TÜSİAD Perakende Çalışma Grubu ve EY-Parthenon Türkiye iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye Perakende Pazar Değerlendirmesi” raporu kamuoyuyla paylaşıldı.

800 tüketici ve sektör yöneticileriyle yapılan görüşmelere dayanan rapor, temmuz ayında yayımlanan çalışmanın devamı niteliğinde olup, küresel trendlerin Türkiye yansımalarını ve tüketicilerin değişen beklentilerini mercek altına alıyor.

Tüketiciler Kararlarını Fiyat Kalite Dengesi ve Dijital Kanallara Göre Veriyor

Raporda, tüketicilerin satın alma kararlarını fiyat-kalite dengesi ekseninde belirlediği ve markalara olan bağlılığın azalırken fiyat hassasiyetinin yükseldiği vurgulanıyor. Online ve fiziksel kanalları risk ve fiyat kriterlerine göre harmanlayan tüketiciler, lojistik hızı ve güvenilir iade süreçlerini önceliklendirirken, minimal ve planlı bir tüketim modeline yöneliyor. Özel markalı ürünlerin (Private Label) payının yükselmesi ise rasyonel satın alma davranışının en somut göstergesi olarak öne çıkıyor.

Sektörün Geleceğinde Yapay Zeka ve Tedarik Zinciri Dayanıklılığı Belirleyici Olacak

Raporun stratejik öngörülerine göre, perakende sektörünün veri ve yapay zeka uyumunu hızlandırması, tedarik zinciri kırılganlıklarına karşı yerelleşme ve teknoloji destekli esnek modeller geliştirmesi gerekiyor. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi İzzet Özilhan, açılış konuşmasında perakende sektörüne yönelik politika tasarımında düzenleyici etki analizinin etkin kullanımının, yapısal dönüşümün daha öngörülebilir yönetilmesine katkı sağlayacağına dikkat çekti.

Açılış konuşmasının ardından, rapor sunumunu gerçekleştiren EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Yusuf Bulut ise şu değerlendirmelerde bulundu:

“Perakende sektörü, değişen tüketici beklentileriyle birlikte üretken yapay zekânın tüm değer zincirinde yarattığı dönüşümün merkezinde yer alıyor. Küresel jeopolitik riskler, artan maliyetler, değişen düzenlemeler ve iş gücü kırılganlıkları perakendecileri tedarik zincirlerini ve operasyonlarını daha dayanıklı hale getirmeye yöneltiyor. Bu alanlarda teknoloji ve AI destekli optimizasyon araçları rekabet avantajı sağlıyor.”

Raporda öne çıkan bulgular şu şekilde:

Özel markalı ürünlerin payının yükseldiğini, fiyatlama ve marka stratejilerinde daha erişilebilir ve rasyonel modellerin öne çıktığını vurgulayan rapor; Türkiye’de tüketicilerin kararlarını fiyat-kalite dengesi ekseninde belirlediğinin altını çiziyor. Türkiye genelinde 800 kişi ile yapılan saha araştırması sonuçlarına göre tüketiciler:

·       Risk, teslimat ve fiyat kriterlerine göre online ve offline kanalları harmanlayarak karar veriyor.

·       Online alışverişte hızlı lojistik, orijinal ürün, güvenilir iade ve çözüm odaklı müşteri hizmetlerini öncelikli görüyor.

·       Minimal ve planlı tüketim tercih ediyor; sadeleştirilmiş ürün çeşitliliği ve kalıcı değer sunan fiyatlamayı önemsiyor.

·       Erişilebilir ve rasyonel teklifler bekliyor; markalara bağlılıkları azalırken, fiyat hassasiyetleri yükseliyor.

·       Demografik farklılıklara ve gelir farklılıklarına uygun ürün ve iletişim bekliyor.

·       Güven ve sürdürülebilirlik konusunda şeffaf ve ölçülebilir performans bekliyor.

Rapora göre, önümüzdeki dönemde perakende sektörü için stratejik önceliği olan alanlar ise şu şekilde:

·       Veri ve yapay zekâya uyum ihtiyacı karşılanmalı.

·       Fiyat ve gelir baskıları kalıcı: Değer önerileri, daha erişilebilir ve rasyonel fiyat-değer modelleriyle yeniden tasarlanmalı.

·       Hibrit ve çok kanallı deneyim: Mağaza ve dijital kanallar, tek bir deneyim omurgasında birleşmeli; yatırımlar hızlandırılmalı.

·       Sürdürülebilirlik ve şeffaflık: Artan regülasyon yükü ve tüketici beklentileri, ölçülebilir ve doğrulanabilir sürdürülebilirlik yönetimini zorunlu kılıyor.

·       Tedarik zinciri kırılganlıkları: Kaynak çeşitlendirmesi, yerelleşme ve teknoloji destekli optimizasyon ile daha dayanıklı ve esnek modeller geliştirilmesi gerekiyor.

·       İş gücü ve yetenek yönetimi: Kadın ve genç istihdamı desteklenmeli. Güvenceli ve esnek çalışma modelleri ile perakende, sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak konumlanmalı.

·       Sürdürülebilir büyüme için bütüncül çerçeve: Dijitalleşme, rekabet hukuku, tedarik zinciri, finansal modeller, çalışma hayatı ve sürdürülebilirlik alanlarında öngörülebilir düzenleyici çerçeve kritik.