COMPI Kurucu Ortağı Ersin Al ile “Bankacılığın Yeni İşletim Sistemi Fintek, Yapay Zekâ ve Veriyle Kuruluyor” dosya konusu için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.
Ersin Al, sigortanın finansal hizmetlerin sonradan eklenen ürünü olmaktan çıkıp müşteri deneyiminin doğal bir katmanına dönüştüğünü vurguluyor. Al’a göre insurtech şirketleri, bankalar, fintekler ve dijital platformlar için sigortayı API’ler, yapay zekâ ve entegrasyon kabiliyetiyle çalışan bir servis katmanına taşıyor. COMPI, farklı sigorta şirketlerini tek orkestrasyon altyapısında buluşturarak gömülü sigorta akışlarını hızlandırıyor. Al, önümüzdeki dönemde rekabetin poliçe bazında değil, ekosistem, veri ve yapay zekâ kabiliyeti üzerinden şekilleneceğini belirtiyor.
Insurtech, bankacılığın yeni işletim sistemi içinde nasıl bir rol üstleniyor?
Sigorta artık finansal hizmetlerin sonradan eklenen bir ürünü değil, müşteri deneyiminin doğal bir katmanı haline geliyor. Geçmişte müşteri deneyiminde bankacılık işlemleri ile sigorta satın alma işlemini aynı ara yüzde olsa bile farklı alanlardan yapardı. Bugün artık doğru yaklaşım, ihtiyacın oluştuğu anda korumayı işlemin içine görünmez biçimde yerleştirmek. Bu dönüşümün merkezinde insurtech şirketleri var; çünkü bankalar, fintekler ve dijital platformlar için sigortayı bir üründen çıkarıp API’ler, yapay zeka ve entegrasyon kabiliyetiyle çalışan bir servis katmanına dönüştürüyorlar.
COMPI olarak tam da bu katmanı kuruyoruz; farklı sigorta şirketlerinin sistemlerini tek bir orkestrasyon altyapısında birleştirip, bankaların ve dijital platformların sigortayı kendi akışlarına dakikalar içinde gömebilmesini sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde başarılı olanlar en çok poliçe satanlar değil, müşterinin dijital yolculuğuna en doğal biçimde entegre olabilen platformlar olacak.
Yeni büyüme hikâyesi hangi alanlarda yazılıyor?
İlk nesil dijitalleşme mevcut süreçleri olduğu gibi dijitale taşımaya odaklandı; bugün ikinci nesil bir dönüşüm yaşıyoruz. Yeni büyüme alanı, satış ekranı geliştirmekten çok karar verme süreçlerini yapay zeka ile yönetebilmekten geçiyor. Artık konuştuğumuz başlıklar; yapay zeka destekli satış danışmanları, sesli ve yazılı dijital sigorta asistanları, proaktif müşteri iletişimi, gerçek zamanlı risk değerlendirmesi, gömülü sigorta ve uçtan uca otonom operasyonlar.
Müşteri yakın gelecekte yalnızca bir ekrana girerek değil, bir asistanla konuşarak teklif almak, poliçesini görmek, yenilemek hatta hasar sürecini izlemek isteyecek. Üstelik bu deneyim çoğu zaman müşterinin zaten içinde olduğu bir bankacılık ya da fintek yolculuğunun ortasında, ayrı bir kanala geçmesine gerek kalmadan yaşanacak. Büyüme, tam da bu insan-teknoloji birlikteliğinin müşteri deneyimiyle iç içe ölçeklendiği yerde yazılacak.
Yapay zekâ en hızlı hangi süreçlerde değer yaratıyor?

COMPI Kurucu Ortağı Ersin Al
Yapay zekanın en büyük katkısı, maliyet düşürmeden önce karar kalitesini artırması. Bugün en hızlı değer üreten alanlar müşteri iletişimi, satış, hasar operasyonları, fraud tespiti, underwriting ve kişiselleştirilmiş ürün önerileri; bu süreçlerde yapay zeka hem hızı hem tutarlılığı aynı anda yükseltiyor.
Banka sigortacılığı, bu potansiyelin en güçlü hissedileceği alanların başında geliyor. Bankaların elindeki zengin müşteri ve işlem verisi, yapay zekaya doğru müşteriye doğru teminatı doğru anda önerebilme imkanı tanıyabilir; kredi temin etmek, konut ya da araç sigortaları, müşterinin ilgili riski en net gördüğü ve korumaya en açık olduğu anlar olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekanın başvuru ve değerlendirme süreçlerini hızlandırması, banka personelini operasyonel yükten kurtarıp danışmanlığa daha çok alan açması, banka ile sigorta verisinin birlikte değerlendirilmesiyle de risk yönetimi ve çapraz satış isabetini güçlendirmesini bekliyorum. Bu alanda henüz yolun başındayız ama yön belli; yapay zeka olgunlaştıkça banka sigortacılığı, bir ek ürün satışı olmaktan çıkıp müşterinin finansal yolculuğuna gömülü, daha kişiselleştirilmiş bir hizmete doğru evrilecek.
Veri rekabetin merkezine nasıl yerleşiyor?
Sigortacılık son derece hızlı bir şekilde bir veri yönetimi işine dönüşüyor. Davranışsal veriler, dijital etkileşimler ve finalde müşterinin tüm ayak izleri sayesinde risk daha doğru hesaplanmasına ve fiyatlamanın dinamik hale gelmesine sebep olacak.
Veriye sahip olmak kadar onu anlamlı ve aksiyon alınabilir hale getirebilmek kritik hale gelecek. Rekabet avantajını sadece güçlü sermaye yapısı değil, güçlü veri mimarisine sahip olmak belirleyecek. COMPI’nin farklı sigorta şirketlerini tek katmanda buluşturan yapısı sayesinde, dağınık halde duran bu verinin tek bir yerde anlamlandırılmasına imkân tanıyoruz.
Gömülü sigorta için en büyük fırsatlar neler?
En büyük fırsatlar bankacılık, fintek, perakende, e-ticaret, mobilite, sağlık, seyahat ve KOBİ platformlarında bulunuyor. Gömülü sigorta, müşteriye ısrarla sigorta satmaya çalışmak yerine, ihtiyacın oluştuğu anda – bir cihaz alınırken, bir seyahat planlanırken ya da bir kredi kullanılırken – korumayı akışın içinde sunuyor.
Bu modelin gücü, sigortayı satın alınması gereken bir ürün olmaktan çıkarıp bir hizmetin doğal parçası hâline getirmesinden geliyor; müşteri, korumaya ihtiyaç duyduğu anda güvendiği bir platform üzerinden tek adımda teminata kavuşuyor. Bu hem satın alma sürtünmesini azaltıyor hem de bugün düşük seyreden sigortalılık oranını yükseltiyor. Potansiyelin en yüksek olduğu yer bankacılık: kredi, kart, konut ve taşıt işlemleri, müşterinin ilgili riski en net gördüğü anlardır; perakendede cihaz güvenceleri, mobilitede yolculuk bazlı ürünler, seyahatte anlık poliçeler de aynı mantıkla büyüyor. Kazanan taraf, sigortayı en çok pazarlayan değil, onu müşterinin akışına en doğru anda yerleştirebilen platform olacak.
Yeni iş birliği modelleri nasıl şekilleniyor?
Yeni modelde roller netleşiyor: bankalar ve fintekler müşteri erişimini, sigorta şirketleri risk taşıma kapasitesini, insurtech şirketleri ise teknoloji, yapay zeka ve entegrasyon kabiliyetini sağlayacak. Başarıyı hızlı entegrasyon, regülasyona tam uyum, güvenli veri paylaşımı, güçlü müşteri deneyimi ve ölçeklenebilir teknoloji belirleyecek.
Bu denklemde COMPI aynı altyapıyla iki dağıtım kolunu birden besliyor; bir yanda bankalar ve fintekler için bankasürans ve gömülü sigorta akışlarını, diğer yanda sahadaki acente ağını. Özellikle acenteyi, yerine yeni bir şey konması gereken bir taraf olarak değil, teknolojiyle güçlendirilecek kritik bir kanal olarak görüyoruz; amacımız onu devre dışı bırakmak değil, büyük oyuncuların araçlarını vererek rekabet gücünü artırmak. Sürdürülebilir iş birliği, her aktörün güçlü olduğu yerde kalıp bu ortak zekâ katmanında birbirine bağlandığı noktada kurulacak.
Önümüzdeki beş yılda en büyük kırılma ne olacak?
Önümüzdeki beş yıl büyük kırılmalara şahit olacağımız bir süreç olacak; sigorta, müşterinin bilinçli olarak satın aldığı bir ürün olmaktan çıkıp dijital yaşamın arka planında otomatik çalışan bir koruma katmanına dönüşecek. Kazananlar en fazla poliçeyi satanlar değil, sigortayı en görünmez ama en doğru anda sunabilen platformlar olacak.
Bir diğer kırılma anı ise satışın yapay zeka ile yeniden tasarlanması olacak. Önümüzdeki dönemde hem banka şubesindeki yetkili hem de sahadaki acente, bir yapay zeka asistanıyla hareket edecek; ihtiyaç analizi, teklif üretimi ve satış sonrası iletişim anında yapılabilecek. Böylece müşteriye erişim sağlayan tüm kanallar, insanın kurduğu güveni teknolojinin hızıyla birleştiren hibrit bir danışmanlık modeline dönüşecek.
Bu dönüşüm yalnızca kurum tarafında kalmayacak; müşteriler de kendi yapay zekâ asistanlarıyla sürecin aktif ve belirleyici bir parçası haline gelecek. Bu asistanlar, müşteri adına hem sigortacılıkta hem bankacılıkta teklifleri karşılaştırabilecek, ihtiyaca en uygun ürünü seçebilecek, poliçe ve ödemeleri yönetebilecek, hatta hasar ve işlem süreçlerini uçtan uca takip edebilecek. Böylece etkileşim, kurumun müşteriye tek yönlü ürün sunduğu bir yapıdan, müşterinin yapay zekasıyla kurumun yapay zekasının karşılıklı konuştuğu bir modele evrilecek; müşteri, sürecin pasif alıcısı olmaktan çıkıp en önemli aktörlerinden biri hâline gelecek
Insurtech’in geleceğini artık yalnızca ‘sigortanın dijitalleşmesi’ olarak tanımlamıyorum. Asıl dönüşüm, sigortanın yapay zeka destekli platformlar aracılığıyla bankacılık, fintek ve dijital ekosistemlerin doğal bir yeteneğine dönüşmesi. Önümüzdeki dönemde rekabet poliçe bazında değil; ekosistem, veri ve yapay zeka kabiliyeti üzerinden şekillenecek. Biz COMPI olarak bu kabiliyeti hem bankacılık ve dijital platformlara hem de her ölçekten acenteye taşımak için buradayız.
