Hayat Finans Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Alper Dayi ile 27 Haziran Dünya KOBİ Günü odağında gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında. 

“KOBİ’ler, Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ticaret gücünün merkezinde yer alırken; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi, tahsilat, teminat, dış ticaret ve risk yönetimi artık aynı bütünün parçaları haline geliyor. Tüzel bankacılıkta yeni dönem, yalnızca ürün sunan yapılardan işletmelerin günlük iş akışına entegre olan dijital çözümlere doğru ilerliyor.

Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, katılım bankacılığı prensiplerini dijital bankacılığın hızı ve çevikliğiyle birleştirerek KOBİ’lerin ve tüzel müşterilerin finansal süreçlerine uçtan uca destek sunmayı hedefliyor. Fintechtime okurları için bir araya geldiğimiz Hayat Finans Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Alper Dayi ile KOBİ Günü özelinde dijital tüzel bankacılığın yeni dönemini, işletmelerin değişen finansman ihtiyaçlarını ve Hayat Finans’ın reel sektöre sunduğu entegre çözüm modelini konuştuk.”

 

Alper Bey, uzun yıllara dayanan kurumsal ve ticari bankacılık deneyiminizin ardından bugün Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’ta tüzel bankacılık alanına liderlik ediyorsunuz. Kendi kariyer yolculuğunuzdan baktığınızda, tüzel bankacılığın geldiği noktayı ve dijital bankacılığın bu alanda açtığı yeni dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tüzel bankacılık aslında reel sektörün ritmini doğru okumak, işletmelerin bugününü finanse ederken gelecekteki rekabet gücünü de desteklemek anlamına geliyor. Bu yönüyle tüzel bankacılıktan beklentiler değişmiyor.

Ancak bugün geldiğimiz noktada bu rol çok daha stratejik bir boyuta taşındı. Çünkü işletmelerin ihtiyaçları değişti. KOBİ’lerden büyük ölçekli firmalara kadar tüm şirketler artık finansmana hızlı, şeffaf, düşük maliyetli, öngörülebilir ve kendi iş akışlarına entegre biçimde ulaşmak zorunda. Aksi halde rekabette tutunmaları mümkün değil.

Bu nedenle tüzel bankacılıkta yeni dönem, ürün sunan bankacılıktan iş süreçlerine entegre olan bankacılığa geçişi ifade ediyor. Dijitalleşme ile birlikte finansman, ödeme, tahsilat, teminat, dış ticaret ve risk yönetimi birbirinden ayrı adımlar olmaktan çıkıp aynı ekosistem içinde çalışan bütünleşik çözümlere dönüşüyor.

Hayat Finans’ta bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz. Türkiye’nin ilk dijital bankası olarak tüzel bankacılığı geleneksel kalıpların dışında, baştan sona dijital, yalın ve erişilebilir bir modelle ele alıyoruz. Katılım bankacılığı prensiplerini dijital bankacılığın hızı ve çevikliğiyle birleştirerek üretimi, ticareti ve reel sektörü önceliklendiren bir yaklaşım sunuyoruz.

 

KOBİ Günü vesilesiyle konuşacak olursak, Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ticaret kapasitesinde KOBİ’lerin rolü her zamankinden daha kritik hale geldi. Bugün KOBİ’lerin finansmana erişiminde en temel ihtiyaçlar ve en büyük kırılma noktaları neler?

KOBİ’lerin ekonomideki rolünü konuşurken artık yalnızca sayısal büyüklüklerine değil, yarattıkları etkiye bakmamız gerekiyor. KOBİ’ler üretimin, istihdamın, ticaretin ve yerel kalkınmanın en geniş tabanını oluşturuyor. Bu nedenle KOBİ’lerin finansmana erişimi, tek tek işletmelerin değil, ekonominin genel dayanıklılığının da konusu.

Bugün KOBİ’lerin en temel ihtiyacı finansmana erişmek kadar, finansmana doğru zamanda ve iş akışını kesintiye uğratmadan erişebilmek. Çünkü bir KOBİ için finansman kararı çoğu zaman yalnızca büyüme kararı değildir; siparişi teslim edebilme, tedarikçiye zamanında ödeme yapabilme, alacağını yönetebilme ve nakit akışını koruyabilme meselesidir.

En büyük kırılma noktası da burada ortaya çıkıyor. Geleneksel değerlendirme modelleri çoğu zaman geçmiş finansal verilere, teminat yapısına ve evrak süreçlerine dayanıyor. Oysa KOBİ’nin gerçek performansı artık yalnızca bilançosunda değil; tahsilat düzeninde, ödeme davranışında, dijital satış kanallarında, e-fatura akışında ve ticari döngüsünde de görülüyor. Bu veriyi doğru okuyabilen bankacılık modeli, KOBİ’lerin finansmana erişiminde çok daha kapsayıcı ve adil bir alan açabilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde KOBİ finansmanında asıl dönüşümün “krediye erişim” başlığından “finansal altyapıya erişim” başlığına kayacağını düşünüyorum. Hayat Finans olarak biz de KOBİ’lerin bu ihtiyacına dijital, hızlı ve kapsayıcı bir modelle yanıt vermeye odaklanıyoruz. Danışman banka yaklaşımımızla işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken, yarının rekabet ortamına da hazırlanmalarını desteklemeyi hedefliyoruz. Büyük ölçekli firmalardan mikro girişimcilere kadar her ölçekte işletmenin dijitalleşme yolculuğuna eşlik ediyor, onlara daha pratik, düşük maliyetli ve erişilebilir çözümler sunuyoruz. Ayrıca Hayat Holding’in geniş ekosistemi sayesinde, 100 bini aşkın firma ağına erişim potansiyelimiz var. Bu, platform bankacılığı alanında Türkiye’nin en büyük fırsat alanlarından biri. Böylece işletmelerin birbirleriyle olan ticaret akışını hızlandırıyor, finansman maliyetlerini düşürüyor ve sonuçta ekonomiye bütünsel bir katkı sağlıyoruz.

 

Hayat Finans, 2026’nın ilk dört ayında tüzel müşterilerine yaklaşık 13,2 milyar TL finansman sağladı ve yıl sonuna kadar 40 milyar TL seviyesinde ilave finansman hedefliyor. Bu büyümenin arkasında hangi müşteri segmentleri, sektörler ve finansman ihtiyaçları öne çıkıyor?

BDDK verilerine göre KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payı 2021’de %24 seviyesindeyken Mart 2026 itibarıyla %27’ye yükseldi; bu da işletmelerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yönelik finansman talebinin arttığını gösteriyor. Banka olarak yılın geri kalanında da özellikle KOBİ’ler başta olmak üzere üretim, ihracat ve ticaret odaklı müşterilerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz. Sektörel olarak ise mevcut makroekonomik koşullarda enerji, otomotiv, plastik ve kimya sektörlerinin büyüme açısından avantajlı bir konumda olduğunu düşünüyor ve finansman talebinin bu alanlarda güçlü seyretmesini bekliyoruz.

 

Hayat Finans’ın tüzel bankacılık yaklaşımında dijital teminat mektubu, evraksız finansman tahsisi, Doğrudan Borçlandırma Sistemi, Business Kart, dış ticaret işlemleri ve gömülü finans çözümleri dikkat çekiyor. Bu ürünleri bir araya getirdiğinizde KOBİ’lere nasıl bir uçtan uca bankacılık deneyimi sunuyorsunuz?

Hayat Finans olarak Türkiye’nin ilk dijital bankası olmanın verdiği sorumlulukla tüzel bankacılığı baştan sona yeniden kurgulanmış bir model olarak ele alıyoruz. Hayat Holding’in üretim, girişimcilik ve ticaret kültürüyle şekillenen bir kurum olarak reel sektörün ritmini yakından biliyoruz. Bir işletmenin finansman ihtiyacının sadece mali bir karar değil, aynı zamanda operasyonel bir zamanlama meselesi olduğunu görüyoruz. Bu nedenle bankacılığı KOBİ’nin iş akışının içinde çalışan, güçlü ve esnek bir altyapı olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda “KOBİ’ye Hayat” olmak hedefiyle, işletmenin finansal hayatına uçtan uca dokunan, ticari döngüsünün içinde çalışan ve büyüme kararlarını destekleyen bir yapı sunuyoruz. Bahsetmiş olduğunuz tüm çözümler de bu yaklaşımımızın birer sonucudur.

Finansal çözümlerimizin yanı sıra, dönüşümün zihinsel boyutuna da değer veriyoruz. Prof. Dr. Sinan Canan ile birlikte yürüttüğümüz “Zihinsel Dönüşüm Sohbetleri” YouTube programında güven, insan, teknoloji, inovasyon, para, özgürlük gibi farklı başlıklarda zihin dünyamızı genişleten sohbetler gerçekleştiriyoruz. İşletmelerin ihtiyaçlarını da karşılayan, rehberlik gücü yüksek içerikler sunuyoruz. Bu kapsamda, örneğin, Dünya KOBİ Günü vesilesiyle KOBİ’lerin dijitalleşmeyle nasıl dönüştüğünü ve geleceğin KOBİ’lerini ele aldığımız yeni bölümümüzde, ekonomist ve akademisyen Prof. Dr. Emre Alkin ile birlikte programa konuk olduk.

 

Katılım bankacılığı prensipleriyle dijital bankacılık modelini bir araya getirmek, özellikle KOBİ’ler açısından nasıl bir farklılaşma yaratıyor? Şeffaflık, öngörülebilirlik ve maliyet etkinlik tarafında nasıl bir müşteri beklentisi görüyorsunuz?

Bugün hem dünyada hem Türkiye’de finansal sistemin daha etik, daha sorumlu ve daha sürdürülebilir bir yapıya evrilmesi yönünde güçlü bir talep var. Diğer yandan, üretime ve reel ekonomiye dayalı modellerin değer kazandığı bir dönemdeyiz. Bu noktada, katılım finansı bu iki büyük ihtiyaca aynı anda yanıt verebilecek bir model olarak öne çıkıyor. Özellikle dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla birlikte, bu model artık daha erişilebilir, verimli ve kapsayıcı hale geliyor.

Bu doğrultuda biz öncü bir yaklaşımla katılım finansı dijitalleşmenin çevik, hızlı ve kolay yapısıyla birleştiriyoruz. İnsana dokunan ve hayata değer katan çözümler üretiyoruz. Böylece istikrarlı bir şekilde dijital bankacılık ekseninde güven inşa ediyoruz. Bu da bize uzun vadede daha sürdürülebilir ve güçlü bir büyüme modeli kazandırıyor.

Tüzel bankacılık tarafında da ürünleri dijitalleştirerek, sektördeki en kapsayıcı ve erişilebilir tüzel ürün setine sahip olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda hem küçük ölçekli işletmelerin hem de büyük kurumsal yapıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uçtan uca dijitalleştirilmiş, kullanıcı dostu ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.

 

Hayat Finans, gömülü finans ve ekosistem bankacılığı yaklaşımıyla işletmelerin yer aldıkları dijital platformlar üzerinden finansal hizmetlere erişebilmesini hedefliyor. Sizce tüzel bankacılıkta asıl dönüşüm, bankacılık hizmetlerinin işletmelerin iş akışına entegre olmasıyla mı hızlanacak?

KOBİ’nin finansmana ihtiyaç duyduğu an, çoğu zaman bankaya gitmeye karar verdiği an değildir. Bir satış yaptığında, e-fatura oluşturduğunda, tahsilat beklediğinde, tedarikçisine ödeme planladığında, pazaryerinde büyümeye başladığında ya da yeni sipariş aldığında finansmana ihtiyaç duyar.

Gömülü finans, bankacılığı tam bu ihtiyacın doğduğu ana taşır. KOBİ’nin bankacılık işlemi için kendi iş akışından kopmasını değil, finansal çözümlerin o iş akışının içinde doğal biçimde çalışmasını sağlar. Bu, özellikle zaman ve kaynak kısıtıyla çalışan işletmeler için çok değerli.

Önümüzdeki dönemde KOBİ bankacılığının en büyük dönüşümünün burada yaşanacağını düşünüyorum. Finansman, ödeme, tahsilat, teminat ve risk yönetimi ayrı ayrı ürünler olmaktan çıkacak, aynı ticari döngünün entegre parçaları olarak çalışacak. Bu da KOBİ’lerin hem hızını ve verimliliğini hem de operasyonlarında öngörülebilirliği artıracak.

 

Yapay zekâ temelli risk analiz modelleri, doküman yönetimi, kullanıcı davranışı analizi ve kişiselleştirilmiş çözümler Hayat Finans’ın öne çıkardığı başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ, KOBİ’lerin finansmana daha hızlı ve daha öngörülebilir biçimde erişmesinde nasıl bir rol üstleniyor?

Bizim için dijital bankacılık, teknolojiyi insanların hayatını kolaylaştıran, anlamlı faydaya dönüştüren bir araç olarak kullanmaktır. Hayat Finans’ta geliştirdiğimiz her ürün ve sistemin merkezinde bu yaklaşım var.

Bu doğrultuda, yapay zekâyı, iş yapış şeklimizi dönüştüren stratejik bir güç olarak görüyoruz. Gelişmiş sanal asistanlarımız sayesinde çağrı merkezi deneyimini daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve kesintisiz hale getiriyoruz. Kullanıcı davranışlarını analiz eden modellerimizle, henüz ifade edilmemiş ihtiyaçları dahi öngörebiliyor ve önleyici çözümler sunabiliyoruz.

Çalışanlarımızı da dijital asistan ile destekliyoruz. Böylece iç süreçlerde bilgiye erişimi hızlandırıyor, mevzuata uyumluluk kontrollerinden doküman yönetimine kadar birçok alanda üretken yapay zekâyı devreye alıyoruz. Hem iş kalitemizi artırıyor hem de zamandan tasarruf sağlıyoruz.

Ticari segmentte ise yapay zekâ destekli risk analiz modelleri geliştiriyoruz. Bu sayede işletmelere çok daha hızlı ve verimli finansal çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile sektörel eğilimleri, ticaret verilerini ve kullanıcı etkileşimlerini analiz ederek her müşterimize doğru zamanda, doğru kampanya ve çözümle ulaşmayı hedefliyoruz.

 

Son olarak, KOBİ Günü vesilesiyle reel sektöre ve KOBİ’lere baktığınızda, önümüzdeki dönemde tüzel bankacılığın en belirleyici rekabet başlığı sizce ne olacak? Hızlı finansman, dijital deneyim, maliyet avantajı, veri odaklı karar süreçleri veya ekosistem bankacılığı arasında hangi alan fark yaratacak?

Geleceğin bankacılığı, tek başına kurumlar tarafından değil; finteklerden teknoloji girişimlerine, reel sektörden akademiye uzanan bir ekosistem modeliyle şekillenecek. Biz Hayat Finans olarak bu dönüşümün kalbinde konumlanıyoruz. Hayat Holding’in 17 ülkeye ve onlarca sektöre uzanan üretim, ihracat ve insan gücü ağı, bize finansal bir ekosistem perspektifi kazandırıyor. Bu gücü kullanarak hem yurt içinde hem global ölçekte dijital finansal iş birlikleri kuruyoruz. Bankacılık çözümlerimizi de KOBİ’nin büyüme, dönüşüm ve sürdürülebilirlik hedeflerine hizmet eden entegre bir yapının parçası haline getirmek için çalışıyoruz. Bu doğrultuda yenilikler geliştirmeye ve işletmelerimizin yanında yer almaya devam edeceğiz.