş, kurum içindeki iletişim dilini ve iş yapış hızını nasıl değiştirdi?
OKR bazlı performans yaklaşımıyla hedefleri daha net, daha şeffaf ve herkes için anlaşılır hale getirdik. Burgan OKR sistemi, stratejik hizalanmayı sağlarken; çalışanların amaç ve öncelikleri daha görünür bir şekilde takip edebilmesini sağlıyor. Bu yapı hem iletişim dilini sadeleştiriyor hem de kurum içinde daha çevik, geribildirim odaklı bir iş yapış kültürünü destekliyor. Burgan OKR modeli bireysel hedeflerle kurum hedefleri arasında daha şeffaf, ölçülebilir ve anlamlı bir bağ kurmayı amaçlıyor; performans değerlendirmesini sonuç kadar gelişim ve geri bildirim odağını da içerecek şekilde tasarlıyoruz.
“Burgan Seninle” işveren markanız 7. yılını doldururken bflex ile yeni bir boyuta taşındı. Finteklerin ve teknoloji şirketlerinin yetenek avında olduğu bu rekabetçi piyasada, Burgan Bank’ın “yetenekleri elde tutma” stratejisinde bu marka vaadi nasıl bir rol oynuyor?
İşveren Markamız Kariyer’de “Burgan Seninle”, çalışanlarımızın kariyer yolculuklarının her aşamasında yanlarında olduğumuzu gösteren bir rehber niteliği taşıyor. Bflex uygulaması ile bu vaadi daha somut hale getirdik. Çalışanlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillenen, kişiselleştirilebilir bir deneyim sunarak bağlılığı ve memnuniyeti artırmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşım, yetenekleri elde tutma stratejimize doğrudan katkı sağlarken işveren markamızın sürdürülebilir şekilde güçlenmesini destekliyor.
Trust Index sonuçlarında “adalet ve kapsayıcılık” algısının %93 gibi çok yüksek bir oranda çıktığını görüyoruz. Farklı jenerasyonların bir arada çalıştığı bir bankada bu denli yüksek bir adalet algısını ve ortak dili nasıl yakaladınız?
Adalet ve kapsayıcılık bizim için yalnızca bir söylem değil, uygulamalarımızın temel ilkesi. Çalışanlarımızın fikirlerinin dikkate alındığı, kendilerini rahatça ifade edebildikleri ve eşit bir deneyim yaşadıkları bir ortam yaratmaya odaklanıyoruz. Trust Index sonuçlarında bu algının yüzde 93 seviyesinde çıkması, kapsayıcı ve güvene dayalı kültürümüzün çalışanlarımız tarafından da güçlü biçimde hissedildiğini gösteriyor.
Literatürde sıkça duyduğumuz “Mutlu çalışan, mutlu müşteri yaratır” denklemine Burgan Bank penceresinden bakarsak; çalışan deneyimine yaptığınız bu yatırımların, bankanın müşteri memnuniyetine veya hizmet kalitesine somut yansımalarını gözlemleyebiliyor musunuz?
Biz çalışan deneyimini yalnızca bir İK başlığı olarak değil, bankanın genel değer üretme yaklaşımının temel bir parçası olarak görüyoruz. İnsan odaklı bir kurum kültürünün, doğal olarak iş yapış kalitesini ve hizmet anlayışını da yukarı taşıdığına inanıyoruz. Bu nedenle çalışanlarımızın kendilerini güvende hissettikleri, fikirlerinin dikkate alındığı ve potansiyellerini ortaya koyabildikleri bir ortam tasarlamaya odaklanıyoruz.
Çalışanlarımızın görüşlerini ve geri bildirimlerini kurum kültürümüzü şekillendiren bir pusula olarak ele almamız, içeride güven ve bağlılığı güçlendiriyor. Bu yaklaşımın da sunduğumuz deneyime ve hizmet kalitesine olumlu yansıdığını düşünüyoruz. Bizim için sürdürülebilir başarı, insanı merkeze alan bu kültürle mümkün.
2025’i ödüller ve yeni platformlarla kapattınız. Peki, 2026 yılında Burgan Bank çalışanlarını neler bekliyor? Hibrit çalışma modelleri, yapay zeka destekli İK uygulamaları veya yetenek gelişimi tarafında masanızdaki yeni başlıklar neler?

2025 yılında çalışan deneyimini daha ileri taşıyan iki önemli adımı hayata geçirdik: OKR bazlı performans sistemimiz Burgan OKR ve esnek yan haklar platformumuz bflex. Bu uygulamalarla hem performans yönetiminde daha şeffaf ve çevik bir yapı kurduk hem de çalışanlarımıza ihtiyaçlarına göre seçim yapabilecekleri kişiselleştirilmiş bir deneyim sunduk.
Önümüzdeki dönemde de odağımız, çalışanlarımızı dinleyen, beklentilerine göre şekillenen ve “Burgan Seninle” işveren markamızla kariyer yolculuklarının her aşamasında yanlarında olduğumuzu hissettiren bu yaklaşımı güçlendirmek olacak. Aldığımız geribildirimlerle çalışan bağlılığını ve memnuniyetini artıran uygulamaları sürdürülebilir şekilde geliştirmeye devam edeceğiz.
