Craftgate – Key Account Sales Manager Dilek Çakmak ile Fintechtime Mart Sayısı için gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

Fintek dünyasının kadın liderinin röportajları eşliğinde derlediğimiz, sektörde kadın lider ve çalışanların varlığının önemini vurgulayan “Fintek Dünyasının Kadın Liderleri” özel dosya konusu, Fintechtime Mart 2024 sayısında yer aldı. Röportajların tümünü “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” etiketi üzerinden takip edebilirsiniz.

 

Fintek sektörüne girmeye nasıl karar verdiniz? Şirketinizdeki göreviniz ve sorumluluk alanınız nedir?

Fintech sektörü ile tanışma hikayem yaklaşık on yıl önce okuldan mezun olmamla başladı. Kariyerimi bu alanda devam ettirmemdeki ana etken, teknoloji ve finansın kesişimde ortaya çıkabilecek fırsatları görmem ve bu sektörün büyüyeceğine olan inancım oldu

Geçen on yılda, sektördeki önemli banka ve ödeme kuruluşlarında operasyon, satış ve pazarlama birimlerinde, farklı rollerde görev aldım.

Kariyerimde önemli bir dönüm noktası olan Craftgate’de ise bir yılı aşkın süredir Key Account Sales Manager olarak görev yapıyorum. Sorumluluklarımın içerisinde müşteri edinimi, üye işyerleri için iş geliştirme ve iş ortaklıklarının takibi gibi görevler yer alıyor.

Craftgate’de ekip olarak ürünümüze ve üye işyerlerimize dair tüm süreçlerden anlık olarak bilgi sahibiyiz. Bu da ürünümüze dair teknik kaslarımın sürekli olarak gelişmesine olanak tanırken, pazardaki ihtiyaçları yakından takip etmemi sağlıyor. Sürekli değişen pazar dinamikleri ve teknolojik yeniliklere hızlı şekilde adapte olan Craftgate kültürünün içerisinde olmak, beni sürekli olarak gelişmeye teşvik ediyor.

 

Geçtiğimiz yıldan beri şirketinizin kadın çalışan ve yönetici sayılarında bir değişiklik yaşandı mı?  Cinsiyet eşitliği veya pozitif ayrımcılık konusunda yeni bir politika, özel bir program veya yaklaşım geliştirildi mi?

Craftgate, eşitlik, şeffaflık ve takım çalışması gibi değerler üzerine inşa ettiği ekip kültürüyle öne çıkıyor. Bunun yanı sıra Craftgate’de deneyim bazlı bir hiyerarşi sistemi bulunmuyor. Ekibimizin her üyesi kendisini “Crafter” olarak tanımlıyor ve her Crafter kendi kimliğiyle varlık gösterirken, çok daha motive bir şekilde çalışabiliyor.  

Satış, yazılım, pazarlama, hukuk, muhasebe gibi farklı birimlerdeki kadın çalışanlarımızın sayısı hızla artarken, yeni ekip arkadaşlarımızın da kültürümüzün temel değerlerine inanan ve uyum sağlayabilen kişiler olmasına özen gösteriyoruz.

 

Kadınların sektördeki katılım seviyesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Kadın yöneticilerin liderliği fintek endüstrisini nasıl etkiliyor?

Kadın ve erkeklerin doğası gereği sahip olduğu farklılıklar, büyük bir zenginlik doğuruyor. Bu nedenle, küresel ölçekte etki yaratmak isteyen şirketler, toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçek anlamda şirket stratejilerinin ana ögesi haline getiriyor.

Fintech alanındaki kariyerime başladığım dönem, kadınların fintech veya yazılım gibi alanları görece daha az tercih ettiği bir dönemdi. Bu süre içerisinde fintech ve yazılım sektöründeki farklı rollerde çok daha fazla kadın çalışan görmeye başladığımı söyleyebilirim. Fintech alanında veya özellikle de ödeme gibi zor bir domain’de uzmanlaşmak, kadınlar için harika kariyer fırsatlarını doğuruyor.

 

Kadınların finansal teknolojilerin geleceği üzerinde ne tür bir etki yapabileceğini düşünüyorsunuz?

Bildiğiniz üzere iş, akademi, sanat ve spor gibi farklı alanlarda ülkemizdeki kadınların başarıları ve yetenekleri göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Bu nedenle, kadın istihdamı sağlamak için ek bir çaba harcamamıza ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Bu noktada, bireyci yaklaşım yeterli olacaktır. 

Kadınların organizasyon, empati, takım çalışması, güçlü iletişim, kavramsal düşünme gibi yetkinlikleri, özellikle de teknoloji çağında çok daha stratejik öneme sahip. Bu gibi yetkinliklerin, özellikle de finansal teknoloji şirketlerinin müşteri odaklı çözümler geliştirmesine ve müşteri memnuniyetini artırmasına katkı sağladığını düşünüyorum.

Fintech gibi yenilikçi bakış açılarının yaygın olduğu sektörler, kadınların iş hayatında önlerine çıkan bariyerleri yıkmalarına ve kendilerini gerçekleştirmeleri için olanak sağlıyor.

 

Finansal teknoloji sektöründe kadınların karşılaştığı en büyük zorluklar neler? Bu zorlukların üstesinden gelmek için neler yapılabilir?

Üreten kadının ülke ekonomisine ve gelecek nesillere katkısının, kurumsal ve sosyal hayatta sıklıkla altı çizilse de bu farkındalığı içselleştiren ve şirket DNA’sının bir parçası haline getiren kurum sayısı ne yazık ki çok değil. 

Erkeklerin ve kadınların bakış açıları, doğası gereği sosyal yaşamda ve iş ortamında farklılık gösterebiliyor. Bu farklılıkların kabul edilmesi ve birey bazlı yaklaşımın vurgulanması çok daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir. Craftgate gibi birey olmayı önemseyen bir şirkette çalışmanın ayrıcalıklı olduğunu düşünüyorum.

Sektördeki terfi süreçlerinin şeffaflığı ve bu süreçlerin kadın çalışanlar üzerindeki etkisi konusunda ne tür iyileştirmeler önerirsiniz?

Finansal teknolojiler alanı yenilikçi ve genç bir ekosistem. Çalışan profili ve şirket kültürleri de dikkate alındığında, kadın istihdamı ve fırsat eşitliği konusunda çok daha farkındalığı yüksek bir alan olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte, sadece sayısal hedeflerle ilerlemenin yeterli olmayacağı kanaatindeyim.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken noktanın cinsiyet eşitliğinden ziyade fırsat eşitliği olduğunu düşünüyorum. Kalıcı bir çözüm için, aynı seviyedeki bireylerin aldıkları maaşlar, yıl sonu performans değerlendirmeleri, primler de dahil olmak üzere önyargıların etkileyebileceği tüm alanların özenle takip edilmesi gerekiyor. Craftgate gibi, iş ortamındaki fırsat eşitliğini metriklerin ötesinde benimsemiş bir şirkette çalışıyor olmak elbette ki mutluluk verici.

 

Kadınların finansal teknoloji sektöründe daha üst düzey rollerde temsil edilmesi için şirketler ve organizasyonlar ne gibi adımlar atmalı?

Günümüzün iş dünyasında cinsiyet farketmeksizin, birey odaklı yaklaşımın şirketlerin tüm organizasyonları tarafından özümsenmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun için, ayrımcılığın her türlüsünü reddeden, farklılıkları zenginlik sayan ve kişilere eşit bir kariyer imkanı sunan kültür dinamiklerinin şirketlerce benimsenmesi ve uygulanması gerekiyor.

Şirketlerin bu konuyla ilgili uygulamalarının stratejik iş planlarının içine dahil etmeye başladıkları noktada değişimin başlayacağına inanıyorum.

 

Finansal hizmetlerde daha fazla kadın yetiştirmek ve bu alana kazandırmak için hangi tür eğitim ve gelişim fırsatlarına ihtiyaç var?

İş hayatında ve toplumsal hayattaki cinsiyet eşitliği, aileden eğitime, çalışma yaşamından toplumsal hayata kadar çok boyutlu bir mesele. Öncelikle var olan eşitsizliklerin önemli bir problem olduğunun kabul edilmesi gerekiyor. Çünkü çözüme ancak sorunu tanımlayarak ulaşabiliriz.

Çözüm üretirken, ailede, toplumda, eğitim ve iş hayatında yalnızca kadınların değil toplumun hiçbir kesiminin dezavantajlı olmadığı bir düzen yaratmak önceliklendirilmeli. Şüphesiz ki bu noktada büyük bir etki yaratabilmek adına hükümetlere, akademilere, sivil toplum kuruluşlarına ve büyük şirketlere de önemli roller düşüyor.