Colendi Kurucu Ortağı & Yönetim Kurulu Üyesi Bulut Arukel ile Fintechtime Ağustos sayısı için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

“Bankacılığın yeni dönemi yalnızca dijital kanallar, mobil uygulamalar ve hızlı işlem deneyimi üzerinden şekillenmiyor. Finansal hizmetlerin arka planında veri, yapay zeka, API mimarisi, servis bankacılığı, gömülü finans ve B2B fintek çözümleriyle daha geniş bir işletim sistemi kuruluyor.

Bu dönüşümde teknoloji sağlayıcıları, bankalar ve fintekler arasındaki sınırlar yeniden tanımlanıyor. Colendi’nin B2B fintek yaklaşımı, Banking as a Service vizyonu, büyük ticari yapılara sunduğu finansal teknoloji katkısı nedeniyle dosyamız açısından güçlü bir perspektif sunuyor.

Colendi Yönetim Kurulu Üyesi Bulut Arukel ile B2B’nin geleceğini, bankaların ticari işletmeler için yaratacağı yeni fırsatları, servis bankacılığının ölçeklenme potansiyelini, global büyüme alanlarını ve stablecoin ile dijital para gelişmelerinin finansal teknoloji dünyasına etkisini konuştuk.”

 

Colendi Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev kapsamınızı ve Colendi ekosistemi içindeki stratejik odağınızı nasıl tanımlarsınız? 2026’nın ilk yarısını Colendi, B2B fintek, Banking as a Service ve finansal teknolojiler açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Finans artık yalnızca bankaların sunduğu bir hizmet değil; ticaretin, üretimin ve dijital ekonominin içine yerleşen temel bir altyapı. Bir üretici, bir perakende şirketi, bir telekom operatörü ya da bir dijital platform; aynı zamanda ödemeyi yönetiyor, finansman sağlıyor, risk değerlendiriyor. Başka bir ifadeyle, ekonominin bizzat kendisi finansallaşıyor. Colendi’deki rolüm, tam olarak bu dönüşümün stratejik mimarisini oluşturmak. Yönetim Kurulu’nda odağımız, bankacılığı, yapay zekayı, servis modeli bankacılığı ve gömülü finansı ortak bir platform mimarisi altında birleştirerek, kurumların kendi finansal ekosistemlerini kurabilecekleri yeni nesil bir altyapı tasarlamak. Çünkü bize göre geleceğin rekabeti, üründe değil, ekosistemler arasında yaşanacak. Bu nedenle finansı tüm sektörlerin üzerinde çalışan ortak bir işletim sistemi olarak ele alıyoruz. 2026’nın ilk yarısı bu vizyon açısından önemli bir eşik oldu. ColendiBank’ın ölçeklenmesi, servis bankacılığı kabiliyetlerimizin olgunlaşması ve B2B finansal teknoloji çözümlerimizin yaygınlaşmasıyla birlikte Colendi ekosisteminin yıllardır üzerinde çalıştığı mimarinin gerçek hayatta karşılık bulduğunu gördük. Ancak bunu bir büyüme hikayesinden daha fazlası olarak değerlendiriyorum. Bence asıl önemli gelişme, finansın değer zincirindeki yerinin değişmeye başlaması. Finansal hizmetler, müşteri deneyimini şekillendiren, tedarik zincirini güçlendiren ve işletmelerin büyümesini yönlendiren stratejik bir katman artık. Önümüzdeki dönemde bu dönüşüm daha da hızlanacak. Colendi olarak bu değişimin yeni finansal mimarisini tasarlayan ve ölçeklendiren lider yapılardan biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim.

 

B2B fintek tarafı son yıllarda daha görünür hale geldi. Sizce B2B’nin geleceği hangi ihtiyaçlar üzerinden şekilleniyor? Büyük ticari yapılar, bayi ağları, tedarikçiler ve KOBİ ekosistemi için finansal teknolojiler nasıl bir değer yaratıyor?

B2B finteklerin yükselişinin temelinde, finansın şirketlerin operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmesinde yatıyor. Eskiden finansal hizmetler işletmeler için destekleyici bir fonksiyondu. Bugün ise büyümenin, verimliliğin ve rekabet avantajının temel belirleyicilerinden biri. Özellikle büyük holdingler, bayi organizasyonları ve tedarik zincirleri, ürün ve hizmet akışına ek olarak nakit akışını, tahsilatı, ticari krediyi, risk yönetimini ve finansal deneyimi de aynı ekosistem içinde yönetmek istiyor. Bu nedenle finansal teknolojiler, şirketlerin dışarıdan satın aldığı bir hizmet olmaktan çıkıp, kendi iş modellerinin doğal bir parçasına dönüşüyor.

Dünyada Shopify, Mercado Libre ve Toast gibi platformlar, finansal hizmetleri kendi ekosistemlerinin içine entegre ederek çok daha güçlü ve sürdürülebilir büyüme modelleri oluşturdu. Biz Colendi olarak, büyük kurumların kendi ekosistemleri içinde ödeme, tahsilat, finansman, sigorta ve bankacılık hizmetlerini API tabanlı ve yapay zeka destekli bir altyapıyla sunabilmesini sağlıyoruz. Böylece finans, şirketlerin operasyonlarını destekleyen bir unsur olmak yerine müşteri sadakatini artıran, tedarik zincirini güçlendiren ve yeni gelir alanları yaratan stratejik bir büyüme motoruna dönüşüyor. Yapay zeka, finansal karar alma mekanizmalarını da dönüştürüyor. Risk değerlendirmesinden likidite yönetimine, tedarikçi finansmanından kişiselleştirilmiş ticari çözümlere kadar birçok süreç gerçek zamanlı ve veri odaklı hale geliyor. Dolayısıyla B2B finteklerin geleceğini, şirketlerin daha dijital ve daha akıllı finansal ekosistemlere dönüşeceği bir dönem olarak görüyoruz.

 

Bankacılığın yeni işletim sisteminden söz ettiğimizde, arka planda çalışan teknoloji mimarisi daha kritik hale geliyor. Colendi bu yeni mimaride kendisini nasıl konumlandırıyor?

Colendi Kurucu Ortağı & Yönetim Kurulu Üyesi Bulut Arukel

Colendi Kurucu Ortağı & Yönetim Kurulu Üyesi Bulut Arukel

Bugün finans sektöründe asıl rekabet, ekranların arkasında çalışan teknoloji katmanında yaşanıyor. Önümüzdeki dönemde finansal kurumları birbirinden ayıracak olan da ürünlerden çok bu ürünleri mümkün kılan mimari olacak. Çünkü aynı kredi ürününü, aynı ödeme hizmetini ya da aynı banka hesabını birçok kurum sunabilir. Önemli olan, bu hizmetlerin ne kadar akıllı, ne kadar ölçeklenebilir ve ne kadar görünmez şekilde çalıştığı. Colendi, kesinlikle klasik bir teknoloji sağlayıcısı değil, finansal hizmetlerin çalışmasını sağlayan bir altyapı katmanı. Yapay zeka, API-first mimarisi, servis bankacılığı, gömülü finans, veri analitiği ve regülasyon uyumunu tek bir platformda bir araya getirerek kurumların kendi finansal ekosistemlerini inşa edebilecekleri bir teknoloji omurgası sunuyoruz. Bence burada en kritik kavram, -sıkça dile getirdiğim gibi- orkestrasyon. Önemli olan tek bir ürünü geliştirmek değil, finansal akışı, kredi mekanizmalarını, sigortayı, yatırım ürünlerini ve yapay zeka destekli karar motorlarını tek bir mimari altında birlikte çalıştırabilmek; yani orkestrasyon…

Colendi’nin gücü de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Bugün dijital bankacılıktan gömülü finansa, sigortadan yatırım hizmetlerine kadar uzanan geniş ekosistemimizi ortak bir veri ve yapay zeka katmanı üzerinde yönetiyoruz. Böylece her yeni ürün, her yeni iş ortağı ve her yeni kullanıcı ekosistemin öğrenme kapasitesini de artırıyor. Hepimiz görüyoruz ki, finansal kurumları AI-native olmak zorunda. Dolayısıyla biz de yapay zeka çağında finansın üzerinde çalışacağı yeni işletim sistemini inşa etmeye odaklandık.

 

Banking as a Service bugün bankalar, fintekler ve ticari işletmeler için nasıl bir büyüme alanı açıyor? Finansal hizmetlerin farklı sektörlerin müşteri deneyimi içine yerleşmesi bankacılığın rolünü nasıl değiştiriyor?

Bankacılık tarihine baktığımızda her büyük dönüşümün dağıtım modelindeki değişimden kaynaklandığını görüyoruz. Şubeler bankacılığı fiziksel dünyaya taşıdı, internet bankacılığı işlemleri dijitalleştirdi, mobil bankacılık finansı cebimize getirdi. Banking as a Service ise bu dönüşümün bir sonraki aşamasını temsil ediyor. Artık bankacılık belirli kanallardan sunulan bir hizmet olmaktan çıkıp ekonomik hayatın içine yerleşen, ihtiyaç duyulduğu anda çalışan görünmez bir yetkinliğe dönüşüyor. Bu nedenle Banking as a Service’i yalnızca API’lerin üçüncü taraflara açılması olarak tanımlamayı eksik buluyorum. API’ler bu dönüşümün teknolojisi olabilir ama asıl paradigma değişimi, bankacılığın bir ürün olmaktan çıkıp bir altyapıya dönüşmesi. Artık bankacılık müşteri  deneyimin doğal bir parçası olacak. Bir bayi sipariş verirken finansmana erişecek, bir üretici tedarik zincirini yönetirken işletme sermayesini optimize edecek, bir platform müşterisine ödeme, kredi, sigorta ve yatırım hizmetlerini aynı yolculuk içinde sunabilecek. Finans, görünür bir hizmet olmaktan çıkarak ticaretin akışına gömülecek. Bu dönüşüm, bankaların rolünü de kökten değiştiriyor. Bankalar farklı sektörlerin büyümesini mümkün kılan güven, regülasyon ve bilanço altyapısını sağlayan platformlara dönüşüyor. Fintekler ise bu altyapıyı veri, yapay zeka ve kullanıcı deneyimiyle zenginleştirerek yeni değer katmanları oluşturuyor. Büyük ticari gruplar da ilk kez kendi müşteri, bayi ve tedarikçi ağlarını birer finansal ekosisteme dönüştürebiliyor. Böylece finans, ayrı bir sektör olmaktan çıkarak ekonominin her katmanında çalışan ‘ortak bir kapasiteye’ dönüşüyor.

Büyük kurumların en değerli varlığı olan müşteri tabanlarına şimdi de müşterileri ile yıllar içinde oluşturdukları güven ilişkisi, operasyonel veriler ve ekonomik etkileşim ağları eklendi. Servis modeli bankacılık da bu varlıkları finansal değer üreten yeni bir işletim modeline dönüştürme imkanı sunuyor. Bizim geliştirdiğimiz mimari de tam olarak bunu mümkün kılıyor. Yapay zeka, servis bankacılığı, veri altyapısı ve regülasyon kabiliyetlerini tek bir platformda buluşturarak kurumların kendi finansal ekosistemlerini güvenli ve ölçeklenebilir biçimde kurmalarını sağlıyoruz. Banking as a Service’in gerçek potansiyeli de tam olarak burada başlıyor.

 

Colendi’nin teknoloji yaklaşımı, bankaların ve ticari işletmelerin finansal ürün geliştirme kapasitesine nasıl katkı sağlıyor? Bir kurumun kendi müşteri, bayi ya da tedarikçi ağı içinde finansal servisler sunabilmesi için hangi altyapı katmanlarına ihtiyaç var?

Asıl mesele farklı finansal servisleri, farklı veri kaynaklarını ve farklı regülasyon gerekliliklerini tek bir mimari altında güvenli, ölçeklenebilir ve akıllı şekilde bir araya getirebilmek. Bir kurumun kendi müşteri, bayi veya tedarikçi ekosistemi içinde finansal hizmet sunabilmesi için dört temel katmanın birlikte çalışması gerekiyor. İlki, regülasyonla tam uyumlu bankacılık ve ödeme altyapısı. İkincisi, bu servislerin farklı sistemlere kolayca entegre olmasını sağlayan API ve servis mimarisi. Üçüncüsü, veriyi gerçek zamanlı analiz ederek riski ve müşteri ihtiyacını öngörebilen yapay zeka destekli karar katmanı. Dördüncüsü ise tüm bu yapıyı tek bir deneyim olarak yöneten orkestrasyon kabiliyeti. Bu katmanlardan biri eksik olduğunda, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir finansal ekosistem oluşturmak mümkün olmaz. Colendi’nin yaklaşımı da tam olarak bu bütünselliğe dayanıyor. Biz kurumlara kendi markaları altında finansal hizmet geliştirebilecekleri bir altyapı sunuyoruz. Böylece bir perakende şirketi müşterisine finansman sağlayabiliyor, bir üretici tedarik zincirini daha etkin finanse edebiliyor, bir telekom şirketi finansal akış ve bankacılık deneyimini kendi dijital yolculuğunun doğal bir parçası haline getirebiliyor. Bu nedenle Colendi’de felsefemiz teknolojiye, kurumların kendi finansal ekosistemlerini inşa etmelerini sağlayan stratejik bir yetkinlik olarak yaklaşmak.

 

Büyük gruplara teknoloji ve fintek danışmanlığı sunarken en kritik ihtiyaç nerede ortaya çıkıyor? Strateji, regülasyon, teknik entegrasyon, veri yönetimi, ürün tasarımı ya da operasyonel dönüşüm başlıklarından hangisi daha belirleyici oluyor?

Bu alanların her biri dönüşümün önemli bir parçası. Bizim sahada gördüğümüz en temel ihtiyaç, bunların herhangi birindeki eksiklikten çok, birbirleriyle bütünleşik çalışamaması. Bugün büyük kurumların teknolojiye erişim konusunda önemli bir problemi yok. Güçlü yazılım ekipleri var, veri yatırımları yapıyorlar, yapay zeka projeleri geliştiriyorlar ve regülasyonlara uyum sağlamak için ciddi kaynak ayırıyorlar. Buna rağmen beklenen dönüşüm her zaman gerçekleşmiyor. Bunun temel nedeni, dönüşümün ortak bir mimari anlayışıyla yönetilmemesi. Finansal servisler, veri, yapay zeka, regülasyon ve operasyon birbirinden bağımsız ilerlediğinde verimlilik yerine ‘karmaşa’ üretiyor. Biz danışmanlık süreçlerinde teknoloji seçmeden önce şu soruya cevap arıyoruz; Şirket, nasıl bir finansal ekosistem kurmak istiyor? Çünkü bu sorunun cevabı; hangi teknolojinin kullanılacağını, hangi ürünlerin geliştirileceğini ve hangi operasyonel modelin kurulacağını belirliyor. Strateji doğru kurgulandığında teknoloji hızlandırıcı oluyor. Strateji eksik olduğunda ise en iyi teknoloji yatırımları bile beklenen etkiyi yaratmıyor.

Colendi’nin tüm ekosistemiyle birlikte yaklaşımı, kurumun tüm finansal yetkinliklerini ortak bir mimari altında yeniden tasarlamak. Entegrasyondan değil, şirkete özel yapılar inşa etmekten söz ediyorum. Regülasyondan veri yönetişimine, yapay zekadan servis modeli bankacılığa kadar her katmanı tek bir sistem olarak ele alıyoruz. Yine söylüyorum, önemli olan teknolojiyi ortak bir stratejik akla dönüştürebilmek…

 

Bankanın ticari işletmeler için yaratacağı fırsatlar dünyasını nasıl tarif edersiniz? Yeni nesil bankacılık modeli, şirketlerin finansmana erişimi, nakit yönetimi, tedarik zinciri, ödeme ve tahsilat süreçlerinde nasıl bir değişim yaratabilir?

Bugüne kadar bankalar, işletmelerin ihtiyaç duyduğu finansal ürünleri sunan kurumlar olarak konumlandı. Yeni nesil bankacılıkta ise asıl değer, işletmenin karar alma süreçlerine gerçek zamanlı katkı sağlayabilmek olacak. Çünkü şirketlerin bugün en büyük ihtiyacı, doğru zamanda, daha doğru kararı alabilmelerini sağlayacak finansal zeka. Artık bankalar, işletmelerin ekonomik döngüsüne dışarıdan hizmet veren yapılar olmaktan çıkıyor ve şirketlerin günlük operasyonlarının doğal bir parçası haline geliyor. Finansman ihtiyacı oluştuğunda bunu öngörebilen, nakit akışındaki olası kırılmaları önceden tespit edebilen, tedarik zincirindeki riskleri analiz eden ve ödeme/tahsilat süreçlerini dinamik olarak yöneten yapılardan söz ediyoruz. Yapay zeka sayesinde bankacılık artık ileriye dönük öneriler sunan bir karar ortağı diyebiliriz. Bu dönüşüm özellikle ticari işletmeler açısından önemli bir fırsat yaratıyor. Finansman, ödeme, tahsilat, işletme sermayesi ve tedarik zinciri yönetimi birbirinden bağımsız süreçler değil, tek bir ekonomik akışın parçaları olarak ele alınabilecek. Böylece işletmeler likiditesini daha etkin yöneten, sermayesini daha verimli kullanan ve büyüme kararlarını veriye dayalı şekilde alabilen yapılara dönüşüyor. Biz de Colendi ekosistemi içerisinde bankacılığı bu perspektifle ele alıyoruz. Amacımız işletmelerin finansal ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra onların büyüme kapasitesini artıran bir finansal zeka katmanı oluşturmak. Bize göre banka, işletmenin büyümesini sürekli optimize eden stratejik bir iş ortağı.

 

B2B fintek çözümlerinde veri hangi noktada rekabet avantajına dönüşüyor? Gerçek zamanlı veri, karar motorları, risk skorlama ve yapay zeka destekli öneri sistemleri ticari işletmelerin finansal kararlarını nasıl değiştirebilir?

Uzun yıllar boyunca kurumlar için en değerli varlığın veri olduğu söylendi. Öyleydi de… Bugün ise konumuz o veriyi doğru anda anlamlı bir karara dönüştürebilmek. Veri sahibi olmak yetmiyor, veri üretme hızını artıran bir ekosistem kurabilmek gerekiyor. Herkes ‘en iyi modeli’ geliştiredursun, sizin operasyonunuzun her gün ürettiği özgün veriyi avantaja dönüştürmeniz gerekiyor. Veri yalnızca analiz edilen bir varlık değil, çalışan sistemin doğal çıktısı. Bugün Colendi ekosistemi 20 milyondan fazla kullanıcıya ulaşıyor, yılda 173 milyar TL’nin üzerinde işlem hacmi üretiyor. Bunu gerçek zamanlı veriyi, karar motorları, risk skorlama ve yapay zeka destekli öneri sistemleri ile yaşayan bir organizmaya çevirme gücümüz sağlıyor. Biz her gün daha fazla öğrenen ekonomik sistemler kuruyoruz.

 

Yapay zeka B2B finansal hizmetlerde hangi alanlarda en hızlı değer yaratıyor?

Hatırlayalım, finansal orkestrasyon demiştik. Biz Colendi’de yapay zeka kredi skorlamasından risk fiyatlamasına, tahsilat yönetiminden müşteri hizmetlerine, operasyonel iş akışlarından çağrı merkezi süreçlerine kadar finansal karar zincirinin birçok noktasında aktif olarak varız. Bu sayede aynı organizasyon, çok daha düşük operasyonel maliyetle daha yüksek işlem hacmini yönetebiliyor. Bunu da yeni bir organizasyon modeli olarak görüyoruz. ‘Metal-collar’ yaklaşımımızla yapay zeka tekrar eden operasyonları üstlenirken, insan kaynağımız karar kalitesine ve stratejik alanlara odaklanıyor. Bugün 20 milyon kullanıcıya hizmet veren bir yapıyı 200’ün altında çalışanla yönetebiliyor olmamız bunun en somut göstergelerinden biri. 

 

Colendi’nin global büyüme vizyonunda B2B fintek, Banking as a Service ve gömülü finans çözümleri nasıl bir rol oynuyor? Türkiye’den çıkan bir finansal teknoloji modelinin bölgesel ve global pazarlarda ölçeklenebilmesi için hangi şartlar gerekli?

Finansal teknolojilerde küresel ölçekte başarı için belirleyici olan, farklı regülasyonlara, farklı ekonomik yapılara ve farklı sektörlere uyum sağlayabilen bir işletim modeli kurabilmek. Çünkü teknoloji kopyalanabilir; ancak lisanslı altyapı, dağıtım ağı, veri, risk yönetimi ve operasyonel disiplinin birlikte oluşturduğu bir sistem çok daha zor inşa edilir. Bizim Colendi’de global büyüme yaklaşımımız, yıllardır inşa ettiğimiz finansal mimariyi ölçeklemek üzerine kurulu. Banking as a Service, gömülü finans ve B2B finansal çözümler bu mimarinin birbirinden bağımsız ürünleri değil, aksine aynı işletim modelinin farklı kullanım alanları. Bizim için önemli olan, finansal hizmetleri ticaretin doğal akışı içinde çalıştırabilecek lisanslı bir altyapıyı farklı ekosistemlere taşıyabilmek.

Türkiye bizim en güçlü referansımız; küresel büyüme stratejimizi doğruladığımız mühendislik laboratuvarı. Türkiye’de sürdürülebilir şekilde çalışabilen bir finansal altyapının bölgesel pazarlarda ölçeklenme potansiyeli çok daha yüksek. Bugün bu yaklaşımın operasyonel karşılığını da görmeye başladık. 2025 yıl sonunda alınan MoneyFinans servis modeli bankacılık onayı da bu mimarinin milyonlarca kullanıcıya ölçeklenmesini sağlayacak en önemli eşiklerden biri oldu. Lisanslı finansal altyapıyı, yapay zekayı ve dağıtım gücünü tek bir sistemde birleştirerek, sürekli öğrenen bir ekonomik ağ kurduk. Türkiye’de başarıyla çalıştığını kanıtladığımız AI-native finansal işletim modelimizi bölgesel ve küresel ölçekte ölçeklendirmek için de hazırız.

 

Merkez bankalarının dijital para çalışmaları, stablecoin gündemi ve programlanabilir ödeme altyapıları finansal teknolojiler için nasıl bir yeni alan açıyor? Bu gelişmeler B2B ödemeler, sınır ötesi işlemler ve kurumsal finansal akışlar açısından nasıl okunmalı?

Dijital para konusuna, paranın üzerinde hareket ettiği finansal altyapı derinliğinde bakmamız gerekiyor. Merkez bankalarının dijital para çalışmaları, tokenize banka parası, stablecoin’ler ve programlanabilir ödeme altyapıları sayesinde tüm süreçleri tek bir dijital işlem akışı içinde birleştirmeyi barındırıyor. Böylece ödeme, fon transferi olmaktan çıkarak, ticari sözleşmenin, risk yönetiminin, uyum kontrollerinin ve mutabakatın eş zamanlı gerçekleştiği akıllı bir finansal sürece dönüşüyor. Bugün dünyanın en büyük finans kurumları yeni nesil finansal altyapıyı birlikte inşa ediyor. BIS’in Project Agora girişimi merkez bankası rezervleri ile ticari banka parasını ortak bir tokenize altyapıda buluşturmayı hedeflerken, JPMorgan Kinexys platformuyla programlanabilir kurumsal ödeme ve likidite yönetimini ölçekliyor. Circle ise stablecoin’leri hem dijital varlık ekosisteminin hem de regülasyonla uyumlu kurumsal finans altyapısının bir parçası olarak konumluyor.

Bizim bu alana ilgimiz yeni başlamış değil. Colendi’nin 2023 yılında SETL’i bünyesine katma kararı, finansal piyasa altyapılarının nereye evrileceğini öngören uzun vadeli stratejik bir tercihti. SETL’in Regulated Liability Network (RLN) çalışmalarındaki bilgi birikimi ve küresel merkez bankalarıyla yürüttüğü projeler, programlanabilir para ve tokenize finansal altyapılar konusundaki dönüşümü çok erken okumamızı sağladı. Bugün Digital Türk Lirası Sandbox programlarında yürüttüğümüz çalışmalar da aynı vizyonun doğal devamı niteliğinde. Bu dönüşümün en büyük etkisini ise B2B finans tarafında göreceğiz. Çünkü işletmeler nakdin ne zaman serbest kalacağını, hangi işlemin hangi koşulla tamamlanacağını ve sermayenin nasıl daha verimli kullanılacağını öngörebilmek istiyor. Programlanabilir finans bunu mümkün kılıyor. Bir mal teslim edildiğinde ödemenin otomatik gerçekleşmesi, farklı ülkelerdeki tarafların aynı anda mutabakata varması, tedarik zincirinde koşullu finansmanın devreye girmesi veya işletme sermayesinin gerçek zamanlı optimize edilmesi, üzerinde çalışılan yeni finansal standartlar.

 

Önümüzdeki beş yılda B2B fintek ve servis bankacılığı tarafında en büyük kırılmayı nerede bekliyorsunuz? Bankalar, fintekler, teknoloji sağlayıcıları ve büyük ticari gruplar arasındaki iş birliği nasıl bir modele evrilecek?

Bence önümüzdeki on yılın en değerli finans kuruluşları, ekonomik akışı yöneten, en güçlü lisanslı altyapıyı kuran ve her işlemle birlikte daha akıllı hale gelen finansal işletim sistemlerini inşa eden kurumlar olacak. Asıl rekabet ekosistemler arasında yaşanacak. Rekabet, hangi ekosistemin daha fazla ekonomik akışı yönetebildiği, hangi platformun daha fazla işletmeyi aynı finansal altyapıda buluşturabildiği ve hangi yapay zeka sisteminin her işlemle birlikte daha doğru kararlar üretebildiği üzerinden şekillenecek. Finansal kurumların değeri ise yönettikleri ekonomik ağın büyüklüğü, ürettikleri veri yoğunluğu ve karar alma kabiliyetiyle ölçülecek. Biz Colendi’de son birkaç yılı tam da bu dönüşüm için hazırlık yaparak geçirdik. Lisanslı bankacılık altyapımızı kurduk, ödeme, yatırım, sigorta ve B2B finansı aynı mimaride bir araya getirdik, yapay zekayı bu yapının karar katmanı olarak oluşturduk ve bunu gerçek ekonominin içine yerleştirmeyi başardık. Bugün ulaştığımız işlem hacimleri, iş ortaklıkları ve dağıtım gücü de yarattığımız modelin doğrulamasını yapmış oluyor.