Türkiye Fintek Derneği, yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla Ataşehir Golf Kulübü’nde genel kurul toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda fintek ekosisteminin gelişimi için yürütülen çalışmalar değerlendirildi ve yeni döneme ilişkin hedefler ele alındı.

Program kapsamında Türkiye Fintek Derneği Başkanı Kutay Yalınkılınç ile toplantının içeriği, sektörün ihtiyaçları ve önümüzdeki dönemin öncelikleri üzerine özel bir röportaj da gerçekleştirdik.

Türkiye Finansal Teknoloji Derneği Türk Fintek Ekosistemini Küresel Ölçeğe Taşıyor

Türkiye’de fintek ekosistemi yıllar içinde yalnızca ödeme hizmetlerinden ibaret bir alan olmaktan çıktı; regülasyon teknolojilerinden altyapı sağlayıcılarına, güvenlik çözümlerinden yatırım teknolojilerine kadar genişleyen, çok katmanlı bir yapıya dönüştü. Bu dönüşüm içinde ekosistemin bütün paydaşlarını aynı çatı altında buluşturma hedefiyle yola çıkan Türkiye Finansal Teknoloji Derneği hem kapsayıcılık hem de uluslararası açılım açısından önemli bir misyon üstleniyor.

Genel kurul toplantılarının hemen ardından bir araya geldiğimiz Türkiye Finansal Teknoloji Derneği Başkanı Kutay Yalınkılınç, derneğin kuruluş vizyonundan Türkiye’deki 1200’ü aşkın fintek şirketine uzanan geniş resme, özel sektör, meslek birlikleri ve kamu ile ilişkilerden küresel fintek birlikleriyle yapılan iş birliklerine kadar pek çok başlığı ayrıntılı biçimde değerlendirdi.

Ekosistemin bütünlüğüne, bilgi paylaşımına ve Türkiye’nin bölgesel konumuna dikkat çeken Yalınkılınç, yalnızca yerel değil uluslararası ölçekte de daha görünür ve iş birlikçi bir fintek yapısı için yürütülen çalışmaları tüm açıklığıyla anlattı.

 

Bugün Genel Kurulunuz vardı. Neler konuştunuz, nasıl bir gündeminiz vardı?


Aslında bugün masanın etrafında Türkiye Finansal Teknoloji Derneği’nin yönetim organları bulunuyor. Yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu yedek üyeleri, denetim kurulu ve denetim kurulu yedek üyeleri burada.

Amacımız şu, Funda Hanım: Fintek ekosistemi aslında çok büyük bir yapı. Sadece ödemeler alanı veya lisanslı şirketlerden oluşmuyor. Teknoloji sağlayıcılarından lisanslı kuruluşlara, regülasyon teknoloji sağlayıcılarından altyapı şirketlerine kadar pek çok farklı paydaşın katkısıyla gelişen bir alan. Mali işler tarafında çalışanlardan güvenlik teknolojisi geliştirenlere, know-how üreten profesyonellere kadar herkes bu ekosistemin bir parçası. Fintek profesyonelleri ifadesini özellikle kullanıyoruz çünkü inovasyonu geliştiren, teknolojiyi yaratan, bu alanı büyüten kişiler onlar.

Biz Finansal Teknoloji Derneği kurucuları ve yönetim organları olarak fintek kavramının Türkiye’de çok sınırlı algılanmasını doğru bulmuyoruz. Fintek; ödemelerden hukuka, mali işlerden altyapı teknolojilerine, kripto varlıklardan değerli emtialara kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yönetim kurulumuz ve diğer organlarımızda farklı alanlardan gelen profesyoneller var. Bu kapsayıcılığı özellikle vurgulamak istiyoruz. Türkiye fintek ekosistemi çok büyük bir ekosistem ve bunun doğru anlatılması gerektiğini düşünüyoruz.

 

Bu noktada biraz açalım mı? Ekosistemin büyüklüğünü tanımlarken hangi veriler en çok dikkatinizi çekiyor?

Türkiye’de 1200’den fazla finansal teknoloji şirketi bulunuyor. bunların yüzdesel olarak düşük bir kısmı lisanslı kuruluşlar. Cumhurbaşkanlığı Finans ve Yatırım Ofisi’nin raporlarında da bu şirketlerin oluşturduğu hacim açıkça görülüyor. 900’ün üzerinde fintek şirketinden, alınan yatırımlardan ve işlem hacimlerinden bahsediyoruz. Bu oldukça büyük bir yapı ve biz bu büyüklüğü anlatmak istiyoruz.

Aynı zamanda Türkiye’nin coğrafi konumundan kaynaklanan bir rolü var: Doğu ile Batı arasında bir köprü olması. Bu kapsamda farklı ülkelerin fintek birlikleriyle iş birliği anlaşmaları imzalamaya başladık. Macaristan, Polonya, Romanya, Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelerle anlaşmalar yaptık. Bu ülkelere ve temas hâlinde olduğumuz diğer coğrafyalara çeyreklik olarak kapsamlı bir rapor gönderiyoruz. Bankacılık verilerinden start-up ekosisteminin hacmine kadar geniş bir çerçeve sunuyoruz.

Hem yatırım anlamında hem de know-how anlamında çok güçlü bir ekosistemimiz var. Bu birikimin diğer ülkelere taşınmasında bir rol üstlenmek istiyoruz. Ekibimizde uzun yıllardır sektöre katkı vermiş, farklı deneyimlere sahip arkadaşlarımız var. Give back kültürüyle hareket ediyoruz; bu alanda kazandıklarımızı ekosisteme geri vermek istiyoruz. Derneğin üç üyelik modeli bulunuyor: Profesyoneller, start-up’lar ve kurumsal şirketler. Kapsayıcı bir yapıyız ve bütün ekosisteme kapımız açık.

Yeni dönemde daha sağlam adımlarla Türkiye’de ve uluslararası alanda ekosistemin büyüklüğünü anlatmayı hedefliyoruz. Kapsayıcılık önceliğimiz; fintek’in çok sayıda alt dikeyden oluştuğunu vurgulamak ve buna uygun aksiyonlar almak istiyoruz.

 

Bu büyüklüğü anlatırken dış paydaşların tepkisi nasıl? Türkiye’nin fintek potansiyeli dışarıdan nasıl görünüyor? Şu anda toplulukta kaç kişi bulunuyor?

Öncelikle yönetim kurulu ve organlarımızı belirledik. Şu anda yüzün üzerinde üyelik talebi var. Hem kurumsal hem bireysel anlamda başvurular geliyor. Üye alımlarına başlamış durumdayız. Dernek merkezimizin Kadıköy’de bir tadilatı var, onu da tamamladıktan sonra daha aktif bir yapıya geçeceğiz.

 

Meslek birlikleri ike farkınız nedir? “Meslek birlikleri varken buna gerek var mı?” diyenler oluyor. Birlikte yapılacak çalışmalar olacak mı? Görüşmeleriniz var mı?

Türkiye Bankalar Birliği, TÖDEB, Finansal Kurumlar Birliği gibi birden fazla mesleki birlik var. Bu kurumlar mevzuatla belirlenmiş çerçevelere bağlı. Üye alabilecekleri kurumlar da bu mevzuata göre sınırlı. Örneğin TÖDEB sadece elektronik para kuruluşları ve ödeme kuruluşlarını üye olarak kabul edebiliyor.

Biz ise belli bir mevzuata tabi bir STK’yız. Amacımız Türkiye’deki tüm fintek ekosistemini bir çatı altında toplamak. Bankalar Birliği’ne üye olan bankalar da derneğimize üye olabilir, TÖDEB üyeleri de olabilir, regtech, altyapı şirketleri, danışmanlık firmaları ve hukuk büroları da üye olabilir. Mesleki birliklerle rekabet gibi bir durum söz konusu değil.

TOBB, DEİK gibi kurumların altında fintek çalışma grupları var. Biz bu yapılara da katkı vermekten memnuniyet duyarız. Amacımız fintek ekosisteminin büyüklüğünü anlatmak. Sadece statülerimiz farklı. TBB İTÖDEB veya diğer mesleki birliklerle rekabet gibi bir hedefimiz yok. Ortak amacı taşıyoruz: Türkiye’nin fintek ekosistemini güçlendirmek ve görünürlüğünü artırmak.

Ödeme ve elektronik para şirketlerinden çıkan çok değerli insan kaynağı var. Bu yeteneklerin fintek’in diğer alt alanlarında değerlendirilmesi, yurtdışındaki şirketlerle iş birliği köprülerinin kurulması, Türkiye’ye yönelik ilginin doğru bir yapı üzerinden yönlendirilmesi önemli. Biz de burada konumlanan bir yapı olmak istiyoruz.

Biliyorsunuz ben TÖDEB’in de kurucu üyesiyim. Orada da hâlen yakın çalıştığımız arkadaşlarımız var. Ne bizim tarafımızda ne onların tarafında olumsuz bir yaklaşım söz konusu. Tek amacımız ekosistemi büyütmek.

 

Peki hedefiniz ne? Gelecek yıl üye sayısı veya ülke sayısı için bir planlama var mı?

Aslında üye sayısı veya ülke sayısı gibi bir sınırlama koymuyoruz. Ulaşabildiğimiz her noktaya temas etmek istiyoruz. Bizim asıl hedefimiz fintek algısını yalnızca belirli bir alandan ibaret olmaktan çıkarmak. “Fintek buymuş” dedirtebiliyorsak bu bizim başarı kriterimiz. Bunun önümüzdeki yılın ilk döneminde mümkün olacağını düşünüyorum. Bu hedef 200 üyeyle de olur, 500 üyeyle de olur. On ülkeyle de olur, üç ülkeyle de olur.

Önemli olan bu masanın etrafındaki ekip ile birlikte fintek’in tanımını doğru şekilde anlatmak ve bunu uluslararası alanda desteklemek. Zaten çeşitli ülkelerle iş birliği planlarımız var. Bu duyurular yakında yapılacak. Bir sayıya bağlamak istemiyoruz. Algının doğru oturması bizim için en değerli başarı göstergesi.

 

Ben de bu grubun, ekibin bir parçasıyım çünkü yıllardır fintek yayını yapıyorum. Derneğin web sitesine girsem beni de üye yapıyor musunuz?

Elbette bir eleme sürecimiz var ancak fintek profesyonelleri ve ekosisteme katkı sağlayan kişiler bu yapının bir parçası olabiliyor. Basın ve akademi tarafını tüzüğümüzde ayrı değerlendirdik. Çünkü sizin gibi değerli basın mensupları ve akademisyenlerin ayrı bir katkısı bulunuyor. Bu nedenle basın ve akademinin dernekte yer alması bizi mutlu eder.