Nakitera Genel Müdürü Bulut Arukel ile Fintechtime Aralık sayısı ‘Yeni Gündem, Yeni Değerler’ dosya konusu kapsamında gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

Bulut Arukel 2025’i Nakitera için yalnızca bir büyüme yılı olmanın ötesinde finans fonksiyonlarının baştan sona yeniden tasarlandığı güçlü bir dönüşüm dönemi olarak yorumluyor. 2026’da entegre finans ile yapay zeka birleşecek; CFO’ların karar süreçlerinde tahmine dayalı akıllı yapılar belirleyici olacak. Finansın geleceğini yöneten kurumlar, veriyi okuma becerisinde öne çıkan ve cesareti kültür haline getirebilen yapılar olacak.

Beş Fikirle 2026

  1. 2025, Nakitera’nın finansı yeniden tanımladığı; operasyonel yapıyı uçtan uca dijitalleştirerek entegre bir finansal işletim modeline dönüştürdüğü bir dönüşüm yılı oldu.
  2. 2026’da finans dünyasının ortak gündemi entegre finans ve yapay zekanın birleşimi olacak; veri odaklı öngörü yetkinliği rekabet avantajının temelini oluşturacak.
  3. AI tabanlı finansal asistanlar CFO’ların yanında yeni bir dijital akıl yaratacak; tahmine dayalı nakit yönetimi iş süreçlerini kökten dönüştürecek.
  4. 2026’nın liderlik kodu “hesaplanmış cesaret” olacak; denemeye, öğrenmeye ve hızlı uyuma yatkın liderler fark yaratacak.
  5. “Embedded finance network, şirketleri tek bir bütünleşik finansal zeka etrafında buluşturarak iş modellerini daha bağlantılı, daha hızlı ve daha ölçeklenebilir bir yapıya taşıyacak.

Bulut Arukel

“Finansın geleceği hızla değil, veriye dayalı cesaretle şekilleniyor.”

 

2025’i tek kelimeyle özetleseniz hangisini seçerdiniz? Neden?

“Dönüşüm.”

2025 bizim için sadece büyümenin hızlandığı bir yıl değil; iş modelimizi, organizasyonumuzu ve teknolojik yaklaşımımızı kökten yeniden şekillendirdiğimiz bir dönüşüm yılı oldu. Türkiye’de fintech tanımını yeniden çerçeveledik; artık yalnızca ödeme veya tahsilat yapan bir yapı değil, bir holdingin tüm finansal damar sistemini uçtan uca dijitalleştiren, yöneten ve anlamlandıran bir platforma dönüştük. Bu yıl, finansın nasıl algılandığını ve nasıl işletildiğini yeniden tanımladık: daha sade, daha akıllı, daha entegre ve daha yönetilebilir bir yapıya evrildik.

 

Önümüzdeki yıl herkesin radarında hangi konular olacak sizce?

2026’da iş dünyasının ortak gündemi “entegre finans + yapay zeka” olacak. Bankalar, fintechler ve büyük gruplar arasındaki sınırlar azalacak; finans fonksiyonları artık kendi başına çalışan dikeyler değil, merkezi bir veri omurgasına bağlı akıllı katmanlar haline gelecek. CFO’lar AI destekli karar motorlarıyla nakdin geleceğini modelleyecek. “Veriye dayalı finansal öngörü” hem rekabet avantajı hem de risk yönetiminin yeni standardı olacak. Kısacası, 2026’da veriyi en iyi okuyanlar oyunun kurallarını belirleyecek.

 

2026’da “oyun değiştirici” etki yaratmasını beklediğiniz bir trend var mı?

Kesinlikle.

AI tabanlı finansal asistanlar ve tahmine dayalı nakit yönetimi, finans dünyasının en büyük kırılımı olacak. Biz bunu “N-AI CFO Agent” olarak adlandırıyoruz. 2026’da her CFO’nun yanında, şirketin tüm finansal geçmişini işleyip, tahsilat, ödeme, risk ve yatırım senaryolarını saniyeler içinde modelleyebilen bir dijital akıl olacak. Bu, finansın sadece nasıl yönetildiğini değil, nasıl tasarlandığını da değiştirecek. Şirketler, karar süreçlerinde ilk kez bu kadar büyük bir hız, şeffaflık ve proaktiflik kazanacak.

 

2026’da liderlik anlayışını veya kurum stratejilerini belirleyecek en kritik değer sizce hangisi?

Cesaret.

Teknoloji pek çok şeyi mümkün kılıyor, ancak kurumları birbirinden ayıran şey; yeni modelleri “deneyerek öğrenme” cesareti, dönüşüme açık olma belirleyecek. Ben buna “hesaplanmış cesaret” diyorum. 2026’da stratejik atılımlar bu kültürel duruşla şekillenecek.

 

Bir lider olarak hangi kaynaklardan besleniyorsunuz? Okuma, izleme ya da dinleme öneriniz var mı?

Ben en çok dönüşüm hikayelerinden besleniyorum.

Jim Collins’in “Good to Great” kitabı, hala iş yapış biçimimin temel referanslarından biri; şirketlerin uzun vadeli istikrarı nasıl sağladığını çok iyi anlatıyor. Dinleme tarafında “Masters of Scale” podcast’i, teknoloji ve liderlik kesişiminde farklı düşünme biçimleri sunuyor.

Ama beni en çok besleyen şey sahadaki hikayeler: Anadolu’daki bir tedarikçinin finansal modele dahil olduktan sonra işini büyütme, riskini azaltma ya da nakit akışını doğru yönetme hikayesi… Bu dönüşümü görmek, yüzlerce sayfalık kuramdan daha değerli bir ilham kaynağı oluyor.

 

Kendi alanınıza baktığınızda, 2026 için sizi en çok heyecanlandıran proje ya da atılım hangisi?

En heyecan verici adım, “Holding-as-a-Fintech” modelini globalleştirmek.

Anadolu Grubu ile Türkiye’de kurduğumuz yapıyı 2026’da Orta Doğu ve Uzak Doğu’ya taşıyoruz. MENA ve DIFC merkezli bir “embedded finance network” oluşturmak, vizyonumuzun en kritik basamağı.

Bugün Türkiye’de ihracatı finanse eden, ödeme ve tahsilat süreçlerini yöneten teknolojiyi; yarın daha geniş coğrafyada aynı hız ve standartta çalışır hale getirmek istiyoruz. Bu sadece bir ürün ihracı değil; bir finansal işletim modeli ihracı olacak.

 

Bugünden bakınca, 2026’da herkesin konuşacağı ama şu anda yeterince gündeme gelmeyen bir konu söyleseniz, neyi işaret edersiniz?

Veri egemenliği (data sovereignty) ve finansal yapay zeka etiği.

Bugün herkes AI’ı konuşuyor ama çok az kişi yapay zekanın veri tutma ve karar alma süreçlerinde nerede sınırlandırılması gerektiği üzerine düşünüyor. 2026’da finansın en kritik tartışması teknolojik değil; etik, hukuki ve yönetişim odaklı olacak. Akıllı sistemlerin aldığı kararların şeffaflığı, veri akışının nasıl regüle edileceği, finansal ekosistemin yeni sorumluluk alanı gündemin merkezine oturacak.